Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
 
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

46 HALİL İBRAHİM ÇİÇEK


Memleket: Siirt
Cep Tel: -
Ev Tel:  -
Ev Adresi:  -
E-mail: 
-



 

 

Sen benim için hep başka birisin, sen benim başkanımsın. Yoldaşım, kardeşim, arkadaşım. Sen bizi hep dürüstlüğünle mest ettin. Hep sana özenmişimdir. Ama bir türlü tam yapamıyorum. Hep bir şeyler eksik kalıyor biliyor musun? Kendimi hiç tam veremiyorum. Ama senden başka kimse birilerini kazanmak için bu kadar uğraşmaz.

Bu okulda hepimiz birçok olay geçirdik. Tabii seni üzen birçok olay oldu. Sen bunların üstesinden gelecek özelliklere sahip bir insansın. Keşke kader bizi bu okula ilk geldiğimde karşılaştırsaydı be başkanım.

Bu sene sanki biraz değişmiş duruyorsun. Lütfen eski Halil ol. Selamının esirgemeyen gülmekten, muhabbetten çekinmeyen Halil ol. Biz seni hep sevdik ve seveceğiz. Lütfen biraz ilgi göster.

Senin desteğine ihtiyacı olanlar var. Dürüstlüğün hep senin önderin olsun. Umarım ailemizi asla unutmazsın.

Mutlu olman dileğiyle.

 

 

 Akif


 


Halil bu okuldaki en sağlam adamlardan biridir. Sırtınızı rahatlıkla dayayabileceğiniz mert bir insandır. Biraz sert görünüşlü olsa da neşeli yanıda vardır. Eğer günündeyse esprilerine (Özellikle Erdoğan hocaya) doyum olmaz. Bu sağlam karakteri onun ileride daha yüksek yerlere ulaşmasını sağlayacaktır. Belki de Siirt’in yüz akı biri olarak herkes tarafından tanınır. İnşallah o zaman bizde yanında oluruz.

Not: Büryan kebabı SİİRT’indir

                                                                                                                                                                               
Alparslan Sizer


Halil’i çoğu kişi sessiz sakin bir köşede oturuyor sanıyordur. Ama köşelerden hiç beklenmedik sağlı sollu esprileriyle hocaları sersemletmesiyle bizim gizli silahımız haline gelmiştir.

Bunun yanında Halil bir kitap sevdalısıdır. Her gün elinde yeni bir kitapla dolaşır bitirmeden bırakmaz. İnsan düşünüyor bu kitapların kaynağı neresi diye. Kütüphanemi satın almış, kitapçılarla mı anlaşmış.

Ben bu kadar kitabın boşa okunmadığını Halil’i başarıdan başarıya taşıyacağına inanıyorum. Hayallerine ulaşman dileğiyle.

                                                                                             
Çağrı Duru


SFL’de gönlümüzde özel bir yere sahip arkadaşlarımızdandır İbo. Çünkü onunla aynı odayı, sırayı paylaştık, ilk kopyamızı beraber çektik.

Yalnızca kaliteli esprilere güldüğü için belki pek fazla gülmeyen biri olarak tanınabilir ama bence bu yanlış olur.

Siirt’in efsanevi çocuğu SFL’yi kazandığında tüm yurtta düzenlenen şenliklerle bu günü kutladı. Aşiretiyle vedalaştıktan sonra Sivas’a gelerek yeni bir aşiret kurma çalışmalarına başladı. Pek fazla gecikmedi ve henüz çöm olmasına rağmen pansiyon seçimlerini kazanarak, SFL aşiretinin başına geçti. Daha sonra jübilesinin yaparak bu işleri bıraktı ve bilgece bir yaşam sürmeye karar verip kendini kitapların büyülü dünyasına bıraktı.

Hayallerinin gerçek olması dileğiyle.

Saygılar                                                                                 

                                                                                              
Kazım Yüce


Sevgili H. İbrahim;

Lise 1’de başlayan arkalı önlü oturmamız dostluktan anlaşılıyordu ki iyi anlaşacaktık. Birçok konuda benzer özelliklerde olmamız. Cana yakın, esprili kişiliğinle biraz daha yakınlaştık. Ama bazı nedenlerden Lise 2’de ayrılmak zorunda kalacağımızı öğrenince üzülmüştüm ama aynı sınıfta olduğumuzu duyunca sevindiğim kişilerden birisin. Daha çok kitap okuma alışkanlığından söz ettirdin kendinden. Sportif olaylardaki başarında tartışılmaz. Edebi kişiliğin gerçekten benim üzerimde hayranlık duygusu oluşturmana sebep veriyordu. Yaptığımız sınıf maçlarında karşı forvette yer alarak aramızda belki de tatlı bir rekabet oluştu. Yaşattığın güzel duygular ve cana yakın kişiliğinden dolayı teşekkür eder, hayatın boyunca mutlu olmanı dilerim...


