Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

48 CİHAN ŞAHAN


Memleket: Sivas
Cep Tel: 
0505 351 73 82
Ev Tel: 
0344 511 34 11
E-mail: 
Cihan46@mynet.com




Biliyorum sene hep AĞA diyorlar ama sende bilmelisin ki sen benim gerçekten AĞAM yani ağabeyimsin. Beni hep koruyan, beni hiç bırakmayan, yoldaş olan, gardaş olan, abi olan, kardeş olan hep sendin biliyor musun…Yediğimiz ayrı gitmeyen, ayrı olduğumuz vaktimiz olmayan paylaşmadığımız tek canımıza kadar gelen kardeşten öte birisin benim için.

 

            Sen benim için asla yazılarla anlatılamazsın. Çünkü hayatımız hep beraber sürüp gidecek. Buna eminim.

            Senden ayrılmaktan daha fazla koyacak bir şey yok bence…

            SENİ SEVEN YOLDAŞIN

 

                                                                                                                                                  
Akif Özalp


Cihanla birbirimizi 1.sınıfta tanıdık, önce arkadaş olduk sonra dost, sonra kardeş sonra kardeşten öte.

            Aynı havayı teneffüs ettik, aynı türküleri söyledik, aynı ekmeğe iki ısırık attık, aynı sırayı paylaştık, hayallerimiz bile ortaktı. 3 senede kenetlendik birbirimize.

            Ağalık cömertlik şöyle bir kenarda dursun. Sen de altın kalbinle dağıttığın saf sevgin var. Hele o bilmiş tavırların. Cihan ben seni anlatmakla bitiremem.

            Kalbimde her zaman yeri olan birkaç isimden birisin. Tüm hayallerinin bir gün gerçek olması dileğiyle…

                                                                                 

                                                                                                                                                 
Oğuz Kaan Önem



Ağam seni ilk gördüğümde pek sevmemiştim. Nedense tipine ısınamamıştım. Yani ilk görünce tipten kaybediyorsun. Yanlış anlama yakışıklı karizmatik adamsın ama bende öyle bir izlenim kalmış. Zaten Akif, sen ve benim aramdaki ezeli rekabette sen bir adım öndeydin, yılbaşı faciasından sonra aradan çekilden(!) sonra gittin kalbinin kapısını başkasına açtın. İnşallah bir daha faciayla sona ermez. Ben inanıyorum sabırla ve azimle devam edersen bu sefer başarırsın. Lise 1 ve lise 2 de aynı odadaydık sora odalarımız ayrıldı. Ama bizim gönlümüz bir, aradaki koridor arkadaşlığımızı etkilemedi. Lise 1’de ışık yüzünden seninle dövüşüyorduk az kalsın. Lan sana orda bir temiz çalacaktım da millete şükret. Zor aldılar elimden seni. Geceleri çıkardığın seslere rağmen seni çok seviyorum. Senin sayende hafta sonları ne güzel kahvaltı yapıyorduk. Haya anlamıyorum, nasıl başarıyorsun. Ustadan o kadar levazımatı almayı.

            Seni hiç unutmayacağım inşallah sonraki hayatta da beraber oluruz.

            Öptüm gözlerinden

                                                                                 

