Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

63 AHMET GÖKHAN ARSLAN


Memleket: Sivas
Cep Tel: 
0544 527 56 29
Ev Tel: 
0346 225 58 11
Ev Adresi: 
Yüceyurt Mh. Hastaneler cad. No: 8/2
E-mail: 
h.gökhan@mynet.com


 

 

 

Yerlerin ve göklerin ve ikisi arasındaki herşeyin sahibi ve suhanı cömert, affedici, kahredici, rahmetli gazabından fazla yüce Allah’ın kulu Hasan’dan 114’ün minik atı 207’nin yeuüc mecücü 206’nın yamyamı Gökhan arkadaşıma A.G.A

Ne yazacağımı bilemiyorum yani kararsızlık seçim kararsızlığı. Üç senedir aynı odayı paylaştık ve bu kısa sürede iyi kötü çok fazla şey sığdırdık. Hangilerini yazsam ki...

114 süresince bitmeyen sebeblilikleri mi, koridorun sonundaki oda olmasından kaynaklanan açığı kapatmak için koridoru bir defa bile koşmadan geçmemiş hatta yarışmış olduğumuzu mu. Ya etüt öncesi Meraküme pikniğe etüt sonrası Counter’e kaçışımızı Counter sonrası muhabbetle elimize geçen herşeyi silah, çorapları bomba olarak kullanıp odalara baskın yapışlarımızı, ama gerçek samimiyeti ve bizi birbirimize bağlayan ruhu biliyorsun. 207 ruhu, evet tek kuralı kurallara uymamak olan bu ölümsüz ruh.

Soğan salatalarımız yemek ticaretimiz 2 günün 3’ünde camdan atlayıp yüksek duvarlardan aşarak sürüne sürüne okula gidişimiz daha doğrusu zorunda olduğumuzdan gittiğimiz okul işkenceleri, bitmeyen SİVAS ve SİVASSPOR sevdamız, etüt sonrası Hakan Hoca köpürene kadar bitmeyen sohbetler ve boğuşmalar kolasına şampiyonluk iddiaları, Elbeyli olmanın sana verdiği gurur hangisi unutulur ki?

Doldurduğumuz kasete söylediğin kötü zaman şarkısının (“enstrümantal”de biz) sesi hala kulaklarımda

Eminim yine beraber olacağız. Bizi ayıracak bir şey bulamıyorum ama en azından büyük ihtimalle aynı yerlerde olmayacağız. Olsun ne çıkar bulurum seni. Bizimkine ayrılık denmez.

Seni niye bu kadar çok sevdim bilmem ki?. Ben evet, ben seninle hiç kavgamızı hatırlamıyorum. Hatta başkalarıyla hiç kavgan olduğunu hatırlamıyorum. Hatta seni birçok tartışmada arayı bulmaya çalışır vaziyette gördüm. Her ortama her yere uyum gösteren sevgili yam’ım her zaman istediğin yerde olacağım sen hep bende içimde.

Üzülme bu bir ayrılık değil kafana da takma Elbeylili olmak o kadar da kötü değil. Ya birde Fenerli olsaydın...

Temür’den Elbeyli’nin minik yiğidosuna sonsuz sevgiler ve kocaman bir öpücük..

 

 Hasan Arı


 


Babadan A.G.A’ya mektup,

İlkokul beş. Yer Gazi Lisesi. Okullar arası bilgi yarışması var. Karşımızda Serkan Gürayda var. Verilen yanıt: Piri Reis hiç aklımdan çıkmaz ve çıkmayacak ta

A.G.A işte seni de SFL’ye geldiğimde bu olay dahilinde tanımış ve o zamandan beri var olan arkadaşlığımız bu vakitten sonra tamamen kesinleşmiş ve iyi bir dost olmuştuk. Seni 3 sene boyunca çok sevmiştim ve sana bir konuda acıyordum. Çünkü yanında iki senedir Fatih oturmakta, üstüne çıkmalar, ağır espriler, kangru antilop kopyalamaları gerçekten çekilmez  sana acıyorum.

