Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

108 ESİN ÖRSÇELİK


Memleket: Sivas
Cep Tel: 
0505 222 38 42
Ev Tel: 
0346 221 84 86
Ev Adresi: 
Mevlana mah. Yahya Yerlikaya sok. Kurt Sitesi Anıl apt. daire: 6

 




 



      Eski bir dost girdi şehirden içeri

            Fena ıslak sanki Sivas

            Yeşil gözleri mavi bir dostu arar

            Çıkmaz bir sokağın sonunda durdu.

                        Eski bir dost girdi şehirden içeri

                        Kent büyüdü, çocuklar büyümüştü

                        Umutlar aynıydı, yıldızlar aynı

                        Kapıda çocuk parkı, pencerende çocuklar

                        Eski bir dost girdi şehirden içeri

                        Camlarda korkuları, gözlerinde yağmur

                        Ceplerinde yıldızlar, bavulunda gece

            Eski bir dost girdi, kalabalık

            Hiç yalnız olmamıştı bu eski dost

            Şehirden içeri girdi bin yıl sonra

            Dostunun kalbi ve şiirleriyle...

Şiir arkadaşım, hayatı şiir, dostluğu şiir, sevgisi şiir, hayalleri şiir arkadaşım; 18 yıllık hayatımın en zor günlerinde yanımda olduğun için paylaştıklarımız ve hayallerimiz için, senden öğrendiklerim ve beni dinleyerek bana öğrettiklerin için sona değil, bizi bir araya getiren kadere teşekkür ediyorum. Çünkü seninle anlaşmamak çok zor. Her zaman gözlerindeki duygu yükünü görebilmek umuduyla...                                                                                 

 

 K. A Sarı


 


      
Seneler ne çabuk geçiyor

            El ele, omuz omuza

            Ne yapsak boş bundan sonra

            İyi ki hep birlikte olmuşuz

            Sen kocaman şirin çınar ağacı

            En alımlı dalına yuva kurmuşum

            Vadilere uzamış kökün

            İklimlerde salınmış saçakların

            Yapraklarından hüzün rüzgarları geçiyor

            Olmadı be çınarım, koca çınarım

            Renk katamadın tam bülbülüne

            Uğramamalıydı bu acı size

            Mavilerde süzülürken gönderme bülbülünü göklere!

Gönderme Esin, ne olur o bülbül daha küçük, daha masum ayrılıpta ağlatma onu. Hani bir söz vardır ya “Seni serçenin gözyaşları kadar seviyorum” serçenin bir damlası o küçücük kalbinin sonu demektir. Sende bülbülü ağlatma.

Dalında 3 sene güzel güzel şakıyan bülbülün uzak diyarlardan mutlu durmasın, ya hiç ayrılmasın bülbülle çınar, ya da bülbül kalırsa uzaklarda çınar kurusun hasretinden. Biliyorum senin gönlün ve bülbülün ölmesinden ne de çınarın kurumasından yana...Ayrılmamak dileğiyle...

                                                                                 
Büşra Yıldırım


      
Her gün bir yerde görmek ne iyi...

            Her gün bir yere konmak ne güzel

            Bulanmadan donmadan akmak ne hoş...

            Dünle beraber gitti cancağızım,

            Ne kadar söz varsa düne ait...

            Şimdi yeni şeyler söylemek lazım!

Hayata hep olumlu pencerelerden bakan biricik arkadaşıma, aslında canımcım yukarıdaki mısralar her şeyi ne güzel özetliyor. Ama şurasını beğenmedim “Dünle beraber gitti cancağızım...” Eminim canım arkadaşım sen benim hayatımdan gidenlerden değil hep yanımda kalanlardan, bana her zaman destek olanlardan olacaksın (Tıpkı şimdi olduğu gibi) cancağızım