                                                                                                                 
Emrah Gülyaşar


Cihan ağa niydiysın hacı la. Hatırlıymısen okula ilk geldiğin günlerde hep artistlik yapıyordum sana. Sende bana sanki düşman gibi bakıyordun. Hiç o Cihanla şimdi ki Cihan bir olabilir mi? Baba seni çok özleyeceğim valla. Ben seni herkesten farklı sevdim gardaşlıkla. Ben seni gerçekten sevdim, yürekten. Cihan anlatabiliyor muyum. Gardaşlık şu gariban Eren’i unutmayasın. O seni gerçekten çok sevdi. O iri yapılı ve saldırgan duruşun altındaki temiz kalbini şu SFL bir görebilse oturur benimle birlikte ağlarlar. Seni tanığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. İnşallah bu fırsata başkaları da erişebilir.sen benim hep Cihan gardaşım olarak yüreğimdeki yerini muhafaza edeceksin. İnşallah bir gün seni görüp de boynuna sarılma fırsatı verir Allah bana. Sende beni unutmayasın hemi hacı. Bir gün ünlenirsem seni menajerim yapacam la Cihan. Paranın dibine vuracaz söylediğim şarkılarda bana vokalistlik yaptığın için çok sağolasın. Öz gardaşım inşallah her şeyin en iyisine sen müktedir olursun. Birlikte geçirdiğimiz acı ve tatlı her an dünyanın inadına baki kalacak. Senden bir şey isteyeceğim Gardaşlık dinlediğin her arabesk parçada fazla değil şöyle 5-10 saniye beni aklından geçirirsen çok sevinirim. Seni hep özgardaşım. Cihanım olarak hatırlayacak ve birlikte seslendirdiğimiz o muhteşem eserleri fırsat buldukça icra edeyim. Canım gardaşım her şey gönlünce olsun. Her zaman arkandayım Cihan baba. Bu parçada sana koptu gönlümden.

            Artık kolay değil onu gel sen bana sor

            Günlerim yalnız seni aramakla geçiyor

            Kader ayırdı bizi elimizden ne gelir

            Sabrın sonu selamettir başa gelen çekilir…

            Beni unutma Cihan

                                                                                 

                                                                                 
Eren



Saygı değer çok muhterem Cihan Ağam. Öncelikle beni hizmetinizde çalıştırarak marabanız olmakla şereflendirdiğiniz için teşekkür ediyorum…

            Okula ilk geldiğinde kullandığın ve pek alışık olmadığımız sözlerinle, o gülüşünle ve hareketlerinle hep etrafına neşe saçtın. İlerde senin la bah deyişini özleyeceğiz herhalde.

            Voleybol oynarken Furkan’ı sinir edişinle, kendine özgü hareketlerinle ve birilikte yaptıklarımızla seni hep hatırlayacağım. Umarım bende senin üzerinde kendimi hatırlatacak izler bırakmamışımdır.

                                                                                 

                                                                                                                                          
Meriç Değirmenci



Afşin’den SFL’ye eğitim amacıyla hicret etmek zorunda kalan, soyunun son örneklerinden hatta belki de son örneği. Kimileri onu miroğluna, kimileri çakıra kimileri ise polata benzetiyor. Ama o bunları değil kendisine en çok yakışanı seçiyor, ve AĞA olmaya karar veriyor. Bu yolda hızla ilerleyen Cihan Şahan lise 3’de artık gerçek bir ağa olmuş, marabalarıyla birlikte güzel bir hayat sürmektedir. Ama gerçekten de ağalık ona yakışmaktadır.

            Sayın Cihan Şahan bir gün ağa olur mu bilmem ama inşallah büyük ötelin önünde gördüğümüz o bakarken ağzını kapatmayı unuttuğun Mercedes’e sahip olursun J Ayrıca Cihaaaan Olaylara karışma!!!

                                                                                 

                                                                             
Gazihan Işıldak


Bu okulu bana sevdirenlerden bir diğeri Cihan Ağa.

            Kendisiyle lise 2’de başlayan münasebetimiz lise 3’de çok sıkı bir dostluk haline dönüştü. Ama ben bundan hiç mi hiç pişman olmadım. Aksine Cihan Aga’nın marabası olmaktan gurur duymuşturam J

            Ama o diğer ağalar gibi kendini zorla kabul ettirmedi bize. O bizim benim herkesin AGASI oldu gönüllerde. Çünkü o kadar içten ve samimidir ki…

            Çoğu kişi Cihan’ı cimri olarak bilir ama benden bir şeyini esirgediğini görmedim.