A.G.A bu okulda hiç çekinmeden bazı şeyleri söylediğim kişilerin başında geliyorsun, insan ancak sevdiği, bağlandığı ve güvendiği kişilere içini açar. Bunların hepsi var olduğuna göre içimi dökmenin karşısında bir engel olmadığını düşünürdüm ve buda kesinlikle sensin.

Normalde sırada tek oturmayı çok severim. Ama gerek okulda, gerekse dershanede seninle hep yan yana oturmak istemişimdir. Bu da gönül alışverişinden olsa gerek.

A.G.A bazen bencil bir forvet oldun. Bazen “ziçuk zabri” bazen “kral Hakan” bazen Juve’yi yenen Cimbom’un beraber yorumcusu oldun. Bazen diskmende beraber “Sezen Aksu” dinledik. Esprilerime destek oldun. Beraber tarih çalışarak kitaptaki adamlara küfürler yazdık. Bunlar çok güzel anılardı. Bunları unutmak mümkün değil.

Ömür boyu unutulmamak dileğiyle.

                                                                                                                                          
Selman Çolak


DEĞERLİ DOSTUM GÖKHAN.

Seninle lise 1’de aynı sınıfı paylaşıyorduk. Kısa sürede samimi bir arkadaşlık kurduk. Lise 2’de aynı odayı paylaşmakla da gelişen arkadaşlığımızı sağlam bir dostluğa dönüştürdük. Çok canayakın, samimi, sevecen, şamatalı olmanla birlikte, derslerindeki başarın, azmin ve kararlılığınla tanıdım seni. Küçük ama etkili fiziğinle de nelere göğüs gerebileceğini ve başardıklarını hepimize gösterdin. Daima gülen yüzün, sıcakkanlı ve içten tavırlarını her zaman görmek isterim. İçinin dışının bir olması da diğer büyük özelliğin. Ayrıca istediğin zaman iyi espri yapabiliyorsun. Çok da güzel futbol oynuyorsun. Ama sadece futbol mu, tenisten, basketbola, voleybola ve satranca kadar bütün spor dallarına ilgin olduğunu söyleyebilirim. 207’de geçirdiğimiz o matrak günlerin vazgeçilmez öğesiydin sen. Eski oda arkadaşım Hasan’a ve bana iki yıldır tahammül ettiğin içinde çok sabırlısın J

Hasanla, Ertuğrul’a ve seninle birlikte çok güzel günlerimiz oldu. Unutulmayacak dostluğumuzun hayatımız boyunca sürmesi dileğiyle...

Hayatın boyunca mutluluklar ve başarı hep seninle olsun...

Kendine iyi bak...

                                                                 
Osman Yıldırım


Seninle üç yıl boyunca, hem aynı okulu hem aynı dershaneyi paylaştık. Düşüncelerimi çekinmeden söylediğim bir arkadaşımdın. Fatih’le benim köy sohbetlerimizi beğenerek dinleyen sayılı arkadaşlarımız arasındaydın. Seninle kalıplaşmış çok hoş cümlelerimiz vardı. Mesela “Gökhan bu nedir ya” Bu cümleler çaktırmasamda çok hoşuma gidiyordu. Lise 2’de ota sırada güzel bir koalisyon oluşturmuştuk. Sanırım böyle bir şey bu güne kadar oluşturulmamıştı. Bu koalisyondan aldığımız başarılar ileride de ortaklıklar kurabileceğimizin göstergesidir. Çok istekli bir arkadaşsın, inşallah bu isteklerine kavuşturacak doğru yolu bulursun. Tüm güzellikler seninle, kalbim seninle olsun.

                                                                 
 Eyyüp


İlk sene pek de tanımadığım A. Gökhan ile samimi arkadaşlığımız ikinci seneye rastlar. İkinci sene yanyana oturmaya muvaffak olduğum Gökhan zaman geçtikçe kabak çiçeği açılmaya başladı.

