Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

67 ABDULVAHAP GÜNBATTI


Memleket: Malatya
Cep Tel: 
0505 377 49 20
Ev Tel: 
0422 212 48 77
Ev Adresi: 
Çilesiz mah. Fidanlık yanı no: 364
E-mail: 
vahapgunbattı@mynet.com
 






 

O bir Malatyalı, o bir çilesizli, o bir delikanlı o bir yakışıklı, o Vahap Günbattı . Lise 1’de sınıfın arka sıralarında Rıza Hoca hariç hiç kimseye sataşmayan sessiz biriydi. Rıza Hoca ile hesaplaşması bitince kendini Lise 2’de buldu. Zaten ben ve Mesut da onu bekliyorduk. Grubu tamamlayınca hemen eylemlere başladık. Malatya’ya bir gece baskını düzenledikten sonra anladık ki bu iş böyle olmayacak ve kendimizi gece hayatına verdik. Sn sene gönlünü bir zalime kaptırınca arabesk bir hayat yaşayan Vahap daha sonra ÖSS için ter dökmeye başlamıştır. Birbirimizi gerçekten sevdik ve asla unutulacak bir dostluk değildi dostluğumuz şarkı bizi anlatıyor aslında;

Beraber yürüdük biz bu yollarda

Beraber ıslandık yağan yağmurda...

Gerçekten beraber ağladık, beraber gezdik buz gibi havada beraber parasız kaldık ama beraber güldük beraber söyledik şarkıları. Sivas’ın ayazında sevgimizdi bizi ısıtan

Ah ulan ah Vahap abi

Yüreği elinde çocuk

Diz boyu karda açan ah çiçeği

Aşkın kendisi yani hürriyetin geleceği...

Ayrılık unutanlara mahsus kardeşim. Biz birbirimizi hiç unutmayacağız. Ayrılamayacağız.

                                                                                 

 

 

 Halil İbrahim Çiçek


 


Malatya’nın bağrından kopup gelmiş, her yönüyle güzel, her yönüyle mükemmel birisi...İçimde ona karşı duyduğum sevgi, suya atılan bir taşın bıraktığı dalgalar gibi, gittikçe büyüyor ve çoğalıyor. Her zaman gülen yüzü ile hepimize mutluluk veriyor. Ara sıra Rıza Beyle yaptığı tatlı tartışmaları hatırladıkça yüzümüzde onu andıran bir tebessüm beliriyor. Çözemediği soru olunca kendine kızsa da bence çok zeki. Yakışıklı ve karizmatik olduğu kadar tutumlu, fedakar ve alçak gönüllü...Denecek bir şey yok. Her zaman mutluluklar onunla olsun. Kalan hayatında mesut ol ve seni en çok seven bu dostunu unutma.

                                                                                                                                                                             
Mesut Karlık


Malatya’nın yakışıklı prensi Vahap,

Vahap’ım sağolasın, Mesut’la birlikte hüzünlü günlerimizin neşesi oldun. Beni yalnız bırakmadın. Derdi ve neşeyi birlikte yaşadık.

Seni unutmak istesem de unutamam çünkü unutulmayacak yanın o kadar çok ki...Miroğlu palton, Malatya’ca konuşman, harikulade esprilerin bunlardan bir kaçı.

Sıcakkanlılığınla her zaman çevreni ısıttın, iyi yürekliliğinle herkesin dert ortağı oldun, gülmeyen yüzleri güldürdün, herkesin hayatında bir yer edindin.

Vahap, mutlu ve huzurlu olmaya çalış, hayatına renk katacak her şeyi yapmaya bak. Seni can-ı gönülden seven kardeşin

                                                                                              
Hüseyin Silay


Bir “MALATYALI’nın anatomisi

-         Bir Malatyalı her zaman güldürür

-         Bir Malatyalı güldürürken düşündürür.

-         Bir Malatyalı her zaman fanatiktir.

-         Bir Malatyalı her zaman ilginçtir.

-         Bir Malatyalı her zaman sempatiktir.

-         Bir Malatyalı her zaman yakışıklıdır.

-         Bir Malatyalı her zaman duygusaldır.

-         Bir Malatyalının  her zaman kafası çalışır.

-         Bir Malatyalı her zaman delikanlıdır

-         Bir Malatyalı her zaman “BABA”dır.

-         Bir Malatyalı her zaman iyi bir sırdaştır.

-         Bir Malatyalı her zaman çok yemek yer.

-         Bir Malatyalı her zaman bıktırır

-         Bir Malatyalı= 44’tür

-         Ve en önemlisi bir Malatyalı her zaman Malatyalıdır.