            Cihan AGA’mız çok da mert bir agadır. Her ne kadar her bilek güreşi önce “Mustafa’yı yeneceğim” dese de yendiği görülmemiştir.:)

            Kendisiyle bu SFL’de geçirdiğimiz bir sürü anılarımız vardı. Cihan’ı okuldan ayrıldıktan sonra çok özleyeceğim onu unutamam umarım o da bu hocasını unutmaz…

            La Cihan senin “la bohum” demeni dahi özleyeceğim J

                                                                                                                                                                                                                                                                              
Herut


Bana bir şey anlatacağın zaman illa ki süründürdün beni. Sen bir tahmin et diye. Tatillerde eve giderken bütün yol boyunca benim tahmin etmemi bekler, terminale yaklaşırken söylerdin ne söyleceksen.

            1.sınıfta dertleşirdik seninle bazen, zamanla bu alışkanlık oldu, samimi oluverdik. Bana anlattığın sorunlarına birazcık yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. Kısa bir dönem kopukluk yaşasak da yine güvenimi kazandın, umarım bende seninkini kazanabilmişimdir.

            Aslında bu benim güvenin bazen senin zararına olmuştur. Mesela şu konakta çay meselesi gibi J dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmuştunuz tam anlamıyla.

            Sınıflarımız ayrılmasına rağmen aramızdaki bağın kopmaması mutlu etmişti beni hep, çünkü hep bir abim olmasını isterdim, olursa da senin gibi olmasını…Aramızdaki bağ kopmadı kopmasına da sen sınıfın değişince biraz işgalci gücünü kullandın gibi. Çalışsa kümenizin adı Cihan Ağa ve Marabalar dı. Sınıfların değişmesi senin saltanatının başlaması demekti sanki.

            Babana olan düşkünlüğün hep aklımda olacak. Bir de kaliteli smaçların tabii. Aslında gözlerini kısıp gülmeni de unutman herhalde. Ama sen her ihtimale karşı bir ömür sık sık gülüp unutmama katkıda bulun…

            “Keşke”lerine kavuşman dileğiyle…

                                                                                 

                                                                                                                         
Meltem



Cihan’la tanışmam lise 1’de yaşadığımız bir sıra kapma krizine dayanır. Kendisiyle olan dostlumuz ilk kez onun bana “buradan kalkacaksınız! Buraya oturacaksınız!! Sözlerini söylemesiyle başlamıştı. Her ne kadar kötü bir temel gibi görünse de bu olay sonradan aramızdaki en komik geyik olarak kaldı. Gerçi bunun abartılması zaman zaman onu sinirlendirdi ama onun doğasında olan hoşgörü sayesinde her zaman komikliğini korudu. Arkadaşım bu okula geldiğinden beri kendisini de oldukça geliştirdi. Aslında buna kontrolsüz gücünü, kontrol altına almayı başardı desek daha doğru olur. Lise 1’de voleybol oynarken attığı servislerde tribünlerdeki (oraya tribün demek ne kadar doğru bilmiyorum) bir labut edasıyla devirmekten maçlarda “Cihan bizi de Afşin’e götür” sloganlarına layık olmaya kadar… nerden nereye dediğinizi duyar gibiyim J

            Aslında şu anda bunları yazarken, onunla sadece bir yıl aynı sınıfta olmamıza rağmen ne kadar çok şey paylaştığımızı daha iyi anladım. Sanırım bunları onun vefasına borçluyum. En uzakta olduğumuz anlarda bile benden en azından bayram mesajını esirgemeyen çok sevgili dostum Cihan’ın hiçbir zaman üzülmemesi dileğiyle…

                                                                                                                                                                                                                                                          
Müge


Vay bir tanem, canım kan kardeşim seni tanımak olanaksız bir şey çünkü sen ayrı bir kategoride yer alıyorsun. Neyse espriyi bir yana bırakalım. Bulunması çok zor bir dostsun.. senin için kafamı ortaya koysam hakkını ödeyemem. Çünkü beni lise 1’den bu yana koruyan şu an ki Mustafa’yı Mustafa yapan sensin. Eğer sen olmasaydın bu okulda ezilir giderdim. İyi ki sen varsın. Seninle çok zaman geçirdik. Hiçbiri anlatılacak gibi değil ancak yaşayanlar değerini bilir. Tokat macerası, etütten kaçmalar (disipline gittiğimiz), çorba merakı, lise 1 yazılıları (aynı sırayı paylaşırken) daha neler olmadı ki…bana karşı gösterdiğin samimiyeti kardeşim bile gösteremez. İleride görüşmek üzere…

            İrtibatı koparmayalım.