Önceleri seviyeli olan arkadaşlığımız giderek gelişmeye ve samimi olmaya başladı. Lise 3’de de beraber oturmamız iyice sıkı fıkı olmamızı sağladı.

Bu gelişmeler sonucu espri anlayışımız değişti ve birbirimize eşek şakası yapmaya başladık.

Yaptığım en amansız şakalara aldırış etmeyen bir takım şeyleri kafasına takmayan ve ileriye dönük iyi şeyler tasarlayan bir kişiliğe sahiptir. Nazarımda en iyi dersi Biyolojidir.

Haksızlıklara karşı susmayan bir yapısı vardır. Kimseye dokunmaz ama ona dokunan “ekmeğinin tuzu” olsa da karşılığını verir. Düşüncelerinde önyargılı olmaz ve yanlışlarını yüzüne karşı söyleyebilir.

Sportif sayılabilecek bir kişiliğe sahip olmasına rağmen fiziğe dayanan bazı sporlarda etkisizdir. Parmakları kuvvetlidir ve elini zor sıkabildiğim kişiler arasındadır. Sporda bencil olduğu sebebiyle eleştirilir.

Çok sağlam iradelidir. Benimle oturmasına rağmen benden şikayetçi olduğu süre çok kısadır. Erdoğan Beyin derslerinde harap ve bitap çıkmasına  rağmen herhangi bir sistemik rahatsızlığı yoktur.

2 yıl boyunca aynı sıraya bacak aynı masaya kol koyduk. Bu süre zarfında aramız genel itibariyle çok iyi idi. Bu sebeple kendisine çok teşekkür ediyor ve en iyi yerlere gelmesi için daima azimli olmasını diliyorum.

                                                                 
Fatih Sezer


Gökhan’la 2 sene aynı sınıfta okudum. Arkadaşlığı, dostluğu gerçekten mükemmel bir insan yalnız biraz kabiliyetsiz. Misal bir tarih sınavı (test) aga kutusuna cevapları yazacak bana verecek. Sınava Sadi(st) hoca gelmiş. Neyse aga yazdı. Şıkları o sırada Sadi hoca bunu izliyor (arkasında) bende Sadi hocayı. Bıktım Gökhan yakalanacak, “ben organize ettim” der gibi, hocanın gözüne yüzüne baka baka ve istedim, aldım. Şıklara bakmadan kutuyu masaya koydum. Burda da Esin aldı kutuyu (oda işin içinde). Hoca kutuyu aldı. Biraz fırçaladı sınıfı bu tamam temize çıktım. Yazan Gökhan, yakalanan Esin,baktım olamayacak tenefüste gittim. Ben organize ettim ben suçluyum dedim. Sadi hocada sağolsun bir şey demedi olay kapandı. Gökhan dilerim hayatın boyunca hep iyi olursun ve başkalarına yaptığın muamele ile karşılanırsın.

                                                                 
Alper


Sevgili Gökhancığım. Her ne kadar Apo’yla birlikte telefonumun şarjını iki saatte bitirsen bile hiç önemli değil. Şarjın tohumuna para saymıyorum ya. Canın sağolsun. Ramazanlarda evinizi etli pide salonu olarak kullanıyorduk. Dehşet oluyordu o günleri özleyeceğim. Tek isteğim Hattari Hanzoyla görüşüp ondan keskin bir kılıç almaktı. Böylece düşmanlarının kanı oluk olup olacaktı. Ne dileyim hayallerin gerçek olsun inşallah. Tüm güzellikler seninle olsun. Diyecem ama büyük günahın varmış ki Allah seni cezalandırdı. Fatih’le oturmak zorunda kaldın. Dönem sonunda akli dengen sağlam olarak çıkarsan tüm güzellikler senin olsun.

