
Ertuğrul,
Şöyle bir süzüyorum da seni esmer, uzun delikanlı yakışıklı birini görüyorsun.
Evet bu benim can dostlarımdan olan biri. Kişiliğini şöyle özetle geçersem,
tertemiz yüreğinle zerre kadar kötülük bulunmayan sözünün eri, dürüst güvenilir
kısacası tam bir dost. Üç yıllık sıkı dostluğumuz sırasında pürüz bile yok. Şu
an ki birlikteliğimizden belki kıymetini bilemiyorsun ama buradan ayrıldığımızda
yüreğimde derin izler bırakacağına eminim. Yıllara bakıyorum da gerek okulda,,
gerek pansiyonda bitmeyen muhabbetlerimiz hiç bitmeyecek gibi geliyor. Ama
başlangıcı olan her şeyin bitişi yok. Mesela dostluğumuzun asla. Yerlerimiz ayrı
olsa da birlikteliğimiz hiç bitmeyecek. Sen bana şu hayatta çok şey gösterdin.
Kişiliği hoşuma giden nadir kişilerdensin. Ama emin ol ki seni ne kadar
sevdiğimi sen bile tahmin edemezsin. Şu yazdıklarım teveccüh değil yüreğimdeki
yoğun duyguların bir parçasının küçük bir kağıda düşmüş halidir. Hayat boyunca
dosdoğru olacağından önüne çıkan engellere takılmadan geçeceğinden eminim.
Bu yıllar seni değil sen yılları ezeceksin. Bir gün bu yazıları okuduğunda belki
aramızda yollar olacak ama eminim ki, benim seni unutmadığım gibi sende beni
unutmayacaksın. Benim gibi birine şu yazıları yazdırdın ya helal olsun beni
unutma koçum…
Burak
Allah’ın yaratış sanatını ve nisanın zorluklara, acı ve
yüke ne kadar dayanaklı olduğunu gösteren en güzel örnek. Hz. Bilal’i Habeşi’den
sonra bence insan ırkının en dayanaklı üyesi. Rabbim her insanı farklı şekilde
imtihan ediyor, inşallah imtihan derecenin zorlusuna göre de
mükafatlandırılırsın gardaş.
Dünyaya
Elbeyli olarak gelmiş ve haya öyle olduğunu savunuyor. Şaka yollu az takılmadım
Elbeyli oluşlarına. Yanlış anlaşılmasın Elbeyli’yi severiz, ama gıcıklık işte.
Yiğit Elbey’linin sakin delikanlısı. Ama yine de sanıyorum çekilmeyecek kadar
acı olsa gerek Elbeylilik. Neyse ilerleyen yaşlarda nasıl olabildiğini
kestiremediğim bir Fenerbahçe tutkusu, işin kötüsü bu hala devam ediyor. Ve
hayatının dönüm noktası, miladı. Benimle tanıştığı o gün. O günden beri 4 yıl en
ağır işkencelerine dayanabilmiş, her türlü organizasyonda yanımda ve en büyük
yardımcım olmuş, defalarca beraber olması, yataklık etmesi gibi nedenlerden suç
ortağın mertebesine yükselmiş ve bu uğurda Hakan ve Ahmet hocalardan en olmadık
azarları benimle beraber işitmiş gardaşım.
İşin şakası
bir yana Ertuğrul tanıştığımız ilk günden beri candan hareketleri, mert ve
dürüst tabiatı, her ne kadar ben tasvip etmesem de çekingen ve alttan alan
tabiatı, kavgalı bile olsak komşumuz olan toprağın insanı olmasıyla kendimden
sayabileceğim ve sadakat ve dostluğunu esirgemeyişiyle gerçekten gardaşım
diyebileceğim bir dost.
En iyi
arkadaşın kardeşin mi dostun mu? Sorusuna Ertuğrul diye cevap veririm.
Kardeşim
dostumsa en iyi arkadaşımdır ki adI DA Ertrül. Üç kardeşimden biri.
Gardaşım,
sırdaşım, yoldaşım. Canım. İstanbul’da aynı üniversite, aynı bölüm, aynı ev ve
aynı yolda yeniden bir araya gelmek dileğiyle.
Her zaman
yaparım niye yapacam tavsiyemi Ertuğrul’a, doğru yolda olmanıza bakan olmaz.
Eğer oturuyorsanız ezer geçerler.
