
En can arkadaşıma;
Büşracığım, yoksa can dostum mu demeliydim ama sen bil ki
sen benim bir arkadaşım değil artık kardeşim kadar yakınsın bana, umarım da çok
daha uzun yıllar bu güzel dostluğa devam edeceğiz. Kim bilir belki aynı şehirde
belki aynı odada yan yana omuz omuza canım. Biliyorum ki sen omuzlarını ve daha
hiçbir şeyini benden esirgemezsin.
Şöyle bir
geçmişi düşüm de aklıma yazabileceğim o kadar güzel şeyler geldi ki, zamansız
yaptığımız muhabbetlerimiz mi dersin yoksa sürgün okul günlerimi dersin daha
neler neler? Aklıma öyle bir şey daha geldi ki! Söylesem mi acaba?
Seni biraz
meraklandırayım istersenJ şimdi eşek ya sen hep böyle yapıyorsun deyişin
kulaklarımda çınlıyor. Tamam tamam işte söylüyorum. Bu üç senelik arkadaşlığımız
boyunca seninle hiç küsmedik, birbirimizi kırdık belki ama dargınlığı yerinde ve
zamanında bitirebildik ya işte beni bu çook mutlu ediyor. Canım, bunun en büyük
nedeni de itiraf etmeliyim sensin ve senin o kimseye küsemem alışkanlığın..
Canım,
iyisin, hoşsun, dinamiksin, ama en önemlisi çok büyük bir arkadaş canlısısın.
Arkadaşına sen hiç kötü bir şey demediğin gibi bulunduğun ortamlarda da kimseye
bir şey söyletmezsin, arkadaşının hakkını ondan çok ararsın hakkında çok iyi
.şeyler düşünür ve diğerlerinin de böyle düşünmesini sağlarsın. İnan ki bu
özelliklerin çok çok örnek alıyorum. İnşallah birazcık senden bir şeyler
öğrenebilmişimdir bu konuda…
Dostum,
herkes kendi gücü ve emeği kadar nasip alır (Mevlana) senin de inşallah
istediğin ve çaba gösterdiğin şeylerden emeğinin karşılığını olman yürekten
istiyor ve dua ediyorum. Umarım sana 7 ay sonra Tıbbiyeli arkadaşım diyebilirim
J unutma yapmaya değecek tek yolculuk içimizde yaptığımız yolculuktur. O özgün
çağrıya kulak ver ve yüreğinin götürdüğü yere git!
Her şey
gönlünce olsun…
Sağlık,
başarı mutluluk benim gibi hiç yakanı bırakmasın!
Can dostun
Fatma Yekeler
“İklimleri duvarlara astık
Rüzgarları
içeri aldık
Gözyaşlarını
hapsedip
Çığlıkları
susturduk birlikte,
Eski bir
yüzü yapıştırıp da
Öfkeyle mavi
aynalara
Yarım
kalacak yeni şiirlere başladık,
Yarım
kalacak…”
Bir şiire
başladık, ardından bir şiire daha, sonra bir şiire daha; biz hep yarım kalan
şiirleri rafa kaldırdık. Kimi zaman oldu güzel şiirleri ziyan ettik, kimi zaman
oldu kötüleri unuttuk. Yine bir şiirin ortasındayız, yarım kalacak bir şiirin.
Ama bu kez kendi şiirimizin. Yıllarca başkalarının şiirlerinde yazanları okurduk
birbirimize, sonra baktık ki bir gün başkaları yok etrafımızda ve biz kendi
şiirimizi yazıyoruz. Birbirimizi keşfediyoruz. Yavaş yavaş, dost olup
birbirimizi koruyoruz.
