Onbir C sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

70 ERTUĞRUL EKİNCİ


Memleket: Sivas
Cep Tel: 
0546 262 25 54
Ev Tel: 
0346 227 61 44
Ev Adresi: 
istiklal mah. 2.sok no: 4
E-mail: 
Ertugrulekinci58@mynet.com


 


 Ertuğrul,

            Şöyle bir süzüyorum da seni esmer, uzun delikanlı yakışıklı birini görüyorsun. Evet bu benim can dostlarımdan olan biri. Kişiliğini şöyle özetle geçersem, tertemiz yüreğinle zerre kadar kötülük bulunmayan sözünün eri, dürüst güvenilir kısacası tam bir dost. Üç yıllık sıkı dostluğumuz sırasında pürüz bile yok. Şu an ki birlikteliğimizden belki kıymetini bilemiyorsun ama buradan ayrıldığımızda yüreğimde derin izler bırakacağına eminim. Yıllara bakıyorum da gerek okulda,, gerek pansiyonda bitmeyen muhabbetlerimiz hiç bitmeyecek gibi geliyor. Ama başlangıcı olan her şeyin bitişi yok. Mesela dostluğumuzun asla. Yerlerimiz ayrı olsa da birlikteliğimiz hiç bitmeyecek. Sen bana şu hayatta çok şey gösterdin. Kişiliği hoşuma giden nadir kişilerdensin. Ama emin ol ki seni ne kadar sevdiğimi sen bile tahmin edemezsin. Şu yazdıklarım teveccüh değil yüreğimdeki yoğun duyguların bir parçasının küçük bir kağıda düşmüş halidir. Hayat boyunca dosdoğru olacağından önüne çıkan engellere takılmadan geçeceğinden eminim.

            Bu yıllar seni değil sen yılları ezeceksin. Bir gün bu yazıları okuduğunda belki aramızda yollar olacak ama eminim ki, benim seni unutmadığım gibi sende beni unutmayacaksın. Benim gibi birine şu yazıları yazdırdın ya helal olsun beni unutma koçum…

        
Burak


Allah’ın yaratış sanatını ve nisanın zorluklara, acı ve yüke ne kadar dayanaklı olduğunu gösteren en güzel örnek. Hz. Bilal’i Habeşi’den sonra bence insan ırkının en dayanaklı üyesi. Rabbim her insanı farklı şekilde imtihan ediyor, inşallah imtihan derecenin zorlusuna göre de mükafatlandırılırsın gardaş.

Dünyaya Elbeyli olarak gelmiş ve haya öyle olduğunu savunuyor. Şaka yollu az takılmadım Elbeyli oluşlarına. Yanlış anlaşılmasın Elbeyli’yi severiz, ama gıcıklık işte. Yiğit Elbey’linin sakin delikanlısı. Ama yine de sanıyorum çekilmeyecek kadar acı olsa gerek Elbeylilik. Neyse ilerleyen yaşlarda nasıl olabildiğini kestiremediğim bir Fenerbahçe tutkusu, işin kötüsü bu hala devam ediyor. Ve hayatının dönüm noktası, miladı. Benimle tanıştığı o gün. O günden beri 4 yıl en ağır işkencelerine dayanabilmiş, her türlü organizasyonda yanımda ve en büyük yardımcım olmuş, defalarca beraber olması, yataklık etmesi gibi nedenlerden suç ortağın mertebesine yükselmiş ve bu uğurda Hakan ve Ahmet hocalardan en olmadık azarları benimle beraber işitmiş gardaşım.

İşin şakası bir yana Ertuğrul tanıştığımız ilk günden beri candan hareketleri, mert ve dürüst tabiatı, her ne kadar ben tasvip etmesem de çekingen ve alttan alan tabiatı, kavgalı bile olsak komşumuz olan toprağın insanı olmasıyla kendimden sayabileceğim ve sadakat ve dostluğunu esirgemeyişiyle gerçekten gardaşım diyebileceğim bir dost.

En iyi arkadaşın kardeşin mi dostun mu? Sorusuna Ertuğrul diye cevap veririm.

Kardeşim dostumsa en iyi arkadaşımdır ki adI DA Ertrül. Üç kardeşimden biri.

Gardaşım, sırdaşım, yoldaşım. Canım. İstanbul’da aynı üniversite, aynı bölüm, aynı ev ve aynı yolda yeniden bir araya gelmek dileğiyle.

Her zaman yaparım niye yapacam tavsiyemi Ertuğrul’a, doğru yolda olmanıza bakan olmaz. Eğer oturuyorsanız ezer geçerler.

