
Eski bir dost girdi
şehirden içeri
Fena ıslak
sanki Sivas
Yeşil gözleri mavi bir dostu arar
Çıkmaz bir sokağın sonunda durdu.
Eski bir dost girdi
şehirden içeri
Kent büyüdü, çocuklar
büyümüştü
Umutlar aynıydı,
yıldızlar aynı
Kapıda çocuk parkı,
pencerende çocuklar
Eski bir dost girdi
şehirden içeri
Camlarda korkuları,
gözlerinde yağmur
Ceplerinde yıldızlar,
bavulunda gece
Eski bir dost girdi, kalabalık
Hiç yalnız olmamıştı bu eski dost
Şehirden içeri girdi bin yıl sonra
Dostunun kalbi ve şiirleriyle...
Şiir arkadaşım, hayatı şiir, dostluğu şiir,
sevgisi şiir, hayalleri şiir arkadaşım; 18 yıllık hayatımın en zor günlerinde
yanımda olduğun için paylaştıklarımız ve hayallerimiz için, senden öğrendiklerim
ve beni dinleyerek bana öğrettiklerin için sona değil, bizi bir araya getiren
kadere teşekkür ediyorum. Çünkü seninle anlaşmamak çok zor. Her zaman
gözlerindeki duygu yükünü görebilmek
umuduyla...
K.
A Sarı
Seneler ne çabuk geçiyor
El ele, omuz omuza
Ne yapsak boş bundan sonra
İyi ki hep birlikte olmuşuz
Sen kocaman şirin çınar ağacı
En alımlı dalına yuva kurmuşum
Vadilere uzamış kökün
İklimlerde salınmış saçakların
Yapraklarından hüzün rüzgarları
geçiyor
Olmadı be çınarım, koca çınarım
Renk katamadın tam bülbülüne
Uğramamalıydı bu acı size
Mavilerde süzülürken gönderme
bülbülünü göklere!
Gönderme Esin, ne olur o bülbül daha küçük, daha
masum ayrılıpta ağlatma onu. Hani bir söz vardır ya “Seni serçenin gözyaşları
kadar seviyorum” serçenin bir damlası o küçücük kalbinin sonu demektir. Sende
bülbülü ağlatma.
Dalında 3 sene güzel güzel şakıyan bülbülün uzak
diyarlardan mutlu durmasın, ya hiç ayrılmasın bülbülle çınar, ya da bülbül
kalırsa uzaklarda çınar kurusun hasretinden. Biliyorum senin gönlün ve bülbülün
ölmesinden ne de çınarın kurumasından yana...Ayrılmamak dileğiyle...
Büşra Yıldırım
Her gün bir yerde görmek
ne iyi...
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan donmadan akmak ne hoş...
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait...
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım!
Hayata hep olumlu pencerelerden bakan biricik
arkadaşıma, aslında canımcım yukarıdaki mısralar her şeyi ne güzel özetliyor.
Ama şurasını beğenmedim “Dünle beraber gitti cancağızım...” Eminim canım
arkadaşım sen benim hayatımdan gidenlerden değil hep yanımda kalanlardan, bana
her zaman destek olanlardan olacaksın (Tıpkı şimdi olduğu gibi) cancağızım
Dostum senin bazı tavırlarına tutumlarına
hayranım. Ne mi bunlar? Saymakla biter mi bilmemJ
Ama mesela senin bu kadar kararlı oluşuna, hiç kimse karşısında hiçbir şey için
olması gerekenden başka türlü davranmamana, hayata, insanlara hep olumlu yönden
yaklaşmana, onlara karşı asla önyargı taşımamana, ya daha ne olabilir ki...Yani
bu kadar pozitif birinin yanında negatif kalmak mümkün mü acaba? Hele bir de o
güzelim gözlerinin içi gülerek sana baktı mı? Aman Allah’ım bu insan sevilmez mi
ya? Seni seviyorum cancağızım
J
İnan Esinciğim, bu okulda (arkadaşlığımızda
demek sanırım daha doğru olabilir) senden öğrendiğim çok şey oldu. Kendime örnek
aldığım ve tanımaktan çok çok memnun olduğum kişilerdensin...