Hasan Arı
Değerli dostum Ertuğrul,
Lise 1’de
pek fazla tanıyamamış olsam da lise 2’de aynı oda da kaldık ve seni çok yakından
tanıdım, bence. Çok kısa sürede kaynaştık ve çok sağlam bir dostluk kurduk. Bu
dostluğumuz boyunca yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmedi. Hatta günden güne artan
dostluğumuz bazılarını kıskandırır dereceye gelmişti. Dostluğumuz boyunca tatlı
sohbetlerin, iyi kalpliliği, samimi tavırların ve fedakarlığınla belleğime
kazından. Yardımseverliğinle de birçok kişinin sorunlarına kendi sorunların gibi
çözümler buldun. Bazen başına işler açsa da açık sözlü konuşmaktan hiç
çekinmedin. Tanıdığım en samimi şahsiyetlerden birisin. Arkadaşların için
yapamayacağın fedakarlık yok. Onlar mutlu oldu mu sen onlardan daha mutlu
oluyorsun.
İki yıl
boyunca tüm sevincimizi ve kederimizi birlikte paylaştık. Bazı zamanlar sana
acıdığım da olmadı değil. Bana tahammül etmek zorunda kaldığın için. Gerçekten
çok sabırlısın. Kolay sinirlenmezsin ama sinirlenince neler yapacağına biraz
daha dikkat etmelisin. Yaptığımız satranç maçlarını, aldığımız bilardo sayılar
ve senin harika(!) tenis oynayışını hiç unutmayacağım. Her zaman kalbimdeki
yerinde bütün samimi duygularımla yer edineceksin. Üniversite de aynı
üniversitede olmamızı çok isterim. Tüm mutluluklar senin ve sevdiklerinin olsun.
Her zaman söylediğin şarkıdaki gibi,
Mutlu olll!
İyi bak
kendine…
Osman Yıldırım
207 ruhunu taşıyan ve kurucularından olan Ertuğrul, en
fanatik Sivasspor taraftarlarındandır. Ertuğrul ile unutamadığım en güzel olayı
hatırladığımda Nuray hocanın bize ceza verdiği günlerde yaşadığımız o iki güzel
gün aklıma gelir. Ceza verdiği ilk günün akşamında kaçarak counter’e gidişimiz
dakika bir gol bir gibi bir şey oldu. Okula döndüğümüz saman oynamaya
çalıştığımız ve beceremediğimiz basketbol maçı çok komikti.
Aynı hafta
sonuna sığdırdığımız üç minyatür kale maçı ve izlediğimiz iki film (nerdeyiz
biraderdeki inek motifi özellikle hoşumuza gitmiş ve 1 ay dilimizden
düşürmemiştik) ayrıca izlediğimiz Sivasspor-B.B Ankaraspor maçı (yenilip belki
de süper lige çıkmamıza engel olan maç) küçük iki güne sığdırdığımız inanılmaz
olaylardı. Bunun yanı sıra cezalı olduğumuz halde eve gidip gelmemiz apayrı
olaylardı. Ertuğrul’un üst yatağa maç sonuçlarını yazıp onlara bakarak
moralimizin yerine gelmesi gerçekten bir buluştu. Ertuğrul’un yaptığı paranavi
dansları oldukça güzel ve unutulmaz olaylar arasındaydı. Birlikte dershanelerden
kaçıp Matrix Reloaded’a gitmemiz ve sinemaya gittiğimizden dolayı gidemediğimiz
(uğursuzluğuna inandığımız içindir ki yenilgiye sebep olma gibi batıl bir inanca
sahip olmamızdandır) Ç. Dardanelspor maçına gitmeyip filme gittiğimiz için
pişman olmuştuk.
Bizi hiçbir
zaman yalnız bırakmadığın için ve alçakgönüllülüğün için sana müteşekkirim.
Saflığın ve temizliğin ayrı bir araştırma konusu. Hiçbir bilim adamının bu
temizliğin benzerini bulabileceğine inanmıyorum. Hayatın boyunca 207 ruhunu
kaybetmemen dileğiyle.
A. Gökhan
Arslan
Üç yıldır aynı sınıfı paylaştığım ve son sene aynı
sırayı paylaştığım canım kardeşim, Sivas ekolünün Osman’la beraber
kurucularından sayılır ve o tam bir fanatik Fenerbahçeli oluşu yönüyle çor büyük
sevgimi kazanmıştır. Ayrıca bilardoya olan merakına da değinmeden edemeyeceğim.
Son sınıfta getirilen bilardo masası sayesinde boş vakitlerinde yeni bir uğraş
kazandı. (Gerçi bu kadar uğraşmasına rağmen ne kadar ilerlettiği bir soru
işareti olarak kalacaktır ama..)