                                                                                 
Hasan Arı


Değerli dostum Ertuğrul,

Lise 1’de pek fazla tanıyamamış olsam da lise 2’de aynı oda da kaldık ve seni çok yakından tanıdım, bence. Çok kısa sürede kaynaştık ve çok sağlam bir dostluk kurduk. Bu dostluğumuz boyunca yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmedi. Hatta günden güne artan dostluğumuz bazılarını kıskandırır dereceye gelmişti. Dostluğumuz boyunca tatlı sohbetlerin, iyi kalpliliği, samimi tavırların ve fedakarlığınla belleğime kazından. Yardımseverliğinle de birçok kişinin sorunlarına kendi sorunların gibi çözümler buldun. Bazen başına işler açsa da açık sözlü konuşmaktan hiç çekinmedin. Tanıdığım en samimi şahsiyetlerden birisin. Arkadaşların için yapamayacağın fedakarlık yok. Onlar mutlu oldu mu sen onlardan daha mutlu oluyorsun.

İki yıl boyunca tüm sevincimizi ve kederimizi birlikte paylaştık. Bazı zamanlar sana acıdığım da olmadı değil. Bana tahammül etmek zorunda kaldığın için. Gerçekten çok sabırlısın. Kolay sinirlenmezsin ama sinirlenince neler yapacağına biraz daha dikkat etmelisin. Yaptığımız satranç maçlarını, aldığımız bilardo sayılar ve senin harika(!) tenis oynayışını hiç unutmayacağım. Her zaman kalbimdeki yerinde bütün samimi duygularımla yer edineceksin. Üniversite de aynı üniversitede olmamızı çok isterim. Tüm mutluluklar senin ve sevdiklerinin olsun. Her zaman söylediğin şarkıdaki gibi,

Mutlu olll!

İyi bak kendine…

                
Osman Yıldırım


207 ruhunu taşıyan ve kurucularından olan Ertuğrul, en fanatik Sivasspor taraftarlarındandır. Ertuğrul ile unutamadığım en güzel olayı hatırladığımda Nuray hocanın bize ceza verdiği günlerde yaşadığımız o iki güzel gün aklıma gelir. Ceza verdiği ilk günün akşamında kaçarak counter’e gidişimiz dakika bir gol bir gibi bir şey oldu. Okula döndüğümüz saman oynamaya çalıştığımız ve beceremediğimiz basketbol maçı çok komikti.

Aynı hafta sonuna sığdırdığımız üç minyatür kale maçı ve izlediğimiz iki film (nerdeyiz biraderdeki inek motifi özellikle hoşumuza gitmiş ve 1 ay dilimizden düşürmemiştik) ayrıca izlediğimiz Sivasspor-B.B Ankaraspor maçı (yenilip belki de süper lige çıkmamıza engel olan maç) küçük iki güne sığdırdığımız inanılmaz olaylardı. Bunun yanı sıra cezalı olduğumuz halde eve gidip gelmemiz apayrı olaylardı. Ertuğrul’un üst yatağa maç sonuçlarını yazıp onlara bakarak moralimizin yerine gelmesi gerçekten bir buluştu. Ertuğrul’un yaptığı paranavi dansları oldukça güzel ve unutulmaz olaylar arasındaydı. Birlikte dershanelerden kaçıp Matrix Reloaded’a gitmemiz ve sinemaya gittiğimizden dolayı gidemediğimiz (uğursuzluğuna inandığımız içindir ki yenilgiye sebep olma gibi batıl bir inanca sahip olmamızdandır) Ç. Dardanelspor maçına gitmeyip filme gittiğimiz için pişman olmuştuk.

Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadığın için ve alçakgönüllülüğün için sana müteşekkirim. Saflığın ve temizliğin ayrı bir araştırma konusu. Hiçbir bilim adamının bu temizliğin benzerini bulabileceğine inanmıyorum. Hayatın boyunca 207 ruhunu kaybetmemen dileğiyle.


A. Gökhan Arslan


 Üç yıldır aynı sınıfı paylaştığım ve son sene aynı sırayı paylaştığım canım kardeşim, Sivas ekolünün Osman’la beraber kurucularından sayılır ve o tam bir fanatik Fenerbahçeli oluşu yönüyle çor büyük sevgimi kazanmıştır. Ayrıca bilardoya olan merakına da değinmeden edemeyeceğim. Son sınıfta getirilen bilardo masası sayesinde boş vakitlerinde yeni bir uğraş kazandı. (Gerçi bu kadar uğraşmasına rağmen ne kadar ilerlettiği bir soru işareti olarak kalacaktır ama..)

