Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

38 İLKAY KENEŞ


Memleket: Sivas
Cep Tel: 
0536 566 70 34
email: 
neyaof@mynet.com






 

Şu an karşımda afiyetle kekini yiyen, üzümlü kekimiz İlkay; bizim biricik karaböcüğümüzdür. Kendileri dış görünüşüyle tam bir tezat içindedir. Sessiz görünür ama sessizliğin sesidir; cılız görünür ama gerçeği ondan bir tokat yedikten sonra anlarsınız. İtiraf etmek gerekirse; ilk karşılaştığı insanlara buz gibi gelir, taa kii o bomba gibi esprilerin patlatana kadar. İşte o zaman onu sessiz, sakin hatta hanım hanımcık bilen insanların yüzünde kocaman bir hayret ifadesi belirir. Ortalıkta bu bizim tanıdığımız İlkay mı? Soruları kol gezer. A önce cılız olduğundan bahsetmiştik ya, sanırız bu Allah’ın bize bahşettiği bir lütuf. Bu cılız haliyle bizi dünyamızdan bezdirdiğini düşünürsek, tersi bir durumda hayal bile etmek istemiyoruzJ Gerçi o kuvvetiyle değil, laflarıyla da insanı yerden yere vurmayı başarabilir. Allah bizi onun gazabından korusun J Ama şimdi hakkını yememek lazım. Gözümüzden yaş gelene kadar güldüğümüz anları İlkay’a borçluyuz.

Grubumuz arasında gelenekselleşen kekleme operasyonları da hep İlkay’ın başının altından çıkmıştır. Ancak ava giden avlanır misali, bir gün çok büyük bir kek organizasyonuna kurban gitmiştir. Bu da onun keklemeye tövbe etmesine vesile olmuştur.

Samsun’dan geldiği yıl kar kar diye çıldırken, şimdi beyaz gördüğü yerden kaçmaktadır. Yanlış anlamayın, Lise 2’de geçirdiği donma tehlikesiyle hiç mi hiç alakası yok (!)

Ayrıca o, her özelliğini bir silah gibi kullanmayı da ustalıkla başarır. En son ve en yeni silahı da özellikle Merve sorularıyla birleştirdiğinde çıldırtıcı bakışlarıdır. Bu bakışları o mal sorularıyla birleştirildiğinde ortaya dayanılması güç bir kombinasyon çıkar J Yazımıza burada son verirken kendisinin bir gün Craig David ile tanışmasını hatta hatta onunla mutlu bir hayat sürmesini diliyorum.

 

 B Nokta Fatma-S Nokta Merve-P Nokta Müge


 


Lise 1’in başlarında birbirimizden haberimiz bile yoktu. Yolda görsek selam bile vermezdik.

En şanslı günlerimden biriydi. Hissediyordum, o gün büyük bir şey olacaktı. Saatler geçtikçe kalbim daha da fazla atmaya başladı. Vee vee işte sıra o ana gelmiştir. Onu gördüğüm an sanki kalbim yerinden fırlayacaktı. Bana elini uzattı, gözlerimin içine baktı Tanıştığımıza memnun oldum dedi. Sonra ne olduğunu hatırlamıyorum. Heyecandan bayılmışım J

İlkay’la ilk tanışmamız güneşli bir bahar günü böyle olmuştu. Sonra İlkay’la bir çok güzel şey paylaştık. Onun esprilerini çok seviyorum çünkü ben iğrenç esprilere bayılırım J Çok sempatik hareketleri ve kendine özgü bir sevimliliği var. Onun bana manyak demesini bile seviyorum.

Uzun lafı kısası: U.L demicem tabi ki J Ayrılacağımız için üzgünüm. Ama seni özlemek de güze olacak eminim. Başarı ve güzellikler seninle osun.

                                                                                 
Hatice


Bazı dostluklar vardır, uzun süre unutulmaz. Akıllardan silinmez ve beraber olmak onlar için büyük mutluluktur. Biliyorum, güzel bir senin ardından böyle olması hiç de iç açıcı değil. Ama bence elimizde değil böyle olması. Yine de böyle dost olacağımıza eminim. Düşüncelerin çoğu arkadaşlarını etkilediği gibi beni de etkiliyordu. Çok değişik yönlerinin olması seni tanıma isteğini içimde daha da fazlalaştırıyordu ama seni tanıdığıma eminim. Çocukça davranışların sohbetimize güzel havalar katıyordu. Önümde oturman nedeniyle az şamarımı yemedin. Ama senin bana yaptıklarının yanında az kalır di mi? Umarım eskisi gibi neşelisindir. Bence senden çok şey öğrendim, onun için hep mutlu olmanı istiyorum.

SEVDİKLERİNLE BERABER MUTLU OLMAN DİLEĞİYLE...


