
Aman Ceren’im, canım Ceren’im üç sene şurada dursun, 5+1
sene bitti be Ceren’im. Bu okulda en eski tanıdığım kişi sensin. Hani derler ya
çocukluğunu bilirim diye, bizim de karşılaşmamız ta 6 yaşlarımıza dayanıyor
işte. Bu yüzden bu okulda benim en uzun süredir tanıdığım kişi, üç yıldır oda
arkadaşım (210-301) olarak bendeki yerini kelimelerle dökemeyeceğini biliyorsun.
Bende bir türlü ateşleyemediğim sendeki çalışma azmi, hep
gülen sevimli yüzünle birleşince harikalar yaratıyor. Biliyorsun bizim Elbistan
tayfası, lise ünümüz ve lise 2 lise 3’de ayrı memleketlerin de olduğunu
keşfedişimiz, olaylı dünlerimiz, umutlu yarınımız SFL tarihinde en önemli
noktalardan olacak.
Umarım yine
bir gün bir yerlerde buluşup, yine yatakları birleştirip, sabahlara kadar sohbet
ederiz. Yine sen korku filmlerini izlemeyeyim diye gözlerimi kapatır, yine Ece
şu kompozisyona baksana diye yanıma gelirsin. Ve yine inşallah ben seni
doktorların en sevimlisi olarak ziyarete gelir, tüm ömrün boyunca dostun olarak
kalbinde yer alırım.
Tüm bu
yıllar boyunca hep en yakınımda olduğun, her şeyi birlikte paylaşıp birlikte
yediğin içtiğin teşekkürler. Ayrı yaptığımız çok az şey oldu, onlarda zaten tam
olmadı. Daima görüşebilmek ve iyi vakit geçirebilmek dileğiyle. Seni seven
dostun
Bak ne diyor kader
Üç yıl burada biter
SFL dedikleri
Onlarca yıla değerJ
ecö
Ceren’im, sana ne kadar çok yazarsam yazayım az gözükecek
gözüme yazdıklarım, kelimeler tarif edemez ki seninle paylaştıklarımızı, ya da
anlatamaz ki ağzımdan çıkan sözler aramızdaki dostluğu.
Seninle
ilkokuldan beri tanışıyoruz. O zamanlar sen minicik elbisesiyle dershaneye gelen
küçücük, sevimli bir kızdın. Fen lisesi sınavına da beraber hazırlanmıştık. Sen
bir sabah gelip rüyanda ikimizi gördüğünü ve adını daha önce hiç duymadığımız,
yani senin sallamış olduğun Fen lisesine gittiğimizi görmüştün. İşte bu rüyanın
üstünden tam 3 sene geçti ve biz şu anda SFL’deyiz.
Bu sana
yazdığım ilk yazı değil ki, çünkü canın mektup okumak istedikçe benden sana yazı
yazmanı istiyorsun!!
Seninle
yaşadıklarımız o kadar farklı ki, insanı iliklerine kadar donduracak kadar soğuk
bir havada, üzerimize montumuzu bile almadan, dışarı çıkıp fırından aldığımız
sıcacık ekmekle yaptığımız kahvaltı daha dün gibi. Yaptığımız en ilginç
şeylerden biri de artık geleneksel hale gelen her sene dolabın üzerine çıkıp da
çektirdiğimiz fotoğraflar… O fotoğrafları kim gördüyse önce dudağına ufacık bir
tebessüm yerleştirdi sonra da ne işiniz vardı orda ya? Dedin.
Canım sana
verdiğim görevi hatırlıyorum da , bir sorun var. Gelirin bölükbaşı olmazmış.
Seni şahitliğe terfi ettim, nedimem de Ece olduğuna göre, geriye damat kaldı.
Artık onu da bilirim ya da bulmam bana kalmış.
Sana
yazdığım bir mektubu ilk defa bitirmek istemiyorum. KORKUYORUM. Ama biz
zorlukların üstesinden gelmeyi öğrendik. Daha önce de dediğim gibi seni hep
böyle saf ve masum gülüşünle görmek istiyorum kardeşim canım Ceren’im. Şimdiden
özledim seni!!
