Onbir C sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

72 DİLŞAD TOPRAK


Memleket: Sivas
Ce
p Tel:  0505 427 09 47
Ev Adresi:  Mehmet Paşa Mah, 13.sok Çetin Apt A blok no: 2




 


ADI YOK SADECE “Bİ KANKAMA

3 sene bitti ha! Ne zor Allah’ım bu yazıyı yazmak ben ve Bikankam ayrılıyor muyuz ne? L

Ne güzel rüyaydı ve ne çabuk bitti be Halbuki biz daha çok yakalamaç oynayıp birbirimize terlik fırlatacaktık. İstasyonda fıstık yiyecektik. Birimiz ağlarken diğeri ona katılacaktı. Birbirimizle dalga geçecektik. Kelin açılmış diye, İzzet diye, voleybol oynarken garip hareketler yaptık diye. Seni beni tut dediğinde ben tutmayacaktım, sende intikam olsun diye, düşünce bayılmış taklidi yapıp beni korkutacaktın. 3’lü saltolarınla göz dolduracaktın istasyonda. Ben Elbistan’dayken beni arayıp ağlaya ağlaya neyap, yap buraya gel diyecektin. Trip atacaktık birbirimize. Size gelecektim, patates kızartacaktık. Dertleşecektik, gülecektik, ağlayacaktık, kızacaktık. Daha neler yapacaktık neler.

Şimdi kim ağlayacak benle? Kim senin kadar sıcak bakabilecek? Kim beni bu kadar anlayacak ve bu kadar yanımda olacak kararımda. Benden öyle kocaman bir parçayı götürüyorsun ki giderken dayanamam. Ağlamak için, gülmek için hayata katlanmak için bir dosta bir ihtiyacım var.

Bu 3 yıl bitse de sen bitme BİKANKAM,

Sakın beni unutup GİTME!

                                                                                             
Meltem


Tam 3 yıldır birlikteyiz. Yani benden kurtulamadın bir türlü. Lise 1’de sınıftan tüm bağlarını koparmış kendi halinde, Rıza hoca fobisi olan biriydin. Senle kaç kez muhabbet ettiğimizi hatırlamıyorum bile. Lise 2’de yavaş yavaş ortama uymaya sağladın. En azından 5-6 kez muhabbetimiz olduJ Yani lise 1 ve lise 2’de birlikte yaptığımız pek bir şey yok. Lise 3’den önceki yaz tatilinde başladı sanırım muhabbetimiz. Çarşıda karşılaşıp da servis gelene kadar yavaş yavaş yürüyelim dedik. Sonra bu kadar gelmişken eve kadar gidelim…Yaklaşık 1 saat yürüdük ve muhabbet ettik. Evlerimizin arasında 100 m falan var zaten. Bazı akşamları sizin oraya geliyorum. Derken samimi olduk. Okul açıldı yine ve bu seferki Dilşad farklı! O da ne? Artık iğrenç esprileri yok. Rıza hoca fobisi de kalmamış. Herkes de bu halinden memnun tabii.

Derslerde oturup saatlerce konuşsak, saatlerce yazışsak da hiç sıkılmıyordum. Her ne kadar konu bulma özürlü olsak da (!) yanında oturmak bile güzeldi…Geç düşen jetonunla ve herkesten 10 sn sonraki güzel gülüşünle çook tatlısın.

Şimdi birbirimizin tüm sırlarını biliyoruz ve emin ol sırdaşım ve arkadaşım olduğun için çok mutluyum.

Üniversitede de birlikte olmak dileğiyle…

Hoşcakal

                                                                                 
Ahmet


Ben bu satırları yazarken sen %90 uyuyor olacaksın. Uyumayı bu kadar sevdiğine göre demek ki güzel rüyalar görüyorsun. Zaten iyi insanlar iyi rüyalar görürmüş J

Dilşad bizim odanın gülüydü, bidenemizdi. Etütten gelir, yatağına uzanır, bana şunu getirin, bana bunu getirin diye isteklerine başlardı. Evet bunu her akşam yapardı, ama hiç birimizin of Dilşad kalk sen yap dediğini hatırlamıyorum. Dedim ya o bizim odanın gülüydü.

