
Yerlerin ve göklerin ve ikisi arasındaki herşeyin sahibi
ve suhanı cömert, affedici, kahredici, rahmetli gazabından fazla yüce Allah’ın
kulu Hasan’dan 114’ün minik atı 207’nin yeuüc mecücü 206’nın yamyamı Gökhan
arkadaşıma A.G.A
Ne yazacağımı bilemiyorum yani kararsızlık seçim
kararsızlığı. Üç senedir aynı odayı paylaştık ve bu kısa sürede iyi kötü çok
fazla şey sığdırdık. Hangilerini yazsam ki...
114 süresince bitmeyen sebeblilikleri mi,
koridorun sonundaki oda olmasından kaynaklanan açığı kapatmak için koridoru bir
defa bile koşmadan geçmemiş hatta yarışmış olduğumuzu mu. Ya etüt öncesi
Meraküme pikniğe etüt sonrası Counter’e kaçışımızı Counter sonrası muhabbetle
elimize geçen herşeyi silah, çorapları bomba olarak kullanıp odalara baskın
yapışlarımızı, ama gerçek samimiyeti ve bizi birbirimize bağlayan ruhu
biliyorsun. 207 ruhu, evet tek kuralı kurallara uymamak olan bu ölümsüz ruh.
Soğan salatalarımız yemek ticaretimiz 2 günün
3’ünde camdan atlayıp yüksek duvarlardan aşarak sürüne sürüne okula gidişimiz
daha doğrusu zorunda olduğumuzdan gittiğimiz okul işkenceleri, bitmeyen SİVAS ve
SİVASSPOR sevdamız, etüt sonrası Hakan Hoca köpürene kadar bitmeyen sohbetler ve
boğuşmalar kolasına şampiyonluk iddiaları, Elbeyli olmanın sana verdiği gurur
hangisi unutulur ki?
Doldurduğumuz kasete söylediğin kötü zaman
şarkısının (“enstrümantal”de biz) sesi hala kulaklarımda
Eminim yine beraber olacağız. Bizi ayıracak bir
şey bulamıyorum ama en azından büyük ihtimalle aynı yerlerde olmayacağız. Olsun
ne çıkar bulurum seni. Bizimkine ayrılık denmez.
Seni niye bu kadar çok sevdim bilmem ki?. Ben
evet, ben seninle hiç kavgamızı hatırlamıyorum. Hatta başkalarıyla hiç kavgan
olduğunu hatırlamıyorum. Hatta seni birçok tartışmada arayı bulmaya çalışır
vaziyette gördüm. Her ortama her yere uyum gösteren sevgili yam’ım her zaman
istediğin yerde olacağım sen hep bende içimde.
Üzülme bu bir ayrılık değil kafana da takma
Elbeylili olmak o kadar da kötü değil. Ya birde Fenerli olsaydın...
Temür’den Elbeyli’nin minik yiğidosuna sonsuz
sevgiler ve kocaman bir öpücük..
Hasan
Arı
Babadan A.G.A’ya mektup,
İlkokul beş. Yer Gazi
Lisesi. Okullar arası bilgi yarışması var. Karşımızda Serkan Gürayda var.
Verilen yanıt: Piri Reis hiç aklımdan çıkmaz ve çıkmayacak ta
A.G.A işte seni de SFL’ye
geldiğimde bu olay dahilinde tanımış ve o zamandan beri var olan arkadaşlığımız
bu vakitten sonra tamamen kesinleşmiş ve iyi bir dost olmuştuk. Seni 3 sene
boyunca çok sevmiştim ve sana bir konuda acıyordum. Çünkü yanında iki senedir
Fatih oturmakta, üstüne çıkmalar, ağır espriler, kangru antilop kopyalamaları
gerçekten çekilmez sana acıyorum.
A.G.A bu okulda hiç
çekinmeden bazı şeyleri söylediğim kişilerin başında geliyorsun, insan ancak
sevdiği, bağlandığı ve güvendiği kişilere içini açar. Bunların hepsi var
olduğuna göre içimi dökmenin karşısında bir engel olmadığını düşünürdüm ve buda
kesinlikle sensin.