                                                                          
 Vahap


Beraber geçirdiğimiz 6 yılın sonu orta okuldan oluşan iyi arkadaşlığımızı lisede iyi bir şekilde sürdürdük. Lisede hiç aynı sınıfa düşmememizden dolayı biraz ayrı kalsak da arkadaşlığımız her zaman sürdü. Ortaokulda yaptığımız o maçları unutmak mümkün değil. Sen her zaman sessiz. Sakin, efendi, iyi olmasını bildin bunun sonucunda da çok iyi arkadaşlığımız oldu, sen beni hiç kırmadın inşallah bende seni kırmamışımdır. İlerde inşallah görüşürüz, hayatın boyunca mutlu olman dileğiyle beni unutma...


Alperen Türkay


3 yıldır aynı sınıfta olamadığım ama çok iyi dost olduğum Gökhan’ın o “Ne diysin la!” deyişini asla unutmayacağım.

Özellikle bu sene çok yakınlaştık onunla, çok da şakalaştık. Çok tatlı biriydi, hiç duramıyordum onunla uğraşmadan. Çok neşeliydi o, benide içine çekti neşesinin hep. Hasan’ın sevgili yecücü Gökhan’a asla kızamamam da . O da asla böyle bir tepki vermedi.

Her şeyiyle çok sevimliydi. Senin gibi, geçirdiğimiz zaman. Hayat da hep sevimli olsun sana, başarı hep elinde olsun. Mutluluk hep seninle olsun! Beni unutmazsan tabii...

                                                                 
Nurdoğan Çıkı


Kıyamet yaklaştı ellam, yecüc meccücn en tatlı elemanı Sivas’ta hem de bizim okulda. Yazdıklarıma bakma ama şekil itibariyle benziyorsun. Sevecen tavırların, şakacı yapı bana kendini sevdirmeye yetti. Umarım hayat sana hep istediklerini verir. Sağlıklı ve mutlu bir ömür geçirmen dileğiyle...

                                                       
Emre Farımaz


Seni ilk olarak etüt sınıfında yaptığın yaramazlıklarla tanımıştım. Bu okulda üç yıl boyunca samimi olduğum nadir kişilerdensin. 207’nin dostluğumuza şüphesiz önemli katkıları olmuştur. Kısa boylu olmana karşı diğer odalarla yaptığımız savaşlarda ön sıralarda bir cengaver gibi savaştın! Cesur bir savaşçı olman kadar zeka oyunlarınla da birçok kere zafere ulaşmıştın. Futbolda da boy avantajın sayesinde oldukça iyi bir oyuncusun. Özellikle pansiyonda koridorda yaptığımız çekişmeli maçlarda sergilediğin performans sayesinde birçok maçtan galip ayrıldık. Sportmenliğinin yanı sıra derslerde de başarılı birisin. Yani küçük ama çooook etkilisin J

Ayrıca AVP’yi kullanışındaki ustalığından da bahsetmemek olmaz. Seninle hafızalardan silinmeyecek pek çok güzel anılarımız oldu.

Umarım dostluğumuz üniversite hayatında da devam eder. Sevdiklerinle birlikte mutlu ve başarılı bir hayat sürmen dileğiyle...

                                                                 
Ertuğrul Ekinci


   Konu: A. Gökhan

         Tarih: 2001-2004-03-02  

         Yer: Orta sıranın en önü

         Amaç: Kopya çekmek ve oluşabilecek herhangi bir olay katalizlemek

         (En ön sırada kopya çekilir mi? Demeyin çünkü o öğretmen meselesi de dahil her yerde kopya çekebilir)

Lise 2’den sonra Fatih’le aynı sırayı paylaşıp onun iğrenç espri!lerinden olumsuz yönde etkilenmiş. Ama enerjisinden, neşesinden, başarısından ve sevimliliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Fatih’te esprilerine Gökhan’ın gülmediğini anlayınca başka bir mağdur aramaya başlamış. Sınıfımızın voleybol takımının pasörü Gökhan her ne kadar Eren’e kendini beğendirmese de sınıfı sırtlayan isimlerden olmuştur.

