
Dost ve dostluk dediğimiz çokluk ruhlarımızın beraber
olmasını sağlayan bir rastlantı ya da zorla edindiğimiz, ilintiler
yakınlıklardır. Benim anlattığım dostlukta ruhlar o kadar uyuşmuş, karışmış ve
kaynaşmıştır ki onları birleştiren bağı silip süpürmüş ve artık bulamaz
olmuşlardır. Onu niçin sevdiğimi bana söyletmek isterse bunu ancak şöyle
anlatabiliyorum. Çünkü o o idi bende bendim.
Kazım
Yüce
SFL’yi kazanıp geldik.
Annemiz, babamız bizi pansiyona yerleştirdi. Akşama geliyordu ki onlarda bırakıp
gitti. Gurbette olduğumuzun ciddiyetini o zaman kavradım. Artık anne-baba yoktu.
Yeni yeni arkadaşlar yeni ortamlar vardı. Bu arkadaşlardan en önemlisi de oda
arkadaşlarıydı. Artık günün 24 saati birlikte olacağımız beraber yatıp beraber
kalkacağımız, beraber yiyip-içeceğimiz, beraber sevinip üzüleceğimiz
arkadaşlar...
Tokat’tan gelmişti. Zeki birine benziyordu. Ama
ne kadar iyi ve uyumlu olacağını bilemezdim. Aylar geldi geçti 6 kişilik odamız
lise üçte 3 kişiye indi. Burak’la ben ve Halil hala ayrılmamıştık. Onu ilk
tanıdığımda bu kadar iyi bir dost olacağımızı ve bu kadar zor ayrılacağımızı
düşünemezdim.
Çok cömertti. Bu aynı zamanda onun bağlılığının
da bir ifadesiydi. Doğru sözlü, çalışkan ve rasyoneldi. Beraber Halil’e işkence
yapar eğlenirdik. Üç yıl aynı odayı paylaşıp bundan hiç şikayet etmememizden
anlamışsınızdır, dostluğumuzu.
Sadece bize değil herkese kendini sevdirdi.
Onunda herkesi sevdiğinden adım gibi eminim. Çok zekiydi, umarım istediği hayat
onun için zor olmaz
Dostum hayatındaki herşey gönlünce olsun. Beni
unutma.
Mesut Karlık
3 yıl aynı sınıfta
bulunduk ABO’yla bazen halk arasında Ahmet Burak Oktay diye geçse de orjinali
ABO’dur.
Arkadaşlık kavramı onun için her şeyden
değerlidir. Zamanını hep arkadaşlarıyla geçirmek ister. Arkadaşlarını her türlü
durumda destekler zor durumda yardım elini uzatır. Cömertliği, ince esprileri ve
sevecenliğiyle herkesi kendine çekmiştir. Bu aşamada medeni cesaretini ve
liderlik kabiliyetini kullanacak bir çoğumuzun gıbta ettiği bir konuma
gelmiştir.
Burak hırs ve zekası ile okuldaki başarısını
hayatının her safhasına taşıyacağına inanıyorum. Her daim mutlu olmanı ve beni
hatırlamanı isterim
Tekrar görüşmek dileğiyle
Çağrı Duru
Abo ile 7 yıllık bir
dostluğumuz var, bu 7 yılın son 2 senesinde ayrı sınıfta olsakda aramızdaki bağ
hiç kopmadı. Ta ortaokuldan beri hastası olduğu futbolu oynaya oynaya kendini
çok geliştirdi. Okuldaki maçların değişmez isimlerinden oldu. Derslerindeki
başarısı da ondan beklentileri artırdı. (Herkes ondan bir derece bekliyor).
Ayrıca çok koyu bir Galatasaray taraftarıdır. (Benim hoşuma gitmeyen tek
özelliği diyebilirim) Lise 1’de yaşadığımız çok küçük bir tartışmada bu 7 yıllık
sürede ilk ve son kez azda olsa küsülü kaldık. (O olayın olmasını hiç istemezdim
ve o gün olanlar için çok pişmanım)
İnşallah bu 7 yıllık dostluğumuz üniversitede ve
daha sonraki hayatında da devam eder.
Hakan Erarslan (uzun)
Eski 9-D’den ilk tanıdığım
kişilerdendir. Burak tanınmayacak gibi de değildi. Derslerdeki başarısı, ara
sıra yaptığı muziplikleriyle dikkati çekiyordu. Üç sene boyunca beraber okuma
talihini yaşadım. İlk senelerde sana olan saygım sonraları sevgiye dönüştü. Bir
ömür boyu bahtiyar olman dileğiyle
Ömer Salih Akar
ABO ile 2 sene beraber
okudum. Onu az çok tanıdığımı sanıyorum. Asabi, kızgın, mutsuz olduğunu hiç
görmedim. (nazar değmesin). Onu ilk gördüğümde “Kimmiş bu gözlük, ABO’da ne
demek öyle” diye saçmalamıştım kendi kendime. Sonra onu tanıdıkça içindeki insan
sevgisine sahit oldum. Aslında ABO’yu Kazım’la bir ikili olarak ele alabiliriz.