Normalde sırada tek
oturmayı çok severim. Ama gerek okulda, gerekse dershanede seninle hep yan yana
oturmak istemişimdir. Bu da gönül alışverişinden olsa gerek.
A.G.A bazen bencil bir
forvet oldun. Bazen “ziçuk zabri” bazen “kral Hakan” bazen Juve’yi yenen
Cimbom’un beraber yorumcusu oldun. Bazen diskmende beraber “Sezen Aksu”
dinledik. Esprilerime destek oldun. Beraber tarih çalışarak kitaptaki adamlara
küfürler yazdık. Bunlar çok güzel anılardı. Bunları unutmak mümkün değil.
Ömür boyu unutulmamak
dileğiyle.
Selman Çolak
DEĞERLİ DOSTUM GÖKHAN.
Seninle lise 1’de aynı
sınıfı paylaşıyorduk. Kısa sürede samimi bir arkadaşlık kurduk. Lise 2’de aynı
odayı paylaşmakla da gelişen arkadaşlığımızı sağlam bir dostluğa dönüştürdük.
Çok canayakın, samimi, sevecen, şamatalı olmanla birlikte, derslerindeki
başarın, azmin ve kararlılığınla tanıdım seni. Küçük ama etkili fiziğinle de
nelere göğüs gerebileceğini ve başardıklarını hepimize gösterdin. Daima gülen
yüzün, sıcakkanlı ve içten tavırlarını her zaman görmek isterim. İçinin dışının
bir olması da diğer büyük özelliğin. Ayrıca istediğin zaman iyi espri
yapabiliyorsun. Çok da güzel futbol oynuyorsun. Ama sadece futbol mu, tenisten,
basketbola, voleybola ve satranca kadar bütün spor dallarına ilgin olduğunu
söyleyebilirim. 207’de geçirdiğimiz o matrak günlerin vazgeçilmez öğesiydin sen.
Eski oda arkadaşım Hasan’a ve bana iki yıldır tahammül ettiğin içinde çok
sabırlısın J
Hasanla, Ertuğrul’a ve
seninle birlikte çok güzel günlerimiz oldu. Unutulmayacak dostluğumuzun
hayatımız boyunca sürmesi dileğiyle...
Hayatın boyunca mutluluklar
ve başarı hep seninle olsun...
Kendine iyi bak...
Osman
Yıldırım
Seninle üç yıl boyunca, hem aynı okulu hem aynı dershaneyi paylaştık.
Düşüncelerimi çekinmeden söylediğim bir arkadaşımdın. Fatih’le benim köy
sohbetlerimizi beğenerek dinleyen sayılı arkadaşlarımız arasındaydın. Seninle
kalıplaşmış çok hoş cümlelerimiz vardı. Mesela “Gökhan bu nedir ya” Bu cümleler
çaktırmasamda çok hoşuma gidiyordu. Lise 2’de ota sırada güzel bir koalisyon
oluşturmuştuk. Sanırım böyle bir şey bu güne kadar oluşturulmamıştı. Bu
koalisyondan aldığımız başarılar ileride de ortaklıklar kurabileceğimizin
göstergesidir. Çok istekli bir arkadaşsın, inşallah bu isteklerine kavuşturacak
doğru yolu bulursun. Tüm güzellikler seninle, kalbim seninle olsun.
Eyyüp
İlk
sene pek de tanımadığım A. Gökhan ile samimi arkadaşlığımız ikinci seneye
rastlar. İkinci sene yanyana oturmaya muvaffak olduğum Gökhan zaman geçtikçe
kabak çiçeği açılmaya başladı.
Önceleri seviyeli olan
arkadaşlığımız giderek gelişmeye ve samimi olmaya başladı. Lise 3’de de beraber
oturmamız iyice sıkı fıkı olmamızı sağladı.
