Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

44 AHMET BURAK OKTAY


Memleket: Tokat
Cep Tel: 
0505 314 24 22
Ev Tel: 
0356 228 32 28
Ev Adresi: 
Topçam mah. Yazıcıoğlu Koop. 1865 par
Gül apt. Kat: 2 No: 2

E-mail: 
burakoktay@mynet.com
 






 

Dost ve dostluk dediğimiz çokluk ruhlarımızın beraber olmasını sağlayan bir rastlantı ya da zorla edindiğimiz, ilintiler yakınlıklardır. Benim anlattığım dostlukta ruhlar o kadar uyuşmuş, karışmış ve kaynaşmıştır ki onları birleştiren bağı silip süpürmüş ve artık bulamaz olmuşlardır. Onu niçin sevdiğimi bana söyletmek isterse bunu ancak şöyle anlatabiliyorum. Çünkü o o idi bende bendim.

 

 

 Kazım Yüce


 


SFL’yi kazanıp geldik. Annemiz, babamız bizi pansiyona yerleştirdi. Akşama geliyordu ki onlarda bırakıp gitti. Gurbette olduğumuzun ciddiyetini o zaman kavradım. Artık anne-baba yoktu. Yeni yeni arkadaşlar yeni ortamlar vardı. Bu arkadaşlardan en önemlisi de oda arkadaşlarıydı. Artık günün 24 saati birlikte olacağımız beraber yatıp beraber kalkacağımız, beraber yiyip-içeceğimiz, beraber sevinip üzüleceğimiz arkadaşlar...

Tokat’tan gelmişti. Zeki birine benziyordu. Ama ne kadar iyi ve uyumlu olacağını bilemezdim. Aylar geldi geçti 6 kişilik odamız lise üçte 3 kişiye indi. Burak’la ben ve Halil hala ayrılmamıştık. Onu ilk tanıdığımda bu kadar iyi bir dost olacağımızı ve bu kadar zor ayrılacağımızı düşünemezdim.

Çok cömertti. Bu aynı zamanda onun bağlılığının da bir ifadesiydi. Doğru sözlü, çalışkan ve rasyoneldi. Beraber Halil’e işkence yapar eğlenirdik. Üç yıl aynı odayı paylaşıp bundan hiç şikayet etmememizden anlamışsınızdır, dostluğumuzu.

Sadece bize değil herkese kendini sevdirdi. Onunda herkesi sevdiğinden adım gibi eminim. Çok zekiydi, umarım istediği hayat onun için zor olmaz

Dostum hayatındaki herşey gönlünce olsun. Beni unutma.

                                                                                 
Mesut Karlık


3 yıl aynı sınıfta bulunduk ABO’yla bazen halk arasında Ahmet Burak Oktay diye geçse de orjinali ABO’dur.

Arkadaşlık kavramı onun için her şeyden değerlidir. Zamanını hep arkadaşlarıyla geçirmek ister. Arkadaşlarını her türlü durumda destekler zor durumda yardım elini uzatır. Cömertliği, ince esprileri ve sevecenliğiyle herkesi kendine çekmiştir. Bu aşamada medeni cesaretini ve liderlik kabiliyetini kullanacak bir çoğumuzun gıbta ettiği bir konuma gelmiştir.

Burak hırs ve zekası ile okuldaki başarısını hayatının her safhasına taşıyacağına inanıyorum. Her daim mutlu olmanı ve beni hatırlamanı isterim

Tekrar görüşmek dileğiyle

                                                                                 
Çağrı Duru


Abo ile 7 yıllık bir dostluğumuz var, bu 7 yılın son 2 senesinde ayrı sınıfta olsakda aramızdaki bağ hiç kopmadı. Ta ortaokuldan beri hastası olduğu futbolu oynaya oynaya kendini çok geliştirdi. Okuldaki maçların değişmez isimlerinden oldu. Derslerindeki başarısı da ondan beklentileri artırdı. (Herkes ondan bir derece bekliyor). Ayrıca çok koyu bir Galatasaray taraftarıdır. (Benim hoşuma gitmeyen tek özelliği diyebilirim) Lise 1’de yaşadığımız çok küçük bir tartışmada bu 7 yıllık sürede ilk ve son kez azda olsa küsülü kaldık. (O olayın olmasını hiç istemezdim ve o gün olanlar için çok pişmanım)

İnşallah bu 7 yıllık dostluğumuz üniversitede ve daha sonraki hayatında da devam eder.

