|
Sen benim için asla
yazılarla anlatılamazsın. Çünkü hayatımız hep beraber sürüp gidecek. Buna
eminim.
Senden ayrılmaktan
daha fazla koyacak bir şey yok bence…
SENİ SEVEN YOLDAŞIN
Akif Özalp
Cihanla
birbirimizi 1.sınıfta tanıdık, önce arkadaş olduk sonra dost, sonra kardeş sonra
kardeşten öte.
Aynı
havayı teneffüs ettik, aynı türküleri söyledik, aynı ekmeğe iki ısırık attık,
aynı sırayı paylaştık, hayallerimiz bile ortaktı. 3 senede kenetlendik
birbirimize.
Ağalık cömertlik şöyle bir kenarda dursun. Sen de altın kalbinle dağıttığın saf
sevgin var. Hele o bilmiş tavırların. Cihan ben seni anlatmakla bitiremem.
Kalbimde her zaman yeri olan birkaç isimden birisin. Tüm hayallerinin bir gün
gerçek olması dileğiyle…
Oğuz Kaan
Önem
Ağam seni ilk
gördüğümde pek sevmemiştim. Nedense tipine ısınamamıştım. Yani ilk görünce
tipten kaybediyorsun. Yanlış anlama yakışıklı karizmatik adamsın ama bende öyle
bir izlenim kalmış. Zaten Akif, sen ve benim aramdaki ezeli rekabette sen bir
adım öndeydin, yılbaşı faciasından sonra aradan çekilden(!) sonra gittin
kalbinin kapısını başkasına açtın. İnşallah bir daha faciayla sona ermez. Ben
inanıyorum sabırla ve azimle devam edersen bu sefer başarırsın. Lise 1 ve lise 2
de aynı odadaydık sora odalarımız ayrıldı. Ama bizim gönlümüz bir, aradaki
koridor arkadaşlığımızı etkilemedi. Lise 1’de ışık yüzünden seninle dövüşüyorduk
az kalsın. Lan sana orda bir temiz çalacaktım da millete şükret. Zor aldılar
elimden seni. Geceleri çıkardığın seslere rağmen seni çok seviyorum. Senin
sayende hafta sonları ne güzel kahvaltı yapıyorduk. Haya anlamıyorum, nasıl
başarıyorsun. Ustadan o kadar levazımatı almayı.
Seni
hiç unutmayacağım inşallah sonraki hayatta da beraber oluruz.
Öptüm gözlerinden
Emrah Gülyaşar
Cihan ağa
niydiysın hacı la. Hatırlıymısen okula ilk geldiğin günlerde hep artistlik
yapıyordum sana. Sende bana sanki düşman gibi bakıyordun. Hiç o Cihanla şimdi ki
Cihan bir olabilir mi? Baba seni çok özleyeceğim valla. Ben seni herkesten
farklı sevdim gardaşlıkla. Ben seni gerçekten sevdim, yürekten. Cihan
anlatabiliyor muyum. Gardaşlık şu gariban Eren’i unutmayasın. O seni gerçekten
çok sevdi. O iri yapılı ve saldırgan duruşun altındaki temiz kalbini şu SFL bir
görebilse oturur benimle birlikte ağlarlar. Seni tanığım için kendimi çok şanslı
hissediyorum. İnşallah bu fırsata başkaları da erişebilir.sen benim hep Cihan
gardaşım olarak yüreğimdeki yerini muhafaza edeceksin. İnşallah bir gün seni
görüp de boynuna sarılma fırsatı verir Allah bana. Sende beni unutmayasın hemi
hacı. Bir gün ünlenirsem seni menajerim yapacam la Cihan. Paranın dibine vuracaz
söylediğim şarkılarda bana vokalistlik yaptığın için çok sağolasın. Öz gardaşım
inşallah her şeyin en iyisine sen müktedir olursun. Birlikte geçirdiğimiz acı ve
tatlı her an dünyanın inadına baki kalacak. Senden bir şey isteyeceğim Gardaşlık
dinlediğin her arabesk parçada fazla değil şöyle 5-10 saniye beni aklından
geçirirsen çok sevinirim. Seni hep özgardaşım. Cihanım olarak hatırlayacak ve
birlikte seslendirdiğimiz o muhteşem eserleri fırsat buldukça icra edeyim. Canım
gardaşım her şey gönlünce olsun. Her zaman arkandayım Cihan baba. Bu parçada
sana koptu gönlümden.