Bu gelişmeler sonucu espri
anlayışımız değişti ve birbirimize eşek şakası yapmaya başladık.
Yaptığım en amansız
şakalara aldırış etmeyen bir takım şeyleri kafasına takmayan ve ileriye dönük
iyi şeyler tasarlayan bir kişiliğe sahiptir. Nazarımda en iyi dersi Biyolojidir.
Haksızlıklara karşı
susmayan bir yapısı vardır. Kimseye dokunmaz ama ona dokunan “ekmeğinin tuzu”
olsa da karşılığını verir. Düşüncelerinde önyargılı olmaz ve yanlışlarını yüzüne
karşı söyleyebilir.
Sportif sayılabilecek bir
kişiliğe sahip olmasına rağmen fiziğe dayanan bazı sporlarda etkisizdir.
Parmakları kuvvetlidir ve elini zor sıkabildiğim kişiler arasındadır. Sporda
bencil olduğu sebebiyle eleştirilir.
Çok sağlam iradelidir.
Benimle oturmasına rağmen benden şikayetçi olduğu süre çok kısadır. Erdoğan
Beyin derslerinde harap ve bitap çıkmasına rağmen herhangi bir sistemik
rahatsızlığı yoktur.
2 yıl boyunca aynı sıraya
bacak aynı masaya kol koyduk. Bu süre zarfında aramız genel itibariyle çok iyi
idi. Bu sebeple kendisine çok teşekkür ediyor ve en iyi yerlere gelmesi için
daima azimli olmasını diliyorum.
Fatih
Sezer
Gökhan’la 2 sene aynı sınıfta okudum. Arkadaşlığı, dostluğu gerçekten mükemmel
bir insan yalnız biraz kabiliyetsiz. Misal bir tarih sınavı (test) aga kutusuna
cevapları yazacak bana verecek. Sınava Sadi(st) hoca gelmiş. Neyse aga yazdı.
Şıkları o sırada Sadi hoca bunu izliyor (arkasında) bende Sadi hocayı. Bıktım
Gökhan yakalanacak, “ben organize ettim” der gibi, hocanın gözüne yüzüne baka
baka ve istedim, aldım. Şıklara bakmadan kutuyu masaya koydum. Burda da Esin
aldı kutuyu (oda işin içinde). Hoca kutuyu aldı. Biraz fırçaladı sınıfı bu tamam
temize çıktım. Yazan Gökhan, yakalanan Esin,baktım olamayacak tenefüste gittim.
Ben organize ettim ben suçluyum dedim. Sadi hocada sağolsun bir şey demedi olay
kapandı. Gökhan dilerim hayatın boyunca hep iyi olursun ve başkalarına yaptığın
muamele ile karşılanırsın.
Alper
Sevgili Gökhancığım. Her ne kadar Apo’yla birlikte telefonumun şarjını iki
saatte bitirsen bile hiç önemli değil. Şarjın tohumuna para saymıyorum ya. Canın
sağolsun. Ramazanlarda evinizi etli pide salonu olarak kullanıyorduk. Dehşet
oluyordu o günleri özleyeceğim. Tek isteğim Hattari Hanzoyla görüşüp ondan
keskin bir kılıç almaktı. Böylece düşmanlarının kanı oluk olup olacaktı. Ne
dileyim hayallerin gerçek olsun inşallah. Tüm güzellikler seninle olsun. Diyecem
ama büyük günahın varmış ki Allah seni cezalandırdı. Fatih’le oturmak zorunda
kaldın. Dönem sonunda akli dengen sağlam olarak çıkarsan tüm güzellikler senin
olsun.
Vahap
Beraber geçirdiğimiz 6 yılın sonu orta okuldan oluşan iyi arkadaşlığımızı lisede
iyi bir şekilde sürdürdük. Lisede hiç aynı sınıfa düşmememizden dolayı biraz
ayrı kalsak da arkadaşlığımız her zaman sürdü. Ortaokulda yaptığımız o maçları
unutmak mümkün değil. Sen her zaman sessiz. Sakin, efendi, iyi olmasını bildin
bunun sonucunda da çok iyi arkadaşlığımız oldu, sen beni hiç kırmadın inşallah
bende seni kırmamışımdır. İlerde inşallah görüşürüz, hayatın boyunca mutlu olman
dileğiyle beni unutma...