A. Gökhan Arslan


Halil İbrahim Çiçek. Uzunca bir isim ve son kelimesi vurgulu. Bu vurgunun ardından aklıma ilk gelen ise hüzün. Hep hüzünlü derin acılar çektiğini biliyorum. Ama herkes gibi bende çok azını biliyorum. Bildiğim kadarı bile benim birçok insanın kalbini belki kafasını kırmama yetecek kadar acı. Ama İbo hiçbirini yapmadı, yapmaz da. Oysa gülünce çok daha iyi göründüğünü biliyor. İçine ata ta hüzünden mutluluk çıkarmayı başarmış nadir insanlardan.

Doğu insanın ruhunu gördüm onda hep. Saf, temi ve hüzünlü. Bu haliyle sevdim bir bakıma yerinde olmayı isterdim. Hiç unutamadığım bir telefon görüşmesi var mesela. Arayan abisi dil Türkçe, telefon babasından dil Arapça, annesiyle Kürtçe, şu hali görmüş olmam ne çok okuduğunu bilmem benim hayal kurmama sebep oldu. İlginç bir hayaldi. İbo’yu Ortadoğu konusunda tanınmış bir uzman olarak hayal ediyordum. Sonra gerçek dünyaya döndüm ve yanımda İbo yürürken gördüm kendimi. İçindekileri, hatta dilinin ucundakileri düşürmemek için ağzı sıkıca kapalı ve dalgın.

Çok uzakların adamıydı, hiç tanımadığım diyarların ama nihayetinde Anadolu’nun insanı. Ailesiyle, abisiyle birkaç fotoğrafını görmem işte biz dememe yetmişti.

Onu gülerken bir kere görmüş olan asla yapmacık olmadığını anlar ve o yürekten gülümsemeyi bir daha görmek için –benim gibi- çok uğraşlar verebilir. Aslında İbo ile konuşmak başlı başına bir uğraştır. “Muhabbet”imin ilk iki gününde sadece Ziraat caddesinde oturduğunu öğrenmiştim. Mesela.

Beni hayran bırakan bir yönü de kıraatı. Bana borcu olan 1.5 sayfa haya duruyor. Ayrıca Eda, İffet, Zerafet, İzzet ve Mustafa’dan da iyi anlar.

Canım Hiboç Rabbim seni narı Cehennemden, meyli masivadan ve de “şerri nisa”dan korusun.

                                                                                             
Hasan Arı


Halil İbrahim Çiçek yani hiç J Aslında kimse hakkında kötülük düşünemeyecek kadar iyi yürekli, hiç kimseyi kıramayacak kadar nazik bir insan. Ellerinin üstünde yürüyebilmeni hayranlıkla izlerdim. Öğrencilik hayatının çoğunu sevk alıp hastanede geçirsen, sağlıklı biri gibi görünüyorsun. Soğuk gazoz, çikolatamızı –230 C ‘ta cami bahçesinde yememiz okul sağlığımızın pek iyi olmadığını sandırabilir. Yanılmayın o da gayet normaldi. Yaşlandığımızda bir gün görüşmek dileği ile...

                                                                                             
Alper


Benim çok kafa karıştıran dostum Halil İbo’ya çok saygılarımı sunarım. İbo seninle 3 yıldır iyi dostuz, gerçi yarısını eşek tepti ama olsun. Yinede seni tam çözemezdim. Artık fizik sorularını bile çözüyorum ama seni çözemedim. Beni bu kadar anlamanız bile yeterli diyorsun değil mi? Bence de yeterli.