Bu gri hayatta toz pembe gülümsemesiyle, bize her ihtiyacımız olduğunda rahat bir nefes aldırmayı başarmıştır. İnsan Dilşad’ın yanındayken hiç sıkılmaz. Harika esprileriyle sizi gülmekten kırar geçirir. Bir süre sonra bağımlısı olursunuz. O, şimdiye kadar beni hiç incitmeyen, hiç hayal kırıklığına uğratmayan (çok şey paylaşmamıza rağmen) tek kişi. O kadar samimi ki gözlerinin içine baktığımda içimi ısıtıyor. Dilşad için her şeyi yaparım. Çünkü onu çoook seviyorum ve kendimi onu tanıdığım için çok şanslı hissediyorum.





Pofuduk, şişko (ben kendime bakayım önce di miJ) Bu okula ilk geldiğimizde tanıştık. Birinci sınıfta bir sınıfta aynı olmamıza rağmen fazla samimi olmadık. Geçen koca bir seneden sonra hırs yapıp seninle samimi olmak için pansiyona geldim sonuç olarak istesende istemesen de benle tanışıp, beni çekmek zorunda kaldın iyi güzel günler geçirdik. Ama kafama takılan bir şey var hani iki karpuz bir koltuğu sığmazdı? Biz nasıl sığdık o odaya J Gerçektende içinden gelerek elinden gelerek elinden geldiğince bana yardımcı olmaya çalıştığın için sağol.

Diliyorum kendin gibi büyük deli dolu ve güzel bir hayat seni bekliyordur.

                                                                                 
Merve Güler


Üç sene ne çabuk akıp geçti. SFL’ye geldiğimde bu 3 senenin nasıl geçeceğini kara kara düşünürdüm. Şu an ise bu senenin hiç bitmemesini istiyorum. Çünkü senin gibi arkadaşlarım var.

Seninle üçüncü senede de aynı sınıfı paylaştık. Acı-tatlı bir sürü anımız oldu. Lise 3’e gelince bizim tanıdığımız Dilşad tamamen yenilendi. Bizim grup seni iğrenç esprilerinden dolayı rencide ederdi. Sen de azimkerane çalışmaların sayesinde artık bizimle yarışacak espriler yapmaya başladın, lise 3’ün başında.

Ayrıca artık eskisi gibi yavaş da değildin. Yapmadığın spor sana küsüyordu. Bizimle lise 1 futbol maçında kalecilik yaptığını unutmadın değil mi?:)

Senin yerin her zaman farklı oldu. Çünkü sen benim en iyi arkadaşlarımdan ve sırdaşlarımdan biriydin.

SFL sonrası görüşemezsek ki umarım görüşemeyiz J daima hep olduğun gibi samimi, sevecen ve mutlu bir hayat diliyorum.





Diğer kızların aksine, erkeklik çizgisine daha yakın olmandan, seninle daha çabuk ve sağlam bir arkadaşlığımız oldu gerçi bazen aklına gelenleri gözümün içine bakarak Meltem’in kulağına fısıldaman sinirden ciğerlerimde ateş oluşmasına sebep olsa da  bu halinle iyi arkadaşımsın.

Beni en çok etkileyen yanın esprilerini geç anlaman senin sayendi süreklilik sağlanıyor. İlk şokla millet gülerken sen beş saniye sonra gülmeye başladığından oy esprin çok komik gülmekten yırtılacağım havası oluşuyor.

Sana ısmarlattığım şeyler için kendimden utanç duyuyorum; sende duysan da aldıkların için değil sende bana ısmarlattın ya ondan işte.

Bir keresinde hani esprimden sonra ağlamıştın. Yani işte onun için özür diliyorum şimdi. O zaman ağlaman çok saçma gelmişti ama seni anlıyorum.

Bir de dikkatimi çekti hareketlerin çok yavaş olmasına rağmen çok hızlı soru soruyorsun ama senin yapabileceklerin konusunda şüphen olduğunu düşünüyorum. Hedefini büyüt ki yolunda uğraşmaktan zevk alasın.

Umarım lise sonrası hayatında çok mutlu olursun ve istediğin yerlere gelirsin. Kendine iyi bak.