Şu okulda bana en çok hakkı geçenlerden biridir herhalde. Çünkü ne zaman sinirlensem kahrımı çeker. Her seferinde suçsuz olmasına rağmen bana katlanabildiğin için taktir edilmesi gereken bir insan. İnşallah hakkını helal edersin kardeşim.

                            
Hakan Erarslan


Sevgili arkadaşım Ertuğrul. Lise yıllarımızın başından itibaren sende gördüğüm samimiyet beni sana yaklaştırdı. Pansiyondaki kısa süreli oda arkadaşlıklarımızda bunu iyice pekiştirdi. Seninle ortak olan birçok yönümüzün olduğunu düşünüyorum. Sakin kişiliğimiz, binde bir yaptığımız espriler.  Ve geldik belki de yolun sonuna. Gerçekten çok iyi bir insansın. Yaşama sevincini hiç yitirmemen dileğiyle. Boğaziçi’nde görüşürüz.

                                                                                 
Murat Toprak


Arkadaşım Ertuğrul;

Sen benim bu okulda ilk tanıştığım kişi olma özelliğine sahipsin. Okulun ilk günü sabahın erken saatinde sadece sen ve ben vardık ve selamlaşıp tanışmıştık.

Seni daha iyi tanıma fırsatını pansiyonda geceleri yaptığın cin çağırmalarınla İhsan’ın ruhunu memlekete göndermeye çalışmanla bulmuştum. Sen bizi iyi kerizleyip korkutmuştun. Sayende geceleri zor uyuyor olmuştuk. Korkumuzu arkadaşlarla aynı yatağa yatarak gidermiştik.

Lise 2’de karşı odada kalman bu arkadaşlığımızı daha da güçlendirmişti. Artık iki oda bir oda gibi davranmaya başlamıştı. Sen bizi kerizlemeye devam ediyordun. Telsimin ücretsiz mesaj gönderme servis numarasını öğrendiğini söyleyip millete parayla satıyordun.

Lise 3’e geldik ve artık odayı paylaşmaya başlamıştık. Yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmez oldu. Senin iyi kalpliliğin, yumuşak tavırların tüm oda insanlarının sana yaklaşmasını sağladı. Sen ender bulunan insanlardansın. Keşke herkes senin gibi olsa.

Sana birazda acıyorum Ertuğrul. Özellikle pansiyondaki hayatına lise 1’de Emrah ile aynı odayı paylaştın. Adam kafası estikçe seni ranzadan atıyordu. Lise 2’ye geldin Hasan’la aynı odayı paylaşır oldun. O da her zaman senle uğraştı durdu. Lise 3’e geldin bu sefer Osman karşına çıktı. Yaptığı esprilerle ölümden döndün.

Sana ÖSS’de başarılar diler ailenle ve sevdiklerinle mutlu bir hayat sürmeni diler, seneye buluşmak üzere Hoşcakal derim.

                                                                                 
Ahmet Yıldız


Uzun boylu kara yiğit bir arkadaşımızdır. Samimi tavırları ve dürüstlüğüyle her zaman taktirimi kazanmıştır. En belirgin özelliği uykuya düşkün olmasıydı. Sabahları anamız ağlardı, uyansa bile yataktan kalkmaz böylece kendini bozmamış olurdu. Hafif acıktığında paraya para demez harcar bize de harcatırdı. Bu nedenle odamız iki ay mali sıkıntı yaşamıştır. Burada yakışıklılığından bahsetmeden geçersek ona haksızlık etmiş oluruz. Fakat onun gönlü kimsede değildi. Ayrıca son günlerde Bilardocu Semih Saygıner’den özel dersler almaya başladığı da ortada dolaşan söylentiler arasında. İnşallah kalbi kadar temiz bir hayat onun olur.

                                                                                 
Eyüp Üçtepe


İlk oda arkadaşlarımdan biriydi o, hatta ilk Sivaslı arkadaşım. Çok manyak biriydi o. Acayip bir insandı. Çok da iyi biriydi. Çok şakalaşırdım onunla. Çok severdim onu.

Michael Jaçkson’a benzettiğim ben hep onu. Kıvrak ve senek hareketleri, mimikleri ile adeta oydu. Geliştirseydi bu yeteneğini asıl popstarlığı gösterirdi dünyaya.

