
ADI YOK SADECE “Bİ KANKAMA
3 sene bitti ha! Ne zor Allah’ım bu yazıyı yazmak ben ve
Bikankam ayrılıyor muyuz ne? L
Ne güzel
rüyaydı ve ne çabuk bitti be Halbuki biz daha çok yakalamaç oynayıp birbirimize
terlik fırlatacaktık. İstasyonda fıstık yiyecektik. Birimiz ağlarken diğeri ona
katılacaktı. Birbirimizle dalga geçecektik. Kelin açılmış diye, İzzet diye,
voleybol oynarken garip hareketler yaptık diye. Seni beni tut dediğinde ben
tutmayacaktım, sende intikam olsun diye, düşünce bayılmış taklidi yapıp beni
korkutacaktın. 3’lü saltolarınla göz dolduracaktın istasyonda. Ben
Elbistan’dayken beni arayıp ağlaya ağlaya neyap, yap buraya gel diyecektin. Trip
atacaktık birbirimize. Size gelecektim, patates kızartacaktık. Dertleşecektik,
gülecektik, ağlayacaktık, kızacaktık. Daha neler yapacaktık neler.
Şimdi kim
ağlayacak benle? Kim senin kadar sıcak bakabilecek? Kim beni bu kadar anlayacak
ve bu kadar yanımda olacak kararımda. Benden öyle kocaman bir parçayı
götürüyorsun ki giderken dayanamam. Ağlamak için, gülmek için hayata katlanmak
için bir dosta bir ihtiyacım var.
Bu 3 yıl
bitse de sen bitme BİKANKAM,
Sakın beni
unutup GİTME!
Meltem
Tam 3 yıldır birlikteyiz. Yani benden kurtulamadın bir
türlü. Lise 1’de sınıftan tüm bağlarını koparmış kendi halinde, Rıza hoca fobisi
olan biriydin. Senle kaç kez muhabbet ettiğimizi hatırlamıyorum bile. Lise 2’de
yavaş yavaş ortama uymaya sağladın. En azından 5-6 kez muhabbetimiz olduJ Yani
lise 1 ve lise 2’de birlikte yaptığımız pek bir şey yok. Lise 3’den önceki yaz
tatilinde başladı sanırım muhabbetimiz. Çarşıda karşılaşıp da servis gelene
kadar yavaş yavaş yürüyelim dedik. Sonra bu kadar gelmişken eve kadar
gidelim…Yaklaşık 1 saat yürüdük ve muhabbet ettik. Evlerimizin arasında 100 m
falan var zaten. Bazı akşamları sizin oraya geliyorum. Derken samimi olduk. Okul
açıldı yine ve bu seferki Dilşad farklı! O da ne? Artık iğrenç esprileri yok.
Rıza hoca fobisi de kalmamış. Herkes de bu halinden memnun tabii.
Derslerde
oturup saatlerce konuşsak, saatlerce yazışsak da hiç sıkılmıyordum. Her ne kadar
konu bulma özürlü olsak da (!) yanında oturmak bile güzeldi…Geç düşen jetonunla
ve herkesten 10 sn sonraki güzel gülüşünle çook tatlısın.
Şimdi
birbirimizin tüm sırlarını biliyoruz ve emin ol sırdaşım ve arkadaşım olduğun
için çok mutluyum.
Üniversitede
de birlikte olmak dileğiyle…
Hoşcakal
Ahmet
Ben bu satırları yazarken sen %90 uyuyor olacaksın.
Uyumayı bu kadar sevdiğine göre demek ki güzel rüyalar görüyorsun. Zaten iyi
insanlar iyi rüyalar görürmüş J
Dilşad bizim
odanın gülüydü, bidenemizdi. Etütten gelir, yatağına uzanır, bana şunu getirin,
bana bunu getirin diye isteklerine başlardı. Evet bunu her akşam yapardı, ama
hiç birimizin of Dilşad kalk sen yap dediğini hatırlamıyorum. Dedim ya o bizim
odanın gülüydü.