                                                                                 
Hakan


Seni ilk gördüğümde acaba bu kız niye böyle yavaş hareket ediyor diye düşünmüştüm. Sonraları çok düşünceli olduğunu sanmıştım. Ama acı gerçek kendini gösterdi. Senin elinde olan bir şey değilmiş J Seninle ilk muhabbetimiz lise 2’de başladı. Gerçek anlamda bu sene arkadaş olduk bence. İlk sene, bir kere seni üstten görmüştüm (yani pencereden) saçlarının seyrek olduğu hemen gözüme çarpmıştı. Sonra baktım, babanın çok sempatik bir kafası var. Bak hala aklımda kalmış. Umarım ilerde kul olmazsın. Hoş ya kendi halimi hiç düşünemiyorum. Ama olsun; erkek-koz bir olmaz, aman dikkat et sakata gelmeJ sempatik hareketlerini, yürüyüşünü, beden derslerinde koşmanı hiç unutmayacağım. Tabii tabii tabii bir de gülüşünü…yani çıkardığın ıhhhh sesine gülüş demeni. Benim için iyi bir arkadaş oldun, umarım ilerde de kalırız.

                                                                                 
Emrah Gülyaşar


Gardaşım Dilşad!

Seninle gardaşlığımız lise 2’de başladı. Sıra arkadaşım olmakla zaten yakınlaşmıştık birden. Hani anlarsın ya öğrenci halleri koskoca bir sene ya ikimizin kahkahalarıyla geçti ya da kaygılarıyla…bir yazılı olmaya görelim, hemen başlardık birbirimizi tembihlemeyeJ

Lise 3’de aynı sına arkadaşlığını sürdürmek isterdim ama senin o entelliğin J yüzünden nasip olmadı. Ama yollarımız bir türlü ayrılmıyordu. Sınıfta yanımdan ayrılsan serviste bırakmıyordun. Tabi aynı şekilde ben de seni unutmuyorum az yalvarmadım sana “gitme” diye…

Düşünüyorum da (öyleyse varım dermişim) Dilşad sen doğarken gülerek mi doğdun? Millet avaz avaz bağırırken senin kahkahaların mı çınlattı hastane koridorlarını (bu arada hastanede mi doğdun ki?) Her türlü durumdan mutluluk çıkarmanı çok seviyorum. Senin en çok bu yönünü örnek alıyorum. İnan sen keşfedilmemiş adasın, Allah bana bir daha fırsat verirse, gizemli köşelere bir keşif yapacağım. Söz veriyorum?

                                                                                
Büşra


Ya Dilşad sen nasıl birisin böyle? Geçen sene bile senin ne kadar sessiz sakin biri olduğunu düşünürdüm. Bu sene öyle bir gözüme gözüktün ki kendi kendime dedim ki “Bu benim bildiğim Dilşad değil”

Tavrınla, konuştuklarınla bütün sınıfı eğlendirdin. (bir örnek vermem gerekirse Sadi hocanın dersinde sazanlamaların bunu yeterince karşılar). Senin yavaş hareketlerinden bahsetmeyeceğim artık senin tabiatın bu! Hızlı olmak istesen bile max. Hızın dakikada 5 adım.

Her halinle çok sevimli, sempatik birisin. İlk başta kafamda oluşan durgun Dilşad imajını sildiğin için teşekkürler. Yoksa senin gibi rahat, her halinden gayet memnun, yavaş birini nasıl tanıyabilirdim?

Hayatında daima gül, senin üzgün halini düşünemiyorum.

                                                                                             
Ceren


Merhaba küçük kamyon, nasılsın?:) benim canım adaşım. Seninle ilk karşılaştığımızda Allah’ın ne uyuz biri, ne kadar yavaş bir insan yani bu kadar da yavaş bir insan olur mu? Sınıfa girdiğimizde bir de yanıma oturmadın mı? Allah’ım dedim ben bittim. Ne yapacağım bu yavaş hareket eden sevimli şeyle. İşte böyleydi ilk karşılaşmamızdaki görüşlerim. Ama zaman ilerledikçe seni o kadar iyi tanıdım ki, o sevimliliğin, şirinliğin ama sen, sen hala benim küçük kamyonumsun. Ömür boyu başarılar canım.




Lise 1’de adını sadece 1 kez duymuştum (ne zaman olduğunu hiç sorma)

Lise 2’ye geldiğimiz de ise seni bütün ihtişamınla sınıfımda gördüm. (sınıfımda diyorum çünkü önceden de C şubesindeydim). Lise 2’de aramız tahmin etmediğim kadar iyi oldu. Seninle yaptığımız geyikler unutulmaz herhalde.

Her zaman aklımda kalacak birçok özelliğin var. Mesela basket oynayışın.. Yaptığın turnikeler, tel elle uzaktan attığın isabetli şutlar unutulur gibi değil. Bir de gülüşün ve nasıl çıkardığını anlamadığımız enteresan seslerin var. Bu sesleri taklit etmeye çalışsak da pek başarılı olamıyoruz., sana özgü şeyler herhalde.