Her yönüyle çok güzel 3 yıl geçirdim onunla, biri aynı sınıfta, Sivaslı tayfasının neşesiydi o.

Özleyeceğim seni Ertuğrul, gönlünce yaşam dilerim sana,mutlu ol, başarı da yanında olsun hep…

                                                                                 
Nurdoğan Çıkı


Seni lise 2’de tanıdım. İlk tanıdığım zaman ki gibisin. Sessiz, sakin etliye sütlüye karışmayan bir yapın var.

Aslında seninle fazla samimiyetimiz olmadı. Ama Fenerbahçelisin benim gibi voleybolda mükemmelsin. Bu özelliklerin dolayısıyla seni kendime yakın hissettim.

Valla övülecek çok özelliğin var akıllı,çalışkan ve başarılısın o yüzden çok iyi şeyleri hak ettiğine inanıyorum.

Hayatın sana hak ettiklerini vermesi dileğiyle.

                                                                                 
Buğra Çelik


Seninle 7 senedir aynı okuldayız ancak arkadaşlığımız .u kadar eski değil. Bazen keşke SAL’deyken de muhabbetimiz olsaydı, diyorum. 2 senedir aynı sınıftayız, samimiyetimizin de 2 senelik diyebilirim. Bu 2 sene içinde de az ama öz muhabbetlerimiz oldu.

Seni her zaman fazla aşırıya kaçmayan tutuculuğunla ve dini bütünlüğünle hatırlayacağım.

Sınıfımızın Piri de umarım beni unutmaz.

                                                                                             
Meriç


Seninle iki senedir aynı sınıftayız ama açıkçası seni fazla tanıyamadım. Belki çok azla konuşamadık, belki de kafalarımız uyuşmadı ama senin nasıl biri olduğunu az çok da anladım.

Sessiz, sakin, uyumlu, yardımseversin. En belirgin özelliğin de bence o esprilere gülüşün. Başka bir özelliğin de Hakan’la olan uyumun. İki insan birbirleriyle bu kadar mı anlaşabilir? Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş hani. İnşallah Hakan’la ve benimle olan arkadaşlığın uzun yıllar devam eder.

Kendine iyi bak

Hoşcakal

                                                                                             
Gökhan Y


Ertuğrul ile tanışmam biraz geç oldu. Lise 1’de nerdeyse hiç konuşmadık ama lise 2’de gıda sektörünün bir yan etkisi olarak bayağı samimi olduk. Oda tıpkı en samimi arkadaşı Osman gibi türünün tüm özelliklerini bulunduran bir Sivaslıydı.

Ertuğrul ve Osman Sivaslı olmalarına rağmen pansiyona hiç yemek getirmezlerdi (ya da getirdilerse de biz görmezdik) bu yüzden de bizim odayla ilişkileri geliştirmişlerdi. Ama iyi sohbetleri vardı. Kimsede duymadığım ilginç laflar, espriler duydum onlardan.

Oda olarak öğle arası konuşmayı çok severlerdi. Özellikle 6.derse ve beden derslerine hep geç kalırlardı. Bu da onları diğerlerinden ayıran önemli bir özellik.

Sınıfta genel olarak sessiz biri Ertuğrul. Ara sıra arkadaşımın duyacağı kadar espriler yapar. İyi bir kişiliğe sahip…

SFL’den sonraki hayatında başarılar dilerim…

                                                                                             
Nedim


Ertuğrul bir yıl boyunca Sivaslı akınlarına katılmış odamızdan bir sürü yiyecek almıştır. Tabi bunda her hafta eve gidipte yiyecek bir şey getirmenin etkisi çok büyüktür. Ertuğrul samimiyeti, dürüstlüğü ve iyi kalpliliğiyle bu akınları tefli etmesini bilmiştir. Bunarın yanında derslerinde de gayretli olan Ertuğrul hak ettiği başarıyı yakalayacağına inanıyorum. Lise !’de yapılan Sivaslı tartışmalarında bir türlü son verilememişti. 

Bunun sonucunda ise kaçınılmaz bir savaş çıkmıştı. 1.yastık meydan savaşı. Bu savaş herkesin tatile gittiği odaların boş olduğu bir döneme rastlamıştı. Yastık, yorgan battaniye gibi silahları kullanmaktan çekinmedik. Savaşın sonunda hiçbir taraf kesin bir üstünlük sağlayamadı ve akınlar devam etti.

                                                                                             
Çağrı Duru


Sınıfımızın pirine selam olsun!!