Dostum senin bazı tavırlarına tutumlarına hayranım. Ne mi bunlar? Saymakla biter mi bilmemJ Ama mesela senin bu kadar kararlı oluşuna, hiç kimse karşısında hiçbir şey için olması gerekenden başka türlü davranmamana, hayata, insanlara hep olumlu yönden yaklaşmana, onlara karşı asla önyargı taşımamana, ya daha ne olabilir ki...Yani bu kadar pozitif birinin yanında negatif kalmak mümkün mü acaba? Hele bir de o güzelim gözlerinin içi gülerek sana baktı mı? Aman Allah’ım bu insan sevilmez mi ya? Seni seviyorum cancağızım J

İnan Esinciğim, bu okulda (arkadaşlığımızda demek sanırım daha doğru olabilir) senden öğrendiğim çok şey oldu. Kendime örnek aldığım ve tanımaktan çok çok memnun olduğum kişilerdensin...

“Beni unutma” gibi anlamsız birazcıkta saçma cümleler yazmayacağım çünkü zaten sana kendimi unutturmaya hiç niyetim yok!...

Daima kırmızı gül peşinde koşarken ayaklar altında ezilen papatyaları görenlerden olman dileğiyle...

Hayatta hep başarılı ve mutlu kal!

                                                                                 
Fatma Yekeler


      
Yağmur yağıyordu

            Benim saçlarımda kırağılar vardı

            Onun omzuna konmuş bir gül

            Böyle başlıyordu o şiir. Esin’in her işinde yaptığı gibi yüreğini ortaya koyarak okuduğu o şiir böyle başlıyordu. Omzunda gül yoktu. Esin’in, ama yüzünden güllerin eksik olduğuna şahit olamadı hiç kimse.

            Doğrular için “gözünü budaktan, sözünü dudaktan” sakınmayan mert adamlar lazım ya memlekete, Esin o mertliği kendini delikanlı zanneden bir çok kişiden daha çok taşıyor ve hakkını veriyor. Kim ne derse desin okulda 11-B’nin tadı bambaşkaydı. Unutamayacağımız o tablonun en renkli köşelerinden biri Esin’e aitti.

            Kendini dost zanneden onca kişi bir tarafa, pek kimse bilmesede dost denecek birkaç kişinin içinde Sen varsın. Karşılıksız sevginin değerini sen bildin. Yüzünden gülümsemeni hiç eksik etmedin, teşekkürler.

            Arka sırada birkaç kişi oturur, gelecek hakkında konuşur, tartışır en sonunda doğru yolu hep birlikte bulurduk. Unutamayacağım birde iftar var tabi. Sofrada sadece yemek yoktu demiştim ya Esin’in yüreği vardı.

            Hani bir şiirde geçer ya “Adamın halından adam anlar” diye. Biz birbirimizi anlamıştık. Hiçbir şüphe taşımıyorum senin geleceğin bir bahar sabahı gibi mutluluklarla süslü olacağına. Her nefes alışında sevinç, her kalp atışında sevgi dolsun yüreğine. Hoşcakal kardeşim.

                                                                      
Halil İbrahim Çiçek


Eğer bir kişiye baktığında ondan bir elektrik alıyor ve kalpleri yumuşatıp, gönül puslarını güzelliklere çeviriyorsa, hele hele dudaklarındaki küçük bir tebessüm veya gözlerindeki birkaç damla yaşla gerçekleştiriyorsa biliniz ki o kişi gerçek dosttur. İşte sende bu kişilerdensin küçük kertenkele. Asıl seni sevmeyen ölsün.

                                                                                 
Emre Farımaz


Ölümün bir saati yok. Belli bir şeklide yok ölümün. Doğrusu ölüm hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Hiçbir sırrını vermiyor bize. Ölümü ölüm yapan da bu. Bu belirsizlik büyütüyor ölümün hayat üzerindeki gölgesini. Ve bu gölgeyi hesaba katmadan hayattan söz edebilmekte mümkün olmuyor. Yaşayacağımız anların sadece biri ölüm anı olarak oysa! Öyle ya milyonlarca anı dolu dolu yaşayacak ve onlardan sadece birinde öleceğiz!

I’ve been living a lie, there is nothing inside.