                                                                                 
Hakan Erarslan (uzun)


Eski 9-D’den ilk tanıdığım kişilerdendir. Burak tanınmayacak gibi de değildi. Derslerdeki başarısı, ara sıra yaptığı muziplikleriyle dikkati çekiyordu. Üç sene boyunca beraber okuma talihini yaşadım. İlk senelerde sana olan saygım sonraları sevgiye dönüştü. Bir ömür boyu bahtiyar olman dileğiyle

                                                                                 
Ömer Salih Akar


ABO ile 2 sene beraber okudum. Onu az çok tanıdığımı sanıyorum. Asabi, kızgın, mutsuz olduğunu hiç görmedim. (nazar değmesin). Onu ilk gördüğümde “Kimmiş bu gözlük, ABO’da ne demek öyle” diye saçmalamıştım kendi kendime. Sonra onu tanıdıkça içindeki insan sevgisine sahit oldum. Aslında ABO’yu Kazım’la bir ikili olarak ele alabiliriz. Birleştiklerinde çevreyi güldürmekten bayıltacak duruma getiren fakat bir o kadarda gürültü yapıp rahatsızlık veren insanlar. ABO’nun derslerdeki özellikle İngilizcedeki başarısını es geçemeyeceğim. Sınıfın İngilizce sıkıntısı tamamen onun omuzlarındaydı. Sosyal yaşantısı ve okul hayatı bakımından örnek bir öğrenci olduğunu sadece biz değil okul idareside kabul ediyor. İleride çok iyi yerlere gelmen dileğiyle...

                                                                                              
Alper


Lise 1 ve 3.sınıfta benimle aynı sınıfı paylaşma şerefine nail olmuş bir arkadaşımdır. Tokatlı olması itibariyle de yakınlaştığım Burak derslerinde başarılı bir arkadaşımızdır. Gide gele iceberg’in buzlarını eriten Burak kendisine bilgisayar alınmasıyla bu alışkanlığından kurtulmuştur.

Tokat’ta iki sene aynı okulda okumamıza rağmen hiç tanışamadığım Burak’la Fen Lisesinde tanıştığımdan çok memnunum. İnşallah istediği üniversitenin bölümünü kazanır. Hayatın boyunca mutluluklar seninle olsun.


Önder


Sevgili ABOcumdu o benim 3 yıllık samimi bir arkadaşımdı. İlk yılı aynı sınıftaydı ve o bir başkaydı.

Çok oyunlar oynadık. Allah’ın Buz dağlarında çok eğlenceli biriydi o, neşesinden hiçbir şey kaybetmezdi. Gerektiğinde tepkisini de verirdi.

Çok hoşuma giderdi onun o iğrenç esprileri ve de ardından gülüşü. Onunla menajerlik sohbetleri bir başkaydı. Menajerlik bir yana çok güzel futbol oynardı, unutamam onunla lise 1’de yaptığımız maçları. Harika bir insandı o, hiçbir şey esirgemedi bizden, harikalığı kadar çok da başarılıydı.

Bu başarılarının hep devam etsin, her şey gönlünce olsun, hep mutlu olasın. Umarım bitmez burada, beni de unutma!

                                                                                 
Nurdoğan Çıkı


Pek kıymetli ABO’cuğum 3 yıldır Halil Kul üzerinde çalıştığın projelerden verim aldığına eminim. Patenti sana ait olan işkence metotlarını sergilediğin “ABO İŞKENCELERİ” kitabın milyonlar sattı. Gerçekten tüyler ürpertici bir kitap. Özelikle Halil Kul üzerindeki çalışmalarını anlattığın bölümü dehşet.

SFL’deki hayatımızda senin bize çok faydan oldu. Cömert kişiliğin sayesinde evden gönderilen yemeklerden bizlerde yedik. Ahmet Hoca’dan korktuğumuzdan ona şikayetlerimizi sen ilettin. Arkamızda oturan iki piskoyu (Esin ve Meltem) döverek içimizi soğutman bunlardan sadece birkaçı. İyi ki varsın. Tokat’ta yolum düşerse senin gibi bir dostu asla unutmam. Kazımıda alıp gümeneğe çimmeye gideriz. Tabi bunlar pembe hayaller. Sağlık ve mutluluk dolu bir hayat dilerim. Tüm güzellikler seninle olsun.

                                                                                             
Vahap


“Aynalar bakmayın yüzüme dik dik işte geldik kelepçelerdik

Çıktınız umulmaz anda karşıma

Başımın tokmağı indi başıma...”

Derken tanıdım seni.. kıskandım da var ya!...Dedim bu nasıl bir ses tonu, niye bütün şiirleri bu kadar güzel oluyor. Oysa aynı sınıftaydık ama doğru düzgün samimiyetimiz yoktu. Tanımıyorduk birbirimizi. Sonra tanıdım seni ve ne kadar iyi bir arkadaş olduğunu gördüm. Çokta güzel İngilizce konuşuyordun, senin sayende İngilizce dersinden kurtuluyorduk, sen konuşuyordun biz anlamış gibi yapıyorduk. Ama bir şey diyeyim mi en sevdiğim yanın sorumluluk sahibi olman. Bir işe girdiğin zaman hakkını veriyorsun ve bu özelliğinle çok iyi yerlerde bulunup çok sevilen bir insan olacağına eminim. Sen zaten her şeyi başarırsın, ama yinede başarılar dilerim.

                                                                                 
Esin Örsçelik


    Zaman devrini aştı.

