
Lise 1’in başlarındayız. İngilizce’ye göre sınıflar belirlenmişti. Neyse sınıf
falan değiştirdikten sonra sınıfımıza gittik. Herkes oturmuştu. Bir tek ben
ayaktaydım ve sadece bir yer boştu o da daha önce hiç tanımadığım belki de ilk
kez gördüğüm bir kız arkadaşın yanı boştu. Oraya oturmaya niyetliydim. Kötü
niyetimi belli ederek Alper’e baktım ya sen kalksana ordan orası benim sıram
dedim. Karşılaştığım manzara gerçekten ilginçti. Sağolsun Alpercim hiç itiraz
etmeden diğer boş sıraya oturdu. Ben Alper hakkında fıs mıdır nedir diye
düşünürken daha sonra geçen sohbetler sırasında Alper’in oraya oturmasını
sağlayarak ona ne kadar büyük bir iyilik yaptığımı anladım
J
Alperciğim askeri öğrenci olacak tipinin olmasına engel olsa da o güzel gülmenin
hiçbir zaman senden ayrı olmaması ümidiyle...
Gazihan
Bütün
okul hayatım boyunca (kreş-ana sınıfı dahil) peşimi bırakmayan biricik en iyi
(ne gereksiz kelime) arkadaşım, bir yarım Alper. Geçirdiğimiz onca acı tatlı
günlerde, seni içine attığım ateşlerle, verdiğim zararlarla tanıdım. Güneşin
böğründe bir çiçeksin. Yani çok iyi adamsın. Davranışlarınla kendini çok
sevdirdin. Aşk istemediğinde dahi kalbine yapıştığında gözünden düşen ilk
gözyaşıyla doğuştur sanki. Sevgin ölümü ölümsüz bırakmayacak kadar pervasız.
Arzun çöldeki güle su götürecek umut dolu. Borvissia formasıyla bildim seni.
Espri yapmanı sevdim. Neyse felsefi konuları bırakalım. Son senemizden ve senden
bahsedeyim. İlk aylar birinden bahseder dururdun. O sırada sana söylediklerimi
hatırladıkça fare zehri alasım tüpü açıp yatasım gelir. Birgün teşkilat
şebekenin uzantısı konuşturmuş. Komiser bizimle direkt muhattap oldu. Komser
dürüstlük yapıp malı vermemizi istedi ki herkes içinden gülüyordu buna. Ta ki
Alper bütün malı “şak” diye masaya vurana kadar O ses, haya kulağımda “şak, şak”
ben dişi sökülmüş fil gibi kıvranıyorum. Alper’in yüzüne bir baktım süprmeninin
dünyayı kurtardıktan sonrakiyle aynı. Alper’i birde gazete okurken görün.
Kolları arası 900, gazete gerginlikten yırtıldı yırtılacak viyak
viyak diye bağırıyor. Gözler kanlı kanlı. Polis görse zorla tecavüz, gasp.
Azmettirme artı cinayetten içeri atar ki haklıdır, duruş faul. Alper’in
telefonla konuşması da meşhurdur. “Tuvalete çıkalım” dediğimde “niye” diyen bir
insanla telefonda muhatap olduğunuzu düşünün gidin 2 rekat namaz kılın. Bir gün
beni aradı.
A-
Alo
H-
Alo
A-
Şey, nasıl. Bir kontörüm var şey diyecem
Dıt dıt dıt...
Bir gün Alper’le CS oynuyoz.
Ben duvara sıkıyorum ama değmez, pozisyon zor. 3 metre duvar var. Nasıl olduysa
değdi. Sağa sola baktı kimse yok. Ağzından şu kelimeler dökülüyor tövbe
bismillah, euzübillah...Hatırlarsan bir gün, kablo kesicisiyle alt dönemden
Mete’nin parmağını kesicem diye espri yapıyordun. Sende gelip gerçekten
kesmiştin parmağını. Şunu söylemeden geçemeyeceğim, Lut kavminden olan Alperen’e
ve bana bu kadar yakın olmasan belki şimdi kim kime dum duma fiki fiki değil
müspet ilimleri tartışıyordun. Ama kabul et o zaman bu kadar kaliteli espri
yapamazdın. İnanıyorum ki seninle öyle yada böyle tekrar görüşeceğiz. İçerde
yapamazdın, olursak zaten beraberiz. Dışarıda buluruz birbirimizi. Kendine iyi
bak.