                                                                                  

                                                                                             
Mustafa Eren



Sevgili Cihan Ağam,

            Seninle iyi kötü üç yıl geçirdik. Seninle üç sınıfımızda yani 9-D’de karşılaşmıştık ilk, sen okula sonradan gelmiştin. Babanla birlikte, baban seni gerçekten iyi övmüştü. O övmese de samimi gülüşün seni anlatmaya yeterdi. cihan bazen sana çok kızdığım anlarda oldu. Ha birde çok şanslısın. Sana pek belli etmesem de kızdığım oldu ama bu kızgınlıklarım yine senin sayende çok kısa sürdü. İçinden kötü bir şey geçmediği halde gaza geldiğinden mi nedense öyle işte. Sen sadece bir ağa değil marabalarının sevgili, güleç hafif çocuksu yarenisin. Sana çocuksu dediğim için belki kızacaksın ama sen de biliyorsun ki hepimiz bazen çocuğuz. Her ne kadar hayat öyle olmamızı söylese de Cihan Ağam sana bir tavsiyem olacaksa şudur;

            Seni küçük görmeye çalışanlara vereceğin en büyük cevap susmaktır bazen. Sen benim en samimi yürekli arkadaşlarımdan birisin. İnşallah hayatın dilediğince ve mutlu geçer.

                                                                                                                                                        

                                                                           
Ahmet Şahin  


Cihan lise 1, lise 2’de sıradan biri olmana rağmen lise 3’teki samimi duygularınla en iyi arkadaşların arasında yer aldığını içtenlikle söyleyebilirim. Senin hedeflerin çok büyüktü, fakat ne yazık ki seni bunlardan alı koyacak engeller daha da büyüktü. Seni henüz açılmamış açılması için uygun şartlar bulamamış bir tohuma benzetiyorum. Allah sana bu tohumun kabuğunu çatlatma imkanı inşallah eninde sonunda verir. İştin senden tek istediğim bu firsatı çok iyi değerlendirme. Tohum açtığında oa fasulye olup kalma haa, kökleri 100 150 metre ötelere giden bir çınar ol ki herkes senin gölgenden faydalansın.

            Lise 3’de Allah’tan istemeye benim için dua etmeye başladın. İnşallah duanı hiç eksik etmezsin bizden. Benim dualarım seninle. Her şey gönlünce olsun, ne olursa hayırlısı olsun.

                                                                                  

                                                                                              
Eyüp



Cihan AĞAM benim okulda geçirdiğimiz üç yılın sonuna geldik, dikkat ettiysen okulda dedim çünkü Ağam seninle dana geçireceğim birçok yıl olacak inşallah. O kadara çok anılarımı var ki saymakla bitmez. O okuldan kaçtığımız günleri o maç yaptığımız günleri unutmak mümkün mü. Sen her zaman cömert oldun, sen her zaman arkadaşlarına karşı büyük sevgi duydun, sen her zaman arkadaşlarını korumaya çalıştın, sen hiçbir zaman arkadaşlarına kötülük düşünmedin. Bunlar seni sevmem için yeterde artar bile. İlerde de seninle daha çok okey oynayacağız ve daha çok maç yapacağız inşallah. Çünkü senden kopmak çok zor ağam daha birçok yıl arkadaşlığımız sürecek. Seni bırakır mıyım ağam. Yüzünden gülücükler inşallah eksik olmaz ağam sen üzülme ki biz de üzülmeyelim. Allah’a emanet ol.