Sana niye böyle dediklerini bilmiyorum ama ben ortama ayak uydurayım dedim. 2 sene boyunca pek samimiyetimiz olmadı. Sanırım bunda senin payın büyük tanıyabildiğim tadarıyla sessiz, sakin kendi halinde birisin. Aslına bakarsan sen benden yıllık isteyene kadar benim hakkında ne düşündüğünü tam olarak bilmiyordum. Hatta biraz köktü olabileceğini düşünmüştüm. Bir sebebi yok böyle düşünmenin şimdi de bilmiyorum gerçi ama umarım iyidir.

Aklıma gelmişken senin ilk dikkatimi çeken yönün o siyah yüzünde güldüğün zaman epey bir parlayan bembeyaz dişlerin olmuştu. Hep özenmişimdir ama dişlerim ne kadar beyaz olsa da aralarında bir diş boyu kadar boşluk olduğu için iç taraftan (ağzımın içinden gelen) karanlığın gölgesinde kalıyorlarJ

Umarım hayatında hiçbir gölgenin altında kalmadan mutlu bir hayat geçirirsin.

                                                                                             
Dilşad


Merhaba Ertuğrulcuğum. Seninle bir süre yanı odayı paylaştık. Çok uzun bir süre olmasa bile o kısa sürede neler neler yaşadık. Hele yi Pazar akşamları etütten sonra odadaki hareketlilik çok müthiş oluyordu. Geceleri oynadığımız olunlar koca bir pansiyondan gizli gizli tıkınmalar hepsi çok güzel anılardı. Çok güzel günler geçirmiştik. İki yıl geçti üstünden ama, hala çok iyi hatırlıyorum geldik, gidiyoruz herkes gibi. Ama kalıcı olan bir şeyler var ki, onlarda arkadaşlıklar. O odada yaşananları. Odadakileri tabii ki seni de hiç unutmayacağım. Kendine iyi bak. Mutlu bir hayat sürmen dileğiyle…

                                                                                 
Ercan Çınar


İlk tanıdığım kişilerdensin bu okulda 9-D’de yeni bir okulda iyi bir sıra ve sınıf arkadaşıydım. Yaptığım gıcık esprileri kaldırabilen, belki kalbin kırılsa da bunu söylemekten espri yaparken bir şey der mi diye düşünmeye gerek duymadığım tek kişisin. Güzel yazın, esmerce yüzün hiç aklımdan çıkmayacak birkaç şey. Samimi kalbinde, sevgi her daim esen tek rüzgar olsun. Bir ömür boyu bahtiyar olman dileklerimle. Hakkını helal eyle.

                                                                                 
Ömer Salih Akar


Sınıfımızın en kara insanı, yüzü kadar gözü de kara arkadaşım…

SFL’ye geldiğim ilk sene açıkça söylemek gerekirse seni hatırlamıyorum bile J lise 2’de aynı sınıfa düştük, seni daha yakından tanıdım böylece. İddia ediyorum C şubesinin en delikanlı adamı sensin dedim ya gözü karasın J öyle bir tipin var ki ilk bakan bu kesin terörist der, ikinci bakan bu Türk filmlerindeki kötü adamlardan biri der. Ama eminim benim gibi yakından tanıyanlar için söylenecek tek söz var, gerçekten çok harbi adamsın ve yeterince beyefendisin.

Ömür boyu mutluluklar, hayat boyu başarılar ahbap, kendine iyi bak.

                                                                                 
Alperen Coşkun


Bu okulda ilk tanıdığım insandın (yani daha önce Emrah’ı falanda tanımdı da) çocukluğumun masumiyeti, gururumun yangını ile sevdiğim insan olman ilk tanıdığım olmanla karşılaştırdı. Rıza bey bizi beraber oturttuğunda ilk arkadaşımla oturmanın heyecanı ikimizin de çalışmamasının getirdiği kötü notlar dindirse de o günler bir kere yaşandı. Pansiyonda beraber yemeklerimizi, alemlerimizi hiç unutmayacağım hele Meliha hoca ile muhabbetimiz üç yıldır aynı sınıftayız ve iyi arkadaşız daha ne isterim ki arkadaşlıktan yana. Emrah’la uğraşmamda tek ortağım, kaçtığımda tek ispitcimdin. Şaka şaka çok dürüst birisin ve arkadaş için yalan söylemiyorsun. Bu başta beni sinir etse de böylesinin daha doğru olduğunu bilmek yetiyor.

Kendine iyi bak, beni unutma.

                                                                                 
Hakan Üvenç