Hakan
Üvenç
Çok
sevdiğim arkadaşım Alper. Seninle ve hep beraber 3 kocaman yılı el ele devirdik.
Seni ilk tanıma fırsatını lise 1’de bulmuştum, sen defterine birkaç isim falan
yazmıştın ben de alay etmiştim seninle (sanki ben farklı bir şeydim) Sonra Lise
2’de pansiyona geldin, aynı odada kalıyorduk fakat nasıl olduysa pansiyona
gelmenle gitmen bir oldu. ANLAYAMADIK gitti!
Helal olsun adam gibi
adamsın!
Seni unutmayacağım
Furkan Savaş
3
senedir çok sevdiğim bir arkadaşımsın. Hep iyi bir arkadaşın olmak istedim, ama
okulumuzda narkotik şubenin yaptığı konferans sonucu kötü bir arkadaş olduğumu
anladım. Seni Güvenlerin eve çağırdığımız zamanı hatırlıyorum
J
Aslında o zaman benim suçum yoktu siz hemen olaya atladınız. Ben sadece bir
fikir atmıştım ortaya (eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmüştüm yani) Beni affet.
Ya iyisin hoşsun,
delikanlısın ama arada birde yavşaklığın tutmasa tam bizden olacan. E tabi sende
haklısın. Gönül bu akada konar boka da.
Umarım ilerde benim yerime
seni ilime irfana sevkeden arkadaşların olur.
Meriç
Sınıfa ilk girdiğimde bir kızın yanında oturuyordu. Birazda sakin tavırlarından
dolayı seni top sanmıştım. Neyse ki benim tahmin ettiğim gibi değildi
J
Ama senin şu telefon konuşmaların daha doğrusu konuşmamaların. La telefon
açıyosun bari konuş:
-Emrah ne zaman
geliyorsun?
-Yarım saat sonra
-.......
-.........uzun bir
ara...
Umarın bütün
hayatın boyunca böyle mutlu ve neşeli kalırsın Sevgilerle...
Emrah
Gülyaşar
Sınıfımızın ağır toplarından olan arkadaşımız arka sıranın değişmez
elemanlarındandır.
Derslerde pek alası olmayan
arkadaşımız okula spor yapmak, uyumak ve ince işler peşinde koşmak gibi
amaçlarını gerçekleştirmek için geldiği sanılmaktadır. Öncelikle topla oynanan
sporlara merak saran arkadaşımızın toplarla ilişkisinin henüz hangi düzeyde
olduğu belirlenememiştir.
Ayrıca Beşiktaş fanatiği
olan arkadaşımızın Sergen hayranlığıda ileri derecededir. Bu yüzden ona sınıf
içinde Ali Rıza Sergen Yalçın Hazırcı’nın kısaltması olan Alper diye hitap
edilmektedir. Alperle ilgili en büyük hayalim ise İlhan Mansız’ın makas
hareketini düzgün bir şekilde yapabilmesidir.
Bir ara sinema sektörüne de
atılan arkadaşımız okul yönetiminin tepkisi nedeniyle bu sektörde başarısız
olmuştur.
Ayrıca üst üste öğle
arasıyla bir günde en çok uyuyan rekorunu da elinde bulundurmaktadır.
K.
Yüce
O bir
Beşiktaşlı, o bir Sergen hayranı. O bir espri kahramanı daha neler neler. Acaba
diyorum Cem Yılmazla atışsalar neler olurdu ben eminim ama onu tanımayanlar
sohbetine iştirak etmeyenler, bu hazza varmayanlar Cem Yılmazı seçebilirler.