Birleştiklerinde çevreyi güldürmekten bayıltacak duruma getiren fakat bir o
kadarda gürültü yapıp rahatsızlık veren insanlar. ABO’nun derslerdeki özellikle
İngilizcedeki başarısını es geçemeyeceğim. Sınıfın İngilizce sıkıntısı tamamen
onun omuzlarındaydı. Sosyal yaşantısı ve okul hayatı bakımından örnek bir
öğrenci olduğunu sadece biz değil okul idareside kabul ediyor. İleride çok iyi
yerlere gelmen dileğiyle...
Alper
Lise 1 ve 3.sınıfta
benimle aynı sınıfı paylaşma şerefine nail olmuş bir arkadaşımdır. Tokatlı
olması itibariyle de yakınlaştığım Burak derslerinde başarılı bir
arkadaşımızdır. Gide gele iceberg’in buzlarını eriten Burak kendisine bilgisayar
alınmasıyla bu alışkanlığından kurtulmuştur.
Tokat’ta iki sene aynı okulda okumamıza rağmen
hiç tanışamadığım Burak’la Fen Lisesinde tanıştığımdan çok memnunum. İnşallah
istediği üniversitenin bölümünü kazanır. Hayatın boyunca mutluluklar seninle
olsun.
Önder
Sevgili ABOcumdu o benim 3
yıllık samimi bir arkadaşımdı. İlk yılı aynı sınıftaydı ve o bir başkaydı.
Çok oyunlar oynadık. Allah’ın Buz dağlarında çok
eğlenceli biriydi o, neşesinden hiçbir şey kaybetmezdi. Gerektiğinde tepkisini
de verirdi.
Çok hoşuma giderdi onun o iğrenç esprileri ve de
ardından gülüşü. Onunla menajerlik sohbetleri bir başkaydı. Menajerlik bir yana
çok güzel futbol oynardı, unutamam onunla lise 1’de yaptığımız maçları. Harika
bir insandı o, hiçbir şey esirgemedi bizden, harikalığı kadar çok da
başarılıydı.
Bu başarılarının hep devam etsin, her şey
gönlünce olsun, hep mutlu olasın. Umarım bitmez burada, beni de unutma!
Nurdoğan Çıkı
Pek kıymetli ABO’cuğum 3
yıldır Halil Kul üzerinde çalıştığın projelerden verim aldığına eminim. Patenti
sana ait olan işkence metotlarını sergilediğin “ABO İŞKENCELERİ” kitabın
milyonlar sattı. Gerçekten tüyler ürpertici bir kitap. Özelikle Halil Kul
üzerindeki çalışmalarını anlattığın bölümü dehşet.
SFL’deki hayatımızda senin bize çok faydan oldu.
Cömert kişiliğin sayesinde evden gönderilen yemeklerden bizlerde yedik. Ahmet
Hoca’dan korktuğumuzdan ona şikayetlerimizi sen ilettin. Arkamızda oturan iki
piskoyu (Esin ve Meltem) döverek içimizi soğutman bunlardan sadece birkaçı. İyi
ki varsın. Tokat’ta yolum düşerse senin gibi bir dostu asla unutmam. Kazımıda
alıp gümeneğe çimmeye gideriz. Tabi bunlar pembe hayaller. Sağlık ve mutluluk
dolu bir hayat dilerim. Tüm güzellikler seninle olsun.
Vahap
“Aynalar bakmayın yüzüme
dik dik işte geldik kelepçelerdik
Çıktınız umulmaz anda karşıma
Başımın tokmağı indi başıma...”
Derken tanıdım seni.. kıskandım da var ya!...Dedim
bu nasıl bir ses tonu, niye bütün şiirleri bu kadar güzel oluyor. Oysa aynı
sınıftaydık ama doğru düzgün samimiyetimiz yoktu. Tanımıyorduk birbirimizi.
Sonra tanıdım seni ve ne kadar iyi bir arkadaş olduğunu gördüm. Çokta güzel
İngilizce konuşuyordun, senin sayende İngilizce dersinden kurtuluyorduk, sen
konuşuyordun biz anlamış gibi yapıyorduk. Ama bir şey diyeyim mi en sevdiğim
yanın sorumluluk sahibi olman. Bir işe girdiğin zaman hakkını veriyorsun ve bu
özelliğinle çok iyi yerlerde bulunup çok sevilen bir insan olacağına eminim. Sen
zaten her şeyi başarırsın, ama yinede başarılar dilerim.
Esin Örsçelik
Zaman devrini aştı.
