Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

56 AHMET ŞAHİN ÇAMCI


Memleket: Sivas
Cep Tel:  0535 257 23 42
E - mail:  ahmettasc@hotmail.com



 




Hacı naber? Ahmet baba seninle ne günlerimiz geçti kardeş la. Sen soyadınla hep dalga geçerdin. Önüne ve arkasına getirdiğimiz harflerle değişik anlamlar kazanırdı soyadın. Baba bu okuldaki 4-5 gardaşımdan biride sensin canım Ahmedim benim. Geçirdiğimiz o koskoca 3 yılı şu 3-5 satıra sığdırmam beklenemez. Şunu bil ki gönlümde çok büyük bir yere sahipsin. Allah bahtını da inşallah yüzün ve kalbin gibi güzel eyler.

Baba senden ayrılacağım için üstüme öyle bir hüzün bulutu çöktü ki anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalıyor. Baba gönlümdeki yerin hiçbir zaman kaybolmayacak. Hep aklımın bir köşesinde hatırlanmayı bekleyeceksin yoldaşım. Allah inşallah tüm güzelliklerine seni vakıf eyler. Baba dinlediğin arabesk parçada fazla değil şöyle beş dakika beni aklından geçiriversen çok makbule geçer. Allah’a emanet ol gardaşlık. Bu parçada sana gelsin.

Her baharın hazan olsa
Kara bağrım alev olsa
Gurbet bana mezar olsa
Merak etme sen!!!
Hep yanındayım hacı

Eren Cengiz


Benim vefakar arkadaşım. Ne zaman bir sorunun olsa ne zaman bir sıkıntım olsa birde ne göreyim. Ahmet yanımda senin gibi bir arkadaşa sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Senin iyi kalpliliğin, yardımseverliliğin ve dürüstlüğün taktir ettiğim ve örnek almaya çalıştığım yönlerin. Ayrıca olgun ve oturaklı bir kişiliğe sahipsin. Efendiliğinde tartışılmaz tabii ki, bu özelliğin sadece benim tarafımdan değil seni tanıyan herkes tarafından takdir görmektedir. Ama sana bir uyarım var. Çevrendeki insanlara özellikle de tam olarak samimi olmadığın kişilerle fazla muhabbet kurmuyorsun. Senin bu özelliğinden dolayı da çevrendekiler sana karşı yaklaşmakta zorluk çekiyor. Eğer biraz daha cana yakın davranmaya çalışırsan göreceksin ki her şey daha güzel olacak, inşallah sende bende hedeflerimize ulaşırız ve arkadaşlığımız daha uzun yıllar devam eder. Her zaman mutlu olman dileğiyle…

Serkan Güray


Sözlerime Çamcı abi diyerek başlamak istiyorum. Seni dokuzuncu sınıfta ilk gördüğümde sakalların ve o kaslı halinle seni lise 3 zannetmiştim. Ta ki 9-B’de beraber okumaya başlayıncaya kadar. Çamcı sen her zaman örnek alacağım arkadaşlarımın arasındaydın. Efendiliğin ve yaratıcılığınla hep beni şaşırtmışsındır. Sen çoğu insanın birleştirmeyeceği bir şeyi birleştiriyorsun. Zeka ve çalışma, senin arkadaşlarına olan o büyük sevginden etkilenmemek elde değil. Sen her zaman benim en yi arkadaşlarımdan oldun beni hiçbir zaman kırmadın, inşallah bende seni kırmamışımıdır. Seninle daha sonra da kopmayacağımızı biliyorum. Onun için sana söyleyeceğim sözlerden biri her şeyi çok fazla kafaya takıyorsun bunu biraz azalt diğer sözümde tüm hayatın boyunca mutlu ol.

Alperen Türkay


Kaslı erkekim benim;

Evet seni ilk gördüğümde (lise 1’in 1.günü) sakalların dikkatimi çekti. O kadar gürdü ki dikkat çekmemesi imkansız. Seninle lise 1’in 2.dönemi beraber oturmuştuk. Fizik yazılılarını hiç unutmuyorum. Senin yaratıcı zekan da hep ilgimi çekmiştir yani. Hiç düşünülmeyeni düşünmek sinin işindi. Doğruluğun ve dürüstlüğünü hep örnek almaya çalıştım. Çok sağlam bir kişiliğin ve ahlak anlayışın var. Hayatın boyunca bu kişiliğinle sağlam bir dostluklar kuracağına inanıyorum. Kendine çok iyi bak…

Recep Eyceyurt


Sert mizaçlı, yeşil sakallı mümtaz insan çamcı.