Alperen Türkay
3
yıldır aynı sınıfta olamadığım ama çok iyi dost olduğum Gökhan’ın o “Ne diysin
la!” deyişini asla unutmayacağım.
Özellikle bu sene çok
yakınlaştık onunla, çok da şakalaştık. Çok tatlı biriydi, hiç duramıyordum
onunla uğraşmadan. Çok neşeliydi o, benide içine çekti neşesinin hep. Hasan’ın
sevgili yecücü Gökhan’a asla kızamamam da . O da asla böyle bir tepki vermedi.
Her şeyiyle çok sevimliydi.
Senin gibi, geçirdiğimiz zaman. Hayat da hep sevimli olsun sana, başarı hep
elinde olsun. Mutluluk hep seninle olsun! Beni unutmazsan tabii...
Nurdoğan Çıkı
Kıyamet yaklaştı ellam, yecüc meccücn en tatlı elemanı Sivas’ta hem de bizim
okulda. Yazdıklarıma bakma ama şekil itibariyle benziyorsun. Sevecen tavırların,
şakacı yapı bana kendini sevdirmeye yetti. Umarım hayat sana hep istediklerini
verir. Sağlıklı ve mutlu bir ömür geçirmen dileğiyle...
Emre
Farımaz
Seni
ilk olarak etüt sınıfında yaptığın yaramazlıklarla tanımıştım. Bu okulda üç yıl
boyunca samimi olduğum nadir kişilerdensin. 207’nin dostluğumuza şüphesiz önemli
katkıları olmuştur. Kısa boylu olmana karşı diğer odalarla yaptığımız savaşlarda
ön sıralarda bir cengaver gibi savaştın! Cesur bir savaşçı olman kadar zeka
oyunlarınla da birçok kere zafere ulaşmıştın. Futbolda da boy avantajın
sayesinde oldukça iyi bir oyuncusun. Özellikle pansiyonda koridorda yaptığımız
çekişmeli maçlarda sergilediğin performans sayesinde birçok maçtan galip
ayrıldık. Sportmenliğinin yanı sıra derslerde de başarılı birisin. Yani küçük
ama çooook etkilisin J
Ayrıca AVP’yi
kullanışındaki ustalığından da bahsetmemek olmaz. Seninle hafızalardan
silinmeyecek pek çok güzel anılarımız oldu.
Umarım dostluğumuz
üniversite hayatında da devam eder. Sevdiklerinle birlikte mutlu ve başarılı bir
hayat sürmen dileğiyle...
Ertuğrul Ekinci
Konu: A. Gökhan
Tarih:
2001-2004-03-02
Yer: Orta sıranın
en önü
Amaç: Kopya çekmek
ve oluşabilecek herhangi bir olay katalizlemek
(En ön sırada
kopya çekilir mi? Demeyin çünkü o öğretmen meselesi de dahil her yerde kopya
çekebilir)
Lise 2’den sonra Fatih’le
aynı sırayı paylaşıp onun iğrenç espri!lerinden olumsuz yönde etkilenmiş. Ama
enerjisinden, neşesinden, başarısından ve sevimliliğinden hiçbir şey
kaybetmemiş. Fatih’te esprilerine Gökhan’ın gülmediğini anlayınca başka bir
mağdur aramaya başlamış. Sınıfımızın voleybol takımının pasörü Gökhan her ne
kadar Eren’e kendini beğendirmese de sınıfı sırtlayan isimlerden olmuştur.
Kendine Kaffy Annan’ı örnek
alan Gökhan tartışmalarda arabuluculuk yapmış ve tartışanların arasını bulmuştur
J
Yalnızlığı sevmeyen kişiliğiyle birçok dost kazanmış ve mutlu üç yıl
geçirmiştir.