Seni
biliyorum arkadaşım, biliyorum ve güveniyorum, sen birlikte çığlıkları
susturacak kadar güçlü birisin ve sen gözyaşlarını içine hapsedecek kadar
yalnızsın. İklimler senin duvarlarında asılı, rüzgar içinde, istersen bırak
yağmur yağsın, istersen bahar gelsin; ister kış olsun, ister yaz…iklimler senin
duvarlarında asılı ve gölgeler seni korkutmayacak kadar küçük, sense çığlıkları
susturacak kadar güçlü birisin. Bundan böyle hayatın yarım kalmaması dileğiyle…
Esin Örsçelik
Aaahh ahh!
Senle otobüs
durağında tanıştığımız gün hala aklımda. Ne çabuk geçti yıllar, yaşlanıyoruz
işte. Ama sen o zaman da inektin şimdi de ineksin, değişen pek bir şey olmadı
senin açından. Biraz büyüdün yani daha doğrusu uzadın o tadar J şaka, şaka kızma
hemen.
Valla otobüs
durağında tanımamızdan mıdır nedir zamanımızın çoğunu birbirimizi bekleyerek
geçirdik. Buluşma saatine hep geç kalmamın cezasını, beni olabildiğince evinizin
kapısında bekleterek ödettin. Ömrümüz yollarda geçti. Aaah ahh!
Zor
zamanlarımın çoğunda yanımdaydın. Beni uzun süre dinlemek zorunda kaldın.
Öncelikle seni sabrından dolayı tebrik ederim. Ayrıca yaptığın fedakarlıklar
için de saol. Tabii ki dersle alakası yok, sen dersler ve fedakarlık..üçünü bir
arada düşünemiyorum işte ne yaparsın!
Fazla söze
gerek yok, senle yollarımız ayrılacağa benzemiyor zaten. Yine aynı okulda olalım
da gör! Her zaman mutlu olman dileğiyle…ineğim benim..
Senin için
üç kere MÖ MÖ MÖ !
Burcu Biterge
Selamlar kankaJ ya kanka lise bitiyor üniversitede bu
kadar görüşebilecek miyiz? Gerçi ders çalışmaktan vakit bulamıyorsun ki
konuşalım yani. Neyse bari iyi bir yeri kazan, şöyle çiçeği burnunda bir doktor
olda ben de hava atayım işte bu benim kankam diyeJ
Ya senle
orta 3’de tanıştık lise 3’e geldik hala aynı boydasın aramızda uçurum var,
plastik değilsin ki çekip uzatayım seni. Senin aklından da kesinlikle şu
geçiyordur, “benden birazcık uzunsun, bir o kadar da huysuzsun” kabul ediyorum
bazen seni çok sinir ediyorumJ Huysuzum yani…
Öğrencilik
hayatımda en rahat konuştuğum kız sensin. Tabi en iyi anlaştığım da sensin.
Senin gerçek samimiyeti yakalayan nadir insanlardan olduğuna inanıyorum.
Kalbindeki o harika samimiyeti yakalayan birkaç kişiden biriyim ve seni
tanıdığım için çok mutluyum çatlak kız…
Hayatta hep
mutlu olduğunu biliyim ki ben de mutlu olayım be kanka. Hayatında ulaşabileceğin
yani hak ettiğin o en yüksek noktaya ulaşman dileğiyle..
Alperen Coşkun
Lise 1’de aynı odada olacakken önce kendi isteğinle
ayrıldığını, sonra geri dönmek istediğini hatırladıkça çok gülüyorum. Ancak aynı
odada kalmanın o kadar da önemli olmadığını samimiyetine gösterdin. Azimli,
hırslı ve çok neşeli olan Büşra bizim de neşe kaynağımız oldu hep. Duygusal, çok
çabuk panik atak olan ne dersek diyelim yine de kendi bildiğini okuyan, en çok
Rıza Hoca’nın dersine geç kalmaktan korkan, ne zaman bir kitap tavsiye etsem
bütün kitabı bana anlattırıp okumaktan vazgeçen, çok becerikli dikkatli,
marjinal saç modelleriyle hep kıskandığım (!), her kompozisyon için mutlaka
yanına uğrayıp edebi bilgisinden yararlandığım ve kendisini başarıya ulaştırma
yolunda elinden gelenin en iyisi için çalışmasını çok taktir ettiğim Büşrama
hayırlı, başarılı, sağlıklı, mutluluk ve huzur dolu yıllar dilerim. Canım her
şey gönlünce olsun.