Camıma bir kar tanesi düştüğünde
En uzakları hatırlarsın onu özleten
Rüyalarında, düşlerinde onu gördüğünde
En güzel anları hatırlarsın seni mutlu eden
Ne güzel olduğunu düşünürsün onunla birlikte olmanın, onu özlemenin
Dostun Sercen
Merhaba Ceren Katar. Fen lisesindeki yegane arkadaşım,
sıra arkadaşım. Seninle ilgili o kadar çok şey yazabilirim ki ama biliyorsun
yazmamız için verilen yer az. Neyse Çingenistan göçmeni. Seninle geçirdiğim
hiçbir dakikayı unutmayacağım. O kadar çok şey paylaştık ki. İnşallah ömür boyu
böyle başarılı olursun, insanlara yardım edersin. Zaten tıp okuyacağına göre
10-15 sene boyunca bayağı insanlara yardımcı olursun (kopyan, anlarsın ya) Seni
çok seviyorum, sarı çingen.
Tuğba Toprak
Canım Cerencim;
Seninle
geçirdiğim 2 yıl o kadar güzeldi ki. Her sabah güzel yüzünü görerek, güzel
sesinle uyanmak; güven duyduğunu hissetmek; çok keyif vericiydi. Kimseyi
kırmayacak hoşgörülü kalbinle, bitip tükenmez sabrınla, kimseden esirgemediğin
sevginle, azmin ve kararlığınla seni çok sevdim. Beni hep anladın, hiç kırmadın
ve bana gerçek bir dost oldun.
Çarşıdaki
komik maceraları, her belediye çarşısından geçerken Dicle’nin süzüşünü, bazen
korkarak pansiyona dönüşümüzü, her belediye otobüsünü gördüğümüzde refleksel
olarak gösterdiğimiz yetişme çabalarını, kumpir, çorba ve makarna zevkini hiç
unutmayacağım. Dakikliğini. Anlayışını, sevgini hep arayacağım. Güzel yüzünü,
çok yakışan kaküllerini her zaman görmek isteyeceğim.
Çok iyi bir
doktor olacağından hiç şüphem yok. İnşallah hak ettiğine ulaşırsın. Başarı ve
mutluluk dolu bir hayat dileğimle…
B. Merve Görücü
Ceren’e
Bazı
insanlar tanımışızdır şu fani dünyada. Tanımışızdır ama beki de çok geç
olmuştur. Değeri ancak ayrıldığımızda veya ayrılığa çok az kaldığı bir anda daha
anlaşılmıştır. Bende, senin gibi bir meleği şu okuldaki son senemizde tam
anlamıyla tanıdığım için kendimi çok şanssız hissediyorum. Ama yine de geç bile
olduğunu düşünsem de seni tanımak çok güzel bir şey. Belki biraz duygusal biraz
bir giriş yaptım ama sende bilirsin ya içimden ne gelirse onu söyler, onu
yaparım. Ve şu anda da içimden bunları söylemek geçiyor. “Ceren” deyince aklıma
ne geliyor biliyor musun?. Hayatımda tanıdığım en iyi kız. Hem de bütün
yönleriyle. Alçak gönüllü, sevecen, yardımsever, herkese tarafından sevilen
şeker mi şeker ayrıca çok güzel bir kızsın. Belki bütün bu güzel özelliklerin
bir insanda toplanabileceği kimseye pek mantıklı gelmiyordur. Aslında doğrusunu
söylemek gerekirse bana da pek mantıklı gelmiyor. Onun için senin bir melek
olduğunu düşünüyorum ya! Aslında sormaları lazım. Ceren’in hiç mi kötü bir yönü
yok? Yok işte kardeşim diyoruz ya o bir melek. Meleklerde kötü özellik hiç olur
mu? Ne zaman ailemle bir sorunum olsa ya da ne bileyim işte canım sıkkın olsa
her yardım istediğimde hep yanımdaydın. Sadece benim değil bütün herkesin. Bazen
düşünüyorum ya ben herhalde abartıyorum diyorum. Sadece ben değil ki bütün
herkes senin hakkında aynı şeyleri düşünüyor. Bende çevremdeki insanlardan senin
hakkında hep iyi şeyler duyduğumdan kendimi daha şanslı görüyorum. Niye mi?