“Beni unutma” gibi anlamsız birazcıkta saçma
cümleler yazmayacağım çünkü zaten sana kendimi unutturmaya hiç niyetim yok!...
Daima kırmızı gül peşinde koşarken ayaklar
altında ezilen papatyaları görenlerden olman dileğiyle...
Hayatta hep başarılı ve mutlu kal!
Fatma Yekeler
Yağmur yağıyordu
Benim saçlarımda kırağılar vardı
Onun omzuna konmuş bir gül
Böyle başlıyordu o şiir. Esin’in her
işinde yaptığı gibi yüreğini ortaya koyarak okuduğu o şiir böyle başlıyordu.
Omzunda gül yoktu. Esin’in, ama yüzünden güllerin eksik olduğuna şahit olamadı
hiç kimse.
Doğrular için “gözünü budaktan,
sözünü dudaktan” sakınmayan mert adamlar lazım ya memlekete, Esin o mertliği
kendini delikanlı zanneden bir çok kişiden daha çok taşıyor ve hakkını veriyor.
Kim ne derse desin okulda 11-B’nin tadı bambaşkaydı. Unutamayacağımız o tablonun
en renkli köşelerinden biri Esin’e aitti.
Kendini dost zanneden onca kişi bir
tarafa, pek kimse bilmesede dost denecek birkaç kişinin içinde Sen varsın.
Karşılıksız sevginin değerini sen bildin. Yüzünden gülümsemeni hiç eksik
etmedin, teşekkürler.
Arka sırada birkaç kişi oturur,
gelecek hakkında konuşur, tartışır en sonunda doğru yolu hep birlikte bulurduk.
Unutamayacağım birde iftar var tabi. Sofrada sadece yemek yoktu demiştim ya
Esin’in yüreği vardı.
Hani bir şiirde geçer ya “Adamın
halından adam anlar” diye. Biz birbirimizi anlamıştık. Hiçbir şüphe taşımıyorum
senin geleceğin bir bahar sabahı gibi mutluluklarla süslü olacağına. Her nefes
alışında sevinç, her kalp atışında sevgi dolsun yüreğine. Hoşcakal kardeşim.
Halil İbrahim Çiçek
Eğer bir kişiye baktığında
ondan bir elektrik alıyor ve kalpleri yumuşatıp, gönül puslarını güzelliklere
çeviriyorsa, hele hele dudaklarındaki küçük bir tebessüm veya gözlerindeki
birkaç damla yaşla gerçekleştiriyorsa biliniz ki o kişi gerçek dosttur. İşte
sende bu kişilerdensin küçük kertenkele. Asıl seni sevmeyen ölsün.
Emre Farımaz
Ölümün bir saati yok.
Belli bir şeklide yok ölümün. Doğrusu ölüm hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.
Hiçbir sırrını vermiyor bize. Ölümü ölüm yapan da bu. Bu belirsizlik büyütüyor
ölümün hayat üzerindeki gölgesini. Ve bu gölgeyi hesaba katmadan hayattan söz
edebilmekte mümkün olmuyor. Yaşayacağımız anların sadece biri ölüm anı olarak
oysa! Öyle ya milyonlarca anı dolu dolu yaşayacak ve onlardan sadece birinde
öleceğiz!
I’ve been living a lie, there is nothing inside.
Alparslar Sizer
Mark Twain der ki:
“Hepimiz dünya denen devasa bir çöplükte yaşıyoruz, ama bazılarımız yıldızlara
bakıyoruz. Ayakların çöplükte bulunmasında kimsenin kimseye üstünlüğü yok; ancak
yıldızları keşfetme aşamasında büyük farklar oluşuyor.” Kuşkusuz senin gibi
yıldızları (güzellikleri) keşfedenler daha mutlu yaşar.