Kendine Kaffy Annan’ı örnek alan Gökhan tartışmalarda arabuluculuk yapmış ve tartışanların arasını bulmuştur J Yalnızlığı sevmeyen kişiliğiyle birçok dost kazanmış ve mutlu üç yıl geçirmiştir.

Mutluluğun üç yılla sınırlı kalmasın. İki cihanda da Mesut ol. Kendine iyi bak.

                                                                          
Mesut Karlık


Gökhan, bu okulda kalışımın nedeni. Lise 1’de beraber oturduk. Bana gurbet acısını sen unutturdun. Birbirimizi çok sevdik, sıkı sıkıya bağlandık. Beraber kopya çektik, ben pek beceremiyordum ama sen ayarlıyordun işi...Seni uyuz ediyordum ama inan ki sevdiğimden. Hiç unutamayacağım halı saha maçlarımızı, Ramazanda beni evine davet edişini, birbirimizi kızdırışlarımızı...Biraz duygusal kaçtı ama inan içimden geldiği gibi yazdım. Saadet-i Dareyn’de (iki dünya saadeti-o kadar da hacılığımız belli olsun canım) mutluluklar dilerim.

         *Sendin gurbeti unutturan,

         Sendin okulu sevdiren

         Ahmet Gökhan’ım benim

         Benim canım kardeşim...

         Der ortağın,

                                                                 
Hacılarlı Hacı Hüseyin


Konuşmayı çok mu seviyon sen? Hele o gülüşün...Her gülüşünde içimden “Ama Gökhan gene güldü” diyorum. Sonrada soruyorum “Neden güldü” acaba. Ama sonra anlıyorum ki o gülüşün nedeni sensin. Gittiğin yerden bir anda kahkahalar yükseliyor tamam tamam biliyorum komiksin ama şu Alper’li güldürme. Arkama oturupta Alper’le konuştuğunuzu iddia edip sadece gülme işlemini gerçekleştirmeniz deli ediyor beni. Aman sen beni boş ver hep mutlu et ve mutlu ol.

                                                                 
Esin Örsçelik


Nerede bir karışıklık varsa bilin ki orada A. Gökhan var. İki kişi kavga ediyor. Birinin sırtı dönük kim acaba? Bakıyoruz A. Gökhan. Şaka bir yana Gökhan çok sevdiğim arkadaşlardan. İki sene boyunca yaz tatili hariç her gün gördüğüm birisi. Hafif kısa boyu, güleç yüzüyle iyi bir arkadaş. Yapımında olmasa da yayınında ve dağıtımında bir köprü olmuştu. En ön sıradaki yeriyle iki yıl (daha fazlası var mı bilmiyorum) Fatih’in yanında iki yıl kalabilmiş olması sabrını gösteriyor. Belki onun yanında kaldığından böyle hırçındır.

Engin hoşgörüsüne sığınarak yazdığımı biliyor.

Bir ömür boyu mutlu olmanı dilerim...

                                                       
Ömer Salih Akar


Az önce seni düşündüm, buraya bir şeyler yazabilmek için ve kendi kendime keşke daha çok muhabbet etseymişiz dedim. Lise 1’de ayrı sınıflardaydık. Son iki yıldırda çok şey paylaşamamışız. Ama ben seni tanıyorum ve her zaman çok mutlu olmanı istiyorum. Umarım aynı üniversitelerde yada aynı şehirlerde oluruz ve birbirimizi daha iyi tanırız

Mutlu ol ve hep böyle kal.

                                                                          
Meltem


Seninle zamanında kısa olmandan dolayı az dalga geçmemiştim,  az uğraşmamıştım seninle. Aslına bakarsan ben de senden büyük sayılmazdım. Bu okulun birinci yılında aynı sınıftaydık. Hatta daha yakındık, arka sıramda oturuyordun. Belki de bana bu kadar yakın olduğun için çok tartıştık seninle. Bunları genelde ben başlatırdım. Ama hiçbiri çok uzun sürmezdi. Bir gün bilemedin iki gün sonra eski halimize dönerdik. Babalarımız da arkadaş çıkınca, daha başka bakmaya başlamıştım sana. Daha sıcak biri olmuştun. Sonra ayrı sınıflara düştük. Fakat bu kadar basit bir şey bir arkadaşlığın bitmesine neden olamazdı, bitmedi de. Arkadaşlığımızın bundan sonrada devamını diliyorum. Hayatında başarılar sana...