Merve Görücü
Sen, sen, sen yok musun sen?!!!Aslında okulun en yaramaz
kızı ben seçilsem de bence en yaramaz sensin. Ama sana şunları da söylemek
istiyorum. Senin azmine, mücadeleci kişiliğine imreniyorum. Seni hiçbir zaman
unutabileceğimi düşünmüyorum. Ara sıra beni çok sinirlendirsen de sevimliliğinle
benim gönlümü almayı başarıyorsun. Eğer seni bu güne kadar kırdıysam çok özür
dilerim. Hakkını helal et dostum.
İnşallah
ilerde bir gün sen bir doktor olarak ben bir mühendis olarak karşılaşırız. O
günü sabırsızlıkla bekliyorum. Benim gücük CAMIŞIM .
Dalarım
seninle kendine çok iyi bak.
Nisa
Liseye yeni başlıyorum. Çok heyecanlıyım. İlk sınıfımız
9-C ve bu kız da kim. Her şeye yorum yapıyor. Anlaşılan biraz da ders çalışmış
her lafa karışıyor. İşimiz var bu kızla demiştim. O zamanlar, o sene başka
sınıflara düşünce artık bu kızın ünü yayılmaya başladı. SFL artık Büşra’yı
konuşuyordu. Çalışması dillere destan olmuştu. Geldik lise 2’ye aman Allah’ım bu
kızla aynı sınıftaydık. Ona birazda önyargılı davrandım. Ama ben mi
yanılıyordum, bu kız mı değişmişti, yoksa hep böyle miydi? Yine çok çalışıyordu
ama hiç de düşündüğüm gibi değildi. Ona yaklaştıkça onun ne kadar iyiliksever
olduğunu anladım. Pişman oldum önceki düşündüklerimi hatırlayıp.
Bu
arkadaşımız gerek ders çalışma açısından olsun, gerekse diğer yönlerden nerdeyse
kusursuz bir insan. Bu özellikleriyle de büyük başarılar kazanacağından eminim.
Bekle ÖSS Büşra bekliyor…
Gökhan Y.
İyi ki seninle bu sene yan yana oturuyoruz. Seni geçen
sene bu kadar yakından tanımıyordum. Hoş pansiyondaydın ama pek samimiyetimiz
yoktu. Seni tanıdıkça ne kadar doğal olduğunu görüyorum. Sınıf, seni her ne
kadar soyutlasa da sen hep bana iyisin. Belki karşıdan bu iyiliği görmediğin
için onlara gerçek Büşra’yı göstermiyorsun ama ben seni artık çok iyi
tanımıyorum. Ne kadar sevecen, iyi biri olduğuna çok iyi biliyorum. Daima
dürüsttün ve hep öyle olacağına inanıyorum. Derslerine çok iyi çalışıyorsun
gelecekte bunun karşılığını çatır çatır alacağından eminim. İyi bir doktor
olacağının da…
İnşallah iyi
bir dekan ya da öğretim üyesiyle tanışırsan da mutlu olursun!...
Kalan
hayatımızda görüşmek dileğiyle
Ceren
Kız tatlı cadıJ
Lise
1.sınıfta pek tanımıyordum seni, sadece derslerde gösterdiğin üstün başarı
dilden dile dolaşırken bizim dilimize de uğradı tabii.
Lise 2’de
aynı sınıfta olmamız gerçekten. Yoksa seni hiç tanımayacaktım. Gerçi seni
tanımasam da anlayamadığım bazı noktaların var; mesela kıpır kıpır bir kız
olmana rağmen neden bir türlü Rıza hocanın derslerine vaktinde yetişemiyorsun.