Neyse birazda okulda, dershanede tanıştık, ondan bahsedelim. Ta ilkokulda aynı
okulda fakat farklı dönemlerde okuduk. Oradan hayal meyal adını hatırlıyorum.
Orta okulda dershanede çıktı karşıma. Kaçmak istedimse de oluşturduğu girdaba
kapıldık bir kere bağımlılık yaptı. Liseyi de aynı okulda okuyalım dedik. Uzak
durmaya çalıştım. (Bunlar birer şaka tabii) Ama bir sene uzak kalabildim. 10
yıldır yakın muhitlerde gezen dostluğumuz. Sonunda aynı sınıfta okumamıza karar
kıldı. Bir senelik sıra arkadaşlığı derinden etkiledi beni. Hep er düşük notları
alırdı. Ama kopyanın babasını da çekebilecek kapasite ve donanımdaydı. İçindeki
dürüstlükten midir bilmem kopya çekmedi bir yıl. Notları takmadı.
Delikanlılığını yaşadı tüm güzelliğiyle.
Neyse Beşiktaşlım bir ömür
boyu mutlu ol. Her ne kadar gönlüm isteme olacağına da inanmasam da Beşiktaş’ın
şampiyon olduğuna şahit ol yıllarca
Beni unutma
Su akar yatağını bulur.
Ö.
Salih Akar
Alper
aslında senin hamuru iyi olmasına rağmen yanlış arkadaşların elinde kötü
yönlendirmelere mağruz kaldığını düşünüyorum. Bu arkadaşlara örnek verirsek;
Ben, Hakan Üvenç vb...Gene de ileride doğru insanların sırasında iyi yerlere
gelebilirsin. Ya da benim ev arkadaşım olarak doğru yoldan şaşarsın (Bana kalsa
Z1 en iyisi)
Alparslan
Selam ortak. Hadi iyisin
durdur durdun lise 3’te turnayı gözünden vurdun. Fazla açıklama yapmıyım sen
anlamışsındırJ Aslan parçası biz tam kafa dengiymişiz de haberimiz yokmuş. Lise
3’te iyi ortak olduk hani. Birbirimizi geç bulduk ama az zamanda çok işler
başardık J Bir de senin şu espri anlayışın yok mu...Birini soruyorum git
kızların yanına bak yavşıyodur diyosun o zaman kesin baktım yok diyorsun, o
zaman okula gelmemiştir diyorsun. Oğlum tüm acayiplikler sende toplanmış J
Tanıdığım en harbi adamlardan birisin. Daha
senle çok görüşürüz ortakJ Ömür boyu hayatın sana hep gülmesi dileğiyle...
Alperen Çoşkun
Seni
hep köşelerdeki yerinden ve canı sıkılanın senin yanına gelip muhabbetler
edişinden hatırlayacağım. Unutmadan bir de Sergen Yalçın hayranlığından (Ali
Rıza’yı eklmeyi unutmamak lazım)
Neyi anlatacağıma bir türlü
karar veremiyorum. Hayır konu yokluğundan değil aksine anlatacak o kadar çok şey
var ki... Ama yine de anlatmayı es geçemeyeeceğim bpace impact oynunu oynarken
heyecandan başkalarını rahatsız edecek şekilde telaşa kapılıp bağırmamız aklıma
geliyor. Sınıf içi futbol maçları, çektiğimiz kopyalar, (daha doğrusu benim
çekmeye çalışıp beceremediğim) CM şeklinde daha onlarca konuda güzel bir geçmişe
sahibiz birlikte. Geçmişinin güzelliği kadar geleceğinin güzel olması
dileğiyle...Eğitim şart!...
A.