                                                                                 
Alparslar Sizer


Mark Twain der ki: “Hepimiz dünya denen devasa bir çöplükte yaşıyoruz, ama bazılarımız yıldızlara bakıyoruz. Ayakların çöplükte bulunmasında kimsenin kimseye üstünlüğü yok; ancak yıldızları keşfetme aşamasında büyük farklar oluşuyor.” Kuşkusuz senin gibi yıldızları (güzellikleri) keşfedenler daha mutlu yaşar.

Hayatta her şey olumsuz gitse...hayat bir diken tarlasına dönse de senin açından hayatın tüm renkleri solar gibi olsa, yinede hayata küsme, gülümse

                                                                                 
Vahap Günbattı


Ben ona okulumuzun Polyanna’sı diyorum. Çünkü gerçekten hayata ve insanlara bakış açısını bizden çok farklıdır. İnsanların kötü yönleri yerine iyi yönlerini tutuyor ona göre davranıyor. Onu ilerde sosyal yardımlaşma veya sivil toplum örgütlerinden birinde göreceğime neredeyse eminim. Umarım hayatı da insanlara bakış açısı gibi iyi yönde olur.

(Ha! Şunu unutmadan söyleyeyim Esin, Meltem’le bir olup Alper’e işkence yaptığımız için seni kınıyorum...)

                                                                                  
Ahmet Burak Oktay


Aşağıda bir gül bahçesinden Esin’lenerek yazılşım olan yazıda anlatılanların hepsi gerçektir. Her hakkı saklıdır.

Bir zamanlar SFL adında bir gül bahçesi varmış. Burada nesli tükenmek üzere olan güller yetiştirilmiş. Bu güller içinde bir tanesi varmış ki hem diğer güller tarafından hem de bahçıvanlar tarafından çok sevilirmiş. O kadar iyi kalpli o kadar yardımsevermiş ki diğer güller onu bazen abla, bazen kardeş bazen de iyi bir dost olarak görürlermiş. O’ da her zaman olduğu gibi bütün iyi niyetiyle herkese yardım etmeye çalışır, onların dertleriyle dertlenir, onlarla sevinirmiş. Hasat günü gelip çatmış. Tüm güller olduğu gibi o gül de dalından koparılmış. SFL bahçesi 2004 yılı hasatını da en güzel şekliyle vermiş. Adı Esin olan bu güle geri kalan hayatında mutluluklar dilerim. Başına gelecek en kötü şey SFL gibi olsun.

                                                                                  
Mesut Karlık


İnsanlar vardı, gelip geçer. İnsanlar vardı dünyada bir iz bırakır. Yaptıkları ile hatırlanırlar yaşam sürdükçe. Sende bu okulda yaptıklarınla hatırlanacak kişilerdensin. İdarede bizi temsil eden sen oldun. Şiir dinletisi dahil olmak üzere birçok etkinlikte yer aldın. Edebiyat deyince aklıma gelen birkaç kişiden birisin. Hayata belki biraz toz pembe bakıyorsun. Belki fazla iyimsersin ama yüreğinin tertemiz olduğu gözlerindeki ifadelerden belli. Hayatın her an ideallerindeki tadar güzel olsun. Bir ömür boyu mesut olman dileklerimle.

Kardeşim Esin’e

                                                                                             
Ömer Salih Akar


     
Sevmek ne demektir? İnanmak, paylaşmak, kardeş olmak...

            Kardeş olmanın daha ötesi var mıdır?

            Yıllar önce uzak ve soğuk şehirlerde bir kardeş, bir aile ve çok güzel mantı yapan bir anne bırakmak?...?

            Belki bir daha birbirimizi göremeyeceğimizi bilerek ayrılmak...

            Ama ummak, beklemek...

            Özlemlere sarılmak, bırakılan hatıralara bakmak, eski yıllıkları okuyup gülmek...

            Ve belki meslektaş olarak karşılaşmayı hayal edip avunmak...

            Ayrılık acısı tam yüreklere çökmüşken, gözlerde saklanan son damlaları dökmeye hazırlanırken...

            Sevgimle birlikte...