                                                                  
 
Ercan Çınar


Sevgili A. Gökhan Arslan,

Seninle iyi kötü çok anılarımız oldu. Senin gibi bir insanla ne yazık ki çok geç tanıştık. Seninle bir çok anılarımız oldu. Hatırlar mısın bir keresinde senin omzuna dokunup saklandım sende dokunanın kim olduğunu bulamamıştın. Öğrendiğinde ise bana çok kızıp çıkışmıştın. Bu olaydan sonra bu espriyi bir daha yutmadığını da belirtmek isterim.

Senin gibi insanla tanıştığım için kendimi çok bahtiyar olarak görüyor, gelecek hayatında mutluluklar ve esenlikler diliyor, beni unutmamanı istiyorum.

Hoşcakal.....

                                                        
 İlker Semih Boztepe


Sevgili arkadaşım Ahmet Lise 1.sınıfta samimiyetimiz vardı ama çok ileri bir derecede değildi. Etüt sınıflarında aynı sınıfta bulunmamız senle muhabbetimizi artırmıştı. Umarım bu geyikleri unutmamışsındır. Çok eğlenceli bir etüt arkadaşlığımız olmuştu. Lise 2.sınıfta aynı sınıfta bulunmamız bu samimiyetimizi artırmakla kalmamış bana yeni bir dost kazandırmıştı. Çok fazla anı yaşadık o sınıfta ama her şey istenilen gibi olmuyor. Bu sene ayrıldık fakat sizi unutmuş değilim, çünkü sizler benim için iyi bir dost oldunuz. Hep böyle kalacağına emin olabilirsin

DOSTLARIN BİLMEDİĞİ TEK ŞEY UNUTMAKTIR. UMARIM ASLA UNUTMAZ VE UNUTULMAZSIN...

                                                       
Akif


Gökhan, seninle taa 7. Sınıftan beri tanışıyoruz. Seninle samimi bir arkadaşlığımız yoktu ama Fen Lisesi’ne gelip, gelipte ayrı odayı paylaşınca oldu.

Biz pansiyonun en psikopat odasıydık. Yaptığımız eylemler sürekli idare tarafından yok edildi. Ama biz yinede Fen Lisesinin 10 yıllık tarihinde görülmemiş bir olaya imza atmıştık. Aşka ne kadar yürek gerekse buna da o kadar yürek gerekti. En disiplinli hocanın etüt nöbetçisi olduğu günde pansiyona kaçıp borsa oynama kuvvetini bizden başka kimse gösteremedi. Daha böyle birkaç psikopat eylemlerimiz oldu.

Seni tanıdığıma çok memnun oldum. Sana bu hayat yolunda başarılar dilerim.

                                                       
 
Ahmet Yıldız


Fen lisesine geldiğim zaman içinde kıyamet senaryolarına ilişkin hiçbir şüphe kalmadı. Yecüc-Mecüc doğruymuş dedim kendi kendime :J

Ya Gökhan senin kadar garip biri daha görmedim. Bir kızdınmı normalde seni parçalamam gerekir yani en azından denemek gerekirdi ama çok tatlı ve çocuksu bir ifaden var bir türlü coşamıyorum sana karşı. Bu okuldaki herkese hakkımı helal ettim ama senin benim üzerimde hiç kusurun yok ki neyi helal edeceğim. Gerek dershanede gerek okulda aynı sınıfta, aynı ortamda bulunduğumuz süre içinde yaptığımız ateşli tartışmaları ve hoş sohbetleri hiç unutmayacağım. Ayrıyeten belirteyim çok sabırlıymışsın ki bana sabrettin. Helal valla. Zafere çiçekli yollardan ulaşma dileğiyle

Eyvallah canım!