Senin en güçlü yönün düşünce yapın olsa gerek, nede olsa kas mas yani…Nasıl geliştirdiğin bir meçhul ama gerçekten sağlam bir psikolojin var. Bana da çok faydan oldu. Yaptığımız o fikir alışverişleri sayesinde bayağı bir yol aldım. O sağlam hedeflerin ise bir çok kişinin ulaşıp anlayamayacağı ciddilikte. Ben seni son sene tanımaya başladım. Kim bilir daha bilmediğim ne özelliklerin vardı. Seni tanımayanlar için üzülüyorum.

Mehmet Arslan


Seninle okula ilk geldiğim ilk gün tanışmıştık. Hatırlıyorsundur umarım, ilk gördüğümde oturmuş kişiliğine hayran olmuştum gerçekten. Daha ilk görmemde dahi sana kanım kaynamıştı. O zaman Ömer Salih’le oturaklı birisi olması nedeniyle beraber çok heybetli duruyordunuz. Seni daha sonra iyice tanıyınca güzel bir dost olduk. Dürüst oluşun, herkese sevgiyle yaklaşman emin ol seni hayatın boyunca dostsuz bırakmaz. İnsanların sevgisini kazanmakta bizim okulda üstüne yok buna emin ol. Gülüşün, gülüşündeki samimiyet gerçekten sana bağlanmak için duruşun yeter. O yeşil sakalın dikkatimi en çok çeken yönlerinden birisi de o tabi ki. Cidden ilk defa sende gördüm böylesini. Seninle yaptığımız masa tenisi maçlarıda güzel bir anı olarak kalacak ikimize de…

SEN HEP İLK GÖRDÜĞÜM
AHMET’SİN
SENİN BU HALİNİ
ÇOK SEVİYORUM…
Biz ayrılabiliriz ama dostluk bağlarımız hiç ayrılmasın tamam mı?

BENİ LÜTFEN UNUTMA

Akif Özalp


Masum gülüşü ve olağanüstü gücüyle tanıdım onu. Sakin, kendi haline bırakılınca zararsız, dikkatli bir dinleyici (ki sorduğu ilginç sorular bunun en açık kanıtı), çalışkan bir öğrenci.

Yaşıtlarından çok daha olgun görünüşü ve görünüşü gibi olgun düşünme ve konuşmalarıyla itiraf etmese kendisini kemale ermiş bir insan olarak görmek çok doğal.

Her zaman oturaklı ve ne yapması gerektiğini kesin bir kararlılıkla bilen, doğru olanı uygulamaktan asla kaçınmayan, yiğit bir delikanlı.

Kimi zaman tartışmalarımız anlaşmazlıklarımız olsa da severim Ahmet’i.

Hep en iyilerle karşılaşman ve en iyileri yaşaman dileğiyle.

Hasan Arı


Sınıfımızın en sessiz elemanlarından biri. O yüzden seni tanımakta çok zorlandım. Dürüst ve ciddi kişiliğinle kendini belli eden arkadaş canlısı birisin. Bazen duygularını açığa vuruyorsun bazense çok anlaşılmaz bir kişiliğe bürünüyorsun. Umarım hayatın boyunca inşallah dürüstlüğünden bir şey kaybetmezsin. Hayatta inşallah dilediğin her şey olur. Kendine çok iyi bak. Bizleri unutma!!! (yaşlı NİSA)

Nisa Bozbıyık


Ya birader şöyle bir düşünüyorum da eğer bende senin gibi extra güçlü tabiri caizse buldozer gibi olsaydım ortalığı kana bulardım valla. Sense bırak biriyle kavga etmeyi, kötü bir söz bile çıkarmadın ağzından. Bu ve bunun gibi daha bir çok babacan tavrın beni okulun vazgeçilmez, ağabeylerinden yapıverdi. Bende senden 1 yaş büyük olmama rağmen şefkati gördüm, sağol kardeşim…ileride sıkı bir adam olacağından hiç kuşkum yok. Sende şundan emin ol, bu kardeşin seni hiç unutmayacak…