Bu gri
hayatta toz pembe gülümsemesiyle, bize her ihtiyacımız olduğunda rahat bir nefes
aldırmayı başarmıştır. İnsan Dilşad’ın yanındayken hiç sıkılmaz. Harika
esprileriyle sizi gülmekten kırar geçirir. Bir süre sonra bağımlısı olursunuz.
O, şimdiye kadar beni hiç incitmeyen, hiç hayal kırıklığına uğratmayan (çok şey
paylaşmamıza rağmen) tek kişi. O kadar samimi ki gözlerinin içine baktığımda
içimi ısıtıyor. Dilşad için her şeyi yaparım. Çünkü onu çoook seviyorum ve
kendimi onu tanıdığım için çok şanslı hissediyorum.
Pofuduk, şişko (ben kendime bakayım önce di miJ) Bu okula
ilk geldiğimizde tanıştık. Birinci sınıfta bir sınıfta aynı olmamıza rağmen
fazla samimi olmadık. Geçen koca bir seneden sonra hırs yapıp seninle samimi
olmak için pansiyona geldim sonuç olarak istesende istemesen de benle tanışıp,
beni çekmek zorunda kaldın iyi güzel günler geçirdik. Ama kafama takılan bir şey
var hani iki karpuz bir koltuğu sığmazdı? Biz nasıl sığdık o odaya J Gerçektende
içinden gelerek elinden gelerek elinden geldiğince bana yardımcı olmaya
çalıştığın için sağol.
Diliyorum
kendin gibi büyük deli dolu ve güzel bir hayat seni bekliyordur.
Merve Güler
Üç sene ne çabuk akıp geçti. SFL’ye geldiğimde bu 3
senenin nasıl geçeceğini kara kara düşünürdüm. Şu an ise bu senenin hiç
bitmemesini istiyorum. Çünkü senin gibi arkadaşlarım var.
Seninle
üçüncü senede de aynı sınıfı paylaştık. Acı-tatlı bir sürü anımız oldu. Lise 3’e
gelince bizim tanıdığımız Dilşad tamamen yenilendi. Bizim grup seni iğrenç
esprilerinden dolayı rencide ederdi. Sen de azimkerane çalışmaların sayesinde
artık bizimle yarışacak espriler yapmaya başladın, lise 3’ün başında.
Ayrıca artık
eskisi gibi yavaş da değildin. Yapmadığın spor sana küsüyordu. Bizimle lise 1
futbol maçında kalecilik yaptığını unutmadın değil mi?:)
Senin yerin
her zaman farklı oldu. Çünkü sen benim en iyi arkadaşlarımdan ve sırdaşlarımdan
biriydin.
SFL sonrası
görüşemezsek ki umarım görüşemeyiz J daima hep olduğun gibi samimi, sevecen ve
mutlu bir hayat diliyorum.
Diğer kızların aksine, erkeklik çizgisine daha yakın
olmandan, seninle daha çabuk ve sağlam bir arkadaşlığımız oldu gerçi bazen
aklına gelenleri gözümün içine bakarak Meltem’in kulağına fısıldaman sinirden
ciğerlerimde ateş oluşmasına sebep olsa da bu halinle iyi arkadaşımsın.
Beni en çok
etkileyen yanın esprilerini geç anlaman senin sayendi süreklilik sağlanıyor. İlk
şokla millet gülerken sen beş saniye sonra gülmeye başladığından oy esprin çok
komik gülmekten yırtılacağım havası oluşuyor.
Sana
ısmarlattığım şeyler için kendimden utanç duyuyorum; sende duysan da aldıkların
için değil sende bana ısmarlattın ya ondan işte.
Bir
keresinde hani esprimden sonra ağlamıştın. Yani işte onun için özür diliyorum
şimdi. O zaman ağlaman çok saçma gelmişti ama seni anlıyorum.