Bir cevap bulamasam da bu soruyu hiç unutmayacağım ve hep kendime soracağım
herhalde. Bakarsın bu vesileyle filozof falan olurumJ
Seninle
ilgili unutmayacağım başka şeyler de var tabii. Voleybolda yeni bir boyut
getiren ters manşetlerin, sınıfa heyecanla girip attığın partallar, Dilşad’la
Sadi hocaya sorduğunuz şahane sorular, kompozisyonlarda kullandığın divan
edebiyatı daha neler neler!
Kısacası
seni hiç unutamayacağım TATLI CADI
Çok iyi bir
doktor olup, iyi bir hayat süreceğinden eminim. Çünkü bunu hak ediyorsun.
Gönlünden gülücük eksik olmasın!
Meltem
İlkokul, ortaokul, lise, dershane…o kadar uzun yıllar oldu
ki seni tanıyalı. Hiç aynı sınıfta olmadık ama her ortamda yan yanaydık.
Birbirimizin hiç en iyi arkadaşı olmadık, ama birbirimizden de hiç uzaklaşmadık.
Ama arkadaşlığını hep hissettim. Hep emindim ters bir durumda yardımına
koşacağından ya da mutluluklarımı paylaşacağından. Aynı duyguları bende sana
hissettirmişimdir umarım.
Bugüne kadar
ideallerine ulaşma yolunda hep doğruları yaptın. Bundan sonra da hayatının aynı
doğrularla devam etmesini dilerim, aslında öyle olacağına da eminim.
Hep mutlu
ol.
Hep etrafına
sevgiyle bak.
Ayça
Of Büşü off..
Hani sen
bana hep diyon a “dünya umurunda değil. Keşke bende öyle olsam” diye. Aslında bu
konuda benle aynı sayılırsın. Tek farkın senin sınavları takıyor olman J Allah
kolaylık versin.
Lise 2’de
bir sene boyunca dibimdeydin. Sabah 8:00 akşam 10:00 tabi sürekli derslerin
ortasında geldiğini hesaba katmazsakJ
Yani sen de
yüzsüzlük had safhada az çekmedin bu yüzden Rıza hocadan. Sürekli birileriyle
tartışıyor olman sana bir süpürgeli cadı veriyorsa da sen bir TATLI CADISIN
İnşallah ÖSS
istediğin gibi sonuçlar alırsın (sanırım en büyük duayı benden aldın)
Dilşad
Sıdıkacığıma;
16.06.1986
bu benim doğum tarihim ve gurur duyuyorum. Neden mi? Çünkü onunla, o büyük
insanla aynı gün doğmuşum J Büşray’la ilk yakınlaşmamız bu sayede oldu. Hem
doğum tarihlerimiz hem de soy isimlerimiz aynıydı. Her ne kadar çok
benzediğimizi söyleyip bana ikizim dese de gerçekler böyle değildi. Maalesef ben
onun kadar şeker, onun kadar sıcak kanlı değildim. Sadece bu kadar mı? O okulun
en çalışkanıydı benze normal bir öğrenciJ ama o alçak gönüllülüğüyle beni daha
da çok kendine bağladı. Bu okulda en rahat konuşabileceğim, bana karşı açık
sözlü ve samimi arkadaşlarımdan biri. Ayrıca benim için çoook değerli.
İkizime ömür
boyu mutluluk ve başarı diliyorum. Onu o şeker yanaklarından öpüyorum.
Hatice
Benim deli, kontak arkadaşım. Şimdi nasıl derler ya
aslında için çok temiz, yaptığın bazı şeyleri dediğim gibi deli olduğundan
yapıyorsun. Ama dedim sana o kadar Bakırköy’ün Başhekimi bizim tanıdık, seni en
iyi yerlere yatırırız, hastane masraflarını ben karşılarım diye. Ama sen kabul
etmedin. Etmediğin gibi de kaç defa suratıma tükürdünJ)
Canımmmm.
Seninle ilkokuldan beri daima yollarımız kesişti. İlk dershanede sonra okulda ve
aynı sınıfta.