Artık kolay değil onu gel sen bana sor
Günlerim yalnız seni aramakla geçiyor
Kader ayırdı bizi elimizden ne gelir
Sabrın sonu selamettir başa gelen çekilir…
Beni
unutma Cihan
Eren
Saygı değer çok
muhterem Cihan Ağam. Öncelikle beni hizmetinizde çalıştırarak marabanız olmakla
şereflendirdiğiniz için teşekkür ediyorum…
Okula ilk geldiğinde kullandığın ve pek alışık olmadığımız sözlerinle, o
gülüşünle ve hareketlerinle hep etrafına neşe saçtın. İlerde senin la bah
deyişini özleyeceğiz herhalde.
Voleybol oynarken Furkan’ı sinir edişinle, kendine özgü hareketlerinle ve
birilikte yaptıklarımızla seni hep hatırlayacağım. Umarım bende senin üzerinde
kendimi hatırlatacak izler bırakmamışımdır.
Meriç
Değirmenci
Afşin’den SFL’ye
eğitim amacıyla hicret etmek zorunda kalan, soyunun son örneklerinden hatta
belki de son örneği. Kimileri onu miroğluna, kimileri çakıra kimileri ise polata
benzetiyor. Ama o bunları değil kendisine en çok yakışanı seçiyor, ve AĞA olmaya
karar veriyor. Bu yolda hızla ilerleyen Cihan Şahan lise 3’de artık gerçek bir
ağa olmuş, marabalarıyla birlikte güzel bir hayat sürmektedir. Ama gerçekten de
ağalık ona yakışmaktadır.
Sayın Cihan Şahan bir gün ağa olur mu bilmem ama inşallah büyük ötelin önünde
gördüğümüz o bakarken ağzını kapatmayı unuttuğun Mercedes’e sahip olursun
J
Ayrıca Cihaaaan Olaylara karışma!!!
Gazihan Işıldak
Bu okulu bana
sevdirenlerden bir diğeri Cihan Ağa.
Kendisiyle lise 2’de başlayan münasebetimiz lise 3’de çok sıkı bir dostluk
haline dönüştü. Ama ben bundan hiç mi hiç pişman olmadım. Aksine Cihan Aga’nın
marabası olmaktan gurur duymuşturam
J
Ama
o diğer ağalar gibi kendini zorla kabul ettirmedi bize. O bizim benim herkesin
AGASI oldu gönüllerde. Çünkü o kadar içten ve samimidir ki…
Çoğu
kişi Cihan’ı cimri olarak bilir ama benden bir şeyini esirgediğini görmedim.
Cihan AGA’mız çok da mert bir agadır. Her ne kadar her bilek güreşi önce
“Mustafa’yı yeneceğim” dese de yendiği görülmemiştir.:)
Kendisiyle bu SFL’de geçirdiğimiz bir sürü anılarımız vardı. Cihan’ı okuldan
ayrıldıktan sonra çok özleyeceğim onu unutamam umarım o da bu hocasını unutmaz…
La
Cihan senin “la bohum” demeni dahi özleyeceğim
J
Herut
Bana bir şey
anlatacağın zaman illa ki süründürdün beni. Sen bir tahmin et diye. Tatillerde
eve giderken bütün yol boyunca benim tahmin etmemi bekler, terminale yaklaşırken
söylerdin ne söyleceksen.