Mutluluğun üç yılla sınırlı
kalmasın. İki cihanda da Mesut ol. Kendine iyi bak.
Mesut
Karlık
Gökhan, bu okulda kalışımın nedeni. Lise 1’de beraber oturduk. Bana gurbet
acısını sen unutturdun. Birbirimizi çok sevdik, sıkı sıkıya bağlandık. Beraber
kopya çektik, ben pek beceremiyordum ama sen ayarlıyordun işi...Seni uyuz
ediyordum ama inan ki sevdiğimden. Hiç unutamayacağım halı saha maçlarımızı,
Ramazanda beni evine davet edişini, birbirimizi kızdırışlarımızı...Biraz
duygusal kaçtı ama inan içimden geldiği gibi yazdım. Saadet-i Dareyn’de (iki
dünya saadeti-o kadar da hacılığımız belli olsun canım) mutluluklar dilerim.
*Sendin gurbeti
unutturan,
Sendin okulu
sevdiren
Ahmet Gökhan’ım
benim
Benim canım
kardeşim...
Der ortağın,
Hacılarlı Hacı Hüseyin
Konuşmayı çok mu seviyon sen? Hele o gülüşün...Her gülüşünde içimden “Ama Gökhan
gene güldü” diyorum. Sonrada soruyorum “Neden güldü” acaba. Ama sonra anlıyorum
ki o gülüşün nedeni sensin. Gittiğin yerden bir anda kahkahalar yükseliyor tamam
tamam biliyorum komiksin ama şu Alper’li güldürme. Arkama oturupta Alper’le
konuştuğunuzu iddia edip sadece gülme işlemini gerçekleştirmeniz deli ediyor
beni. Aman sen beni boş ver hep mutlu et ve mutlu ol.
Esin
Örsçelik
Nerede bir karışıklık varsa bilin ki orada A. Gökhan var. İki kişi kavga ediyor.
Birinin sırtı dönük kim acaba? Bakıyoruz A. Gökhan. Şaka bir yana Gökhan çok
sevdiğim arkadaşlardan. İki sene boyunca yaz tatili hariç her gün gördüğüm
birisi. Hafif kısa boyu, güleç yüzüyle iyi bir arkadaş. Yapımında olmasa da
yayınında ve dağıtımında bir köprü olmuştu. En ön sıradaki yeriyle iki yıl (daha
fazlası var mı bilmiyorum) Fatih’in yanında iki yıl kalabilmiş olması sabrını
gösteriyor. Belki onun yanında kaldığından böyle hırçındır.
Engin hoşgörüsüne sığınarak
yazdığımı biliyor.
Bir ömür boyu mutlu olmanı
dilerim...
Ömer
Salih Akar
Az
önce seni düşündüm, buraya bir şeyler yazabilmek için ve kendi kendime keşke
daha çok muhabbet etseymişiz dedim. Lise 1’de ayrı sınıflardaydık. Son iki
yıldırda çok şey paylaşamamışız. Ama ben seni tanıyorum ve her zaman çok mutlu
olmanı istiyorum. Umarım aynı üniversitelerde yada aynı şehirlerde oluruz ve
birbirimizi daha iyi tanırız
Mutlu ol ve hep böyle kal.
Meltem
Seninle zamanında kısa olmandan dolayı az dalga geçmemiştim, az uğraşmamıştım
seninle. Aslına bakarsan ben de senden büyük sayılmazdım. Bu okulun birinci
yılında aynı sınıftaydık. Hatta daha yakındık, arka sıramda oturuyordun. Belki
de bana bu kadar yakın olduğun için çok tartıştık seninle. Bunları genelde ben
başlatırdım. Ama hiçbiri çok uzun sürmezdi. Bir gün bilemedin iki gün sonra eski
halimize dönerdik. Babalarımız da arkadaş çıkınca, daha başka bakmaya
başlamıştım sana. Daha sıcak biri olmuştun. Sonra ayrı sınıflara düştük. Fakat
bu kadar basit bir şey bir arkadaşlığın bitmesine neden olamazdı, bitmedi de.