Gökhan Arslan
Seninle tanışmamız ne kadar kötü bir döneme denk geldiysede yaşadığım fırtınadan
uzak durup hayatıma güzel bir giriş yaptıh ve daha sonrada o fırtınanın
dinmesine yardımcı oldun sağol dostum. Seninle hiç aynı sınıfta olmadık peki
nasıl bu duruma geldik. Hayatımda sen o kadar çabuk gelişip bir yere geldin ki
tam olarak ben bile anlıyamadım nasıl oldu. Bu kadar hızlı bir gelişme sanıyorum
ki yüreğindeki saflıktan gözlerindeki o kocaman ışıltıdan kaynaklanıyor. Kesin
olarak bildiğim bir şey var. Oda bende edindiğin şu anki yer. Alper sen benim
dostumsun sonuna kadar güvenebileceğim dostum. İyiki varsın ve umarım hep
varolacaksın.
Merve
Güler
Alper, senle aynı sınıfı paylaşmadan ayrılsaydım, bu okula kahrım çok büyük
olurdu. (Şimdi de öyle ama çaktırma...) Öyle bir adamsın ki anlamıyorum,
arkadaşı için çiğ tavuk yiyebiliyorsun ya nedeyim sana. Senin arkadaşlarına
bağlılığın muhteşem ötesi. Hele yavru ceylan misafirperverliğin benim gibi bir
adamı bile duygulandırdı ya sen çok yaşa emi. Bu kadar dolu dolu yaşantında
dostsuz kalma emi. Bulunmaz dostluğumuz ileriki yaşantıda başkalarıyla olması
dileğiyle...
Mustafa Yergen
Alper
niydiyon hacı . Şu okuldaüki bana yakın karakterlerden biri de bensin. Senle
geçen 3 senemiz nasıl geçti anlamadım. Zaten ders çalıştığımız vaki değildi. Kol
kola Ahmet Hocanın yanına gidişlerimizi çok özleyeceğim. Sınıfta seninle
sonunculuğu paylaşmak bana ayrı bir haz veriyordu. Şu sınıftan iki tane adam
söyle deseler biride sen olursun baba. Canım gardaşım yüzündeki o tebessüm ve
davranışlarındaki şen şakraklık inşallah hiçbir zaman kaybolmaz. Hayat sana
inşallah hep güzellikler ve başarılar ihsan eyler. Seni hep aklımın bir
köşesinde saklı tutacağım. Kendine çok iyi bak. Şeftali suyunuda fazla içme sana
yaramıyor. Canım gardaşım gönlünün güzellikleriyle bizleri hep bahtiyar ettin
sende aynı şekilde mutlu ve bahtiyar olasın. Ön kayıt avantajlarından bir an
önce faydalansakda sonra yüklü bir miktar ödemeyek. Hadi gardaşlık kendine iyi
bak. Bu parçada sana gelsin, arabeskin pirinden
Kaç kadeh kırıldı
sarhoş gönlümde
Bir türlü kendimi
avutamadım
Kaç gece ağladım
böyle gizlice
Ne yaptımsa seni
unutamadım
Beni
unutmayasın...
Eren
Bir
dostun bile omzuna da dayanacak kadar güvenmek, oysa insan sana kolayca sırtını
dönebilir, ve bunu yapmayı bende isterdim ama olmadı hata ettik. Daha çok
birbirimizi aşağıladık, en çokta ben seni. Ama inan seni kırmak istemedim.
Umarım ki bana karşı içindeki öfke yoktur. Bu arada eğitim şart!
Esin
Örsçelik
Bana
baktığında kendimi bir duvar gibi hissetmeme neden olan tek insandır Alper. Çok
sevdiğim arkadaşlarımdan olan Alper’in tek sevmediğim özelliği Beşiktaşlı
olmasıdır diyebilirim. Alper sırasının bulunduğu cam kenarında kimsenin etlisine
sütlüsüne karışmaz buna rağmen yine de önünde oturan canilerin işkencelerine
maruz kalır.
Olayları canlandırması ve
mimikleriyle sempati toplayan Alper iyi yerlere gelmesini istediğim ve sevdiğim
iyi bir dosttur.