Bir de
dikkatimi çekti hareketlerin çok yavaş olmasına rağmen çok hızlı soru soruyorsun
ama senin yapabileceklerin konusunda şüphen olduğunu düşünüyorum. Hedefini büyüt
ki yolunda uğraşmaktan zevk alasın.
Umarım lise
sonrası hayatında çok mutlu olursun ve istediğin yerlere gelirsin. Kendine iyi
bak.
Hakan
Seni ilk gördüğümde acaba bu kız niye böyle yavaş hareket
ediyor diye düşünmüştüm. Sonraları çok düşünceli olduğunu sanmıştım. Ama acı
gerçek kendini gösterdi. Senin elinde olan bir şey değilmiş J Seninle ilk
muhabbetimiz lise 2’de başladı. Gerçek anlamda bu sene arkadaş olduk bence. İlk
sene, bir kere seni üstten görmüştüm (yani pencereden) saçlarının seyrek olduğu
hemen gözüme çarpmıştı. Sonra baktım, babanın çok sempatik bir kafası var. Bak
hala aklımda kalmış. Umarım ilerde kul olmazsın. Hoş ya kendi halimi hiç
düşünemiyorum. Ama olsun; erkek-koz bir olmaz, aman dikkat et sakata gelmeJ
sempatik hareketlerini, yürüyüşünü, beden derslerinde koşmanı hiç unutmayacağım.
Tabii tabii tabii bir de gülüşünü…yani çıkardığın ıhhhh sesine gülüş demeni.
Benim için iyi bir arkadaş oldun, umarım ilerde de kalırız.
Emrah Gülyaşar
Gardaşım Dilşad!
Seninle
gardaşlığımız lise 2’de başladı. Sıra arkadaşım olmakla zaten yakınlaşmıştık
birden. Hani anlarsın ya öğrenci halleri koskoca bir sene ya ikimizin
kahkahalarıyla geçti ya da kaygılarıyla…bir yazılı olmaya görelim, hemen
başlardık birbirimizi tembihlemeyeJ
Lise 3’de
aynı sına arkadaşlığını sürdürmek isterdim ama senin o entelliğin J yüzünden
nasip olmadı. Ama yollarımız bir türlü ayrılmıyordu. Sınıfta yanımdan ayrılsan
serviste bırakmıyordun. Tabi aynı şekilde ben de seni unutmuyorum az yalvarmadım
sana “gitme” diye…
Düşünüyorum
da (öyleyse varım dermişim) Dilşad sen doğarken gülerek mi doğdun? Millet avaz
avaz bağırırken senin kahkahaların mı çınlattı hastane koridorlarını (bu arada
hastanede mi doğdun ki?) Her türlü durumdan mutluluk çıkarmanı çok seviyorum.
Senin en çok bu yönünü örnek alıyorum. İnan sen keşfedilmemiş adasın, Allah bana
bir daha fırsat verirse, gizemli köşelere bir keşif yapacağım. Söz veriyorum?
Büşra
Ya Dilşad sen nasıl birisin böyle? Geçen sene bile senin
ne kadar sessiz sakin biri olduğunu düşünürdüm. Bu sene öyle bir gözüme gözüktün
ki kendi kendime dedim ki “Bu benim bildiğim Dilşad değil”
Tavrınla,
konuştuklarınla bütün sınıfı eğlendirdin. (bir örnek vermem gerekirse Sadi
hocanın dersinde sazanlamaların bunu yeterince karşılar). Senin yavaş
hareketlerinden bahsetmeyeceğim artık senin tabiatın bu! Hızlı olmak istesen
bile max. Hızın dakikada 5 adım.
Her halinle
çok sevimli, sempatik birisin. İlk başta kafamda oluşan durgun Dilşad imajını
sildiğin için teşekkürler. Yoksa senin gibi rahat, her halinden gayet memnun,
yavaş birini nasıl tanıyabilirdim?