            
Nurayyy Kıvanç


Esin (!) yani büyük Esin, herkes böyle söylüyor çok büyüksün ne! Dış görünüş olarak büyüksün veya küçüksün o kısmı beni ilgilendirmiyor ama beni ilgilendiren bir şey var ki gerçekten büyük bir arkadaşsın. Ne zaman canım sıkılsa yakınımda olduğun zaman geliyordun, uzağımdaysan da bir telefon kadar yakındın. Birbirimizi kırdığımız zamanlar oldu ama sen de şu attığın triplerin zaman dilimini biraz azalt. Son zamanlarda biraz değiştin ama yüreğinin hala aynı olduğunu sanıyorum. Sınavın etkisi olsa gerek...Neyse.

Kendine iyi bak!

                                                                                             
Furkan Savaş


Seni şöyle özetlersek herhalde doğrudur. Hanımefendi, sosyal ilişkiler danışmanı ve unutulmaz bir arkadaş, senin Mevlana’nın soyundan geldiğini düşünüyorum. Niye diye soracaksan; Büyük Okyanustan daha büyük bir hoşgörü anlayışın var. Keşke diyorum sen 1980’li yıllarda yaşasaydın da bu pozitif enerjini o dönemlerde de yaysaydın. Mutluluğu havadan elde edecek bir kişiliğin var. İnşallah düşüncelerin gibi ince bir hayat senin olur.

                                                                                             
Eyyüp Üçtepe


Esin’le lise 1’de aynı sınıftaydık. Aramız çok iyiydi. Daha sonra sınıflarımızın ayrılmasıyla yollarımız da ayrıldı. Aramızda hiç istemediğim ama önüne de geçemediğim bir soğukluk oluştu. Tabi ki derdimi anlatamıyordum ne de o bana. Ben hala onu çok seviyorum çünkü biliyorum ki zor günümde yardım isteğimde yanıma koşacak nadir insanlardan birisi o.

Umarım hayatı boyunca hep iyiliklerle karşılaşır.

                                                                                             
Hatice Yıldırım


Seni medya ve hakem önünde suçlu çıkarmak, o eşsiz çenen sayesinde imkansız. Eşsiz deyince yanlış anlama çoğu kez de saçmalıyorsun ama biz bunun farkına vardığımız zaman sen başka bir şey söylüyor oluyorsun. Neyse ya şaka bir tarafa gerçekten iyi birisin. Ne zaman silgi istesem veriyorsun. Hayatın boyunca mutlu olman dileğiyle...

                                                                                             
Alper Hazırcı


Demokrasiye olan bağlılığı ön plana çıkan Esin insan haklarının savunucusu olan önemli bir şahsiyettir. Liderlik vasfı sayesinde pek çok sosyal aktivitede bulunduğu gibi insanlara da pek çok konuda yol gösterici olmuştur.

Hayata devamlı pozitif bakışı ile sınıfımıza örnek olan Esin, her ne kadar bir takım konularda uzlaşamasak da daima seviyeli ve saygılı bir arkadaşımız olmuştur.

Önemli hedefleri olan ve bu yolda çaba gösteren Esin arkadaşıma en içten duygularla tüm hayatı boyunca başarılar dilerim.

                                                                                             
Fatih Sezer


Okula ilk geldiğimizde aynı sınıftaydık fakat sınıflar karılınca ayrı sınıflara düştük. Bu yüzden tanışmamız biraz geç oldu. Güzel başlayan arkadaşlığımız boyuca bana olan yardımlarından dolayı çok teşekkür ederim.

Ne zaman kompozisyonla başım belaya girse hemen senin yanına damlardım ve benim için kompozisyon yazmanı isterdim. Sen de bunu hiçbir zaman geri çevirmezdin. Bilirsin bu yazı işlerini fazla beceremem (şimdi olduğu gibi)

Lise 3’de aramız açıldı. Böyle olmasını istemezdim ama dünya hali... Arkadaşlığımızın devam etmesini isterim. İlerde hep mutlu olman dileğiyle...