Güzel günler geldi geçti
Hazin bitiş bizi seçti
Yüreğinden atma beni
Her bitiş bir başlangıçtır
Bizi üzen ayrılıştır
Eray sorar bu ne iştir
Yüreğinden atma beni
Ayrılıklar bir kez olur
Unutmazsa seven O’dur
Garip Eray mesut olur
Yüreğinden atma beni
Dostlar buluşurmuş derler
Belki görürüm bir kez seni
Hiç görüşemesek bile
Yüreğinden atma beni
Ahmet Burak
Oktay’a Sevgiler
Eray Timur
Okulumuza 1.55 boyla gelip
1.85 boyla mezun olmaya aday arkadaşımız pansiyon şartları karşısında çürümeyen
nadir insanlardan biridir. Tırnak cefadan, boy sefadan uzarmış, o da bu okulda
sefasını sürdü. Okul ve internet cafe arasında seçim yapmak zorunda kalan Burak
ikisinden de vazgeçmemiştir. Fakat anlayamadığım şeyse her ikisinde de başarıya
ulaşmıştır. Zekiliğinin ve çalışkanlığının yanı sıra çok da yiğit olan
arkadaşımız gözünü daldan, budaktan (kısacası idareden) sakınmamaktadır. Öyle ki
idareden, topluca Kurtlar Vadisini izlemek için bile izin kopartmıştır. Onun
haşmeti karşısında kimse gık bile diyememiştir.
Sevgili ABO’cuğum umarım ilerideki hayatında da
bu kadar başarılı olursun. Senden tek isteğim kendine hep çok iyi bakman
olacaktır. Başarılar hep seninle olsun!
İhsan Kıral
Lise 1 ve lise 2’de gayet
sessiz ve derslerine düşkün olan arkadaşımız lise sonda derslerine
düşkünlüğünden dolayı gürültü yapmaya başladı. “Sessiz olun, sessiz olun! Yav
sessiz olunsana bak X yanına gelirsem fena olur haa! Çalışamıyorum diyorum
size!” Bunlar ABO’ya ait lise 3 cümleleri bunun sebebiyse gürültülü olduğu
anlarda ders çalışıp, sınıf sustuğunda şevkinin kaçması üniversitede daha sakin,
daha huzurlu, daha az sinirli ve daha mutlu olmanı diliyorum.
Meltem
Merhaba, merhabaydı senle
ilişkimiz lise 2’ye kadar. Ama şimdi öyle mi? Taktir ettiğim saygı duyduğum
SFL’deki ender insanlardan birisin. Allah herkese senin gibi bir dost ihsan
etsin. Lise 2’de seninle çok şeyler paylaştık. Acısıyla tatlısıyla her zaman
yanımda oldun. Lise 3’de ayrıyız ama pekişen dostluğumuz hiçbir zaman
zedelenmeyecek. Hiçbir zaman seni unutmayacağım ve ner zaman seni saygıyla
anacağım. Her şey için sağol.
Mustafa Yergen
Bütün samimiyetimle
söylüyorum ki bence Fen Lisesindeki en renkli kişiliğe sahipsin. Seninle
tanıştığımızdan beri iki yıl aynı odada kaldık. Senin çoğu yönün çok hoşuma
gidiyordu. Ama en hoşuma gidende her laflarına bir şey üretipte şu kızları
bozman oluyor. Bir bakıyorum da basket. Voleybol, futbol, cafe el atmadığın iş
yok. Ee tabii ki bu tadar aktiflik diline vuruyor. Ama seninle sohbet etmek çok
güzel oluyor. Adaşlıktan olsa gerek birbirimize kanımız çok çabuk ısındı. Bu
renkli karakterin ve güleç yüzünün yanında aslında en hoşuma giden yanlarından
biri çok samimi güvenilir ve açıksözlü olman. Bu kadar yıllık beraberlik içinde
yaptığın hiçbir yanlışlık olmadı. Bu sağlam karakterin ve doğru kişiliğinle
hayatta hep başarılı olacaksın. Bu Fen Lisesi yıllarının en güzel hediyelerinden
biri olan sana çok teşekkürler. Duygularımın da bu kadarını yazabildiğim için
beni affet. Beni asla unutma...
Burak
İlk sene bir ara beraber
oturduğum sevdiğim iyi arkadaşım Ahmet. Seninle de az derbeder olup kendimizi
dağlara taşlara vurmadık. Bir keresinde ablam Konya’dan geliyordu da beraber
terminale gitmiştik. Hala hatırlıyorum. Bazılarının arkasından atmıştık ne
günlerdi be...!
Neyse espri bir yana senden yüksek almamı bir
türlü kabullenemezdin, bana güvenemediğin bu soruyla hep geçerdim seni çalışman
ve azmin gerçekten seni iyi yerlere getirecek düzeyde inşallah
Umarım ileriki hayatımızda tekrar karşılaşırız.
Kendine iyi bak, böyle devam et çalışmaya.
Hakan
|