Senin, ben yarasın tosunuma dedikten sonra uzun süre gülmen de aklımdan çıkmayacak. Çünkü bu benim için çok sıradan bir ibare.

Umarım ben de senin aklında unutulmayacak anılar bırakabilmişimdir.

                                                                                 
Meriç


Canım arkadaşım,

Seni tanıyıp sevmemek mümkün değil. O kadar tatlı, sıcakkanlı ve hoş sohbetsin ki. Çok iyi yaptığın esprilerini, estetik ve izlerken çok zevk aldığım basket oynayışın, samimi tavırlarını hep özleyeceğim.

İnsanlara çok değer veren bir babaya yakışır bir karaktere sahipsin. Cömert, fedakar, anlayışlı ve vefalı…

Yaptığın Kuğu Gölü Balesi’ni seninle birlikte geçen 2 yıllık pansiyon hayatını, hep göründüğün gibi olmanı, Türk filmlerinden kimsenin fark edemediği nükteli yerleri tespit etmedeki başarısını, baygı gösterilecek derecedeki sempatikliğini ve birlikte geçirdiğimiz bu güzel 3 yılı unutmayacağım.

Zeki bir ailenin zeki kızına tüm hayatında başarı ve mutluluklar dilerim, her şey gönlünce olsun…

                                                                                 
B. Merve Görücü


Dışarıda yürürken Güneş’in önünü kesen biricik arkadaşım Dilşad. Sportif(!) yerinde duramaz, içi kımıl kımıl bir şahsiyettir kendileri. İyiliksever,neşeli, tıpkı bir mikrodalga fırın gibi en soğuk kişileri bile ortama ısındırır, bir melek gibidir. Böylesi bir kişiyle maalesef ancak 1 sene aynı sınıfta bulunabildim. :=) Şaka bir yana iyi bir dosttur. Yani hır çıkarmaz, hırlıya karışmaz. Sakinimsi, yavaşımtrak, yani öyle bir şeydir.

Kulağın iyi onçun yolun açık olsun diyorum! (beni unutursan seni keserim) nokta!

                                                                                 
Halil Kul


9A’da başladı dostluğumuz. Arkamdaki dert ortağım, kimi zaman sırdaşım, kimi zaman da kardeşim olurdu. Gurbete gelişimin ilk senesi olduğu için sıla hasretim o ve onun gibi arkadaşlarım sayesinde azaldı. Tek bir kez olsun aramızda küslük, dargınlık vb olaylar olmadı. O kadar güler yüzlüydü ki Selman’la benim iğrenç esprilerimize dahi gülerdi. Soğuk kış günleri içeri kıpkırmızı yanaklarla girişini hatırladıkça yüzümde ister istemez bir tebessüm hasıl oluyor. Yüzünün hep gülmesi dileğiyle.

Lise 2’de takdir-i idari ayırdı, çok güzel bir üniversitede yollarımız takdir-i ilahi kesiştirsin inşallah. Kendine iyi bak bizi unutma.

                                                                                 
Mesut Karlık


Sen bu okulda tanıştım ilk kişilerdensin. Lise 1’de İngilizce sınavından sonra tanışmıştık. Sınavdan sonra farklı sınıflara düştük. Kader bu ya lise 2’ye geldiğimizde yine aynı sınıftaydık.

Lise 2’de seni kamyon olarak tanıdım. Yavaş hareketlerin, rahat tavrın bu lakabı hak ettiğini gösteriyordu hani. Voleybol oynarken bir haaan! Sesi senin çok daha zevkle oynamanı sağlıyordu.

Tanıdığım kadarıyla sessiz birisin ama bir çenen düşünce tam düşüyor. Doğruluğun ve dürüstlüğün en dikkat çekici özelliklerinden.

Hayatının sana hak ettiğin şeyleri kazandırması dileğiyle…

                                                                                 
Buğra


Selam sınıfımızın en süratli kızı J seninle (unutulmaz) 10-C’de tanışma imkanımız olmuştu. Ağırbaşlı kişiliğin ve Bayhan’a olan hayranlığınla çoğu zaman takdirimi kazanmışsındır. İki yıldır tanıdığım kadarıyla dürüst, içten ve duygusal birisin. Oldukça yavaş olman ve  esmer tenin dikkat çekici diğer yönlerin. Ayrıca sınıfta ettiğin birçok falsolu sözler de unutulmazlar arasında.