                                                                                           

                                                                                 
 Alperen Türkay



Afşin’in Medar-ı İftiharına

            Ulan Cihan şu okulun başladığı ilk günden itibaren aynı sınıftayız. İki yıl aynı sırada oturduk. Çok şey paylaştık (yazılılar da dahil) Pansiyonda kalmamız için Tugay hocadan izin istediğim gün dün gibi şu okulda unutulmaz ne anılar yaşadık. Sırada az vurmadık birbirimizin omzuna (sen hep morartıyordun) lise 1’de ve lise 2’de çok takıldık sana “oy” diye. Affet be Cihan. Gerçi sen hiç kızmadın bize. O kadar yakındık ki kızamıyorduk birbirimize. Fakat lise 3’de tam bir ağa oldun artık. Biz marabalarını etrafına toplamayı başardın.

            Ağam sen harikulade bir insansın. Cömertliğin, iyiliğin, arkadaşlığın hatta kolumdaki morluklar için beli çak sağol. Birde şu hiçbir şeyi beğenmeme huyundan vazgeç be ağam. Tamam ağasın beğenmezsin ama abartma. Birde senin bile bilmediğin şeyler olabileceğini unutma ok?

            İnşallah istediğin gibi Cerrahpaşa Tıp’ı kazanırsın, beraber İstanbul’da okuruz. Seni hiç unutmam söz. Sende unutma beni. Asla ayrılmayız umarım.

                                                                                 

                                                                                             
Recep



Sınıfımızın biricik ağası,

            Diğer ağalardan farklı olarak senin sıcak gülüşün ve sevecen hareketlerin tüm okulu maraban yapmaya yetti. Senin o sihirli parmaklarını unutmak imkansız. Ne zaman bankamatiğime el atsam içinden para çıkarmayı başarırdın. Seninle geçen bir 3 sene keşke hiç bitmese ama ne yapalım. Seninle geçirdiğimiz o Tokat macerasını, piknikteki uzun eşeği…

            Hele hele etütten kaçıp yaptığımız o keyifleri unutamam. Bak birbirimize söz verdiydik İTܒde buluşacaktık. Umarım ikimizde unutmayız. Sağlıklı ve mutlu bir hayat geçirmen dileğiyle.

                                                                       

                                                                                                                                            
Emre Farımaz


Ağamız, baş tacımızdır. Cihan liderlik vasfıyla ön plana çıkmıştır. Derslerinde de başarılı olduğunu inanıyorum. Bu sene çok atakta gözledik Cihan’ı cihan ilerisi için büyük işler yapmayı planlayan bir insan. Ve bu yolda başarılı olmaması olanaksız. Çünkü o doğuştan iş yapmaya meyilli. Cihan’ın hatırlayacağımız bir yanı da sempatik gülüşüdür. Büyük hedefleri olan Cihan’a hayatı boyunca mutluluk ve esenlikler dileriz.

            İş ortağın Hacı Hüseyin

                                                                                                                                                                                                                                                     
Hüseyin Silay


Cihan Şahan ismini ilk olarak lise 1’in ilk haftasında duymuştum. Bir sıra paylaşımında siz buradan kalkacaksınız diye bir cümle kurmuş. Ardından lise 2’deki ilk dört sınavını duydum. Daha sonrada tanışma şerefine eriştik zaten. O okulun Cihan ağası, voleybolun piri, Afşin’in medar-ı iftiharı Cihan Şahan. Okulda bir kısım öğrenciler CM oynarken üç kere Cihan yazınca bütün futbolcuları bedava aldıklarını iddia etseler de ben hiç şahit olmadım. Pansiyonda 1.katın penceresinden Hatice’ye bağırıp eğlence istemişsi unutmadığım bir diğer esprisidir. Bir gün yine maçları var bunların bizde de yaş pasta. Pastayı soyunma odasına koyduk. Bunlarda maça çıktı. Bu Gazi’den gizlice anahtarı aldık soyunma odasına gitti. Maç bittiğinde kimse maçtan bahsetmiyordu herkes pasta için soyunma odasına koşmuş, bir koca takım, bir koca pastayı 90-100 sn içinde yermiş onu öğrendim. Tabi çatal bulamadığımız için herkes pastayı Cihan usulü yedi. Elleriyle, sonradan öğrendim maçı kazanmışlar. Hayatın boyunca başarılı olman dileği ile…

                                                                                 

                                                                                                                                 
Alper



İşte karşınızda Sivas birincisi olan voleybol takımımızın en estetik oyuncularından biri olan ŞAHAN, CİHAAAN…

            Son yılında darbe yapıp 11-D’nin ağası olarak yönetime el koydu. Bazen marabalarına söz geçiremezse de; yine de onlar ve sınıf üzerindeki otoritesi tartışılamaz.