Seninle 1.5 yıl aynı odada, 3 yıl aynı sınıfta kaldık. Çok güzel günler geçirdik ama mutlu ama umutlu ama hüzünlü, ama kederli, öyle böyle geçti üç yıl göz açıp kapayıncaya kadar (Ne güzel cümle kurdum la)

Biz üç kişiydik sen, tostos birde ben yani Vahap kafamıza koyduk geceleyin Malatya’ya gidecez. Bak bak bak hangi akla hizmetse. Neyse gittik. Trenden indik saat 12:30, 1:30 saat gezdik mi gardaş saat oldu 2:00. Dede Kokut Parkı’nın oradan geçiyoruz salıncaklar bize bakıyor. Gündüz binsek koca koca delikanlılar sallanıyor diye bize gülerler. Dedim fırsat bu fırsat. Zaten onlar dünden razı. Yarım saat sallandık keyfimizi aldık. Neyse sabahı zor ettik. Arada başka şeylerde oldu (aklıma burada bir atasözü geldi de eyse) Biz sonuca gelelim. Sonuçta ne olacak 2 gün hasta yattım. Ama olsun güzel bir hatıra olarak kaldı.

Dostluk çok güzel bir şeymiş, tadına bu okulda vardım. İbo yeni dostlar edin ama eskilerinde kıymetini bil. Unutmamak ve unutulmamak dileğiyle. Tüm güzellikler seninle olsun.

Eyvallah Gözüm


A.  Vahap Günbattı


H. İbo deyince aklımıza gelen ilk şey “Suuuuus!” deyişi olur. İlk şey dedik çünkü o daha birçok enteresan davranışlarla özdeşleşmiştir.

Attığı kağıtların hedefe hiç şaşmadan ulaşması onun keskin bir nişancı olduğunun kanıtıdır. Sınıfta hiç durmadan bir o yana bir bu yana attığı voltalar sicilinden şüphe etmemize neden olmuştur. J Ama şimdi hakkını yemeyelim getirdiği fıstıklardan az otlanmadık. Ayrıca onun sinirli ve sabi görüntüsünün altında esasında iyi bir kalp yatmaktadır. Kendine iyi bak.

Hep mutlu ol

                                                                      
Fatma-İlkay-Merve-Müge


Gönül Dostum Halil,

İnsanların yükselmesi için bazı aşamalar vardı ya işte senin bunlarda bizden çok önde olduğunu düşünüyorum. Çünkü sen, başkaları uğrunda kendi benliğinden vazgeçmiş birisin. İkimizde bir çoğuna bakarak sessiz bir kişiliğe sahibiz, fakat başarıları farketmese de bizim kalpten kalbe tadına doyulmaz bir sohbetimiz vardır. Amacın büyük emek istiyor, dayanacak yürek istiyor böyle bir amaç peşinde koşmak zor iş biliyorum. Ama mükafatını alacak olman beni sevindiriyor.

İnşallah dostluğumuz payidar kalır, hiçbir husumet dostluğumuza zarar vermez. Çünkü biz muhabbet fedaileriyiz. İnşallah mutlu ve kalbinin huzurlu olduğu bir hayat yaşarsın.

                                                                                             
Eyüp Üçtepe


En iyi oda arkadaşım. H. İbo. Dıştan asabi görünüşün, yalnız kendinde ne kadar eğlenceli bir cevher olduğunu kimse farketmez. Ama ben keşfettim ve artık daha da çok seviyorum.

Senin en büyük özelliğin kitap kurdu olman. Lise 1’de seni ancak kitap okumaktan başka bir iş yapmayan biri olarak tanırdık. Sonra başkan olursun ve karizmatik, yakışıklı ve otoriter bir başkan olarak tanınırsın. O dönemde senin hayatına bir çok şey katar kitapları yemeye yine devam edersin. Üst dönem falan dinlemeden onlara karşı sert davranman seni aramızda yükseltir.

Yalnız kalmayı çok seven biri olduğun herşeyinden anlaşılıyor. Kalabalık içinde bile yalnızlığı yaşayabilen birisin. 25 kişi arasında sınıfın en köşe yeri nereyse oraya geçiyorsun. Kimseyle fazla konuşmadan bu kadar zamanı nasıl geçirirsin kimse anlamış değil. Bazen korkuyoruz, acaba bizi dost olarak görmüyor mu? En yakın dostun olan kitaplara bizi sattın diye düşünenlerde olur.

Kısa lafın uzunu sen bize hiç bakma, kitaplarını yanından ayırma ve bizi unutma.

                                                                                             
Selman Çolak


Başkan olduktan sonra tanıdım ben onu. Biraz geç kalmışım ama kapattık açığı.