Şu okulda
bana en çok hakkı geçenlerden biridir herhalde. Çünkü ne zaman sinirlensem
kahrımı çeker. Her seferinde suçsuz olmasına rağmen bana katlanabildiğin için
taktir edilmesi gereken bir insan. İnşallah hakkını helal edersin kardeşim.
Hakan Erarslan
Sevgili arkadaşım Ertuğrul. Lise yıllarımızın başından
itibaren sende gördüğüm samimiyet beni sana yaklaştırdı. Pansiyondaki kısa
süreli oda arkadaşlıklarımızda bunu iyice pekiştirdi. Seninle ortak olan birçok
yönümüzün olduğunu düşünüyorum. Sakin kişiliğimiz, binde bir yaptığımız
espriler. Ve geldik belki de yolun sonuna. Gerçekten çok iyi bir insansın.
Yaşama sevincini hiç yitirmemen dileğiyle. Boğaziçi’nde görüşürüz.
Murat Toprak
Arkadaşım Ertuğrul;
Sen benim bu
okulda ilk tanıştığım kişi olma özelliğine sahipsin. Okulun ilk günü sabahın
erken saatinde sadece sen ve ben vardık ve selamlaşıp tanışmıştık.
Seni daha
iyi tanıma fırsatını pansiyonda geceleri yaptığın cin çağırmalarınla İhsan’ın
ruhunu memlekete göndermeye çalışmanla bulmuştum. Sen bizi iyi kerizleyip
korkutmuştun. Sayende geceleri zor uyuyor olmuştuk. Korkumuzu arkadaşlarla aynı
yatağa yatarak gidermiştik.
Lise 2’de
karşı odada kalman bu arkadaşlığımızı daha da güçlendirmişti. Artık iki oda bir
oda gibi davranmaya başlamıştı. Sen bizi kerizlemeye devam ediyordun. Telsimin
ücretsiz mesaj gönderme servis numarasını öğrendiğini söyleyip millete parayla
satıyordun.
Lise 3’e
geldik ve artık odayı paylaşmaya başlamıştık. Yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmez
oldu. Senin iyi kalpliliğin, yumuşak tavırların tüm oda insanlarının sana
yaklaşmasını sağladı. Sen ender bulunan insanlardansın. Keşke herkes senin gibi
olsa.
Sana birazda
acıyorum Ertuğrul. Özellikle pansiyondaki hayatına lise 1’de Emrah ile aynı
odayı paylaştın. Adam kafası estikçe seni ranzadan atıyordu. Lise 2’ye geldin
Hasan’la aynı odayı paylaşır oldun. O da her zaman senle uğraştı durdu. Lise 3’e
geldin bu sefer Osman karşına çıktı. Yaptığı esprilerle ölümden döndün.
Sana ÖSS’de
başarılar diler ailenle ve sevdiklerinle mutlu bir hayat sürmeni diler, seneye
buluşmak üzere Hoşcakal derim.
Ahmet Yıldız
Uzun boylu kara yiğit bir arkadaşımızdır. Samimi tavırları
ve dürüstlüğüyle her zaman taktirimi kazanmıştır. En belirgin özelliği uykuya
düşkün olmasıydı. Sabahları anamız ağlardı, uyansa bile yataktan kalkmaz böylece
kendini bozmamış olurdu. Hafif acıktığında paraya para demez harcar bize de
harcatırdı. Bu nedenle odamız iki ay mali sıkıntı yaşamıştır. Burada
yakışıklılığından bahsetmeden geçersek ona haksızlık etmiş oluruz. Fakat onun
gönlü kimsede değildi. Ayrıca son günlerde Bilardocu Semih Saygıner’den özel
dersler almaya başladığı da ortada dolaşan söylentiler arasında. İnşallah kalbi
kadar temiz bir hayat onun olur.
Eyüp Üçtepe
İlk oda arkadaşlarımdan biriydi o, hatta ilk Sivaslı
arkadaşım. Çok manyak biriydi o. Acayip bir insandı. Çok da iyi biriydi. Çok
şakalaşırdım onunla. Çok severdim onu.
Michael
Jaçkson’a benzettiğim ben hep onu. Kıvrak ve senek hareketleri, mimikleri ile
adeta oydu. Geliştirseydi bu yeteneğini asıl popstarlığı gösterirdi dünyaya.