                                                                                 
 
Cihan Şahan


Okulumuzun en iyi şiir yorumcusu, edepli olmasının yanında edebi... Esin’le yakından tanışma imkanını Lise 3’de buldum. Çünkü ilk kez Lise 3’de aynı sınıftaydık. Ailesi beni iftarda yemek yiyemeyen beyaz çocuk diye tanır fakat ben geçen günlerde getirdiği kısırı bitiren kişiyim...

Millet sohbet ederek yiyordu ancak ben sohbeti yemek bittikten sonra yaptığımından fazla yemiş oldum. Esin hanımefendi ve duygusal olmasının yanında çok sportiftir. Beden eğitimi derslerinde onu eşofmanını getirmemiş görmek mümkün değil. Masa tenisine olan ilgisi özellikle son iki senede çok azalmıştır. Güleryüzlü ve samimi olan arkadaşımın hayatı boyunca mutlu olmasını diler. İnşallah güzel bir Üniversitede (Ege’de) görmek nasip olur. Hep mutlu olman dileğiyle...

                                                                                 
 Önder Dinçel


Seni ilk gördüğümde hiç anlaşamayız gibi gelmişti halbuki çok yanılmışım. Seninle o kadar güzel anlaşılıyor ki, ben bunu lise 1’de gördüm. Kimseyi incitmek istemeyen temiz ruhun insanı kısa süre içerisinde sarmalıyor ve etkisi altına alıyor. Ayrıca çok güzel olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bu okul senin sosyal yönünü biraz kısıtlasa da senin bu konuda üniversitede rahat olacağını biliyorum. Kendine çok iyi bak, değerli arkadaşım.

                                                                                 
Nisa Bozbıyık


Yalancı, sahtekar, çirkin, iki yüzlü, kibirli, içten pazarlıklı, antipatik, ruhsuz, taş kalpli, duyusuz, soğuk, acımasız, kimsenin gözünün yaşına bakamayan, merhametsiz, haysiyetsiz, nankör, kin ve nefret dolu, gözlerinden ateş püsküren, sinsi, cimri, uyuz, ayrık otu, yüzsüz, saygısız, pislikten çürümüş, sanattan anlamayan, geri kafalı, kurtlanmış fikirleri olan, sadist, yeniliklere kapalı, karamsar, insanın içini karartan, etrafına negatif enerji saçan, ön yargılı ve daha saymadığım kötü terimleri içinde bulundurmadığını hal ve hareketleriyle ispatlayan arkadaşımıza ömür boyu mutluluklar...

                                                                                 
 
Kazım Yüce


Esin’le iki yıldır aynı sınıftayız. Onu okuduğu şiirlerle tanımaya başladım. Duygusal aynı zamanda medeni cesarete sahiptir. Herkesle iyi geçinmek ister. Arkadaşlarına değer verip hakkettiği saygıyı görmek ister.

Daha sonraları başka yönlerini de tanıma fırsatı buldum. Mesela iyi bir aşcıydı. Ramazan boyu iftar programında yemek tarifi yapmıştır. Bu yemekleri duyduktan sonra pansiyonunu yemeklerini yemek işkenceye dönmüştür. Esin’i bilmeden yaptığı bu işkenceden dolayı suçlamakta yanlış olur doğrusu. Esin’e iki yıl boyunca yaptığı o güzel arkadaşlıktan dolayı teşekkür ediyorum. Hayatın boyunca gönlünün sesini duyman ve pişman olmaman dileğiyle...

                                                                                             
Çağrı Duru


Duygusal kişiliğiyle ve edebi yönüyle aklıma yer eden Esin’i daha çok lise 3’de Alper’in yanında oturduğum zamanlarda “sus...” deyişiyle hafızama kazıdım. Ramazandaki iftar programında Kazımla binlikte yaptığı o güzel tariflerden (tarifi anlatırken ağzımızın suyunu tutmaktan iflahımız kesilirdi). Dolayı çok teşekkür ederim. Karşılaştığı olaylara tepkisini koymasında ve çakı yürekliliğinden dolayı kendisini tebrik eder hayatının ümit ettiğin şekilde mutlu ve huzurlu geçmesini dilerim.

                                                                                 
 
Gökhan Arslan