Çok yakışıklı, çok olgun ve çok güçlü olan Halil İbo’nun bir zayıf noktası vardır ki acayip gıdıklanması. Neresi olursa olsun farketmez, her yerinden huylanır. İşte bu çok hoşuma gider. Çünkü çok severim gıdıklamayı, gerçi benim pek gıdıkladığımı değil de insanın kaburgalarını deştiğimi söylerler ama Halil İbo için farketmezdi. Ben onun yerinde olsam çok kızardım bana ama ben ondan hiç bu yönde bir hareket görmedim. Çok iyiydi çünkü; kızamıyordu, çünkü gülüyordu nasıl kızsın ha ha ha! Benimde oyun havasında oynarken fotoğrafımı çekti ya helal olsun ona.

İşte İbo’cum sevdim ben seni, iyi bir dosttun, unutmam ben beni, sende unutma beni. Her şey gönlünce olsun, mutlu ol her zaman ve kendine bakmayı da ihmal etme, başarı seninle olsun... Bende aklında olayım!

                                                                                             
Nurdoğan Çıkı


Lise 1’de aynı sınıfı paylaşmamızla tanıdım seni. Kısa bir süre içinde en iyi arkadaşlarımdan oldun. Samimi, yeri geldiğinde esprili, iyi kalpli, mert bir insan olmanı ve kitaplara çok düşkün olmanı her zaman taktir etmişimdir. Gerçekten çok kitap okuyorsun ve kültürlü bir insansın. Ayrıca iyi masa tenisi oynuyorsun az oynamadık seninle. Çok da sıcak bir insansın. Sana bir adım yaklaşana sen iki adım yaklaşırsın. Herkesle iyi geçinmeye, kimseyi kırmamaya çalışırsın. Her zaman da sakin gördüm seni. Kolay kolay sinirlenmezsin. Gelecekteki hayatında çok şeyler değişecektir. Bu değişikliklerin özünü değiştirmesine asla izin verme. Mutlu ve başarılı bir hayatı sevdiklerinle paylaşman dileğiyle...Kendine iyi bak.


Osman Yıldırım


Okuldaki en sessiz sakin kişilerden biride Halil’dir herhalde. Her şeyden önce bu konuda bir ortak noktamız bulunuyor. Ayrıca kitap okumayı da çok seven birisin. Aynı zamanda arkadaşlarınla olan ilişkilerinde de seni hep taktir etmişimdir.

Lise 1’de aynı sınıfta olmamız dolayısıyla birbirimizi daha o günlerde çok iyi tanıdık. Ayrıca pansiyonda da devamlı bir samimiyet vardı aramızda. Bu sırada çoğu kez de arkadaş kavgası yapmışızdır. Gerçektende unutulması zor anılarımız oldu.

3 sene boyunca gösterdiğin arkadaşlık ve yardımseverliğin için teşekkürler. İstediğin bir üniversiteye gitmen dileğiyle...

                                                                                             
Nedim


Sen bir HİÇ (H. İbrahim Çiçek) sin be J Seninle Lise 2’de tanışmıştık. Akif’in odasına geçmiştin. Gerçi tanışmaktan daha çok samimiyetimiz başladı desem daha doğru olur. Zaten 90 kişiyiz ve birbirimizi tanıyoruz. Abi ben senin kadar dürüst ve temiz bir insan tanımadım. Hep arkadaşlarını iyi doğrultuda yönlendirme azmini de taktir ediyorum. Geçen yıl sen birini kovalarken koşma stilin hayli gülüncüme gitmişti. Sana bayağı takılmıştık. Umarım fazla kızmamışsındır. Unutmuşsundur hatta. Hayat senin için hep iyilik dolu olsun.

Hakkını helal et!

                                                                                             
Recep


Okulda en sevdiğim şahsiyetlerden birisin. Duruşun, davranışların; huyların seni sevmem için yetti ve arttı. Kendime örnek aldığım bir kişisin. Hayatım boyunca hatırlayacağım. Umarım o temiz kalbin hiçbir zaman kirlenmez (zaten kirleneceğe benzemiyor, iman kuvveti var altında) başka gençlere örnek sağlıklı ve mutlu olman dileğiyle.