Senle bir
arada bulunduğumuz o dakikalarca gülme krizlerimi asla ama asla unutmayacağım.
Ya unutmam mümkün değil. Bilirsin ya asimet hala meselesi.
Canım seni
gerçekten çok seviyorum. Daima başarılı olacağını da biliyorum. Onun için
kendine çok iyi bak. Ömür boyu mutlu olursun inşallah.
Tuğba
Sevgili Büşra;
Lise 2’ye
kadar hç tanımadıklarımdansın. O zamana kadar senin hakkında bildiklerim, senin
benim hakkımda bildiklerin kadardı ve sanırım aynısıydı. Anla işte ineğin
tekiydin.
Eee inek
adamın, inek arkadaşı olur di mi, nitekim beklediğim gibi oldu. Arkadaşlığımız
inişli çıkışlı da olsa bayağı iyi oldu.
Aslında
örnek alınacak bir kişisin, azmin ve kararlılığın sınırsız çalışman sende
gördüğüm ve sana en faydalı olan meziyetlerin. Bilmiyorum; bazen tavırların
bencillik boyutuna ulaşıyor; ama bu kadar azim de bencilliği de yanında taşır
herhalde. Aslında her insanda vardır bu, bu olma duygusu ağır basar. Bunu
kendimde hissettiğimde kendimi sende kendimi sende gördüğümde sana çok
kızıyorum.
Senin en
büyük özelliklerinden biri de nerede ne yapacağının tam kestirilememesi. O
yüzden senle tartıştığımız zamanlar oluyor. Ama sen her şeyden önce iyi bir
insansın ya. İyi bir arkadaşsın. Hiçbir zaman unutamayacağım arkadaşlarımdan
birisin.
Sana
tavsiyem sadece küçük kafaların görebileceği güzellikler için çaba
gösterme…senin sen olduğunu bil, sevgili arkadaşım.
Buğra
Seninle ortaokulda tanışmıştık. Dershane sıralarında.
Gerçi o zaman fazla muhabbetimiz yoktu ama. Hatırlar mısın bir keresinde senin 1
haftalık ders çalışma programını bulmuştuk da neredeyse benim yıllık
programımdan daha fazlaydı. Lise de aynı okula düştük fakat hiç aynı sınıfta
olmadık. Sen çoğu zaman neşeli hayat dolu bir kızsın. Özellikle bu yıl her
tenefüs bizim sınıfa gelip de sınıftaki ortalama ses oranını bayağı artırdın.
Çoğu kez seni zorla sınıftan gönderiyordum J bunun sebebi tabii ki Fatma’yla
arandaki dostluk. Ama kendi sınıfını da uğrasan diyorumJ sana hayat boyu
mutluluklar.
Recep
Sınıfımızın muhalefetineJ
Büşra’yı
lise 1’de tanımıyordum desem yeri var. Ancak birkaç vukuatını
duymuştum.sınıflarından kargaşa ortamı oluşturuyormuş lise 1’de…
Daha sonra
lise 2’de yeni sınıf listelerine bakıyordum. 10-C’de kendi adımı gördüm. Sonra
da ilk gözüme çarpan Büşraydı. Ne kadar üzüldüğümü tahmin bile edemezsiniz. Bu
kız beni sinirden öldürür diye düşünüyordum. Haklı da çıktım ilk zamanlarda
sınıfta her şeye karşı çıkıyordu.
Ama zaman
ilerledikçe Büşra’nın bu huyunun o kadar zararlı olmadığını hatta bazen bunlarla
eğlendiğim bile oldu.
Büşra çok
iyi niyetli bir kız. Ama işte kendisine zarar verecek her şeye karşı aşırı tepki
veriyor. Bu da onun yanlış değerlendirilmesine yol açıyor.
Ama Büşra’yı
tanıdığım için çok mi çok mutluyum. Beni ders çalışmam için motive etmeleri işe
yaramadıysa da Büşra’ya bu motivasyonları için teşekkür ederim. Çok değişken bir
kız. Bazen o kadar uysalsın ki..