Hayatta her şey olumsuz gitse...hayat bir diken
tarlasına dönse de senin açından hayatın tüm renkleri solar gibi olsa, yinede
hayata küsme, gülümse
Vahap Günbattı
Ben ona okulumuzun
Polyanna’sı diyorum. Çünkü gerçekten hayata ve insanlara bakış açısını bizden
çok farklıdır. İnsanların kötü yönleri yerine iyi yönlerini tutuyor ona göre
davranıyor. Onu ilerde sosyal yardımlaşma veya sivil toplum örgütlerinden
birinde göreceğime neredeyse eminim. Umarım hayatı da insanlara bakış açısı gibi
iyi yönde olur.
(Ha! Şunu unutmadan söyleyeyim Esin, Meltem’le
bir olup Alper’e işkence yaptığımız için seni kınıyorum...)
Ahmet Burak Oktay
Aşağıda bir gül
bahçesinden Esin’lenerek yazılşım olan yazıda anlatılanların hepsi gerçektir.
Her hakkı saklıdır.
Bir zamanlar SFL adında bir gül bahçesi varmış.
Burada nesli tükenmek üzere olan güller yetiştirilmiş. Bu güller içinde bir
tanesi varmış ki hem diğer güller tarafından hem de bahçıvanlar tarafından çok
sevilirmiş. O kadar iyi kalpli o kadar yardımsevermiş ki diğer güller onu bazen
abla, bazen kardeş bazen de iyi bir dost olarak görürlermiş. O’ da her zaman
olduğu gibi bütün iyi niyetiyle herkese yardım etmeye çalışır, onların
dertleriyle dertlenir, onlarla sevinirmiş. Hasat günü gelip çatmış. Tüm güller
olduğu gibi o gül de dalından koparılmış. SFL bahçesi 2004 yılı hasatını da en
güzel şekliyle vermiş. Adı Esin olan bu güle geri kalan hayatında mutluluklar
dilerim. Başına gelecek en kötü şey SFL gibi olsun.
Mesut Karlık
İnsanlar vardı, gelip
geçer. İnsanlar vardı dünyada bir iz bırakır. Yaptıkları ile hatırlanırlar yaşam
sürdükçe. Sende bu okulda yaptıklarınla hatırlanacak kişilerdensin. İdarede bizi
temsil eden sen oldun. Şiir dinletisi dahil olmak üzere birçok etkinlikte yer
aldın. Edebiyat deyince aklıma gelen birkaç kişiden birisin. Hayata belki biraz
toz pembe bakıyorsun. Belki fazla iyimsersin ama yüreğinin tertemiz olduğu
gözlerindeki ifadelerden belli. Hayatın her an ideallerindeki tadar güzel olsun.
Bir ömür boyu mesut olman dileklerimle.
Kardeşim Esin’e
Ömer Salih Akar
Sevmek ne demektir?
İnanmak, paylaşmak, kardeş olmak...
Kardeş olmanın daha ötesi var mıdır?
Yıllar önce uzak ve soğuk şehirlerde
bir kardeş, bir aile ve çok güzel mantı yapan bir anne bırakmak?...?
Belki bir daha birbirimizi
göremeyeceğimizi bilerek ayrılmak...
Ama ummak, beklemek...
Özlemlere sarılmak, bırakılan
hatıralara bakmak, eski yıllıkları okuyup gülmek...
Ve belki meslektaş olarak
karşılaşmayı hayal edip avunmak...
Ayrılık acısı tam yüreklere
çökmüşken, gözlerde saklanan son damlaları dökmeye hazırlanırken...
Sevgimle birlikte...