                                                       
Halil Kul


3 yıl aynı sınıfı paylaştık elbette ayrılmak kolay olmayacak. Hasan size normal işkencelerinin dışında benim yüzünden de bazen işkence yaptı onlar için özür dilerim. Sen en iyi Sivas’lılardan birisin. Mesela etli ekmek maçtan sonra çok iyi gitmişti. İyi çalışıyorsun eminim ki çok güzel yerlere geleceksin. Ara sıra takıldık sana inşallah kızmamışsındır. Sende çok özleyeceklerimdensin. Yüreğin güle kalsın hayata, mutlu yaşa ilelebet.

                                                       
Halil İbrahim


3 senedir aynı sınıfı paylaştığım arkadaşım Gökhan ile çok güzel günlerimiz olmuştur.

Lise 1’de kurduğumuz dörtlü yardımlaşma derneğinin de üyesi olan Gökhan’a özellikle tarih derslerinde yapmış olduğu yardımlardan dolayı müteşekkiriz. Bu yardımlarıyla Nobel’e aday gösterilen arkadaşımız ödülü son anda Cafi Annon’a kaptırmıştır. Ayrıca arkadaşımız açlık sınırında olan biz sınıf arkadaşlarını doyurma cesareti göstermiş, bunu kazanarak Gines rekorlar kitabına girmeyi başarmıştır.

Ayrıca arkadaşımız dünyanın sekizinci harikası olan kahkasıyla yapılan esprilerin hakkını vermiş ve unutulmayacaklar arasındaki yerini almıştır.

Ömür boyu böyle gülebilmen dileğiyle...

                                                                                                                                   
 
K. Yüce


Boyu boyuna, huyu huyuna uyan ve yarı Suşehirli olan arkadaşımla çok iyi anlaşır ve iyi bir ikili oluştururduk. Her ne kadar odamıza yapılan Sivas’lı akınlarına katılmış olsa da son dönemlerde bu huyundan vazgeçmiştir. Gökhan derslerindeki ve futboldaki başarısıyla göz kamaştırmış, bir çok maçta takımını sırtlamayı başarmıştır.

Gökhan’a o çok güzel arkadaşlığından dolayı teşekkür edip hayatı boyunca mutluluklar dilerim.

Sivaslı akınları: Odamıza Sivaslı tarafından yapılan sahurda ne bulursa yiyen topluluğun icraatları toplamı aşağı yukarı iki günde bir gerçekleşir.

                                                                                                                          
 Çağrı Duru


Sivas ekolünün yamyam olarak tanınan bu yiğit elemanı 207 nolu odanın vazgeçilmezlerindendi. Bir süre aynı odada kaldığım için bayağı bir yakınlığımda olduğu için Gökhan’da tam bir futbol hastasıydı. Boyunun kısa olması sanırım ona sadece futbolda avantaj sağlıyordu. Onun yamyam lakabını alması boyuna nazaran çok fazla yemek yemesiydi. 207’de verilen soğan ziyafetlerinde yemeğin yarısını Gökhan yiyordu. Kalanını ise biz paylaşıyorduk.

Başarılı ve mutlu bir hayat geçirmen dileklerimle.

                                                                                                                          
Hakan Erarslan


Beraber aynı odayı paylaştığım insanlardan biri kararlı, azimli, çalışkan ve dürüst. Bazen tartışmalarımız olduysa da seni hep sevdim. Ders çalışmadığımızda bizi uyarırdı ve kendide çok sıkı ders çalışırdı. Sanırım bunun yararını şimdi görüyorsundur.

Akşam sohbetleri ve yemeklerini hiç unutmayacağım. Odamızda bir bütünlüğü bir devamlılığı sağlayan yada isteyendir.

Allah’ın hiçbir emeği boşa çıkarmadığını unutma ve böyle devam et.

Kendine iyi bak, hoşcakal

                                                       
 
Hakan