Ömrün boyunca gülen yüzünün hiç solmaması dileğiyle…

                                                                                 
Ertuğrul Ekinci


Kamyonum, yavaşım, sınıfımızın miss 11-C güzeli J aslında seninle öyle şeyler paylaştık ki, saymakla bitmez, dostluklar(!) aşlar(!), kavgalar(!), kıskançlıklar(!). beklide bizi birbirimize yaklaştıran.

İlk gördüğümde sevdiğim ender insanlardansın. Çingene danslarını, kopya çekişlerini hiç unutmayacağım. Hemen her şeye kızaran pembe yanaklarını hiç unutabilir miyim? Zaten., hele o kıra takılma maceralarını …

Umarım hayatın bir bölümünde tekrar karşılaşabiliriz. Sivas’ta bir evim var artık. Başınızı sık sık ağrıtırımJ

                                                                                 
Nuray


Son iki sene aynı sınıfta olduğum bu arkadaşım sınıf içerisinde yavaş yürümesi ve geç algılaması ile tanındı. Ben de çok hızlı konuştuğum için onunla olan diyaloglarımızda anlaşma çok zor sağlanırdı. Şu okulda kızlar arasında basketbola, en çok ilgi duyan kendisidir sanırım, danyalı şutları bayağı isabetlidir. Arkadaş basketbolla yetinmeyip arada futbol bile oynamıştır. (Valla çok taktir ettim)

Dilşad’ın nedense hep Sadi Hoca’nın derslerinde Sadi hocanın sorduğu sorulara verdiği ilginç cevaplar sınıfın gülmekten kırılmasına sebep olmuştur.

Hakkını helal et arkadaşım.

                                                                      
Hakan Erarslan


Sabah uyanıp, camdan dışarı baktığım da servislerden bir kaçı gelmiş oluyor. Herkes kola giriyor, arkadan da turuncu atkısıyla bir kız gelmeye çalışıyor ve en sonunda okuya ulaşıyor. Kızım senin kadar ağır hareket eden birini daha görmedim. Hayır sana acele et derken bile bizim tabirimizle demeyi ihmal etmiyorduk!!

Doğru ilk başlarda fazla hoşlanmıyorduk birbirimizden ama bu önyargıdan başka bir şey değildi.

Hayat denilen o zorlu oyunda da ağır yürürken umarım hep neşe dolu ve masum yüzlü olursun. Böyle çok iyisin arkadaşım!!

                                                                                 
Sercen


Dilşadcığım

Öncelikle sana bir tavsiye vermekle başlama istiyorum.

Sana ağır vasıta dediklerine aldırma çünkü onlar ağır vasıta görmemiş(!)

Senin de Meltem gibi espri kabiliyetin harika. İkinizin birlikte neden iki de bir gülme krizi geçirdiğinizi daha iyi anlıyorum. Hep böyle mutlu kal.

Sen gerçekten çok iyi dostsun. Lise 1’de benim moralimi düzeltmek için elinden geleni yaptın. Evine dahi davet ettin, seninle arkadaş hele hele dost olan bir insanın hayatta sırtı yere gelmez.

Hayatta seninde sırtın hiç yere gelmemesi ümidiyle, dostluğuna çok sağol.

                                                                                             
Sümeyye


Sevgili Dilşad,

Üç yıl boyunca aynı sınıfı paylaştığımız SFL’de sınıf olarak acı tatlı günler yaşadık. Bu süre içerisinde yüzümüzden gülücükler hiç eksik olmadı. Bana göre sınıfımızın en sempatik kızı olarak bu gülücüklerde senin de payın büyük. Aniden patlayarak ve atlayarak söylediğin özlü sözlerinle, güler yüzünle, samimi tavırlarınla kalbimizde büyük yer edindin. Hiç kimsenin kalbini kırmamaya çalıştın. Bunda başarılı oldun sanırım. Basketbola ve voleybola ilgini de yazmalıyım. Biraz daha hızlı olabilirsen iyi bir basketbolcu olursun.

Hayatın boyunca her şeyin en iyisine layıksın bence. Tüm güzellikler senin ve sevdiklerinin olsun. Mutluluklar dilerim…

                                                                                 
Osman Yıldırım


Yastıkların Efendisine!!!