Her yönüyle
çok güzel 3 yıl geçirdim onunla, biri aynı sınıfta, Sivaslı tayfasının neşesiydi
o.
Özleyeceğim
seni Ertuğrul, gönlünce yaşam dilerim sana,mutlu ol, başarı da yanında olsun
hep…
Nurdoğan Çıkı
Seni lise 2’de tanıdım. İlk tanıdığım zaman ki gibisin.
Sessiz, sakin etliye sütlüye karışmayan bir yapın var.
Aslında
seninle fazla samimiyetimiz olmadı. Ama Fenerbahçelisin benim gibi voleybolda
mükemmelsin. Bu özelliklerin dolayısıyla seni kendime yakın hissettim.
Valla
övülecek çok özelliğin var akıllı,çalışkan ve başarılısın o yüzden çok iyi
şeyleri hak ettiğine inanıyorum.
Hayatın sana
hak ettiklerini vermesi dileğiyle.
Buğra Çelik
Seninle 7 senedir aynı okuldayız ancak arkadaşlığımız .u
kadar eski değil. Bazen keşke SAL’deyken de muhabbetimiz olsaydı, diyorum. 2
senedir aynı sınıftayız, samimiyetimizin de 2 senelik diyebilirim. Bu 2 sene
içinde de az ama öz muhabbetlerimiz oldu.
Seni her
zaman fazla aşırıya kaçmayan tutuculuğunla ve dini bütünlüğünle hatırlayacağım.
Sınıfımızın
Piri de umarım beni unutmaz.
Meriç
Seninle iki senedir aynı sınıftayız ama açıkçası seni
fazla tanıyamadım. Belki çok azla konuşamadık, belki de kafalarımız uyuşmadı ama
senin nasıl biri olduğunu az çok da anladım.
Sessiz,
sakin, uyumlu, yardımseversin. En belirgin özelliğin de bence o esprilere
gülüşün. Başka bir özelliğin de Hakan’la olan uyumun. İki insan birbirleriyle bu
kadar mı anlaşabilir? Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş hani. İnşallah
Hakan’la ve benimle olan arkadaşlığın uzun yıllar devam eder.
Kendine iyi
bak
Hoşcakal
Gökhan Y
Ertuğrul ile tanışmam biraz geç oldu. Lise 1’de nerdeyse
hiç konuşmadık ama lise 2’de gıda sektörünün bir yan etkisi olarak bayağı samimi
olduk. Oda tıpkı en samimi arkadaşı Osman gibi türünün tüm özelliklerini
bulunduran bir Sivaslıydı.
Ertuğrul ve
Osman Sivaslı olmalarına rağmen pansiyona hiç yemek getirmezlerdi (ya da
getirdilerse de biz görmezdik) bu yüzden de bizim odayla ilişkileri
geliştirmişlerdi. Ama iyi sohbetleri vardı. Kimsede duymadığım ilginç laflar,
espriler duydum onlardan.
Oda olarak
öğle arası konuşmayı çok severlerdi. Özellikle 6.derse ve beden derslerine hep
geç kalırlardı. Bu da onları diğerlerinden ayıran önemli bir özellik.
Sınıfta
genel olarak sessiz biri Ertuğrul. Ara sıra arkadaşımın duyacağı kadar espriler
yapar. İyi bir kişiliğe sahip…
SFL’den
sonraki hayatında başarılar dilerim…
Nedim
Ertuğrul bir yıl boyunca Sivaslı akınlarına katılmış
odamızdan bir sürü yiyecek almıştır. Tabi bunda her hafta eve gidipte yiyecek
bir şey getirmenin etkisi çok büyüktür. Ertuğrul samimiyeti, dürüstlüğü ve iyi
kalpliliğiyle bu akınları tefli etmesini bilmiştir. Bunarın yanında derslerinde
de gayretli olan Ertuğrul hak ettiği başarıyı yakalayacağına inanıyorum. Lise
!’de yapılan Sivaslı tartışmalarında bir türlü son verilememişti.
Bunun
sonucunda ise kaçınılmaz bir savaş çıkmıştı. 1.yastık meydan savaşı. Bu savaş
herkesin tatile gittiği odaların boş olduğu bir döneme rastlamıştı. Yastık,
yorgan battaniye gibi silahları kullanmaktan çekinmedik. Savaşın sonunda hiçbir
taraf kesin bir üstünlük sağlayamadı ve akınlar devam etti.
Çağrı Duru
Sınıfımızın pirine selam olsun!!