1.sınıfta dertleşirdik seninle bazen, zamanla bu alışkanlık oldu, samimi
oluverdik. Bana anlattığın sorunlarına birazcık yardımcı olabildiysem ne mutlu
bana. Kısa bir dönem kopukluk yaşasak da yine güvenimi kazandın, umarım bende
seninkini kazanabilmişimdir.
Aslında bu benim güvenin bazen senin zararına olmuştur. Mesela şu konakta çay
meselesi gibi
J
dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmuştunuz tam anlamıyla.
Sınıflarımız ayrılmasına rağmen aramızdaki bağın kopmaması mutlu etmişti beni
hep, çünkü hep bir abim olmasını isterdim, olursa da senin gibi
olmasını…Aramızdaki bağ kopmadı kopmasına da sen sınıfın değişince biraz işgalci
gücünü kullandın gibi. Çalışsa kümenizin adı Cihan Ağa ve Marabalar dı.
Sınıfların değişmesi senin saltanatının başlaması demekti sanki.
Babana olan düşkünlüğün hep aklımda olacak. Bir de kaliteli smaçların tabii.
Aslında gözlerini kısıp gülmeni de unutman herhalde. Ama sen her ihtimale karşı
bir ömür sık sık gülüp unutmama katkıda bulun…
“Keşke”lerine kavuşman dileğiyle…
Meltem
Cihan’la
tanışmam lise 1’de yaşadığımız bir sıra kapma krizine dayanır. Kendisiyle olan
dostlumuz ilk kez onun bana “buradan kalkacaksınız! Buraya oturacaksınız!!
Sözlerini söylemesiyle başlamıştı. Her ne kadar kötü bir temel gibi görünse de
bu olay sonradan aramızdaki en komik geyik olarak kaldı. Gerçi bunun abartılması
zaman zaman onu sinirlendirdi ama onun doğasında olan hoşgörü sayesinde her
zaman komikliğini korudu. Arkadaşım bu okula geldiğinden beri kendisini de
oldukça geliştirdi. Aslında buna kontrolsüz gücünü, kontrol altına almayı
başardı desek daha doğru olur. Lise 1’de voleybol oynarken attığı servislerde
tribünlerdeki (oraya tribün demek ne kadar doğru bilmiyorum) bir labut edasıyla
devirmekten maçlarda “Cihan bizi de Afşin’e götür” sloganlarına layık olmaya
kadar… nerden nereye dediğinizi duyar gibiyim
J
Aslında şu anda bunları yazarken, onunla sadece bir yıl aynı sınıfta olmamıza
rağmen ne kadar çok şey paylaştığımızı daha iyi anladım. Sanırım bunları onun
vefasına borçluyum. En uzakta olduğumuz anlarda bile benden en azından bayram
mesajını esirgemeyen çok sevgili dostum Cihan’ın hiçbir zaman üzülmemesi
dileğiyle…
Müge
Vay bir tanem,
canım kan kardeşim seni tanımak olanaksız bir şey çünkü sen ayrı bir kategoride
yer alıyorsun. Neyse espriyi bir yana bırakalım. Bulunması çok zor bir dostsun..
senin için kafamı ortaya koysam hakkını ödeyemem. Çünkü beni lise 1’den bu yana
koruyan şu an ki Mustafa’yı Mustafa yapan sensin. Eğer sen olmasaydın bu okulda
ezilir giderdim. İyi ki sen varsın. Seninle çok zaman geçirdik. Hiçbiri
anlatılacak gibi değil ancak yaşayanlar değerini bilir. Tokat macerası, etütten
kaçmalar (disipline gittiğimiz), çorba merakı, lise 1 yazılıları (aynı sırayı
paylaşırken) daha neler olmadı ki…bana karşı gösterdiğin samimiyeti kardeşim
bile gösteremez. İleride görüşmek üzere…
İrtibatı koparmayalım.