Öncelikle günaydın, çünkü muhtemelen bu yazıyı okumak için az önce uyandın. Seninle her ne kadar 1 yıl aynı odayı paylaşmış olsak da doğru düzgün yüzünü göremedik. Çoğunlukla yatağını da düzeltmemiş olurdun. Neden mi, cevabı açık çünkü ömrünün çoğunu uyuyarak geçiriyordun ve sonuç itibariyle 9-A’nın en uykucusu da sen seçilmiştin J

Seninle aynı odada ve sınıfta olmak güzeldi. Bu arada, kendini geliştirip çok deli espriler yapmaya başlamıştın. Ayrıca esprilerinle hayatımıza renk kattığın için de sağol. Her zaman böyle hayat dolu kal. Kendine iyi davran….

                                                                                 
Burcu


Seninle lise 1’de tanışmışlığım olmasa da lise 2’de tanışma fırsatım oldu. İlk günlerde dikkatimi çeken özelliğin, yavaş ve rahat hareketlerindi. Benle pek olmasa da arkadaşlık kurduğun kişilerle olan samimiyetin, senin arkadaş canlısı biri olduğunu gösteriyor. Ayrıca enteresan gülüşün ve gittikçe artan yarıçapınla sınıfın bence en ilginçleri arasında yer aldın. Biraz da çenen sahip olabilsen bence iyi bir insansın.

İleriki hayatında mutluluk yerini hiçbir zaman üzüntüye bırakmasın.

                                                                                             
Berkan


Bugüne kadar herkes senin yürümenle, koşmanla, yavaşlığnla alay etti ama ben seni bunlarla hatırlamıyorum. Dilşad denince aklıma o ilginç gülüşün, muhteşem yorumların ve esprilerin geliyor.

Senle aynı ortaokulda okuyup da seni tanıyamamak şanssızlık bence. Meşke o zamanlardan seni basket oynarken görebilseydim. O ilginç atışları nasıl yaptığını belki o zaman anlayabilirdim. Yani bi insan bu kadar alaveresiye atıp, bu kadar isabetli olur.

İkimiz de Sivas’ta olduğumuzdan arkadaşlığımız daha uzun yıllar devam edecek. Her şeyin gönlünce olmasını dilerim.

                                                                                 
Gökhan Y.


Selam Miss 11-C…J

Ahbap çok yavaşsın ya. Beden derslerinde peşinden kovalamasam koşamıyorsun ama sayemde koşmayı da öğrendin. Seni geçmişte çok gördüm herhalde öğrencilik hayatımın her döneminde seni hatırlıyorum sen geçmişte de yavaştın bayan kamyon.

Unutamadığım bir şey var, EMINEM taklitlin manyaktı. Taklidi bile çok yavaş yapmıştın J hayat dolu bir kızsın, dünya umurunda değil. ÖSS’de aynen öle…Mutlu olmak için bahane aramıyorsun her zaman mutlusun ve farkında değilsin belki ama herkes tarafından çok seviliyorsun. İnternet sitemizde bile sana özel bölüm yaptırdık değerini bilJ

Bütün yazdıklarımın fazlasını hak ediyorsun emin ol. Ama çok obursun istediğin kadar rejim yap yani. Senin ki fil diyetiJ Nerden nereye atladım ben böyle ya J

Neyse hayat boyu mutluluklar, belli mi olur ilerde seni maraton koşarken görürüm gözlerim yaşarır.

                                                                      
Alperen Coşkun


Bu sınıfın en yavaş kişisiyle 3 yıl aynı sınıfta bulundum. Buna rağmen 1 yıl öncesine kadar yalnız ismini biliyordum. Sonradan tanımaya başladım ve o yavaş hareketlerin arkasındaki bir türlü doymak bilmeyen kişiliği anlamaya başladım.

Bugüne kadar yanındaki arkadaşıyla birlikte bu ikiliye az şey ısmarlamadık. Ama hiçbirinde tam olarak karşılığını göremedik. Yani biz onlara bir tavuklu ısmarlıyorsak onlar bize sakız alıyordu. Böyle olunca da arkadaşlığımız kesintiye uğramaya başladı.

Sınıfta Dilşad için sempatik derler ama ben katılmıyorum. Yalnızca gülüşü biraz ilginç. Daha doğrusu iğrenç arada bir duraklayarak taksit taksit gülmesi ve hemen her konuyu/espriyi en son anlaması kendisi açısından çok üzücü olsa gerek. Özellikle bir espriye gülerken hızını alamayıp yanındakilere vurması görülmeye değer.