            Güzel günler geldi geçti

            Hazin bitiş bizi seçti

            Yüreğinden atma beni

           

            Her bitiş bir başlangıçtır

            Bizi üzen ayrılıştır

            Eray sorar bu ne iştir

            Yüreğinden atma beni

 

            Ayrılıklar bir kez olur

            Unutmazsa seven O’dur

            Garip Eray mesut olur

            Yüreğinden atma beni

 

            Dostlar buluşurmuş derler

            Belki görürüm bir kez seni

            Hiç görüşemesek bile

            Yüreğinden atma beni

                                   Ahmet Burak Oktay’a Sevgiler 

                                                                            
Eray Timur


Okulumuza 1.55 boyla gelip 1.85 boyla mezun olmaya aday arkadaşımız pansiyon şartları karşısında çürümeyen nadir insanlardan biridir. Tırnak cefadan, boy sefadan uzarmış, o da bu okulda sefasını sürdü. Okul ve internet cafe arasında seçim yapmak zorunda kalan Burak ikisinden de vazgeçmemiştir. Fakat anlayamadığım şeyse her ikisinde de başarıya ulaşmıştır. Zekiliğinin ve çalışkanlığının yanı sıra çok da yiğit olan arkadaşımız gözünü daldan, budaktan (kısacası idareden) sakınmamaktadır. Öyle ki idareden, topluca Kurtlar Vadisini izlemek için bile izin kopartmıştır. Onun haşmeti karşısında kimse gık bile diyememiştir.

Sevgili ABO’cuğum umarım ilerideki hayatında da bu kadar başarılı olursun. Senden tek isteğim kendine hep çok iyi bakman olacaktır. Başarılar hep seninle olsun!

                                                                                 
İhsan Kıral


Lise 1 ve lise 2’de gayet sessiz ve derslerine düşkün olan arkadaşımız lise sonda derslerine düşkünlüğünden dolayı gürültü yapmaya başladı. “Sessiz olun, sessiz olun! Yav sessiz olunsana bak X yanına gelirsem fena olur haa! Çalışamıyorum diyorum size!” Bunlar ABO’ya ait lise 3 cümleleri bunun sebebiyse gürültülü olduğu anlarda ders çalışıp, sınıf sustuğunda şevkinin kaçması üniversitede daha sakin, daha huzurlu, daha az sinirli ve daha mutlu olmanı diliyorum.


Meltem


Merhaba, merhabaydı senle ilişkimiz lise 2’ye kadar. Ama şimdi öyle mi? Taktir ettiğim saygı duyduğum SFL’deki ender insanlardan birisin. Allah herkese senin gibi bir dost ihsan etsin. Lise 2’de seninle çok şeyler paylaştık. Acısıyla tatlısıyla her zaman yanımda oldun. Lise 3’de ayrıyız ama pekişen dostluğumuz hiçbir zaman zedelenmeyecek. Hiçbir zaman seni unutmayacağım ve ner zaman seni saygıyla anacağım. Her şey için sağol.

                                                                                  
Mustafa Yergen


Bütün samimiyetimle söylüyorum ki bence Fen Lisesindeki en renkli kişiliğe sahipsin. Seninle tanıştığımızdan beri iki yıl aynı odada kaldık. Senin çoğu yönün çok hoşuma gidiyordu. Ama en hoşuma gidende her laflarına bir şey üretipte şu kızları bozman oluyor. Bir bakıyorum da basket. Voleybol, futbol, cafe el atmadığın iş yok. Ee tabii ki bu tadar aktiflik diline vuruyor. Ama seninle sohbet etmek çok güzel oluyor. Adaşlıktan olsa gerek birbirimize kanımız çok çabuk ısındı. Bu renkli karakterin ve güleç yüzünün yanında aslında en hoşuma giden yanlarından biri çok samimi güvenilir ve açıksözlü olman. Bu kadar yıllık beraberlik içinde yaptığın hiçbir yanlışlık olmadı. Bu sağlam karakterin ve doğru kişiliğinle hayatta hep başarılı olacaksın. Bu Fen Lisesi yıllarının en güzel hediyelerinden biri olan sana çok teşekkürler. Duygularımın da bu kadarını yazabildiğim için beni affet. Beni asla unutma...


Burak


İlk sene bir ara beraber oturduğum sevdiğim iyi arkadaşım Ahmet. Seninle de az derbeder olup kendimizi dağlara taşlara vurmadık. Bir keresinde ablam Konya’dan geliyordu da beraber terminale gitmiştik. Hala hatırlıyorum. Bazılarının arkasından atmıştık ne günlerdi be...!

Neyse espri bir yana senden yüksek almamı bir türlü kabullenemezdin, bana güvenemediğin bu soruyla hep geçerdim seni çalışman ve azmin gerçekten seni iyi yerlere getirecek düzeyde inşallah

Umarım ileriki hayatımızda tekrar karşılaşırız. Kendine iyi bak, böyle devam et çalışmaya.

                                                                                 
Hakan