Mustafa
Eren
Sevgili Cihan
Ağam,
Seninle iyi kötü üç yıl geçirdik. Seninle üç sınıfımızda yani 9-D’de
karşılaşmıştık ilk, sen okula sonradan gelmiştin. Babanla birlikte, baban seni
gerçekten iyi övmüştü. O övmese de samimi gülüşün seni anlatmaya yeterdi. cihan
bazen sana çok kızdığım anlarda oldu. Ha birde çok şanslısın. Sana pek belli
etmesem de kızdığım oldu ama bu kızgınlıklarım yine senin sayende çok kısa
sürdü. İçinden kötü bir şey geçmediği halde gaza geldiğinden mi nedense öyle
işte. Sen sadece bir ağa değil marabalarının sevgili, güleç hafif çocuksu
yarenisin. Sana çocuksu dediğim için belki kızacaksın ama sen de biliyorsun ki
hepimiz bazen çocuğuz. Her ne kadar hayat öyle olmamızı söylese de Cihan Ağam
sana bir tavsiyem olacaksa şudur;
Seni
küçük görmeye çalışanlara vereceğin en büyük cevap susmaktır bazen. Sen benim en
samimi yürekli arkadaşlarımdan birisin. İnşallah hayatın dilediğince ve mutlu
geçer.
Ahmet
Şahin
Cihan
lise 1, lise 2’de sıradan biri olmana rağmen lise 3’teki samimi duygularınla en
iyi arkadaşların arasında yer aldığını içtenlikle söyleyebilirim. Senin
hedeflerin çok büyüktü, fakat ne yazık ki seni bunlardan alı koyacak engeller
daha da büyüktü. Seni henüz açılmamış açılması için uygun şartlar bulamamış bir
tohuma benzetiyorum. Allah sana bu tohumun kabuğunu çatlatma imkanı inşallah
eninde sonunda verir. İştin senden tek istediğim bu firsatı çok iyi
değerlendirme. Tohum açtığında oa fasulye olup kalma haa, kökleri 100 150 metre
ötelere giden bir çınar ol ki herkes senin gölgenden faydalansın.
Lise
3’de Allah’tan istemeye benim için dua etmeye başladın. İnşallah duanı hiç eksik
etmezsin bizden. Benim dualarım seninle. Her şey gönlünce olsun, ne olursa
hayırlısı olsun.
Eyüp
Cihan AĞAM benim
okulda geçirdiğimiz üç yılın sonuna geldik, dikkat ettiysen okulda dedim çünkü
Ağam seninle dana geçireceğim birçok yıl olacak inşallah. O kadara çok anılarımı
var ki saymakla bitmez. O okuldan kaçtığımız günleri o maç yaptığımız günleri
unutmak mümkün mü. Sen her zaman cömert oldun, sen her zaman arkadaşlarına karşı
büyük sevgi duydun, sen her zaman arkadaşlarını korumaya çalıştın, sen hiçbir
zaman arkadaşlarına kötülük düşünmedin. Bunlar seni sevmem için yeterde artar
bile. İlerde de seninle daha çok okey oynayacağız ve daha çok maç yapacağız
inşallah. Çünkü senden kopmak çok zor ağam daha birçok yıl arkadaşlığımız
sürecek. Seni bırakır mıyım ağam. Yüzünden gülücükler inşallah eksik olmaz ağam
sen üzülme ki biz de üzülmeyelim. Allah’a emanet ol.
Alperen
Türkay
Afşin’in Medar-ı
İftiharına
Ulan
Cihan şu okulun başladığı ilk günden itibaren aynı sınıftayız. İki yıl aynı
sırada oturduk. Çok şey paylaştık (yazılılar da dahil) Pansiyonda kalmamız için
Tugay hocadan izin istediğim gün dün gibi şu okulda unutulmaz ne anılar yaşadık.