            Bu okulda geçirdiği 3 yılda tabii ki sadece boyu uzamadı. Espri yeteneğini geliştirdi. Lise 2’de bir ara onu kaybeder gibi olsak da lise 3’de aramıza geri döndü. Lise 1’de Kaf Dağlarında olan burnunu (çok şükür) biraz aşağı indirmeyi başardı. 3 yılda iyi bir arkadaş oldu. Bazen ağıra kaçsa da esprilerime hiç alınmadı, ancak yakalanmadan kopya çektiğine hiç rastlamadım. İşte bu konuda kendini biraz daha geliştirmesi lazım.

            Tüm arkadaşları tarafından çok sevilen Cihan Ağa’nın iyi bir doktor ya da pilot (ne olmak istiyorsa) olacağından hiç şüphem yok. Çünkü o yaparsa ancak en iyisini yapar. Hayat boyu başarı ve mutluluklar.

                                                                      

Merve Görücü
 


Sınıfımızın ve okulumuzun bir tek ağasıdır. Cihan, marabalarıyla sınıfımızı himaye altına alma çabalarının başarısızlıkları sonucunda ağalıktan atılsa da sıradan bir birey olarak sınıfımızda yaşamıştır. Ee karizmasından da biraz kaybeden Cihan delikanlılığından hiçbir şey kaybetmemiştir. (ara sıra kalemlerimizi kaçırması hariç) yine de şen şakrak Cihan ağa’ya sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Kendinize iyi bakın AĞA BEY!!

                                                                                                                                                        

                                                                                           
Nisa Bozbıyık



Sayın Ağam,

            Seninle lise 1’de samimi olduk ve hala devam ediyor dostluğumuz. Sen bizim değil gönüllerimizin ağası oldun aslında. Herkes seni çok sevdi, ben dahil. Çok temiz bir yüreğin var. Kimsenin hakkında hiçbir şekilde kötü düşündüğünü görmedim. Sana değişik lakaplar koysalar bile sen benim gözümde adam gibi adamsın. Voleybolunda muhteşem valla. Takımı sürüklediğin maçlarda yok değil. Seni asla unutmayacağım Cihancığım. Umarım samimiyetimiz böyle devam eder, Cerrahpaşa Tıp’a gitmen dileğimle.

            Kendine iyi bak

                                                                                 

                                                                                                                                                                                   
Furkan Savaş



Cihan ağam, seni ilk 9-D’de gördüğümde öyle sinir olmuştum ki geçmiştin kızların önüne. Anca onlarla konuşuyordun. Geldik 9-B’ye ve işte ilk meşhur lafın ordan kalkacaksınız oraya oturacaksınız. Üç yıl boyunca senden buna benzer bir çok enstantane duyduk. Ama istersen burada yazmayayım. RTÜK kapatır valla J neler yaşamadık ki şu üç senede be Cihan? Buraya o kadar çok şey yazmak isterdim ki….Ama sayfalar dolusu da yazamam ki ağam. Şunu söyleyeyim iki kardeş ne paylaşıyorsa hepsini paylaştık biz seninle.