Hayatında
daima gül, senin üzgün halini düşünemiyorum.
Ceren
Merhaba küçük kamyon, nasılsın?:) benim canım adaşım.
Seninle ilk karşılaştığımızda Allah’ın ne uyuz biri, ne kadar yavaş bir insan
yani bu kadar da yavaş bir insan olur mu? Sınıfa girdiğimizde bir de yanıma
oturmadın mı? Allah’ım dedim ben bittim. Ne yapacağım bu yavaş hareket eden
sevimli şeyle. İşte böyleydi ilk karşılaşmamızdaki görüşlerim. Ama zaman
ilerledikçe seni o kadar iyi tanıdım ki, o sevimliliğin, şirinliğin ama sen, sen
hala benim küçük kamyonumsun. Ömür boyu başarılar canım.
Lise 1’de adını sadece 1 kez duymuştum (ne zaman olduğunu
hiç sorma)
Lise 2’ye
geldiğimiz de ise seni bütün ihtişamınla sınıfımda gördüm. (sınıfımda diyorum
çünkü önceden de C şubesindeydim). Lise 2’de aramız tahmin etmediğim kadar iyi
oldu. Seninle yaptığımız geyikler unutulmaz herhalde.
Her zaman
aklımda kalacak birçok özelliğin var. Mesela basket oynayışın.. Yaptığın
turnikeler, tel elle uzaktan attığın isabetli şutlar unutulur gibi değil. Bir de
gülüşün ve nasıl çıkardığını anlamadığımız enteresan seslerin var. Bu sesleri
taklit etmeye çalışsak da pek başarılı olamıyoruz., sana özgü şeyler herhalde.
Senin, ben
yarasın tosunuma dedikten sonra uzun süre gülmen de aklımdan çıkmayacak. Çünkü
bu benim için çok sıradan bir ibare.
Umarım ben
de senin aklında unutulmayacak anılar bırakabilmişimdir.
Meriç
Canım arkadaşım,
Seni tanıyıp
sevmemek mümkün değil. O kadar tatlı, sıcakkanlı ve hoş sohbetsin ki. Çok iyi
yaptığın esprilerini, estetik ve izlerken çok zevk aldığım basket oynayışın,
samimi tavırlarını hep özleyeceğim.
İnsanlara
çok değer veren bir babaya yakışır bir karaktere sahipsin. Cömert, fedakar,
anlayışlı ve vefalı…
Yaptığın
Kuğu Gölü Balesi’ni seninle birlikte geçen 2 yıllık pansiyon hayatını, hep
göründüğün gibi olmanı, Türk filmlerinden kimsenin fark edemediği nükteli
yerleri tespit etmedeki başarısını, baygı gösterilecek derecedeki sempatikliğini
ve birlikte geçirdiğimiz bu güzel 3 yılı unutmayacağım.
Zeki bir
ailenin zeki kızına tüm hayatında başarı ve mutluluklar dilerim, her şey
gönlünce olsun…
B. Merve Görücü
Dışarıda yürürken Güneş’in önünü kesen biricik arkadaşım
Dilşad. Sportif(!) yerinde duramaz, içi kımıl kımıl bir şahsiyettir kendileri.
İyiliksever,neşeli, tıpkı bir mikrodalga fırın gibi en soğuk kişileri bile
ortama ısındırır, bir melek gibidir. Böylesi bir kişiyle maalesef ancak 1 sene
aynı sınıfta bulunabildim. :=) Şaka bir yana iyi bir dosttur. Yani hır çıkarmaz,
hırlıya karışmaz. Sakinimsi, yavaşımtrak, yani öyle bir şeydir.
Kulağın iyi
onçun yolun açık olsun diyorum! (beni unutursan seni keserim) nokta!