                                                                                             
Emre Farımaz


      
Eğer etrafımda herkes şaşkına dönmüş

            Yollarını şaşırmış ve benden beni mesul tutarken

            Ben kendi tuttuğum yoldan ayrılmaz ve

            Başımı dik tutabilirsem

            Eğer beklemeyi bilir ve beklemekten yorulmazsam

            Başkaları beni aldatırken, ben yalanla iş görmezsem

            Onlar benden nefret ederken

            Ben onlardan nefret etmezsem

            Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşabilir

            Ve bu iki boş şeye karşı

            Aynı şekilde kayıtsızca hareket edebilirsem

            Söylediğim hakikatların, reziller tarafından

            Akılsızları aldatmak için değiştirilecek kullanıldığını

            İşitmeye tahammül edebilirsem

            Bil ki senden çok şey öğrenmişim.

                                              
 
Meltem


Halil boş zamanlarında kitap okur daha da boş zamanı olursa yine kitap okurdu.

Pansiyon başkanı olmasına rağmen çok yakınlaşamadığım arkadaşım, gerçekten adaletli ve seviyeli hareketleriyle taktirimi kazanmıştır. Sessizliği onu gizemli kılıyor ve insanı çok meraklandırıyor.

Çok okuyan arkadaşımın çok bildiğine inanıyorum çünkü az bilen çok konuşur.

İnanıyorum istediği üniversiteyi kazanır. En çok taktir ettiğim çok okuması dikkatimi çekmiş ve beni ona yakınlaşmak için büyük bir gerekçe olmuştu. Halil’in sırdaşlığına itimadım çoktur. O, gerçekten her şeyi paylaşabileceğiniz değerli bir insan. Allah hep gönlüne göre verir inşallah. Ömrün boyunca sağlıklı ve mutlu olman dileğiyle.

                                                                                             
 Önder


Seninle dostluğumuz okulun ilk başından beri sürüyor, hiçbir zaman aynı sınıfta olmamıza rağmen. Sen hep bana durgun görünüyordun, aslında öyle biri olmadığını da sonradan anladım. Lise 1’de başkanlık seçimlerini açık ara oy farkıyla sen kazandın. İlk başlarda senin başkan olmana üzülmüştüm, ama birkaç gün sonra anladım ki adam gibi adamsın! İnşallah üniversiteyi de tıpkı başkanlığın gibi kolay kazanırsın, senin bize çok emeğin geçti. Seni asla unutmayacağım.

Hakkını helal et!

                                                                                 
Furkan Savaş


Seni belki üç senedir biliyorum ama gerçek anlamda bu sene tanıyabildim ve tanıdığım içinde kendimi şanslı sayıyorum.

Fikirlerine değer verebildiğim ender insanlardansın. Başladığın yolu hakkıyla devam ettirebileceğine ve ideallerine ulaşacağına eminim. Her zaman o hayran kaldığım inanma gücün sana yardım edecektir. Lütfen hiçbir zaman geçmiş için üzülme, gelecek içinde telaşlanma, hayatın sana yüklediği tek görev var zaten; onu değerince yaşa!

Birde mümkünse daha fazla gül, gülmek sana öyle yakışıyor ki J

                                                                                             
 
Nuray


      
“Seviyorum insanları zaman zaman

            Biliyorum yüreği güneş dolu alnı ak

            Biri var...

            Ne dünde iğne ne avucunda taşlar

            Gerçekten insan!

            Canımdan yolun, yıldızlardan uzak

            Biri var...Böyle biri var.

            Ne güzel bu inanış, bu kutlu an!

            Seviyorum insanları ben...her zaman”

Eskiden insanları zaman zaman severdim ama eskiden. Sonra sizi tanıdım. İki yılımı geçindiğim bu sınıftan çok şey öğrendim. En başta da sevmeyi ve güvenmeyi. Artık diyorum ki: “Seviyorum insanları her zaman” ve hep böyle kalmak gibi niyetim var. Şimdilerde tek dileğim sizlerden ayrılmamak.

Bunu nasıl yaparım, nasıl sizi aramam bilemiyorum. Senin kadar yüreği güneş dolu birini nasıl olur da özlemem.

Tam bir kapalı kutusun, gözlerinde bir şeyler ışıldıyor...belki de asılı kalmış bir damla gözyaşı var. Boğazından kelimeler düğüm düğüm. Bazen yutkunduğunu görüyorum; hani seni anlat diye sıkıştırdığım zamanlarda. Bir türlü düşmüyor o tek damla ve çözülmüyor boğazındaki düğüm. Hep düşüncelisin, sürekli iyilik düşünüyorsun ve hakkın ödenmez bunu biliyorsun.