Arkadaşlığımızın bundan sonrada devamını diliyorum. Hayatında başarılar sana...
Ercan
Çınar
Sevgili A. Gökhan Arslan,
Seninle iyi kötü çok
anılarımız oldu. Senin gibi bir insanla ne yazık ki çok geç tanıştık. Seninle
bir çok anılarımız oldu. Hatırlar mısın bir keresinde senin omzuna dokunup
saklandım sende dokunanın kim olduğunu bulamamıştın. Öğrendiğinde ise bana çok
kızıp çıkışmıştın. Bu olaydan sonra bu espriyi bir daha yutmadığını da belirtmek
isterim.
Senin gibi insanla
tanıştığım için kendimi çok bahtiyar olarak görüyor, gelecek hayatında
mutluluklar ve esenlikler diliyor, beni unutmamanı istiyorum.
Hoşcakal.....
İlker
Semih Boztepe
Sevgili arkadaşım Ahmet Lise 1.sınıfta samimiyetimiz vardı ama çok ileri bir
derecede değildi. Etüt sınıflarında aynı sınıfta bulunmamız senle muhabbetimizi
artırmıştı. Umarım bu geyikleri unutmamışsındır. Çok eğlenceli bir etüt
arkadaşlığımız olmuştu. Lise 2.sınıfta aynı sınıfta bulunmamız bu samimiyetimizi
artırmakla kalmamış bana yeni bir dost kazandırmıştı. Çok fazla anı yaşadık o
sınıfta ama her şey istenilen gibi olmuyor. Bu sene ayrıldık fakat sizi unutmuş
değilim, çünkü sizler benim için iyi bir dost oldunuz. Hep böyle kalacağına emin
olabilirsin
DOSTLARIN BİLMEDİĞİ TEK ŞEY
UNUTMAKTIR. UMARIM ASLA UNUTMAZ VE UNUTULMAZSIN...
Akif
Gökhan, seninle taa 7. Sınıftan beri tanışıyoruz. Seninle samimi bir
arkadaşlığımız yoktu ama Fen Lisesi’ne gelip, gelipte ayrı odayı paylaşınca
oldu.
Biz pansiyonun en psikopat
odasıydık. Yaptığımız eylemler sürekli idare tarafından yok edildi. Ama biz
yinede Fen Lisesinin 10 yıllık tarihinde görülmemiş bir olaya imza atmıştık.
Aşka ne kadar yürek gerekse buna da o kadar yürek gerekti. En disiplinli hocanın
etüt nöbetçisi olduğu günde pansiyona kaçıp borsa oynama kuvvetini bizden başka
kimse gösteremedi. Daha böyle birkaç psikopat eylemlerimiz oldu.
Seni tanıdığıma çok memnun
oldum. Sana bu hayat yolunda başarılar dilerim.
Ahmet
Yıldız
Fen
lisesine geldiğim zaman içinde kıyamet senaryolarına ilişkin hiçbir şüphe
kalmadı. Yecüc-Mecüc doğruymuş dedim kendi kendime :J
Ya Gökhan senin kadar garip
biri daha görmedim. Bir kızdınmı normalde seni parçalamam gerekir yani en
azından denemek gerekirdi ama çok tatlı ve çocuksu bir ifaden var bir türlü
coşamıyorum sana karşı. Bu okuldaki herkese hakkımı helal ettim ama senin benim
üzerimde hiç kusurun yok ki neyi helal edeceğim. Gerek dershanede gerek okulda
aynı sınıfta, aynı ortamda bulunduğumuz süre içinde yaptığımız ateşli
tartışmaları ve hoş sohbetleri hiç unutmayacağım. Ayrıyeten belirteyim çok
sabırlıymışsın ki bana sabrettin. Helal valla. Zafere çiçekli yollardan ulaşma
dileğiyle
Eyvallah canım!