Halil Kul
9A’da başladı dostluğumuz. Arkamdaki dert ortağım, kimi
zaman sırdaşım, kimi zaman da kardeşim olurdu. Gurbete gelişimin ilk senesi
olduğu için sıla hasretim o ve onun gibi arkadaşlarım sayesinde azaldı. Tek bir
kez olsun aramızda küslük, dargınlık vb olaylar olmadı. O kadar güler yüzlüydü
ki Selman’la benim iğrenç esprilerimize dahi gülerdi. Soğuk kış günleri içeri
kıpkırmızı yanaklarla girişini hatırladıkça yüzümde ister istemez bir tebessüm
hasıl oluyor. Yüzünün hep gülmesi dileğiyle.
Lise 2’de
takdir-i idari ayırdı, çok güzel bir üniversitede yollarımız takdir-i ilahi
kesiştirsin inşallah. Kendine iyi bak bizi unutma.
Mesut Karlık
Sen bu okulda tanıştım ilk kişilerdensin. Lise 1’de
İngilizce sınavından sonra tanışmıştık. Sınavdan sonra farklı sınıflara düştük.
Kader bu ya lise 2’ye geldiğimizde yine aynı sınıftaydık.
Lise 2’de
seni kamyon olarak tanıdım. Yavaş hareketlerin, rahat tavrın bu lakabı hak
ettiğini gösteriyordu hani. Voleybol oynarken bir haaan! Sesi senin çok daha
zevkle oynamanı sağlıyordu.
Tanıdığım
kadarıyla sessiz birisin ama bir çenen düşünce tam düşüyor. Doğruluğun ve
dürüstlüğün en dikkat çekici özelliklerinden.
Hayatının
sana hak ettiğin şeyleri kazandırması dileğiyle…
Buğra
Selam sınıfımızın en süratli kızı J seninle (unutulmaz)
10-C’de tanışma imkanımız olmuştu. Ağırbaşlı kişiliğin ve Bayhan’a olan
hayranlığınla çoğu zaman takdirimi kazanmışsındır. İki yıldır tanıdığım
kadarıyla dürüst, içten ve duygusal birisin. Oldukça yavaş olman ve esmer tenin
dikkat çekici diğer yönlerin. Ayrıca sınıfta ettiğin birçok falsolu sözler de
unutulmazlar arasında.
Ömrün
boyunca gülen yüzünün hiç solmaması dileğiyle…
Ertuğrul Ekinci
Kamyonum, yavaşım, sınıfımızın miss 11-C güzeli J aslında
seninle öyle şeyler paylaştık ki, saymakla bitmez, dostluklar(!) aşlar(!),
kavgalar(!), kıskançlıklar(!). beklide bizi birbirimize yaklaştıran.
İlk
gördüğümde sevdiğim ender insanlardansın. Çingene danslarını, kopya çekişlerini
hiç unutmayacağım. Hemen her şeye kızaran pembe yanaklarını hiç unutabilir
miyim? Zaten., hele o kıra takılma maceralarını …
Umarım
hayatın bir bölümünde tekrar karşılaşabiliriz. Sivas’ta bir evim var artık.
Başınızı sık sık ağrıtırımJ
Nuray
Son iki sene aynı sınıfta olduğum bu arkadaşım sınıf
içerisinde yavaş yürümesi ve geç algılaması ile tanındı. Ben de çok hızlı
konuştuğum için onunla olan diyaloglarımızda anlaşma çok zor sağlanırdı. Şu
okulda kızlar arasında basketbola, en çok ilgi duyan kendisidir sanırım, danyalı
şutları bayağı isabetlidir. Arkadaş basketbolla yetinmeyip arada futbol bile
oynamıştır. (Valla çok taktir ettim)
Dilşad’ın
nedense hep Sadi Hoca’nın derslerinde Sadi hocanın sorduğu sorulara verdiği
ilginç cevaplar sınıfın gülmekten kırılmasına sebep olmuştur.