Nurayyy Kıvanç
Esin (!) yani büyük Esin,
herkes böyle söylüyor çok büyüksün ne! Dış görünüş olarak büyüksün veya küçüksün
o kısmı beni ilgilendirmiyor ama beni ilgilendiren bir şey var ki gerçekten
büyük bir arkadaşsın. Ne zaman canım sıkılsa yakınımda olduğun zaman geliyordun,
uzağımdaysan da bir telefon kadar yakındın. Birbirimizi kırdığımız zamanlar oldu
ama sen de şu attığın triplerin zaman dilimini biraz azalt. Son zamanlarda biraz
değiştin ama yüreğinin hala aynı olduğunu sanıyorum. Sınavın etkisi olsa
gerek...Neyse.
Kendine iyi bak!
Furkan Savaş
Seni şöyle özetlersek
herhalde doğrudur. Hanımefendi, sosyal ilişkiler danışmanı ve unutulmaz bir
arkadaş, senin Mevlana’nın soyundan geldiğini düşünüyorum. Niye diye soracaksan;
Büyük Okyanustan daha büyük bir hoşgörü anlayışın var. Keşke diyorum sen 1980’li
yıllarda yaşasaydın da bu pozitif enerjini o dönemlerde de yaysaydın. Mutluluğu
havadan elde edecek bir kişiliğin var. İnşallah düşüncelerin gibi ince bir hayat
senin olur.
Eyyüp Üçtepe
Esin’le lise 1’de aynı
sınıftaydık. Aramız çok iyiydi. Daha sonra sınıflarımızın ayrılmasıyla
yollarımız da ayrıldı. Aramızda hiç istemediğim ama önüne de geçemediğim bir
soğukluk oluştu. Tabi ki derdimi anlatamıyordum ne de o bana. Ben hala onu çok
seviyorum çünkü biliyorum ki zor günümde yardım isteğimde yanıma koşacak nadir
insanlardan birisi o.
Umarım hayatı boyunca hep iyiliklerle
karşılaşır.
Hatice Yıldırım
Seni medya ve hakem önünde
suçlu çıkarmak, o eşsiz çenen sayesinde imkansız. Eşsiz deyince yanlış anlama
çoğu kez de saçmalıyorsun ama biz bunun farkına vardığımız zaman sen başka bir
şey söylüyor oluyorsun. Neyse ya şaka bir tarafa gerçekten iyi birisin. Ne zaman
silgi istesem veriyorsun. Hayatın boyunca mutlu olman dileğiyle...
Alper Hazırcı
Demokrasiye olan bağlılığı
ön plana çıkan Esin insan haklarının savunucusu olan önemli bir şahsiyettir.
Liderlik vasfı sayesinde pek çok sosyal aktivitede bulunduğu gibi insanlara da
pek çok konuda yol gösterici olmuştur.
Hayata devamlı pozitif bakışı ile sınıfımıza
örnek olan Esin, her ne kadar bir takım konularda uzlaşamasak da daima seviyeli
ve saygılı bir arkadaşımız olmuştur.
Önemli hedefleri olan ve bu yolda çaba gösteren
Esin arkadaşıma en içten duygularla tüm hayatı boyunca başarılar dilerim.
Fatih Sezer
Okula ilk geldiğimizde
aynı sınıftaydık fakat sınıflar karılınca ayrı sınıflara düştük. Bu yüzden
tanışmamız biraz geç oldu. Güzel başlayan arkadaşlığımız boyuca bana olan
yardımlarından dolayı çok teşekkür ederim.
Ne zaman kompozisyonla başım belaya girse hemen
senin yanına damlardım ve benim için kompozisyon yazmanı isterdim. Sen de bunu
hiçbir zaman geri çevirmezdin. Bilirsin bu yazı işlerini fazla beceremem (şimdi
olduğu gibi)
Lise 3’de aramız açıldı. Böyle olmasını
istemezdim ama dünya hali... Arkadaşlığımızın devam etmesini isterim. İlerde hep
mutlu olman dileğiyle...
Cihan
Şahan
Okulumuzun en iyi şiir yorumcusu, edepli
olmasının yanında edebi... Esin’le yakından tanışma imkanını Lise 3’de buldum.