Teyzeoğlu falan derken geçti üç yıl daha! Yatılı olduğunda etüt listesinde adın
olmadığı için pansiyonda radyo keyfi yaptığın günleri unutmuyorum (biz o arada
Tugay hocaya “hocam valla çok kötüyüm mide ağrıyor” demekle meşgulduk. Birde eli
açıklığını söylemeden geçemeyeceğim. Dolabının kilidi elle bile açılır. Bütün
pansiyon ortak kullandığından diş pastan 3 gün bile gitmiyordu. Sense buna
aldırış etmiyordun. Birde antremanlardan kullandığım ayakkabıların içinde sağol.
Onlarda bayağı kahrımı çekti. Neyse bizim önümüzde dana ne üç yıllar var. Sana
elveda edemeyeceğim, üniversiteye merhaba diyeceğim. Umarım yine böyle beraber
devam ederiz.
Anıl
2
yıldır arkamızda oturarak bizi yani Esin ve beni derslerden uzaklaştırabilmek
için elinden geleni yaptın. Yeri geldi dinlemeyin ya yazılıda hallederiz dedin.
Ama çok şükür 2 seneyi sağ salim atlattık ve sana kulak asmadık, çünkü biz
veteriner olup hayvanlara bakmaktansa, doktor olup insanlarla anlaşmayı tercih
ediyoruz. Eğitim şart, aldığım duyumlara göre ikinci dönem dersimize gelebilecek
hocalırı düşünerek bütün Şubat tatili boyunca felsefeyi hatmetmişsin.
Ömrün boyunca mutlu olman
ve felsefe hocalarından uzak durman dileğiyle.
Meltem
Alper: Anlatmaya gerek yok. Bir görün yeter. Fıldır fıldır dönen gözler yaka
bağır açılmış gömleğin yarısı dıyarı çıkmış. Ceket giymesine gerek yok nede olsa
kazağı var. Ortalıkta salına salına dolanır. Bazen kaybedeceği iddialara girsede
suratındaki o gülmüsemesi kaybolmaz. (Mesela o sarı eteği hala unutamadım).
Bizimle olan arkadaşlığına diyecek yok zaten (ama birde alt dönemlerle
arkadaşlığı var ki biriyle pansiyonun karşısında sohbet eder, öbürünü döver yani
garip bir şey ) Sonradan hocalarla arayı düzeltip ders çalışmaya hız verdi.
İnşallah sınavda bu çalışmasının karşılığını alır. Yüzünden gülümsemenin
kaybolmamasını umut ederim...
Çağrı
Duru
Alper
sonunda okul bitiyor kurtuluyoruz. Okul boyunca ne yapmaya çılıştığını
anlamadım. Anlamadan da gideceğim galiba. Not sıralamasının en alt kısmında beni
yalnız bırakmadığın için özellikle teşekkür ediyorum. Valla iyi adamsın diyecek
bir şey yok da birine uydun mu şeytan kesiliyorsun Zaten Anıl’la nasıl akraba
olduğunuzu halen merak ediyorum. Bu da diğer sırlar gibi bizimle gidecek. Senle
Counter partisi yapmak nasıp oldu mu bilmiyorum ama ne hikmetse senin olduğun
tarafın yenildiğini görmedim şimdiye kadar bu şansının hayatın boyunca devam
etmesini ve başarılı olmanı diliyorum.
Eq
Çok
kıymetli arkadaşım Alper’e saygılarımı sunarım. Seninle iki yıldır aynı sınıfı
paylaşıyoruz. Lise 3’de çok güzel günlerimiz geçti. Bu yıl size 2 kez yemeğe
gelmem senin sevgini kalbimde büyüttü. Evinde gördüğümüz bakırcılar çarşısından
satın alınma futbol madalyalarınıda baş köşeye asmıştın. Ben, ben ve İbo’nun
yimpaştan aldığımız soğuk gazoz ve çikolatalarımızı kışın ortasında caminin
şadırvanında, üstelik kışın ayazında yememiz aklımdan silinmeyen anılarımız
içinde. Ömür boyu kutluluklar seninle olsun. Bizleri unutma ki, bizlerde seni
unutmayalım.