Hakkını
helal et arkadaşım.
Hakan Erarslan
Sabah uyanıp, camdan dışarı baktığım da servislerden bir
kaçı gelmiş oluyor. Herkes kola giriyor, arkadan da turuncu atkısıyla bir kız
gelmeye çalışıyor ve en sonunda okuya ulaşıyor. Kızım senin kadar ağır hareket
eden birini daha görmedim. Hayır sana acele et derken bile bizim tabirimizle
demeyi ihmal etmiyorduk!!
Doğru ilk
başlarda fazla hoşlanmıyorduk birbirimizden ama bu önyargıdan başka bir şey
değildi.
Hayat
denilen o zorlu oyunda da ağır yürürken umarım hep neşe dolu ve masum yüzlü
olursun. Böyle çok iyisin arkadaşım!!
Sercen
Dilşadcığım
Öncelikle
sana bir tavsiye vermekle başlama istiyorum.
Sana ağır
vasıta dediklerine aldırma çünkü onlar ağır vasıta görmemiş(!)
Senin de
Meltem gibi espri kabiliyetin harika. İkinizin birlikte neden iki de bir gülme
krizi geçirdiğinizi daha iyi anlıyorum. Hep böyle mutlu kal.
Sen
gerçekten çok iyi dostsun. Lise 1’de benim moralimi düzeltmek için elinden
geleni yaptın. Evine dahi davet ettin, seninle arkadaş hele hele dost olan bir
insanın hayatta sırtı yere gelmez.
Hayatta
seninde sırtın hiç yere gelmemesi ümidiyle, dostluğuna çok sağol.
Sümeyye
Sevgili Dilşad,
Üç yıl
boyunca aynı sınıfı paylaştığımız SFL’de sınıf olarak acı tatlı günler yaşadık.
Bu süre içerisinde yüzümüzden gülücükler hiç eksik olmadı. Bana göre sınıfımızın
en sempatik kızı olarak bu gülücüklerde senin de payın büyük. Aniden patlayarak
ve atlayarak söylediğin özlü sözlerinle, güler yüzünle, samimi tavırlarınla
kalbimizde büyük yer edindin. Hiç kimsenin kalbini kırmamaya çalıştın. Bunda
başarılı oldun sanırım. Basketbola ve voleybola ilgini de yazmalıyım. Biraz daha
hızlı olabilirsen iyi bir basketbolcu olursun.
Hayatın
boyunca her şeyin en iyisine layıksın bence. Tüm güzellikler senin ve
sevdiklerinin olsun. Mutluluklar dilerim…
Osman Yıldırım
Yastıkların Efendisine!!!
Öncelikle
günaydın, çünkü muhtemelen bu yazıyı okumak için az önce uyandın. Seninle her ne
kadar 1 yıl aynı odayı paylaşmış olsak da doğru düzgün yüzünü göremedik.
Çoğunlukla yatağını da düzeltmemiş olurdun. Neden mi, cevabı açık çünkü ömrünün
çoğunu uyuyarak geçiriyordun ve sonuç itibariyle 9-A’nın en uykucusu da sen
seçilmiştin J
Seninle aynı
odada ve sınıfta olmak güzeldi. Bu arada, kendini geliştirip çok deli espriler
yapmaya başlamıştın. Ayrıca esprilerinle hayatımıza renk kattığın için de sağol.
Her zaman böyle hayat dolu kal. Kendine iyi davran….
Burcu
Seninle lise 1’de tanışmışlığım olmasa da lise 2’de
tanışma fırsatım oldu. İlk günlerde dikkatimi çeken özelliğin, yavaş ve rahat
hareketlerindi. Benle pek olmasa da arkadaşlık kurduğun kişilerle olan
samimiyetin, senin arkadaş canlısı biri olduğunu gösteriyor. Ayrıca enteresan
gülüşün ve gittikçe artan yarıçapınla sınıfın bence en ilginçleri arasında yer
aldın. Biraz da çenen sahip olabilsen bence iyi bir insansın.