Evet Vahap sen sen ol içindeki Malatyalıya iyi bak. Çünkü o bütün özellikleriyle dünyadaki en sevecen varlık. Geçirdiğimiz güzel günleri unutma. Hep mutlu olman dileğiyle.


M. Öner Yeleğen


Benim tostosların büyük elemanı. Seninle geçirdiğimiz ikinci sene cidden çok güzeldi. Sizden ayrılmak istemezdim, ama tanıştığımız gibi bu da kader biliyorsun. Senin ve küçük dostunun pıhlamalarına asla unutmayacağım. Tabi sende size eşlik ettiğim için beni unutmazsın umarım. Malatya fanatikliğiniz beni hep etkiledi biliyor musun her ne kadar bir Kayserili olsam da...

Bilirsin bu okulda Malatya-Kayseri çatışması varmış eskiden tabi düzeni değiştirdiğimiz (herkesi kardeş ve aynı düzeyde yaptığımız) gibi yargıyı da sildik. SFL’den. Bu sene aynı sınıfta olmasakta dershane bizi aynı grupta birleştirdi. Seni ve esprilerini asla unutamam. Farklı espri anlayışınızla siz farklı bir ortam oluşturdunuz benim için.

Dostlukların sürmesi o bağa bağlıdır. Bizimkisi de iman olsun

MUTLULUKLAR...


M. Akif Özalp


Sınıfımızdaki iki Malatyalıdan birisi Mesutla tencere kapak ikilisi gibi uyum içindeler. Kayısıdan 15 çeşit yemek yapabildiğini iddia etmekle birlikte kayısılı çiğköfteyi tavsiye etmektedir.

Özellikle siyah giyindiğinde ortaya çıkan yakışıklılığı ve karizması çok fazla kişiye nasip olmamaktadır. Vahap’a telefonunu kullandırmaktaki cömertliğinden dolayı müteşekkürüm. Umarım iyilik ve güzellik dolu bir hayat geçirir.

                                                                                             
Çağrı Duru


Zaman yiyicilerden sakın (Mesut, ABO, Kazım, Esin, Ben) bunlar acımasız kimselerdir ve sana telefon, mektup, ziyaret, yemek daveti vs ile n-hiç çekinmeden zarar verirler. Tabi işine gelirse! Neyse bizden kurtuluyorsun sara artık zarar veremeyeceğiz. Ömrün boyunca mutlu ol ve tüm güzellikler seninle olsun.

                                                                                  
Meltem Düğüncü


“Yağmurları unuttuk, bir iklime tutsağız”

       Çatladı içimizin toprakları, taş bile yandı işte”

                                               Hüseyin Yurttaş

Kolay değil içimizin toprağını çatlatmadan saklamak. Kolay değil hınçtan ve nefretten arınarak düşümüzde bile düz görmeye devam etmek. Zor iş kardeş zor iş yaptığın.

                                                                                 
Esin Örsçelik


Okulumuzda yüzyıllardır süre gelen Malatya aşiretinin reisi olan çilesiz Vahap doymak nedir bilmeyen bir reis olarak bilinir. Daha ilk doğduğunda annesine “sütünü isterim” diye tutturan Vahap Malatya’da yemedik yemek bırakmamış ve sonunda Sivas’ı fethederek kendine yeni bir besin bulma yarışını kazanarak birinciliği haketmiştir.

Arkadaşımız güler yüzü, esprileri, açık sözlülüğü, dürüstlüğü, ali cenap şahsiyeti ile kendisini bize zorla sevdirmiştir. Bundan sonraki yaşamında başarılar diler, saygılar sunarım.

                                                                                  
Kazım Yüce


Ne güzel bir ismin var boyun gibi upuzun. Bu isimle sen çok yaşamazsın kardeş. Şaka bir yana Vahap taktir ettiğim arkadaşlarımdan birisi. Niye mi? Çünkü ilk zamanlarda fazla çalışmıyordu. Ama çok azimli ki baktı gidiş iyi değil. Başladı kitaplara, gömüldü onlara. Er geç herkes tabiri caizse inek oluyor bu okulda. Çünkü hayat böyle ne yapalım. Çalışmadan olmuyor. Neyse biraz da Vahap’tan bahsedelim. Çehresi onu çok büyük gösterse de onunla konuşunca çocukluk günlerim gelir aklıma. Sempatik konuşmaları, tatlı sesi onu sevdirmek için yeterli birkaç özellik!

Abdulvahap Gazi kadar yiğit ol bir ömür boyu. Sağlık ve saadet dileklerimle.