Sırada az vurmadık birbirimizin omzuna (sen hep morartıyordun) lise 1’de ve lise
2’de çok takıldık sana “oy” diye. Affet be Cihan. Gerçi sen hiç kızmadın bize. O
kadar yakındık ki kızamıyorduk birbirimize. Fakat lise 3’de tam bir ağa oldun
artık. Biz marabalarını etrafına toplamayı başardın.
Ağam
sen harikulade bir insansın. Cömertliğin, iyiliğin, arkadaşlığın hatta kolumdaki
morluklar için beli çak sağol. Birde şu hiçbir şeyi beğenmeme huyundan vazgeç be
ağam. Tamam ağasın beğenmezsin ama abartma. Birde senin bile bilmediğin şeyler
olabileceğini unutma ok?
İnşallah istediğin gibi Cerrahpaşa Tıp’ı kazanırsın, beraber İstanbul’da okuruz.
Seni hiç unutmam söz. Sende unutma beni. Asla ayrılmayız umarım.
Recep
Sınıfımızın
biricik ağası,
Diğer ağalardan farklı olarak senin sıcak gülüşün ve sevecen hareketlerin tüm
okulu maraban yapmaya yetti. Senin o sihirli parmaklarını unutmak imkansız. Ne
zaman bankamatiğime el atsam içinden para çıkarmayı başarırdın. Seninle geçen
bir 3 sene keşke hiç bitmese ama ne yapalım. Seninle geçirdiğimiz o Tokat
macerasını, piknikteki uzun eşeği…
Hele
hele etütten kaçıp yaptığımız o keyifleri unutamam. Bak birbirimize söz
verdiydik İTÜ’de buluşacaktık. Umarım ikimizde unutmayız. Sağlıklı ve mutlu bir
hayat geçirmen dileğiyle.
Emre Farımaz
Ağamız, baş
tacımızdır. Cihan liderlik vasfıyla ön plana çıkmıştır. Derslerinde de başarılı
olduğunu inanıyorum. Bu sene çok atakta gözledik Cihan’ı cihan ilerisi için
büyük işler yapmayı planlayan bir insan. Ve bu yolda başarılı olmaması
olanaksız. Çünkü o doğuştan iş yapmaya meyilli. Cihan’ın hatırlayacağımız bir
yanı da sempatik gülüşüdür. Büyük hedefleri olan Cihan’a hayatı boyunca mutluluk
ve esenlikler dileriz.
İş
ortağın Hacı Hüseyin
Hüseyin Silay
Cihan Şahan
ismini ilk olarak lise 1’in ilk haftasında duymuştum. Bir sıra paylaşımında siz
buradan kalkacaksınız diye bir cümle kurmuş. Ardından lise 2’deki ilk dört
sınavını duydum. Daha sonrada tanışma şerefine eriştik zaten. O okulun Cihan
ağası, voleybolun piri, Afşin’in medar-ı iftiharı Cihan Şahan. Okulda bir kısım
öğrenciler CM oynarken üç kere Cihan yazınca bütün futbolcuları bedava
aldıklarını iddia etseler de ben hiç şahit olmadım. Pansiyonda 1.katın
penceresinden Hatice’ye bağırıp eğlence istemişsi unutmadığım bir diğer
esprisidir. Bir gün yine maçları var bunların bizde de yaş pasta. Pastayı
soyunma odasına koyduk. Bunlarda maça çıktı. Bu Gazi’den gizlice anahtarı aldık
soyunma odasına gitti. Maç bittiğinde kimse maçtan bahsetmiyordu herkes pasta
için soyunma odasına koşmuş, bir koca takım, bir koca pastayı 90-100 sn içinde
yermiş onu öğrendim. Tabi çatal bulamadığımız için herkes pastayı Cihan usulü
yedi. Elleriyle, sonradan öğrendim maçı kazanmışlar. Hayatın boyunca başarılı
olman dileği ile…
Alper
İşte karşınızda
Sivas birincisi olan voleybol takımımızın en estetik oyuncularından biri olan
ŞAHAN, CİHAAAN…
Son
yılında darbe yapıp 11-D’nin ağası olarak yönetime el koydu. Bazen marabalarına
söz geçiremezse de; yine de onlar ve sınıf üzerindeki otoritesi tartışılamaz.