İleriki
hayatında mutluluk yerini hiçbir zaman üzüntüye bırakmasın.
Berkan
Bugüne kadar herkes senin yürümenle, koşmanla, yavaşlığnla
alay etti ama ben seni bunlarla hatırlamıyorum. Dilşad denince aklıma o ilginç
gülüşün, muhteşem yorumların ve esprilerin geliyor.
Senle aynı
ortaokulda okuyup da seni tanıyamamak şanssızlık bence. Meşke o zamanlardan seni
basket oynarken görebilseydim. O ilginç atışları nasıl yaptığını belki o zaman
anlayabilirdim. Yani bi insan bu kadar alaveresiye atıp, bu kadar isabetli olur.
İkimiz de
Sivas’ta olduğumuzdan arkadaşlığımız daha uzun yıllar devam edecek. Her şeyin
gönlünce olmasını dilerim.
Gökhan Y.
Selam Miss 11-C…J
Ahbap çok
yavaşsın ya. Beden derslerinde peşinden kovalamasam koşamıyorsun ama sayemde
koşmayı da öğrendin. Seni geçmişte çok gördüm herhalde öğrencilik hayatımın her
döneminde seni hatırlıyorum sen geçmişte de yavaştın bayan kamyon.
Unutamadığım
bir şey var, EMINEM taklitlin manyaktı. Taklidi bile çok yavaş yapmıştın J hayat
dolu bir kızsın, dünya umurunda değil. ÖSS’de aynen öle…Mutlu olmak için bahane
aramıyorsun her zaman mutlusun ve farkında değilsin belki ama herkes tarafından
çok seviliyorsun. İnternet sitemizde bile sana özel bölüm yaptırdık değerini
bilJ
Bütün
yazdıklarımın fazlasını hak ediyorsun emin ol. Ama çok obursun istediğin kadar
rejim yap yani. Senin ki fil diyetiJ Nerden nereye atladım ben böyle ya J
Neyse hayat
boyu mutluluklar, belli mi olur ilerde seni maraton koşarken görürüm gözlerim
yaşarır.
Alperen Coşkun
Bu sınıfın en yavaş kişisiyle 3 yıl aynı sınıfta bulundum.
Buna rağmen 1 yıl öncesine kadar yalnız ismini biliyordum. Sonradan tanımaya
başladım ve o yavaş hareketlerin arkasındaki bir türlü doymak bilmeyen kişiliği
anlamaya başladım.
Bugüne kadar
yanındaki arkadaşıyla birlikte bu ikiliye az şey ısmarlamadık. Ama hiçbirinde
tam olarak karşılığını göremedik. Yani biz onlara bir tavuklu ısmarlıyorsak
onlar bize sakız alıyordu. Böyle olunca da arkadaşlığımız kesintiye uğramaya
başladı.
Sınıfta
Dilşad için sempatik derler ama ben katılmıyorum. Yalnızca gülüşü biraz ilginç.
Daha doğrusu iğrenç arada bir duraklayarak taksit taksit gülmesi ve hemen her
konuyu/espriyi en son anlaması kendisi açısından çok üzücü olsa gerek. Özellikle
bir espriye gülerken hızını alamayıp yanındakilere vurması görülmeye değer.
Aslında
sınıftaki en materyalist insan Dilşad. Ama dunsuzun hakkından imansız gelir
derler ya. İşte bizde onu ekonomik olarak cömertleştirmek için bir şantaj
yapmaya karar verdik. Palana göre onun gizlice fotoğraflarını çekip internette
yayınlamama karşılığında para isteyecektik. Ama birazda bizim vicdanımız sızladı
ve bir hamburger, cola, cipse planımızdan vazgeçtik. Tabi yinede dayanamayıp web
de fotoğrafları yayınladık, oda ayrı bur konuJ
Bu arkadaş
canlısı, yardımsever ve bizim taktığımız lakapla aptal tavşan sınıfta bir çok
kişinin sempatisini kazanmış görünüyor. Bize de SFL’den sonra kendisine
başarılar dilemek kalıyor.