Çünkü seni tanımıyorum. Şimdiye kadar karşıma çıkan en iyi kişi sendin. Bundan
sonrada kim çıkarsa çıksın karşıma, eminim ki en iyisi sen kalacaksın. Aslında
sana bir şey söyleyeyim mi? Sana böyle veda anlamı taşıyan bir yazı yazmak hiç
istemiyordum. Çünkü seninle hiç ayrılmak istemiyorum. Eğer şu anda olmasını
istediğim 3 şey varsa birincisi üniversiteyi kazanmak ikincisi ailenle birlikte
sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmek., üçüncüsü de senden ayrılmamak. Ceren bazı
insanları tanıtmak için dört dörtlük insan derler ya, senin için bu geçerli
değil. Seni tanıtmak için bu tabir ile az geliyor. İnşallah bundan sonra her şey
istediğin gibi olur. Ailenle ve sevdiklerinle mutlu bir hayat sürersir.
Yüreğindeki sevgi, gözlerindeki ışık hiç eksilmesin…
Yazdıklarım nedir ki. Deryalarda bir damla
Ey yazamadığım gerçek, bari. Kalbime damla!
Serkan
Seni anlatmak o kadar kolay ki. Kısa boylusun, güzelsin,
iyisin, hoşsun, yardımseversin. Şakacısın….Ceren denilince aklıma hiçbir olumsuz
özelliğin gelmiyor. Arada sırada kulağıma vurman hoşuma gitmese de vurduktan
sonraki gülüşün seni affettiriyor hemen. Seni anlatmak kolay dedim ama yazacak
başka bir şey de bulamıyorum. Ceren denilince emin ol ki. Senle benden başka
kimsenin bilmediği sana yaptığım şaka aklıma gelecek ilk olarak.
İnşallah
bütün istediklerin gerçekleşir…
Gökhan Y.
“Ankara’dan Ceren gelmiş
Cam
kenarında bayram havası
Bizim sınıf
onu çok severmiş”
Öncelikle
arayı fazla soğutmadan şu cam kenarının bayram havasını açıklıyım. Ekinim tüm
cam kenarı sana minnettar. Özellikle Emrah. Duvar kenarına olan yardımlarında
(özellikle tostlarda) unutulur gibi değil.
Seninle
sadece sınıftan değil hatta sınıftan önce pansiyonda tanıştık. O zamanlar
sürekli birlikte olduğun arkadaşlarına teşekkür edebilirsin çünkü onlara
duyduğum antipati (valla sadece lise 1’de) sayesinde. Sana duyduğum sempati 2
katına çıktı. (Nuray, Sercen, Ece, Meltem D bana çalacaklar).
Ne diyim
valla Ceren, öyle iyisin ki inşallah karışana bunu suiistimal edecek insanlar
çıkmaz. Başarılar, öptüm
Dilşat
Canım Ceroş’um!
Vay be, lise
3 olduk da yıllık hazırlıyoruz. Zaman ne çabuk geçiyor değil mi? Bu üç senenin
sadece 2 yılını seninle geçirdim. Keşke lise 1’de de sana yakınlaşıp içindeki
güzellikleri daha erken keşfedebilseydim.
Bazen ne
düşünüyorum biliyor musun? Senin bir melek olduğunu…ya bir insan bu kadar
fedakar olabilir mi? Bu kadar temiz kalpli ve yardım sever.
Bazen de
seni pollyanna olarak düşünüyorum. Sanki ilkokuldan bu yana anlatılan ve ders
almamız istenilen pollyanna sensin. Hayatın boyunca bu özelliğini yitirme can
dostum. Hayata bakışın hey bu yönde olsun.
Yüzündeki
gülücükler, kalbimdeki güzellikler hiç solmasın. İlerleyeceğin yolda içindeki
samimiyet yoldaşın, yüzündeki güneş fenerin olsun…
En büyük
dileğim yollarımız ayrılmasın, aynı üniversitede aynı amaç için uğraşalım.
Dileğinin gerçek olması ümidiyle…
Cadın Büşra
1.sınıfta pansiyondaki soğuk savaş döneminde pek
tanıyamadım seni, müttefikim olmadığın içinJ
Seninle asıl
muhabbetimiz lise 2’de aynı sınıfta olmamızla başladı. Seni tanıdıkça taktir
ettiğim yönlerinde gittikçe artıyordu.
Çalışma
azmin ve dakikliğin bunların başında geliyor. Aslında çok hakkın var üzerimde.