Aslında sınıftaki en materyalist insan Dilşad. Ama dunsuzun hakkından imansız gelir derler ya. İşte bizde onu ekonomik olarak cömertleştirmek için bir şantaj yapmaya karar verdik. Palana göre onun gizlice fotoğraflarını çekip internette yayınlamama karşılığında para isteyecektik. Ama birazda bizim vicdanımız sızladı ve bir hamburger, cola, cipse planımızdan vazgeçtik. Tabi yinede dayanamayıp web de fotoğrafları yayınladık, oda ayrı bur konuJ

Bu arkadaş canlısı, yardımsever ve bizim taktığımız lakapla aptal tavşan sınıfta bir çok kişinin sempatisini kazanmış görünüyor. Bize de SFL’den sonra kendisine başarılar dilemek kalıyor.

                                                                      
Nedim


Bu okula bir grup içinde geldim ben. Bu yüzden bu grup dışındakilerle pek ilgilenmiyordum. Üst sınıf kızlarının çoğuysa çekilmez varlıklardı benim için.

Yazın evimizin değişmesiyle hayatıma yeni biri daha girdi. Lojmana taşınmasaydım belki de senle asla samimi olamayacaktım. Lojmanda seni ilk gördüğümde salına salına yürüyüşün!! Bitirdi beniJ O andan sonra bağlandım sana ve kopmadım. Bütün bir yazı birlikte geçirdik Diloş J

Ne şimdi… seni birkaç ay sonra yeni hayatına götürecek arabanın arkasından el sallayanlar arasında olmayacağım belki ama, aklımın ve kalbimin bir köşesinde (bizim kızlar da olduğu için yerler ebatlara göre ayrılır)sen olacaksın hep. Beni hep hatırla demiyorum. Sadece bu yıllığa baktığında bu kız da kimdi dememen yeterli benim için J

                   
Begüm


Umarım hayat sana hep adil davranır. Çünkü sen mutlu olmayı gerçekten hak eden ender insanlardansın. Hayattan beklediğin her şeye kavuşabilmen dileklerimizle….

Seymoş, Ceren,Ece,Tuğçe


Okulumuz, heyecanlı elemanlarla dolu. Teneffüslerde, derste, bahçede, okulun her yerinde, uçanlar, kaçanlar, bağıranlar, çağıranlar, döğüşenler, kimse yerinde duramıyor ama bu koşuşturmacayı sakin bir şekilde sanki hiçbir şey izleyen biri var ki o da Dilşad. Sınıfta bir yürüyüşü var ki he ney, sanki dersimiz cimri bir esnaf, sınıftaki her şey onun malı, o da bu malların arasında böbürlenerek bir sağa bir sola dönerek yürüyor. Bir de Dilşad bu kadar sakin ve gayet yavaş hareket ediyor da, beyni de mi öyle çalışıyor. Sınıfta bir espri olur herkes güler, Dilşad bakar herkes susar, sonra Dilşad güler, sonra sınıf birde Dilşad’a güler. Bazen de öyle laflar eder ki ya çok felsefi biz anlamıyoruz ya da bu kız gerçekten ve dediğimi bilmiyor.

Dilşad bu kadar sakin, doktor olsun, cerrah olsun, başarılı ameliyatlarla hastaları iyileştirmen diyecem ama sanırım hiçbir hasta 3-4 gün bıçak altında yatmaya dayanamaz. En iyisi kendine başka meslekler ama Dilşad. Hayat seni muvaffak eylesin….





Henüz birbirimizi tanıyalı 1 yıl bile olmadı. Ama çok uzun zamandır tanıdığımız bazı kişilerden bile daha çok sevdik seni. Zaten senin gibi aklı başında, girişken, sevecen ve güleryüzlü bir insanı sevmeyen ölsün? Hele o güzel ses tonun yok mu, bitiyoruz yaaa! (yağcılarda inecek var şaka şaka) keşke daha fazla birbirimizi tanıma fırsatı bulsaydık. Yine de dershanede geçirdiğimiz günler harikaydı. Umursamaz tavırların, derse geç gelişlerin ve aheste hareketlerinle bir ekolsün. Hayal ettiklerine kavuşma, hayatın boyunca hep mutlu olman dileğiyle.

                                                                                 
Ahsen-Gökçen