Nedim
Bu okula bir grup içinde geldim ben. Bu yüzden bu grup
dışındakilerle pek ilgilenmiyordum. Üst sınıf kızlarının çoğuysa çekilmez
varlıklardı benim için.
Yazın
evimizin değişmesiyle hayatıma yeni biri daha girdi. Lojmana taşınmasaydım belki
de senle asla samimi olamayacaktım. Lojmanda seni ilk gördüğümde salına salına
yürüyüşün!! Bitirdi beniJ O andan sonra bağlandım sana ve kopmadım. Bütün bir
yazı birlikte geçirdik Diloş J
Ne şimdi…
seni birkaç ay sonra yeni hayatına götürecek arabanın arkasından el sallayanlar
arasında olmayacağım belki ama, aklımın ve kalbimin bir köşesinde (bizim kızlar
da olduğu için yerler ebatlara göre ayrılır)sen olacaksın hep. Beni hep hatırla
demiyorum. Sadece bu yıllığa baktığında bu kız da kimdi dememen yeterli benim
için J
Begüm
Umarım hayat sana hep adil davranır. Çünkü sen mutlu
olmayı gerçekten hak eden ender insanlardansın. Hayattan beklediğin her şeye
kavuşabilmen dileklerimizle….
Seymoş, Ceren,Ece,Tuğçe
Okulumuz, heyecanlı elemanlarla dolu. Teneffüslerde,
derste, bahçede, okulun her yerinde, uçanlar, kaçanlar, bağıranlar, çağıranlar,
döğüşenler, kimse yerinde duramıyor ama bu koşuşturmacayı sakin bir şekilde
sanki hiçbir şey izleyen biri var ki o da Dilşad. Sınıfta bir yürüyüşü var ki he
ney, sanki dersimiz cimri bir esnaf, sınıftaki her şey onun malı, o da bu
malların arasında böbürlenerek bir sağa bir sola dönerek yürüyor. Bir de Dilşad
bu kadar sakin ve gayet yavaş hareket ediyor da, beyni de mi öyle çalışıyor.
Sınıfta bir espri olur herkes güler, Dilşad bakar herkes susar, sonra Dilşad
güler, sonra sınıf birde Dilşad’a güler. Bazen de öyle laflar eder ki ya çok
felsefi biz anlamıyoruz ya da bu kız gerçekten ve dediğimi bilmiyor.
Dilşad bu
kadar sakin, doktor olsun, cerrah olsun, başarılı ameliyatlarla hastaları
iyileştirmen diyecem ama sanırım hiçbir hasta 3-4 gün bıçak altında yatmaya
dayanamaz. En iyisi kendine başka meslekler ama Dilşad. Hayat seni muvaffak
eylesin….
Henüz birbirimizi tanıyalı 1 yıl bile olmadı. Ama çok uzun
zamandır tanıdığımız bazı kişilerden bile daha çok sevdik seni. Zaten senin gibi
aklı başında, girişken, sevecen ve güleryüzlü bir insanı sevmeyen ölsün? Hele o
güzel ses tonun yok mu, bitiyoruz yaaa! (yağcılarda inecek var şaka şaka) keşke
daha fazla birbirimizi tanıma fırsatı bulsaydık. Yine de dershanede geçirdiğimiz
günler harikaydı. Umursamaz tavırların, derse geç gelişlerin ve aheste
hareketlerinle bir ekolsün. Hayal ettiklerine kavuşma, hayatın boyunca hep mutlu
olman dileğiyle.
Ahsen-Gökçen
|