            Cihan Şahan, sen bambaşka bir insansın yav. Hayatımda gördüğüm belli karakterler var, ama sen ap ayrı bir şahsiyetsin. Hayatımda beni en çok sinirlendiren insansın. Ama sonra kızgınlığımın en çabuk geçtiği insansın. Arkadaşlarından en çok otlanan, aynı zamanda arkadaşlarına en çok para dağıtan, en bonkör adamsın. Tam bir insan sarrafısın, adamın gözünden ne mal olduğunu anlıyorsun. Arkadaşlarına çabuk değer veriyorsun. Sorumluluk almaya çalışıyoruz sonra batırıp bırakıyorsun. Hiçbir şeyden memnun olmuyorsun. Eğer birine bir şeyi kabul ettirmek istersen veya bir isteğini yerine getirmesini istersen, onun ağzından gidip burnundan çıkıyor, yine de istediğini yaptırıyorsun. Senin ikna edemeyeceğin insan yok şerefsizim. Her konuda her spor dalından anlıyorsun (!!!) ama yine de şunu bil ki Cihan, en sevdiğim insanlardan birisin. Dedim ya, bambaşkasın şunu da biliyorum ki, bende senin en sevdiğin insanlardanım. Birde ufak tavsiyede bulunayım, kendini hep yenilemeyi çalış ve dostlarının tavsiyelerime kulak ver. Hep görüşeceğiz ÖZGARDAŞ kendine çok dikkat et…

                                                                                                                   



Bazen bir telefon uzağı yakın eder, bazense uzamlıkları imkansız.

            Stephen Levine’nin bir sözü vardır. “yakında öleceksiniz ve yapabileceğiniz bir tek telefon görüşmesi varsa, kimi ararsınız? Ne söylersiniz? Ne söylersiniz? Neden hala bekliyorsunuz?” bence bu söze aldırmamalı ve her şeyin bir zamanı olduğunu unutmamalıyız.

            Bir fırsat için hazır olup sahip olamamak, sahip olup hazır olamamaktan daha iyidir. Dilerim sahip olduklarını görüp değerini bilirsin. En başta da arkadaşlıkların. Mutlu olman dileğiyle…

                                                                                 

                                                                                                                                                                               
Esin Örsçelik



Bir of çekse Cihan’ı delecek nefesi benim dertli Cihan’ımın.

            En çok bu sene yakınlaştım ona, çok şakalaştım onunla. Ona deli deli bakar sinir edimdim. Kafa adamdı Cihan, çok komikti istese de istemese de ben hep iyilik gördüm ondan, unutulmaz Afşinlim o.

            İyi bir dosttur sen memnun bıraktın beni hadi eyvallah kendine iyi bak, gönlünce yaşa, gönlünce. Beni unutma böylece mutlu ol

                                                                                 

                                                                                                                                                                   
Nurdoğan Çıkı



Cihan, SFL’nin ağası. Belki de Türkiye’deki en son ağalardan biri benim bildiğim şu anda Pötürge’de bir Maho ağa var, birde SFL’de Cihan Ağa var. Cihan’la aynı odada kalıyoruz. Cihan, her ne kadar ağa olsa da iyi niyetli olduğundan dolayı hiçbir zaman ağalığını odada bize karşı bir üstünlük görmemiştir. Tabi bizde ona saygıda kusur etmiyoruz. Cihan’ın unutmayacağım yanı ise bazen parmaklarını uzatıp Furkan çek demesidir. Cihan benim için iyi bir dost, umarım herkesin Cihan gibi dostları Cihan’a mutlu bir hayat diliyorum.

            Umarım her şey gönlünce olur…

                                                                                  

                                                                                               
Furkan Boztaş



Seninle beraber bir okulu daha bitiriyoruz. Darısı üniversiteye inşallah J belki de yeter senden çektiğim deyip benim yazdığım yerleri yazmazsın. Böyle söylesen de haklısın valla. Kolay değil benim o kocaman valizleri taşımak. Ama sen bana ne dersen de ben sana diyecek bir şey bulamıyorum. Yeri geldi abim oldun yeri geldi arkadaşım. Bilmiyorum hakkını nasıl ödeyeceğim ama bildiğim bir şey var seni hiç unutmayacağım. Gözlerindeki o ışıltıyı, sempatik hareketlerini, konuşmanı hiç unutmayacağım. Hep böyle içten ve samimi olman dileğiyle. Beni unutma üniversitede görüşmek üzere kendine çoook iyi bak.

                                                                                                                                                                               

                                                                                                                    
Hatice