En azından her sabah gelip bizi uyandırman bile yeterJ
Bir de
haberin olsun Türkçe’de “hayır” diye bir kelime var. Hiç kullandığını duymadım
da belki bilmiyorsundur diye düşündüm. Bizi yaptığın onca iyiliğe karşılık bizim
de sana bir yararımız dokunsun değil mi?:)
Hayatın sana
senin kadar iyi yıllar getirsin. Daha iyisi de olamaz zaten. İlerde de görüşmek
dileğiyle.
Meltem Atalar
Ceren’le sohbetimiz lise 2’de başladı demek bile tam doğru
olmayabilir. Ama bu sene kendisiyle çok iyi bir arkadaşlığım var (Allah
bozmasın) J
Bence Ceren
kim ne derse desin sınıfımızın en hanımefendi kızı. Çünkü nerede ne yapacağını o
kadar iyi biliyor ki şaşırmamak elde değil. Ayrıca sınıfın enlerinde en zekiye
Ceren’i yazmak gibi doğru bir seçim yapmamış tırım şimdiye kadar. Çünkü ben
gözlemlerimde pek yanılmam.
Birde benim
yaptığım esprilere çok içten gülmesi her zaman hoşuma gitmiştir. J
Ceren’deki
bu samimiyeti her zaman taktir edeceğim. Ayrıca Ceren ile ilgili bir laf geçerse
hemen kızarırJ
Ceren’in
sınavı kazanacağına dair ufak bir şüphem yok. Umarım beni yanıltmaz.
SFL’den
sonra unutmaman ümidiyle.
HeRuT
Kısmen lise 1’de başlayan arkadaşlığımız, lise 2’de Rıza
Hocanın beni senin arkana oturtmasıyla hat safhaya ulaştı. Aslında senin o zaman
ne kadar iyiliksever biri olduğunu anladım J
Lise 1’de
arkadaşlarımın yüzünden bozulan ortalamam, senin sayende tekrar düzeldi. Sana ne
kadar şükretsem azdır. Sensiz bir hiçim, sen olmasan ben ne yapardım(!) Herhalde
biraz fazla abarttım. Şaka maka bir yana çok iyi bir arkadaşım. 2 sene sonra
iddiayı kazandığım zaman görüşürüz.
Umarım ömür
boyunca hep böyle mutlu ve sevecen olursun.
Sevgilerle
Emrah Gülyaşar
Pansiyonumuzun, okulumuzun lise 1 boyunca odamızın iyilik
meleğisin sen. Bu okulda seni sevmeyen yok bunu çok iyi biliyorum. Bencillikten
nasibini almamışsındır. Arkadaşların için elinden gelen her şeyi yaparsın,
cömertsin ama herkesin bir sabrı var eğer zorlasak ağlarsın, çünkü hassassın.
“Herkes
mükemmel olabilir çünkü herkes hizmet edebilir. Hizmet edebilmek için üniversite
bitirmeniz gerekiyor. Hizmet edebilmek için özne ve yüklem arasındaki uyumu da
düşünmeniz gerekmiyor. Sadece zarafetle örülü bir yüreğe ihtiyacınız var ve de
sevginin yarattığı bir ruha” Senin hayatın bu söz üzerine kurulu. Hep böyle
kalman ve hep mutlu olman dileğiyle.
Meltem Düğüncü
Ceren’le aramız daha bu yıl yavaş yavaş iyi olmaya
başlıyor. Aslında Ceren’i önceden de seviyordum. Ama çok fazla diyalogumuz
olmuyordu. Bu sene daha çok yakınlaştığımız için çok mutluyum. Beni sabah
namazlarına hep Ceren kaldırıyor. (ya da kaldıramıyor). Bu yüzden ona
minnettarım. Ceren inanamayacağınız kadar şeker bir kız. Tabi beni gıdıklamadığı
zamanlar. Bazen Ceren’e çok kanım kaynıyor. Bende ısırmayı çok severim. Onu tam
ısıracağım zaman bir şey söylüyor ve girişimde bulunduğuma bile beni pişman
ediyor. Şimdi size ne söylediğimi söylemeyeceğim ama…
Ankara’da
görüşmek üzere kendine iyi bak canım….