Abdulvahap Gazime selamlarla

                                                                      
Ö. Salih Akar


Mecnun Leyla’yı arar. Vahap....yi. Dünya oldu olası böyle bir aşk görmedi. Mecnun ararken ilahi aşkı buldu, bu hiçbir şey bulamadı. Ne....yi ne de Tanrıyı. Keşke başka bir şey bulsa, taşa toprağa tutulsa. Neyse bu durum onu daha da güzelleştiriyor. 9-A arka sıraların bir numaralı kopyacısı, 10-B’de Rıza hocanın belalısı, 11-B’de sevdasıyla tüm aleme ün salan Mecnunu. Zekasından kimsenin şüphesi yok, biraz daha az kullansa iyi olur. Çünkü bunu da kaybetmek üzere. Herkes onu çok seviyor.

                                                                                             
 Selman Çolak


Okuldaki samimi arkadaşlarımdan biride Vahap’tır. İlk tanıştığım kişilerden biri olmasının yanında Lise 1’de oda ve sınıf arkadaşım olmuştur. Birçok hayali birlikte kurduk, birçok yazılıdan birlikte düşük notlar aldık. Sıra arkadaşı olduğumuz zamanlar esprilerini yalnızca benim duyacağım bir sesle yapardın. Bu nedenle de hep ben gülerdim ve çoğu zamanda senin esprilerini başkalarına satardım. O kadar çok anımız oldu ki...En zorlandığımız derslerden olan fizikte hoca bir gün kimin kendisini sevmediğini sormuştu. Gençlik heyecanıyla ikimiz parmak kaldırmıştık ve 1 ders boyunca hocanın sert bakışları ve aşağılayıcı konuşmalarına maruz kalmıştık.

Pansiyonda çok şey yaşadık. Odamızdaki sevmediğimiz kişiyi sindirmek için 5 kişi ortak kararlar almıştık ama sen sırf o kişinin getirdiği yemekleri yemek için bizimle birlikte hareket etmemiştin. Ama hiç unutmadığımız o 15 şubat gecesi hep birlikte sabaha kadar bilimsel (!) sohbet etmiştik.

Koyu bir Malatyalı olduğunu söylemeden olmaz. Beni Malatya’ya davet ettiğinde keşke otobüsü kaçırmasaydım da çok anlattığın ailenle tanışabilseydim.

İlerde istediğin bir üniversiteye yerleşmeni dilerim. İyi şanslar

                                                                                 
Nedim Şahin


Malatya’mız gerçektende, büyük ve senin bahçelerde genişleyip, gülümseyene bir vatan parçası. Gümrah suların akıp durduğu Kemrek tepesinden bakılınca göz alabildiğince uzanan geniş kayısı bahçeleri insana anlatılmaz bir huzur verir tabi, bu huzuru yaşamak da her insana nasip olmaz. İşte o huzuru yaşayan şanslı bir insan;

Abdulvahap Günbattı

Abdulvahap, bu okulda gerçekten hemen herkes tarafından sevilen biri. Mümkün olduğunca herkese iyi davranır. Her ne kadar son zamanlarda bazı konularda çok hassas davranmaya başladıysa da olsun bu konularda ona da biraz hak vermek gerekir.

Vahap üç sene boyunca okuldaki hareketleriyle gönülleri fethetti ve birde epey makarna yedi, onun hakkındaki sözlerimi Alı Kınık’ın şiirinden mısralarla bitirmek istiyorum;

            Ben ki seni yad saymadım, yar saydım

            Bir tek selamını cana kar saydım

            Diyorum; gurbeti yere vursaydım

           

            Her şeyimi bırakıp bu dünyaya

            Seni alıp gitseydim Malatya’ya

 

            Garip kuşum! Bu dünyada ölmek var

            Bu tenha gurbete düşüp kalmak var

            Oysa Malatya’da tarih olmak var

 

            Vasiyetim, beni burada koymayın

            Toprağıma gömün, ölmüş saymayın...

                                                                                 
Furkan Boztaş


Malatyalı Vahap kardeşim seninle konuştuğumuz şu iki yıl içinde çok güzel günlerimi geçti. Sende taktir edersin ki harika bir arkadaşlığımız oluştu. Vahap gardaşım bana karşı hiçbir kötülüğünü görmedim ve çok iyiliğini gördüm, sen cömert, fedakar ve çok iyi bir arkadaşsın Vahap. İnşallah ileride görüşme şansımız olur. Tüm hayatında mutlu olman dileğiyle.