İnsan hep mi haklı olur, hep mi en doğru konuşan, en doğru düşünen olur aklım almıyor.

Canım kadar yakın kardeşim...Kardeşim diyorum çünkü biliyorum ki bizim gönlümüzde aklımızda bir artık ve kardeşim diyorum çünkü senin gibi biriyle kardeş olmak en büyük mutluluk...

Senin dilinde iğne yok, boğazın da düğümlü kelimeler var. Avucunda taşlar yok. İyiliklerle bezenmiş çiçekleri tutuyorsun ellerinle. Gerçekten insansı sen!

Canımdan yakın kardeşim dilerim ki, yıldızlar kadar uzaklara gidersek bir gün, gönlümüz hep bir olsun...

                                                                                                                                                                                        
 Esin Örsçelik


H. İbo, okulumuza gelmiş ve bize her zaman doğru insanın saflığını, temizliğini ve iyi kalpliliğini hareketleriyle göstermiş ve ayrıca doğru insanın cehaletinden de uzak olduğunu, bilgisi kültürüyle göstermiştir. H. İbrahim bana, zamanlar ekonomisinin temel taşı olan Tansu Çiller’in ekonomi paketlerini hatırlatır. Her zaman gündemde olurdu bilmeme kaçıncı ekonomi paketi diye ve her zaman farklı bir şeyler çıkardı o paketlerden. H. İbo’da böyle işte her zaman farklı, ama onu yakından tanıyanlar onu bu haliyle seviyorlar. H. İbo aynı zamanda danışabildiğim nadide kişilerden biri şu okulda

Değerli arkadaşım Halil İbrahim, her zaman şimdiki gibi çevrendekileri aydınlat ve bazen yaptığın gibi yüzünde hep gülsün. Sana başarılı, mutlu ve sağlıklı bir hayat diliyorum.

                                                                                                                                                                            
Furkan Boztaş


      
Halilim, canım kardeşim;

            Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun. Gözden ırak olsak ta gönüllerimiz bir...

            Beraber güzel günler geçirdik. Her zaman o güzel günlerin gölgesini hayatına yansıtmak isterim.

            Allah kalbine kirliliği yaklaştırmasın, insanlığa hayırlı bir evlat olasın...

            Huzurlu ve mutlu bir ailen olsun, sonra gereğini yap...Her zaman gereğini yap. Bizlere ve bizim gibilere örnek ol. Allah yolunu açık eylesin.

                                                                                                                                                                                           
 
Hüseyin Silay


Aylardan Eylül. Hava ayaz mı ayaz. Halil İbo adında bir adam vardı. Şahsen en başta tanışmanın gereksiz olduğunu düşünmüştüm J Ama hem sınıfta (karışmadan öncede sonrada) hem pansiyonda birlikte olmak zorunda bırakıldık. Allah’ım felek bu kadar mı acımasız olur. Seninle 3 sene sürecek olan bir anılar trenine beni bindirdi. Lanet olsun tam 3 sene. Şimdi hangisinden bahsetsem. Oda maceralarını mı sınıftaki muhabbetlerimizi mi, ya İbo sen yazmakla imkansız bitirilemezsin. Seni bir konuda sonsuz bir gururla destekliyorum, okumadık kitap bırakırsan kafanı kırarım diyorum. Lafı uzatmadan veda ediyor yolun çiçekli olsun diyor diyor da diyorum

Beni unutma lan!

                                                                                                                                                                                           
 Halil Kul


Siirt’ten Sivas’a OKUMA’ya gelmiş. Okuduğu kitap sayısını oda bilmiyor. Sessiz kişiliğiyle dikkat çeken İbrahim ilk sene sırasını paylaştığı Kazımla kopya tekniklerinde ilerlemiş ve hocaların kara listesine alınmıştır.(!)

Doğu insanın ahlak, dürüstlük ve bağlılığını tamamıyla yansıtmaktadır. Lise 1’de desteğimizle geçtiği başkanlık koltuğunda çok güzel bir yönetim göstererek ne kadar iyi bir lider olabileceğini herkese göstermiştir. “Kitap en iyi dosttur” sözünü kendine ilke edinip kendini kitapların büyülü dünyasına bırakmıştır. İyiliksever bir tiptir. İbrahim her zaman adımını yere sağlam basmış ve böylece hiç geri adım atmamıştır. Lise 3’de, Selman’la beraber olmanın insan psikolojisine getireceği zarardan habersizce, yeni bir oda kurmuştur. Ona şimdiden geçmiş olsun diyorum.