Seni
tanıdığım için çok mutluyum. Umarım SFL’den sonra da beni unutmaman dileğiyle…
Tarihçi ve
İğrenç
Onur Demir
Okulumuzun en çalışkan, en kısa, en merhametli, en tatlı
kızı. O bizim Büşümüz. Yani biz ona Büşü diyoruz.
Büşracığım;
Görüyorum ki
hayatın boynuca hey büyük şeyler hedefledin hep de o büyük hedeflere ulaşmayı
başardın ve ben inanıyorum ki bu azimle başarının zirvesinden hiç inmeyeceksin,
hep başaracaksın. İnşallah her zaman mutluluğun da zirvesinden hiç inmezsin.
Zaten her başarının ardından bir mutlulukta peşi sıra gelmez mi? Çünkü başarı
zaferlere eşittir…
Hayatında
mutluluk ve başarı hiç eksik olmasın inşallah.
Sevgilerimle
Sümeyye Örnek
Lise 1’de Büşra’yla aynı sınıftaydık. Büşra iyidir, hoştur
ama birazda yaramazdır. Valla, doğrusunu söylemek gerekirse lise 2’de aynı
sınıfta olmayı pek istemiyordum. Lise 2 sınıf listeleri asıldığında kendi ismim
Lale’nin listesinde gördüm. Bir isim daha gördüm S. Büşra Yıldırım korktuğum
başıma gelmişti. Lise 3’de de aynı sınıftaydık. Her ne kadar soğuk savaş
günlerimiz olduysa da Allah ondan razı olsun. Kötülüğünü görmedim. Büşra,
inşallah ileride iyi bir doktor olacaksın. Biri seni övdüğünde aynı sınıftaydık
diye biz de kendimize bir pay çıkaracağız.
Furkan Boztaş
2 sene aynı sınıfta olmak. Büşra’yı tanımak için yetti.
Bir çoğunun aksine, Büşra dışardan göründüğü gibi bir kişiliğe sahip. İlk
bakışta çok ders çalışan biri olduğu belli oluyor.
Bence
derslere olan ilgisi onu biraz kötü etkilemiş. Az da olsa bir bencilliği var.
Birde öğretmenlere biraz fazla yakın. Ama yine de arkadaş canlısı biri. Hemen
herkese yardım etmek istiyor, sorunlarını anlamaya çalışıyor. En azından
çalışıyor yani. Tam olarak başarılı olduğunu söyleyemem.
Sınıf içinde
kendisine gıcık olan arkadaşlar bir noktada haklı. Çünkü sınıftaki en ufak
gürültü de hemen uyarıyor. Kendisi de konuşunca üste çıkmaya çalışıyor,
sonucunda da bir tartışma alıp götürüyor sınıfı.
Sonuçta iyi
bir arkadaş ama kötü yönleri de yok değil.
SFL’den
sonraki hayatında başarılar dilerim…
Nedim
Dile kolay tam yedi sene, yedi senedir kulaklarımda bu
deli kızın bağrış çığrışları. Geçen sene yaşasın demiştim sana sonunda benim
sınıfımda değilsin diye ama hayır yine gerektiğinde önümde gerektiğinde arkamda
ama en çok da yanımdaydın eski dostum. Aslında ben ineklerin muhabbetinden pek
hoşlanmam. Ama sen sıradan bir inek değilsin. Bilmiyorum sebebini tam olarak,
belki ben sandığımdan çok benziyordum sana. Bu olur anlaşabilmemizin sebebi,
belki de gerçekten de benim tanıdığım en çalışkan insanlardan biridir. Büşra
benim sabır sınırlarımı aşacak kadar çalışabilmesini hep taktir ettim. Klasik
bir söz ama klasikleşecek kadar güzel. “Ezeli rakibim, ebedi dostum” Hoşcakal
Orhan “XERZEWATT” Kışlal
|