Bu
okulda geçirdiği 3 yılda tabii ki sadece boyu uzamadı. Espri yeteneğini
geliştirdi. Lise 2’de bir ara onu kaybeder gibi olsak da lise 3’de aramıza geri
döndü. Lise 1’de Kaf Dağlarında olan burnunu (çok şükür) biraz aşağı indirmeyi
başardı. 3 yılda iyi bir arkadaş oldu. Bazen ağıra kaçsa da esprilerime hiç
alınmadı, ancak yakalanmadan kopya çektiğine hiç rastlamadım. İşte bu konuda
kendini biraz daha geliştirmesi lazım.
Tüm
arkadaşları tarafından çok sevilen Cihan Ağa’nın iyi bir doktor ya da pilot (ne
olmak istiyorsa) olacağından hiç şüphem yok. Çünkü o yaparsa ancak en iyisini
yapar. Hayat boyu başarı ve mutluluklar.
Merve Görücü
Sınıfımızın ve
okulumuzun bir tek ağasıdır. Cihan, marabalarıyla sınıfımızı himaye altına alma
çabalarının başarısızlıkları sonucunda ağalıktan atılsa da sıradan bir birey
olarak sınıfımızda yaşamıştır. Ee karizmasından da biraz kaybeden Cihan
delikanlılığından hiçbir şey kaybetmemiştir. (ara sıra kalemlerimizi kaçırması
hariç) yine de şen şakrak Cihan ağa’ya sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Kendinize
iyi bakın AĞA BEY!!
Nisa
Bozbıyık
Sayın Ağam,
Seninle lise 1’de samimi olduk ve hala devam ediyor dostluğumuz. Sen bizim değil
gönüllerimizin ağası oldun aslında. Herkes seni çok sevdi, ben dahil. Çok temiz
bir yüreğin var. Kimsenin hakkında hiçbir şekilde kötü düşündüğünü görmedim.
Sana değişik lakaplar koysalar bile sen benim gözümde adam gibi adamsın.
Voleybolunda muhteşem valla. Takımı sürüklediğin maçlarda yok değil. Seni asla
unutmayacağım Cihancığım. Umarım samimiyetimiz böyle devam eder, Cerrahpaşa
Tıp’a gitmen dileğimle.
Kendine iyi bak
Furkan Savaş
Cihan ağam, seni
ilk 9-D’de gördüğümde öyle sinir olmuştum ki geçmiştin kızların önüne. Anca
onlarla konuşuyordun. Geldik 9-B’ye ve işte ilk meşhur lafın ordan kalkacaksınız
oraya oturacaksınız. Üç yıl boyunca senden buna benzer bir çok enstantane
duyduk. Ama istersen burada yazmayayım. RTÜK kapatır valla
J
neler yaşamadık ki şu üç senede be Cihan? Buraya o kadar çok şey yazmak isterdim
ki….Ama sayfalar dolusu da yazamam ki ağam. Şunu söyleyeyim iki kardeş ne
paylaşıyorsa hepsini paylaştık biz seninle.
Cihan Şahan, sen bambaşka bir insansın yav. Hayatımda gördüğüm belli karakterler
var, ama sen ap ayrı bir şahsiyetsin. Hayatımda beni en çok sinirlendiren
insansın. Ama sonra kızgınlığımın en çabuk geçtiği insansın. Arkadaşlarından en
çok otlanan, aynı zamanda arkadaşlarına en çok para dağıtan, en bonkör adamsın.
Tam bir insan sarrafısın, adamın gözünden ne mal olduğunu anlıyorsun.