                                                              
Alperen Türkay


Malatya’nın medar-ı iftarı Vahap kardeşim. Seninle güzel bir dostluğumuz var. Maalesef okul bitiyor. Senden ayrılmak zor gelecek bana inan. Mutlu ve sağlıklı uzun yıllar dilerim

Sivas’taki gardaşını unutma

                                                                      
Oğuz Kaan Önem


Vahap Abi,

Benim hiç abim yok. Ama manevi abilerim var. Bunlardan biriside Vahap abi. Ama abi demekle bitmiyor. Gerçekten bana karşı abilik yapan bir insan. Bazı kişiler benim lise 3’lere yakalık yaptığımı düşünse de ben onları seviyorum. İnşallah onlarda beni seviyorlardı. Allah yollarını açık etsin.

                                                                                 
Onur Yılmaz


Üç senedir aynı sınıfta olduğum ve Malatyalı olmasından kaynaklanan üstün espri kabiliyetini istikrarlı kullanışından dolayı çok sevdim Vahap’ı. Fanatik Malatyasporlular derneğine üye olup mensup olduğu sınıftaki futbol takımındaki gösterdiği üstün başarıdan dolayı tebrik ederim kendilerini. Sahip olduğu telefondaki oyunları oynayabilmek için birbirimizle yarıştığımız da hiç unutmam. Gösterdiğin açık yürekliliğin her zaman karşılığını bulman dileğiyle...


 
A.  Gökhan Arslan


Benim en Malatyalı arkadaşım Vahap ile çok şakalaştık 3 yıldır. Uzun bir sürede aynı ranzayı paylaştık onunla Lise 1’de

Yakışıklı ve karizmatik bir yüze sahip olan Vahap bu duruşunu fazla tutamazdı. Çünkü hep gülerdi o. O hafif gülümseme ile bakışını asla unutamam. O iğrenç olan ama beni çok güldüren esprilerini bizden gizlice yediği balları, beraber gittiğimiz ve burada gittiğim ilk film olan “Dr. Doolithle 2”yi, o katlamalı diş fırçasını hiç unutmayacağım. O hep beni güldürdü, Allah da onu güldürsün.

Özledim o günleri, onun Nedim ile dövüştüğü ve güreştiği günleri, yatakları yere serdiğimiz günleri. Bir gün hiç unutmuyorum Nedim gene saldırıyordu. Vahap’a, hiç tık yoktu Vahap’tan. Arada bir vurdu ki Nedim’e çocuk bir yere yığıldı.

Vahap biliyorum sen bir aktörsün, o afişteki adam sendin bize yutturuyorsun demi?

Neyse Vahap, hayat sana hep gülümsesin senin gülümsediğin gibi, gönlünce olsun her şey. Kendine çok iyi bak...

Bak hiçbir şeyi unutmadım ben, Sende beni unutma yeter, umarım seninle çok görüşürüz...

                                                                                             
 Nurdoğan Çıkı


Sevgili arkadaşım Vahap. Lise 1’deyken ilk karşılaştığımda sıradan biri gibi göründün bana okulun ilk haftalarındayken maç yaparken topla birlikte kaleciyi yıkmanı hala unutamıyorum. Pansiyonda en iyi anlaştığım arkadaşlarımdan biriydin. Seninle oturup da üst dönemlerimize yaptığımız suikast planlarını hatırlıyorum da gerçekten çok komikmiş. Şunu da itiraf etmeliyim ki bu okulda tanıdığım en baba adamlardan biri sensin. Hatta tek baba adam sensin desem yalan olur mu acaba? Umarım yaşam boyunca mutlu ve başarılı olursun.

                                                                                 
Murat Toprak


Vahap sen her ne kadar Malatyalı bir tosbaada olsan yine sevilmeyecek adam değilsin. Adam dediysem bakma lafın gelişi bence sen adamdan çok çocuğa yakınsın. Çok iyisin. Bazen kendinden çok başkalarını düşünecek kadar iyisin ama, bu sana zarar verecekse yapmamanı dilerim. Vahap ben senden hiçbir kötülük görmedim göreni de işitmedim. Sen, senin benim için ne kadar değerli olduğunu bilmezsin belki. Vahap benim senden isteğim kendinin değerini bil. Sen dünyada bir tanesin niçin kendine kötülük yapıyorsun daha dikkatli olman lazım. Sen şimdi “ne kötülük yapmışım” diye düşünebilirsin, düşün. Hem de iyi düşün ve değerini anla. Hayatında herşey güzel olsun senin gibi Vahap...

                                                                                             
 
Ahmet Şahin