İlker Özel


Ahmet Şahin Çamcı, seni ilk 9-D’de gördüğümde dedim. “ne kadar büyük görünüyor” sonra sesini duyduğumda daha da sesini şaşırmıştım. Yani Ömer Salih’in sesi sende olsa, cuk otururdu. Hani sonra, 9-B’de yollarımız yine kesişti, seni tanıdıkça sadece görüntünün değil, olaylara bakış açının da büyük olduğunu anladım. Bu sebeple seninle diyalogumuz başlarda biraz ciddi oldu. Sonra sen bir karar aldın ve artık olayları, kafana fazla takmamaya karar verdin. Bizim ekibe katıldın, çocuk yönünü ortaya çıkardın. Yine de iş ciddi konulara geldi mi konuşmayı biliyordun. Az yol tepmedik seninle, sohbet ede ede fikirlerimizi paylaştık, sonra fikirlerimiz değişti, yine paylaştık sırlarımızı, yeri geldi ekmeğimizi paylaştık be Çamcı! Derken lise 3 başladı, yine gırgır şamata… fakat sen bizden önce kavradın hayatın gerçeklerini, bizim haya kavrayamadığımız bazı gerçekleri…birbirimizden biraz uzak gibi olsak da, gönüllerimizin bir olduğundan hiç şüphem olmadı.

Çamcı, zekasına kendi zekam kadar güvendiğim belki de tek insansın. O kadar ki, senin karşında “eminim” yerine “ben böyle biliyorum” demeyi öğrendim. Müthiş kuvvetli bir hafızan var, olaylara çok yönlü bakmayı beceriyorsun. En az benim kadar sinirli de olsa, bunu bastırmayı beceriyorsun. Biraz alıngansın, ama o kadar kusur –ki bunun kusur olduğu da şüpheli kadı kızında da olur. Belki de en önemlisi aklını t-kullanmayı, biliyorsun. Tüm bu özelliklerin ve güzel mazimize dayanarak Çamcı, şunu söyleyeyim ki dostumsun ve hep öyle kalacaksın. Sana birde tavsiyem olacak. Hani özlüyorum demiştin ya, geç kalmış sayılmazsın, içinden geldiği gibi yaşa ve hayattan zevk almaya da bak. Hep görüşeceğiz, kendine dikkat et…

Uğur Göktolga


Öner’den Çamcı’ya;

Benden bir yaş küçük olmana rağmen bu kadar kaslı olmanı anlayamıyorum. Görende beton döktürmüş sanar. Evet, Ahmet seninle 1 sene aynı sınıfta olduk ve aynı sırayı paylaştık. Bu süre içinde bazen sıkı tartıştık ama düşünüyorum da herhalde çoğunda sen haklıydın. Belki bir dönem küstük ama bunlar her arkadaşlıkta olan vazgeçilmez şeylerdi. Derslerde hocalara verdiğin anormal soru-cevapların ve yaptığın hoca taklitlerin yüzünden çoğu zaman fırça yedim ama değdi. Fizik dersine olan ihmal edilemeyecek yeteneğin ve verdiğin kopyalar beni Rıza Hocanın gazabından kurtardı. En çok güldüğüm olaylarından biri de bir gün evini aradığımda babanın bana ‘TOSUN’ demesi oldu.

Her zaman yaptığın fedakarlıkların ve hep kendinden çok beni düşünmeni de söylemeden edemem. Eğer bir gün bana seni sorarlarsa o saflığın ve temizliğin sembolüdür, dersem senin için en doğru tanımı yapmış olurum. Hep böyle, mutlu kalman ve yaşananları unutmaman dileğiyle.

Öner Yeleğen


Seninle tanışalı 3 sene oldu. 3 senede seni çok sevdim. Bunu da sana fark ettirdim. Seninle geçen bazı dakikalarımız büyük bir samimiyetle söylüyorum ki lise çağlarımın en güzel anlarıydı.

Etembey Parkı, Paşa fabrikası, mesken tuttuğumuz yerlerde, filozofik, felsefi, kişisel konularda konuşmalarımız benim karakterimin oturmasında önemli bir yer etmiştir.

Ahmet senin mülayim görünüşünün altında, lafını esirgemez, cesur, güzel iyilikten yana olan fazilet örneği bir kişiliğin var. Tek sorunun olayları kendi içinde büyütüp sorun haline getirmen. Ahmet zekan ve azminle önemli yerlere geleceğine inanıyorum.

Ahmet beni unutma.

Hayatım boyunca mutlu ve sağlıklı ol…Ahmet’e sevgilerle…

Kaan Önem


SFL’nin en içten, en dobra, en çok tebessüm eden öğrencilerinden biridir. Ona kırgın olan bir insan –ki bu çoook nadiren olur –onun tebessümünü gördüğü zaman bütün kırgınlığını unutur ve onun ne kadar iyi bir dost olduğunu düşünür.