Çünkü ilk kez Lise 3’de aynı sınıftaydık. Ailesi beni iftarda yemek yiyemeyen
beyaz çocuk diye tanır fakat ben geçen günlerde getirdiği kısırı bitiren
kişiyim...
Millet sohbet ederek yiyordu ancak ben sohbeti
yemek bittikten sonra yaptığımından fazla yemiş oldum. Esin hanımefendi ve
duygusal olmasının yanında çok sportiftir. Beden eğitimi derslerinde onu
eşofmanını getirmemiş görmek mümkün değil. Masa tenisine olan ilgisi özellikle
son iki senede çok azalmıştır. Güleryüzlü ve samimi olan arkadaşımın hayatı
boyunca mutlu olmasını diler. İnşallah güzel bir Üniversitede (Ege’de) görmek
nasip olur. Hep mutlu olman dileğiyle...
Önder
Dinçel
Seni ilk gördüğümde hiç
anlaşamayız gibi gelmişti halbuki çok yanılmışım. Seninle o kadar güzel
anlaşılıyor ki, ben bunu lise 1’de gördüm. Kimseyi incitmek istemeyen temiz
ruhun insanı kısa süre içerisinde sarmalıyor ve etkisi altına alıyor. Ayrıca çok
güzel olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bu okul senin sosyal yönünü biraz
kısıtlasa da senin bu konuda üniversitede rahat olacağını biliyorum. Kendine çok
iyi bak, değerli arkadaşım.
Nisa Bozbıyık
Yalancı, sahtekar, çirkin,
iki yüzlü, kibirli, içten pazarlıklı, antipatik, ruhsuz, taş kalpli, duyusuz,
soğuk, acımasız, kimsenin gözünün yaşına bakamayan, merhametsiz, haysiyetsiz,
nankör, kin ve nefret dolu, gözlerinden ateş püsküren, sinsi, cimri, uyuz, ayrık
otu, yüzsüz, saygısız, pislikten çürümüş, sanattan anlamayan, geri kafalı,
kurtlanmış fikirleri olan, sadist, yeniliklere kapalı, karamsar, insanın içini
karartan, etrafına negatif enerji saçan, ön yargılı ve daha saymadığım kötü
terimleri içinde bulundurmadığını hal ve hareketleriyle ispatlayan arkadaşımıza
ömür boyu mutluluklar...
Kazım
Yüce
Esin’le iki yıldır aynı
sınıftayız. Onu okuduğu şiirlerle tanımaya başladım. Duygusal aynı zamanda
medeni cesarete sahiptir. Herkesle iyi geçinmek ister. Arkadaşlarına değer verip
hakkettiği saygıyı görmek ister.
Daha sonraları başka yönlerini de tanıma fırsatı
buldum. Mesela iyi bir aşcıydı. Ramazan boyu iftar programında yemek tarifi
yapmıştır. Bu yemekleri duyduktan sonra pansiyonunu yemeklerini yemek işkenceye
dönmüştür. Esin’i bilmeden yaptığı bu işkenceden dolayı suçlamakta yanlış olur
doğrusu. Esin’e iki yıl boyunca yaptığı o güzel arkadaşlıktan dolayı teşekkür
ediyorum. Hayatın boyunca gönlünün sesini duyman ve pişman olmaman dileğiyle...
Çağrı Duru
Duygusal kişiliğiyle ve
edebi yönüyle aklıma yer eden Esin’i daha çok lise 3’de Alper’in yanında
oturduğum zamanlarda “sus...” deyişiyle hafızama kazıdım. Ramazandaki iftar
programında Kazımla binlikte yaptığı o güzel tariflerden (tarifi anlatırken
ağzımızın suyunu tutmaktan iflahımız kesilirdi). Dolayı çok teşekkür ederim.
Karşılaştığı olaylara tepkisini koymasında ve çakı yürekliliğinden dolayı
kendisini tebrik eder hayatının ümit ettiğin şekilde mutlu ve huzurlu geçmesini
dilerim.
Gökhan
Arslan |