Arkadaşlarına çabuk değer veriyorsun. Sorumluluk almaya çalışıyoruz sonra
batırıp bırakıyorsun. Hiçbir şeyden memnun olmuyorsun. Eğer birine bir şeyi
kabul ettirmek istersen veya bir isteğini yerine getirmesini istersen, onun
ağzından gidip burnundan çıkıyor, yine de istediğini yaptırıyorsun. Senin ikna
edemeyeceğin insan yok şerefsizim. Her konuda her spor dalından anlıyorsun (!!!)
ama yine de şunu bil ki Cihan, en sevdiğim insanlardan birisin. Dedim ya,
bambaşkasın şunu da biliyorum ki, bende senin en sevdiğin insanlardanım. Birde
ufak tavsiyede bulunayım, kendini hep yenilemeyi çalış ve dostlarının
tavsiyelerime kulak ver. Hep görüşeceğiz ÖZGARDAŞ kendine çok dikkat et…
Bazen bir
telefon uzağı yakın eder, bazense uzamlıkları imkansız.
Stephen Levine’nin bir sözü vardır. “yakında öleceksiniz ve yapabileceğiniz bir
tek telefon görüşmesi varsa, kimi ararsınız? Ne söylersiniz? Ne söylersiniz?
Neden hala bekliyorsunuz?” bence bu söze aldırmamalı ve her şeyin bir zamanı
olduğunu unutmamalıyız.
Bir
fırsat için hazır olup sahip olamamak, sahip olup hazır olamamaktan daha iyidir.
Dilerim sahip olduklarını görüp değerini bilirsin. En başta da arkadaşlıkların.
Mutlu olman dileğiyle…
Esin
Örsçelik
Bir of çekse
Cihan’ı delecek nefesi benim dertli Cihan’ımın.
En
çok bu sene yakınlaştım ona, çok şakalaştım onunla. Ona deli deli bakar sinir
edimdim. Kafa adamdı Cihan, çok komikti istese de istemese de ben hep iyilik
gördüm ondan, unutulmaz Afşinlim o.
İyi
bir dosttur sen memnun bıraktın beni hadi eyvallah kendine iyi bak, gönlünce
yaşa, gönlünce. Beni unutma böylece mutlu ol
Nurdoğan
Çıkı
Cihan, SFL’nin
ağası. Belki de Türkiye’deki en son ağalardan biri benim bildiğim şu anda
Pötürge’de bir Maho ağa var, birde SFL’de Cihan Ağa var. Cihan’la aynı odada
kalıyoruz. Cihan, her ne kadar ağa olsa da iyi niyetli olduğundan dolayı hiçbir
zaman ağalığını odada bize karşı bir üstünlük görmemiştir. Tabi bizde ona
saygıda kusur etmiyoruz. Cihan’ın unutmayacağım yanı ise bazen parmaklarını
uzatıp Furkan çek demesidir. Cihan benim için iyi bir dost, umarım herkesin
Cihan gibi dostları Cihan’a mutlu bir hayat diliyorum.
Umarım her şey gönlünce olur…
Furkan
Boztaş
Seninle beraber
bir okulu daha bitiriyoruz. Darısı üniversiteye inşallah
J
belki de yeter senden çektiğim deyip benim yazdığım yerleri yazmazsın. Böyle
söylesen de haklısın valla. Kolay değil benim o kocaman valizleri taşımak. Ama
sen bana ne dersen de ben sana diyecek bir şey bulamıyorum. Yeri geldi abim
oldun yeri geldi arkadaşım. Bilmiyorum hakkını nasıl ödeyeceğim ama bildiğim bir
şey var seni hiç unutmayacağım. Gözlerindeki o ışıltıyı, sempatik hareketlerini,
konuşmanı hiç unutmayacağım. Hep böyle içten ve samimi olman dileğiyle. Beni
unutma üniversitede görüşmek üzere kendine çoook iyi bak.
Hatice
|