Her yönden bana uyumlu bir kişiliğe sahip olması 3 yıllık muhteşem bir dostluğumuzun doğmasına neden olmuştur.

İleride okuduğun kitaplar kadar dostunun olması dileğiyle. Hep mutlu ol. SFL ve bizi unutma.

                                                                                                                                                                              
Mesut


İlk gördüğüm anda çok küçük olmandan dolayı biraz yadırgamıştım ama sonra tanışınca bu fikirlerim tamamen değişti. Zaten o zaman hepimiz yaş olarak küçüktük. Daha sonra pansiyonda başkanlık seçimleri yapıldı ve başkan oldun. Yine iyi tanımadığımdan dolayı bunu kaldıramayacağını düşünüyordum. Beni tekrar yanılttın ve çok iyi bir şekilde bu görevi de üstlendin. Artık daha samimi olduk ve senin iyi ve alçak gönüllü bir insan olduğunu da anladım. İstediğin zaman istediğin şeyi yapabilecek güce sahip olduğunu da biliyorum. Umuyorum hayatın hep istediğin gibi mutlu ve huzurlu olur. Saygılarımla.

                                                                                                                                                                                          
 Eq


Canım H. İbo,

Her ne kadar seni lise 1 ve lise 2’de mehdi sansam da lise 3’de bizim gibi sıradan bir insan olduğunu anladım. Nejdet Hocanın tabiriyle tam bir harabesin. Ne anladın lan suratını asıp durmaktan. Gerçi son zamanlarda bir iyileşme seziyorum, hadi hayırlısı. Neyse, seninle birbirimize kopya hakkımız geçti. Çoğu zamanımızda (dershaneden sonra) beraberdik. Senin o zamanlarda her zaman bize örnek oluşun, yanlışlarımızı uyarman her zaman arkadaşlarının sana olan sevgi ve saygısını hep artırdı.

Geçen hafta Cumartesi yaptığımız alemde unutulacak gibi değil, güzel vakitler geçirdik, derbeder olduk resmen.

Ve yavaş yavaş ayrılığa doğru gidiyoruz. Ala şunu bil ki bana zırıl demen hiç aklımdan çıkmayacak. İnşallah ileride hep beraber oluruz. Beni unutma...

                                                                                                                                                                                                                                                              
M. Öner Yeleğen

Halil İbrahim ile hiç aynı sınıfta bulunmamış ve hiç aynı odada kalmamış olmama rağmen cana yakınlığı ile benim de dikkatimi çekmiş ve iyi bir dostluk kurmuşumdur.

Futbol maçlarının forveti olan Halil en az futbol kadar ÖSS’ye de ağırlık vermektedir. Halil’in sevmediğim tek bir özelliği varsa o da içine kapanıklığıdır. Derdini paylaşmayı pek sevmez. Belki bunu dertleri ile bizi üzmemek için yapar ama kötü günlerimizde birbirimize yardımcı olmayacağız da ne zaman olacağız.
Kardeşim, hayatımda tanıdığım en iyi dostlarımdansın, inşallah dostluğumuz ebediyen bozulmaz ve bu okuldan ayrılsak da birbirimizden ayrılmayız.
Hayatın boyunca başarılı ve mutlu olman dileklerimle.

Hakan Erarslan


Halil İbrahim’e

Doğu deyince aklıma yiğitlik geliyor. Mertlik geliyor. Sert görünüşü altında yufka gibi bir yürek geliyor aklıma. İşte bunların hepsi terkip edilmiş birde kültür(ki asıl kültürün beşiği doğudur) koyulmuş içine yoğrulmuş da yoğrulmuş özümsemiş ayrılmaz birer bütün olmuş. Bunlarda tecessüm edip H. İbrahim olmuş. Bir yiğit işte böyle doğmuş doğmuş da orda kalmamış rahat yüzü görmemiş, her yiğit gibi gurbete atılmış hayatının baharında. Sıla gelmiş aklına hep. Bundan mıdır bilmem bir hüzün oturmuş bakışlarına. Gülse de gitmemiş bu çok sevinse de. Ama şunu iyi biliyormuş ki tekamül ancak böyle olabilirmiş olgunlaşması için bu gurbet ellere atmış onu kader. O da madem öyle bende inzivaya çekilip çilemi hakkıyla doldurayım demiş. Kendini vermiş kitaplara hem kendi, olgunlaşmış pişmiş hem de başkalarının pişmesi için elinden geleni ardına koymamış.