Hatice
Ceren’le arkadaşlığımız taa milattan önce (m.ö) ilkokul
4’e dayanıyor. O zamanlar Ceren ufacık, tefecik içi dolu fıçıcıktı, tabir-i
caizse. O kadar küçüktü ki ara sıra cebime girip beni gıcık ediyordu J şaka bir
yana Ceren gerçekten de o zamanlardan beri çocuksu duygulara sahiptir, her an
dokunsanız ağlayacak gibi bir hali vardır. Hatırlıyorum da bir keresinde
dershaneye geldiğinde gözünde yumruk kadar bir morluk vardı,biz de tabii hemen
sorduk “Ceren o ne?” Ceren biraz sinirlenmiş gibi oldu. Sonra biz onu teselli
etmek için üzülme Ceren mor da bir renktir, deyince. Hocanın desteğini de
arkasına alarak bizimle söz düellosuna girdi vs…Her neyse kader ondan sonra bizi
sınıf olmasa da aynı okula taşımıştı. İkimiz de Elbistan Anadolu Lisesinin
kazanmıştık. Ortaokul boyunca Ceren’le fazla samimiyetimiz olmadı ama tekrar bir
sınava girdik. LGS evet o sınavdan da galibiyetle ayrıldığımı düşünüyordum ki
çok acı bir haber aldım. Cerende SFL’yi kazanmıştı. Her ne kadar ilk başlarda
üzüldüysem de sonralardan Ceren’i daha iyi tanıyınca samimiyetimiz arttı ve çok
iyi dost olduk çünkü bu sefer aynı sınıftaydık! Çok güzel şeyler yaşadık
Ceren’le doğum günleri, kantin sohbetleri falan. Ve şimdi yolun sonuna geldik.
Bakalım bundan sonra aynı üniversiteye gidebilecek miyiz? Bundan sonraki
hayatında Ceren’e başarılı ve sağlıklı bir yaşam sürmesini diliyorum! Kendine
iyi bak.
Furkan Savaş
Lise 1’de çok uzaktık. Hiç konuşmadık. Lise 2’de aynı
sınıftaydık. Yine fazla muhabbetimiz olmadı. Lise 3’de sınıf öyle bir kaynaştı
ki herkesin birbirleriyle samimiyeti vardı.
O kadar
yardımseversin ki bunu önümde oturduğun zaman anladım J Az yardımlaşmadık.
Hiçbir söylediğime itiraz etmedin. Çoğu kez kendin zor durumda kalacak olsan
bile…
Yaptığın her
şey için teşekkürler. Kendine dikkat et.
Görüşürüz.
Ahmet Güler
Bir tanecik İLK YARDIM’ım benim. Sanırım ailemden biri
olsan ancak bu kadar yakın davranabilirdi. Bana tüm yatılı kızlar gibi benim
üzerimde de öyle hakkın var ki…
Yaptığım tüm
kaprisleri çektiğin, tüm gıcıklarıma katlandığın, üç senedir her sabah beni
kaldırdığın için, sayısız kopyaların için, su savaşları için, başaramasa da beni
ders çalışmaya zorladığın için ve en önemlisi dostum olduğun için sonsuz
teşekkürler.
Meslektaş
olduğumuzda da olacağımızdan eminim.
Lütfen hep
gül, o güzel yüzüne gülmek öyle yakışıyor ki…
Nurayyy
Hemşehrim benim gurbette en iyi şey iyi bir hemşehrimdir.
Her ne kadar Ceren Malatya’da fazla bulunmamış da olsa, olsun kanında
Malatyalılık var. Ceren’le ilk başta 9-A sınıfında aynı sınıftaydık. Sonra
sınıflar karıldı farklı sınıflara düştük, tekrar lise 2’de karılınca yine aynı
sınıflara düştük. Ceren’in en taktir ettiğim özelliklerinden biri bir
kompozisyonun da belirttiğim gibi sorumluluk aldın mı yerine getiriyorsun. Helal
olsu, Malatyalı dan da bu beklenir. Açıksözlü olmak gerekirse biraz da
yüzsüzsün. Yani bazı hareketlerin bunu doğruluyor. Mesela gittiğim lokantanın
şekerlerini çalman ya da yemek sırasında önlere kaynayıp niye kaynadın deyince
de buna zaten benim sıram demen, birkaç örnek. Denemede senin cevap kağıdını
değiştirdikten sonra verdiğin tepki de hoşuma gitti. Değiştir, ama kiminkiyle
değiştirdiğini söyle. Umarım özünden uzaklaşmaz ve memlekete ve bize faydalı
örnek bir Malatyalı olursun.