Sana niye
böyle dediklerini bilmiyorum ama ben ortama ayak uydurayım dedim. 2 sene boyunca
pek samimiyetimiz olmadı. Sanırım bunda senin payın büyük tanıyabildiğim
tadarıyla sessiz, sakin kendi halinde birisin. Aslına bakarsan sen benden yıllık
isteyene kadar benim hakkında ne düşündüğünü tam olarak bilmiyordum. Hatta biraz
köktü olabileceğini düşünmüştüm. Bir sebebi yok böyle düşünmenin şimdi de
bilmiyorum gerçi ama umarım iyidir.
Aklıma
gelmişken senin ilk dikkatimi çeken yönün o siyah yüzünde güldüğün zaman epey
bir parlayan bembeyaz dişlerin olmuştu. Hep özenmişimdir ama dişlerim ne kadar
beyaz olsa da aralarında bir diş boyu kadar boşluk olduğu için iç taraftan
(ağzımın içinden gelen) karanlığın gölgesinde kalıyorlarJ
Umarım
hayatında hiçbir gölgenin altında kalmadan mutlu bir hayat geçirirsin.
Dilşad
Merhaba Ertuğrulcuğum. Seninle bir süre yanı odayı
paylaştık. Çok uzun bir süre olmasa bile o kısa sürede neler neler yaşadık. Hele
yi Pazar akşamları etütten sonra odadaki hareketlilik çok müthiş oluyordu.
Geceleri oynadığımız olunlar koca bir pansiyondan gizli gizli tıkınmalar hepsi
çok güzel anılardı. Çok güzel günler geçirmiştik. İki yıl geçti üstünden ama,
hala çok iyi hatırlıyorum geldik, gidiyoruz herkes gibi. Ama kalıcı olan bir
şeyler var ki, onlarda arkadaşlıklar. O odada yaşananları. Odadakileri tabii ki
seni de hiç unutmayacağım. Kendine iyi bak. Mutlu bir hayat sürmen dileğiyle…
Ercan Çınar
İlk tanıdığım kişilerdensin bu okulda 9-D’de yeni bir
okulda iyi bir sıra ve sınıf arkadaşıydım. Yaptığım gıcık esprileri
kaldırabilen, belki kalbin kırılsa da bunu söylemekten espri yaparken bir şey
der mi diye düşünmeye gerek duymadığım tek kişisin. Güzel yazın, esmerce yüzün
hiç aklımdan çıkmayacak birkaç şey. Samimi kalbinde, sevgi her daim esen tek
rüzgar olsun. Bir ömür boyu bahtiyar olman dileklerimle. Hakkını helal eyle.
Ömer Salih Akar
Sınıfımızın en kara insanı, yüzü kadar gözü de kara
arkadaşım…
SFL’ye
geldiğim ilk sene açıkça söylemek gerekirse seni hatırlamıyorum bile J lise 2’de
aynı sınıfa düştük, seni daha yakından tanıdım böylece. İddia ediyorum C
şubesinin en delikanlı adamı sensin dedim ya gözü karasın J öyle bir tipin var
ki ilk bakan bu kesin terörist der, ikinci bakan bu Türk filmlerindeki kötü
adamlardan biri der. Ama eminim benim gibi yakından tanıyanlar için söylenecek
tek söz var, gerçekten çok harbi adamsın ve yeterince beyefendisin.
Ömür boyu
mutluluklar, hayat boyu başarılar ahbap, kendine iyi bak.
Alperen Coşkun
Bu okulda ilk tanıdığım insandın (yani daha önce Emrah’ı
falanda tanımdı da) çocukluğumun masumiyeti, gururumun yangını ile sevdiğim
insan olman ilk tanıdığım olmanla karşılaştırdı. Rıza bey bizi beraber
oturttuğunda ilk arkadaşımla oturmanın heyecanı ikimizin de çalışmamasının
getirdiği kötü notlar dindirse de o günler bir kere yaşandı. Pansiyonda beraber
yemeklerimizi, alemlerimizi hiç unutmayacağım hele Meliha hoca ile muhabbetimiz
üç yıldır aynı sınıftayız ve iyi arkadaşız daha ne isterim ki arkadaşlıktan
yana. Emrah’la uğraşmamda tek ortağım, kaçtığımda tek ispitcimdin. Şaka şaka çok
dürüst birisin ve arkadaş için yalan söylemiyorsun. Bu başta beni sinir etse de
böylesinin daha doğru olduğunu bilmek yetiyor.
Kendine iyi
bak, beni unutma.
Hakan Üvenç
|