Onun bu tebessümlerini herhangi bir şeye kızdığında veya üzüldüğünde neyse sonra üzülürüm şimdi zamanı diye ertelemesine borçluyuz.

Hep böyle sabırlı ve mutlu olman dileğiyle…

Sümeyye Örnek


Evet Tosun Paşa,

3 yılımız birlikte geçti. Okula ilk geldiğimi zamandan beri tanıyorum ama hiç değişmedin. Hala aynı sakallar hala aynı boyut ve hala aynı Ahmet. Okul boyunca gözüne çarpan en büyük özelliğin yeni aletler yapmaya ve fiziğe duyduğun ilgi oldu. Değişen de birkaç şey var tabi. Mesela o çelik kasa telefonun, bu kadar kası nerede yaptığını açıklıyordu. Ve saç şeklin bu yıl arkaya doğru taramaya başladın, öyle kaldı. Zaten kalıbın dolayısıyla tartışmayı biraz ufak şakalar yapmaya bile korkuyorum. Sadece bir el hareketiyle insanı yamultmak kolay değil tabii.

Tüm hayatın boyunca başarı ve mutluluk seninle olsun.

Saygılarımla

Emrah Özyılmaz


Ahmet’i uzun zamandır tanımama rağmen arkadaşlığımız istediğim boyuta gelmedi. Bunun sebebi ikimizin de iletişim kurmakta zorluk çekmemizden kaynaklanıyor. Fakat sıcak gülüşünle, kendine has yorumlarınla aslında senin ne kadar cana yakın biri olduğunu anlamama neden oldu. Keşke arkadaşlığımız daha köklü olsaydı. Olsun, senin dürüstlüğün, gizemli duruşun hep aklımda olacak. Hayallerine kavuşman dileğiyle.

Ertuğrul Erbıyık


Aslan parçası, bu okulda herhalde en mütevazı en güçlü (ama bilek güreşi hariç) en cana yakın kişisin. Neden aslan parçası dedim biliyor musun? Sendeki yürek mangal gibi de o yüzden ve hiçbir zaman kibirlilik yapmıyorsun, bu yüzden aslan parçası seninle bir bütün. Haksızlıkların karşısında dimdik duruyorsun. Böyle mert adama can feda…mutluluğu istediğin şekilde yakalaman dileğiyle…

Mustafa Yergen


Kendisiyle lise 1’deyken tanışmayı çok istedim. Sonlarına doğru olsa da lise 1’de tanıştık. Çok sevimli ve sempatikti. Yakınlaşmamız gecikmedi. Tavırları ve konuşmaları çok hoşuma giderdi. Hiç darılmadık birbirimize, karşılaştığımız anlardaki tatlı tebessümünden, iğrenç esprilerime karşı gülüşünden sevdim onu.

Bilgili, kültürlü, zeki, çalışkan, dost canlısı, sempatik… dostluğumuz bir ömür boyu sürsün inşallah. Kendine iyi bak. Sen bize lazımsın.

Mesut Karlık


Çok sevdiğim arkadaşım Ahmet kardeşim. Seninle çok güzel günler geçirdik. Kaan, sen ve benim bisikletle gezdiğimiz gün aklıma geldi. Seninle ben aynı bisikletteydik. Kaan çarşının ortasında bizim bisiklete çarpıp bizi debelemişti. Kaan’a bir güzel çaldık ama rezil olmamızı önleyemedik. Öğle aralarında bizim odaya gelip kapıyı tıklatınca, Çamcı geldi diyorum. İçimizi ısıtan tatlı ses tonunla selamun aleyküm dediğin günleri hiç unutmayacağım. Bileğin kadar yüreğinde güçlü. Bir karıncayı bile incitmeyecek kadar merhametli, temiz kalpli, gülecen, mert dostum seni çok seven bu dostlarını asla unutma. Ömür boyu sağlık ve mutluluk içinde yaşa.

Abdulvahap Günbattı


Okulda tanıdığım en iyi arkadaşlarımdan biri Ahmet onunla lise 2’de masa tenisi sayesinde samimi olduk ve lise 3’tede çok iyi birer arkadaştık. Sakin tavırların ve kısık sesle konuşman en büyük özelliklerinden, zaten okulda seninle arası kötü olan yoktur. Şimdiye kadar hiçbir kötü huyunu görmedim. Kaliteli bir kişiliğe sahipsin. İnşallah ÖSS’de çok iyi bir puan alırsın. Mutlu ve istediğin gibi bir hayat yaşaman dileğiyle…

Nedim Şahin