Furkan Savaş
Sınıfımızın en aklı başında kızısın herhalde ne biliyim
hepsi çatlak olduğundan sen biraz sivriliyorsun belki deJ Harika ders
çalışıyorsun, aynı sınavda ben sayısalı bitirmeden sen sözeli bitirip sinirimi
bozuyorsun. Üstelik akşama kadar seni sinir etmek istesem de başaramayıp bir kat
daha sinirim bozuluyor ne diyim sen nasıl birisin böööle yaJ
Dediğin gibi
çok aklı başında birisin, umarım hayat seni değiştirmez hep böyle kalırsın. İyi
bir üniversiteye gider hayatını kazanırsın. Ankaralı olduğun için bana biraz
daha yakınsın ömrünün kalan kısmını Ankara’da geçireceğin için daha çok
görüşeceğiz senle inşallah J
Dokuzuncu
sınıfta seni tanımıyordu bile ama 2 yılda çok iyi tanıdım ve seni tanıdığım içir
çok mutluyum. Sende ilerde doktor olacaksın umarım hayat bizi meslektaş da yapar
(amin)…J
HEP MUTLU
OL, GÜLEN YÜZÜN HİÇ ASILMASIN TAMAM MI?
Alperen Coşkun
Sınıfımızın en zekilerinden biri de Cerendir. 3 senedir
düzenli ders çalışmasıyla sınıftaki en çalışkan öğrencilerden biri olmuştur. Hem
bayan hem de zeki olması dolayısıyla da öğretmenlerle arası bayağı iyidir. Bu
notlarına yansıdı zaten.
Sürekli saç
şeklini değiştirmesi (bazen 1 derste 2-3 şekil yapar) ve her zaman gülmesi onun
en önemli özellikleri. Ayrıca yardımseverliğinden nasibini almayan kalmamıştır
sanırım. Başkalarını bilemiyecem ama her ders yapamadığım 2-3 soruya yardımcı
olarak, sınavlarda netimi artırmama büyük etkisi olmuştur.
Hep ders
değil tabii ki. Sinemaya gitmeyi ve müzik dinlemeyi de çok sever. Sosyal hayatı
da iyidir yani.
ÖSS’de iyi
bir puan alacağını umuyorum. İstediğin bir üniversiteye gitmen dileğiyle…
Nedim
Cerencik, seninle ilk kez lise 1’de çok resmi bir şekilde
tanışmamıza rağmen yine de seni o günden beri seviyorum. Lise 2’de Büşra’nın
seninle aynı sınıfta olması. Senden bahsetmesi benim seni daha yakından tanımamı
sağladı. Sonra yine Büşra sayesinde seninle daha çok şey paylaşınca gördüm ki
ilk günden beri hiç yanılmamışım.
Gerçekten
çok iyimser ve iyiliksever birisin. Seninle şaka yollu tartışmalarımız senin
bizim zamansız gevezeliklerimizi eleştirmen bile inan çok güzel ve
eğlendiriciydi. Gerçekten de seninle hiç aynı sınıfta okumamıza rağmen bazı aynı
sınıfta okuduğum arkadaşlarımdan daha samimisin ve daha daha sıcak
davranıyorsun. Umarım bende senin üzerinde böyle güzel etkiler
bırakabilmişimdir. Çok başarıl bir doktor ve hep böyle temiz yürekli ve samimi
ol canım arkadaşım
Fatma yekeler
Cerenciğim
Güzel,
şirin, sevimli, akıllı…Daha nice güzel söz seni anlatmak için. Tabi bir de ruh
güzelliği ki o en güzeli.
9-D’deki
güzel hatıralarımın, yaşadığım mutlu dakikaların en sevdiğim ortaklarından biri.
Umarım sana kendimi yeterince anlatabilmiş, aynı duyguların sana da
hissettirebilmişimdir.
Hayallerine
ulaşacağından kuşkum yok. Umarım hayat sana hep gülen yüzünü gösterir.