Gülün dayanılmaz güzelliğine zamanla. Dağıtayım her yer güzel koksun artık demiş. Mertliği, sevgiyi kardeşliği akla gelecek bütün meziyetleri anlatmaya aktarmaya çalışmış. Yapmış da, başarmış ya da başaramamış bilmem. Ama didinmiş, çalışmış. Emekler boşa gitmez bunu iyi bilirmiş.

Sana gül demeyeceğim. Gülmekle geçirilmiş, bir ömür her zaman güzellikler getirmez. Ağlayıp da mesut olanlar az değildir.

İla Refikil A’la

                                                                                                                                                                                                                                                                    
 Ömer Salih Akar


Halil İbrahim Çiçek ile ilk arkadaşlığımız pansiyon başkanlığına dayanır. Halil’in başkan benim ise yardımcı oluşum aramızdaki bağları kuvvetlendirdiği gibi aldığımız görevlerde de başarılı olmamızı sağlamıştı.
Bu kurduğumuz yakınlıkla aynı odaya geçtik ve samimiyetimiz geometrik dizi gibi arttı. Odada tam bir ciddiyet abidesi gibi görünen Halil, bir an sohbet ettiğinizde sıvı oranı artmaya başlıyor.

Beraber yaptığımız esprileri en iyi şekilde anlıyor ve kahkahalar atıyoruz. Daha da önemlisi geç anlaşılan esprilerini Halil’in anlayıp anlamaması söz konusu olmadan gülebilmesi. Fakat bu hareket esprilerimi daha da artırmama ve çekilmez hale gelmeme neden oluyor.
Gülünce gözlerini kaybolması ve enteresan bir hale gelmesi de insanların gülüşünü kamçılıyor. Kaslı bir yapıda olan Hiç iyi bir güreşçidir. Vahap’ın tabiriyle kas/vücut büyüklüğü iyi olan Hiç Rugby badminton, eskirim ve olimpiyat oyunlarında çok iyidir. Edebi bir kişiliğe sahip olması nedeniyle kitap kurdu tabiriyle hakarete maruz kalır.   

İyi bir şairdir. (Bu görüşü belirtmeme rağmen hiçbir şiirini okumadım ve görmedim) ayrıca Osmanlıca’ya sanıldığı kadar soğuk değildir.
Güçlü bir vücuda sahiptir. Bu sebeple sabahları belediye vinci ile kaldırırız. Türküyü sevmesiyle 8716 olan ortak noktamız 1 artmıştır. İyi bir dost olan HİÇ arkadaşı için mamba yılanına veya Sibirya kerkenezini dahi karşısına alabilir. Saygı değer arkadaşım Hİǒe  hayatında başarı ve mutluluklar dilerim.

  Fatih Sezer


Hacı ne abıyon?

Halil baba as solistler sona çıkarmış. Bende onun için en sona kadar bekledim. Baba ilk sene seni tanıma fırsatı bulamamıştım. Ama sınıflar karılınca seninle aynı sınıfa düştük. Baba seninle geçirdiğimiz 2 sene boyunca gönlündeki güzelliklerini benimle paylaştığın için çok teşekkürler. Senin çok iyi biri olduğunu söylememe gerek yok zaten. Sen gönlündeki güzellikleri bizlerle paylaştın, bende başkalarıyla paylaşacağım. Hiç kimse senin yerini dolduramaz can gardaşım. Allah hep yolunu açık eder inşallah. Tüm güzellikleri sana ihsan eder. Canım Halil’im eğer bir gün bizi ayıran kadere inat karşılaşırsak senden tek istediğim ayrı geçen yılların hasretini bir kucaklaşmayla gidermendir. Halil kardeş arabesk parçalarını ve beni hiç unutma olur mu? Çünkü Eren Cengiz seni hiç unutmayacak.

Gerçek dostluğu bana yaşattığın içir çok teşekkür ederim. Kardeş bu şarkı da sana gönlümden;

“Geceyi güneş siler, beni senin hasretin

Tek başıma sanki mahşer yeriyim

Şu kalbimdeki her yer Sivas’ta seni bekler

Hadi çat kapı gel sevineyim...”

                                                                                          
 Eren