Halil
Kul
3 yıl
aynı sınıfı paylaştık elbette ayrılmak kolay olmayacak. Hasan size normal
işkencelerinin dışında benim yüzünden de bazen işkence yaptı onlar için özür
dilerim. Sen en iyi Sivas’lılardan birisin. Mesela etli ekmek maçtan sonra çok
iyi gitmişti. İyi çalışıyorsun eminim ki çok güzel yerlere geleceksin. Ara sıra
takıldık sana inşallah kızmamışsındır. Sende çok özleyeceklerimdensin. Yüreğin
güle kalsın hayata, mutlu yaşa ilelebet.
Halil
İbrahim
3
senedir aynı sınıfı paylaştığım arkadaşım Gökhan ile çok güzel günlerimiz
olmuştur.
Lise 1’de kurduğumuz dörtlü
yardımlaşma derneğinin de üyesi olan Gökhan’a özellikle tarih derslerinde yapmış
olduğu yardımlardan dolayı müteşekkiriz. Bu yardımlarıyla Nobel’e aday
gösterilen arkadaşımız ödülü son anda Cafi Annon’a kaptırmıştır. Ayrıca
arkadaşımız açlık sınırında olan biz sınıf arkadaşlarını doyurma cesareti
göstermiş, bunu kazanarak Gines rekorlar kitabına girmeyi başarmıştır.
Ayrıca arkadaşımız dünyanın
sekizinci harikası olan kahkasıyla yapılan esprilerin hakkını vermiş ve
unutulmayacaklar arasındaki yerini almıştır.
Ömür boyu böyle gülebilmen
dileğiyle...
K.
Yüce
Boyu
boyuna, huyu huyuna uyan ve yarı Suşehirli olan arkadaşımla çok iyi anlaşır ve
iyi bir ikili oluştururduk. Her ne kadar odamıza yapılan Sivas’lı akınlarına
katılmış olsa da son dönemlerde bu huyundan vazgeçmiştir. Gökhan derslerindeki
ve futboldaki başarısıyla göz kamaştırmış, bir çok maçta takımını sırtlamayı
başarmıştır.
Gökhan’a o çok güzel
arkadaşlığından dolayı teşekkür edip hayatı boyunca mutluluklar dilerim.
Sivaslı akınları: Odamıza
Sivaslı tarafından yapılan sahurda ne bulursa yiyen topluluğun icraatları
toplamı aşağı yukarı iki günde bir gerçekleşir.
Çağrı
Duru
Sivas
ekolünün yamyam olarak tanınan bu yiğit elemanı 207 nolu odanın
vazgeçilmezlerindendi. Bir süre aynı odada kaldığım için bayağı bir yakınlığımda
olduğu için Gökhan’da tam bir futbol hastasıydı. Boyunun kısa olması sanırım ona
sadece futbolda avantaj sağlıyordu. Onun yamyam lakabını alması boyuna nazaran
çok fazla yemek yemesiydi. 207’de verilen soğan ziyafetlerinde yemeğin yarısını
Gökhan yiyordu. Kalanını ise biz paylaşıyorduk.
Başarılı ve mutlu bir hayat
geçirmen dileklerimle.
Hakan
Erarslan
Beraber aynı odayı paylaştığım insanlardan biri kararlı, azimli, çalışkan ve
dürüst. Bazen tartışmalarımız olduysa da seni hep sevdim. Ders çalışmadığımızda
bizi uyarırdı ve kendide çok sıkı ders çalışırdı. Sanırım bunun yararını şimdi
görüyorsundur.
Akşam sohbetleri ve
yemeklerini hiç unutmayacağım. Odamızda bir bütünlüğü bir devamlılığı sağlayan
yada isteyendir.
Allah’ın hiçbir emeği boşa
çıkarmadığını unutma ve böyle devam et.
Kendine iyi bak, hoşcakal
Hakan |