Mutlu olman
dileğiyle.
Ayça
Üç yıldır aynı sınıfta olduğum beş arkadaşımdan biri.
Sınıf içerisinde hanımefendiliği ile hep tanınan Ceren ayrıca geleceği için
ÖSS’ye de çok sıkı çalışarak hazırlanmaktadır. Deneme sınavlarında ben daha 50
soru çözmeden O sayısalı bitirmekte ve sınavdan bir saat kadar önce çıkmaktadır.
Vala
abisinden çok çektim ama kendisi ile aram üç yılda da çok iyiydi. Ayrıca
arkadaşımın yardımseverliğinden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Birçok kişinin
yazılıda güvencesi olmuştur. Elinden gelse sınıftaki herkesin yazılı kağıdını
kendi doldurur.
Seni hep iyi
anılarımda hatırlayacağım Ceren, inşallah sende bizleri unutmazsın.
Hakan Erarslan
İyi ki seni tanımışım. Senin gibi biriyle arkadaş olmuşum.
Gerek kişiliğinle, gerekse hal ve hareketlerinle nerdeyse dört dörtlük birisin.
Seninle lise
2’de tanışma fırsatı bulmuştum. Tam tahmin ettiğim gibiydin. Çünkü Kaan’ın
kardeşiydin. Arkadaşlarına karşı tutumun, istikrarlı davranışlarınla olman
gerektiği gibisin. Bana yaptığın her türlü şey için teşekkür ederim.
İsa
Valla hemen hemen herkese, takılacak bir şeyler bulmuştum
ama senin aşırı pozitif olmandan mıdır, aşağı yukarı herkesle anlaşabilmende
midir, uğraşacak hiçbir şey bulamadım. Of Ceren, ne sıkıcısın yaaa!:)
Şaka bir
yana. Seni tanıyabildiğim kadarıyla olumsuz hiçbir şeyini görmedim. Hep
etrafındakilerle uyumlu biri olarak göze çarptın. Belki örnek öğrenci bile
sayılabilirsinJ
Her şey
gönlünce olsun…
Burcu
3 sene boyunca hep iyi vakit geçirdik. Nedense pansiyonda
ben hep seni birilerini gıdıklarken ya da birini döverken (!) görüyorum. Yani
pansiyonun neşesisin.
İnşallah hep
hayatın boyunca böyle neşeli, başarılı, mutlu, sevgi dolu kalırsın!...
Sen de bana
değdiğin gibi hiç kimse için üzülme!...
Mutluluklar(!...)
Bir insan olduğunu düşünmüyorum ya senin insan üstü
özelliklerin var. Ya insan hiç mi bir şeye hayır demez hiç mi bir şeye olmaz
demez. Sen hiçbir insanı kırdın mı? Allah aşkına. Bencillik, egoistlik şok
sende. Sen paylaşmayı, yardımseverliği, sevecenliği kendine ilke edinmişsin. Sen
benim kardeşimsin. Seninle kardeşimle paylaştıklarımdan daha çok şey paylaştım.
Zannetme ki yıllık olduğu için seni övücü sözler yazıyorum. Bunlar şimdiye kadar
ifade edemediğim şeyler. Seninle aynı kaşıkla yemek yedik, aynı yatakta
yattığımız zamanlar bile oldu. Bu kadar yakın olduktan sonra seni nasıl
unutabilirim. Biz bir aile olduk burada seninle, birlikte uyandık seninle
birlikte yemek yedik, seninle birlikte ağladık ve seninle birlikte güldük. Çünkü
ne ben ağlarken sen dayanabilirsin, ne de sen ağlarken ben dayanabilirim ben
benim bir parçamsın. Buradan ayrılırken de bu parçayı sana emanet ediyorum,
lütfen buna çok iyi bak. Senin dostluğunu kaybetmek çok zor ve bana
yaptıklarına. Bana öğrettiğin şeyler ve bana yaptıkların için çok teşekkür
ederim. Hakkını helal et. İnşallah seninle birer doktor olarak karşılaşırız. Sen
ömrüm boyunca unutamayacağım dostlarımdansın. Umarım inşallah hiçbir duanı geri
çevirmez. Sen her şeyin en iyilerine layıksın. Dualarım seninle dostum,
kardeşim, meleğim.
Nisa
|