Vahap
11/B’nin
olmazsa olmazlarından biridir, Alper. Pencere kenarı en arka birçok simaya ev
sahipliği yapsada değişen hep ikinci kişi olurdu. Çünkü Alper oradan hiç
ayrılmadı. Beşiktaş’ın sınıf ve okul bazında en ateşli taraftarlarının başında
Alper vardır. Maçlarımızda etkili kafa vuruşlarıyla kalecileri terletmiştir
ancak gerisinden bahsetmezsek Alper’in bonservisine katkıda bulunmuş oluruz.
SFL’ye gelmesem, Sergen gibi olurdum diyen Alper kendine Beşiktaş, banada
Dortmund formasını yakıştırabilmiştir. Cami bahçesinde (-) bilmem kaç derecede
buz gibi gazozla çikolata iyi gitmişti ama gelip geçenlerin bakışlarını hiç
unutmyacağım.
Şeker gibi çocuksun, hep
böyle kal...
H.
İbrahim
O
tatlı gülüşün ve ilginç hareketlerinle dikkat çektin hep. Nasıl muhabbetimiz
oldu bilmiyorum ama iyi de oldu J
Kafe kapanana kadar oynadığımız counter’i hatırlar mısın? Özellikle de yaktığmız
ocağı. Ocak yakmak deyince yanlış anlamayın ocağın metal kısmı yanmıştı
J
Aç kalmıştık tabi. Aklıma geldikçe hala gülerim ocağın haline
J
Söndürmek için tüpü kapatmak yerine üflemeyi tercih etmiştik
J
Hep hatırlaman dileğiyle. Kendine dikkat et.
Görüşürüz
Ahmet
Güler
Canım
kardeşim, sana kardeşim diyorum artık ailen, ailem kardeşim kardeşim oldu.
SFL’ye çok değişik bir ortam getirdin buna emin olabilirsin. Lise 1’de
tanışmamız herşeyin başlangıcı gibi, sanki kardeşlik düzeyine gelecek
dostluğumuzun bir garantisiydi. Senle bir çok anımız oldu. Lise 2’deki sıra
arkadaşlığımız hepsine bedel zaten değil mi? Pansiyonda da aynı oda da kalmamız
çok şey yazamamıza sebep olmuştu.
Okuldan kaçmamız bana para
geldiğinde okuldan kaçıp çarşıda gezmemiz. Bunları unutamam. Yükseltmelerde
sizde kaldığmız geceler, yılbaşı gecesi, sence bunlar hiç unutulabilir mi?
Sadece kendin bize dost olmadın bir dost daha kazardırdın (Mehmet)
Sana heşey için teşekkür
ediyoruz.
DOSTLUĞUMUZUN HEP SÜRMESİ
DİLEĞİYLE...
Y.
Pasör
Sevgili arkadaşım Alper, 9-C sınıfında sessiz sakin biri olarak gördüm seni.
Meğer tırlamanın biri olduğunu sonradan anladım. Sevikmli ve cana yakın
tavırların seninle arkadaş olmasına yetti. O sıcak gülüşün ise, öldürdü beni.
Arap saçı dinleyerek uyuya kaldığmız günleri unutamam. Bak adamım sana tavsiyem
şu telefonla konuşurken sana sorulan sorulara cevap verdikten sonra sende bir
iki şey sor. Senle geçen bir tlf görüşmemizi naklen yazıyorum.
E- Alo Alper
A-Evet
E- Nasılsın?
A-
İyi
E-
E...
Ulan
hıyar ağası insan bir hal hatır eder lan bize yapmadın artık bizden sonra yap
artık Mutlu ve sağlıklı kalman dileğiyle...
Emre Farımaz
|