Y. Pasör


Marjinal dörtlünün elemanı...Her gün Müge’den aldığı konser sayesinde müzik kültürü gelişmiş. Hatta Popstar’a jüriliğe çağırmışlar da ÖSS’ye hazırlandığından gitmemiş (!)J

“Hayır olmaz” dediğine hiç rastlamadım. Ayrıca bu kadar nazik bin insana da...Kibar, seviyeli, dürüst, akıllı,zeki, çalışkan...(unuttuklarımı da siz ekleyin) Hep iyi yönlerden bahsediyorum. Kötü yönlerden bahsetsem ne desem istisnasız yalan olur. Kitap okuyanın konuşması güzel olurmuş. İyi de ben hiçbir kitapta İlkay’ın konuştuğu Türkçe kadar güzel bir Türkçe görmedim. Bazen o konuştuktan sonra kendimi Türkçe konuşmuyormuş gibi hissediyorum. Ben Türkçe konuşuyorsam o ne konuşuyor o Türkçe konuşuyorsa ben ne konuşuyorum? Konuşurken cümlelerinde hep iyi niyet, hep sevgi ve hep doğruluk var. Belki de bunlar onun Türkçe’sini güzelleştiriyor. Tabi bu güzel huylarda onu yükseltip güzelleştiriyor. Kalbindeki bunca güzel duygular hiçbir zaman onu yarı yolda bırakmaz. Zaten o da bu zekasıyla yarı yolda kalmaz.

Başladığı her işinin başarıyla sonuçlanması ve hep mutlu olması dileğiyle...


Mesut Karlık


Selam Zeki Kız;

Evet İlkay sen bence bu okuldaki en zeki kızsın. Bunu konuşmaların, esprilerin ve yazdığın çoğu şeyde gösteriyorsun. Lisenin hemen başında tanıştık seninle. Aynı servisteydik ya hani. Hoş ilk günler fazla hoş olmamıştı. (sizin için) J Arka koltuk mücadelelerimiz adeta derbi havasındaydıJ Ayrıca aynı sınıftaydık. Sınıfta derslerde her kalkışında kollarını değişik biçimlere sokmanla bayağı ilgi çekiyordun. Bu kadar beraber vakit geçirince arkadaş olmamız da fazla uzun sürmedi. Neler geldi geçti, neler paylaştık. (o kız, üzüm vs.J) Gerçekten iyi bir arkadaştın (bazen cadılığın tutsa da) seni hep o enteresan kol hareketlerinle hatırlayacağım.

Hayatının her alanında zekanla çok iyi işler başaracağına inanıyorum. Hep mutlu ol.


Recep


Sevgili İlkay, Müge ve Fatma içinde aynı cümleyi kurmuştum. Eğer aynı sınıfta okusaydık, birbirimizi daha iyi tanıyacak ve eminim daha samimi olacaktık. Yine de seni tanımış olmaktan dolayı çok mutluyum. Senin gibi insanların iyiliğini düşünen o kadar az insan var ki... Umarım hayat tüm beklentilerine cevap verir. Mutlu olman dileğiyle...


Ayça


İlkay, Lise 1’de seni Müge’yle seni Cihan’ın “oradan kalkacaksın, şuraya oturacaksınız!” dediği kızlar olarak tanıdık. İyi ki de Cihan sizi oraya oturtmuş ve böylece sizinle muhabbet ortamı oluşmuş. Siz önümüzde otururken gerçekten çok güzel anılarımız oldu. Beraber güldük, beraber eğlendik, biz sizleri çok sevdik. Karşılığında da bizden sevginizi eksik etmediniz. Sağolun. Sonra iki yıl ayrı sınıflarda olmamıza rağmen birbirimizden kopmadık.

İlkay, uzaktan bakınca sessiz görünsen de gerçekten neşeli, hayat sevinciyle dolu, espriden anlayan ve çok az kızda olan bir zekaya sahipsin. Bu özelliklerinin de arkadaşlığımızın gelişmesinde büyük etkisi oldu. Umarız bu arkadaşlığımız hiç bitmez. Tüm hayatın boyunca mutlu olmanı dileriz. İnşallah ÖSS’de muvaffak olursun.

Bizi unutma, kal sağlıcakla...


O. Kaan- PEP- Uğur


Sınıfın en sakin  en hanımefendi ve aynı zamanda en çalışkan kızı. İlkokulda aynı okuldaydık ama farklı sınıftaydık, hatırladın mı? Lisede de aynı okuldaydık ve bu sefer aynı sınıftaydık, harika bir sene geçirdik ama lise 2’de yine ayırdılar biziJ

İlkay dendiğinde aklıma gelen şey ne biliyor musun? Belki çok acayip ama söyleyeceğim. Lise 2’de bir gün servis bizi almamıştı. Hava en az –300 C’ydi. Sanırım o gün Cumhuriyet tarihinin en soğuk günüydü. Otobüse binmek için meydana gittiğimde durakta birini gördüm. Kirpikleri buz tutup birbirine yapışmış, gözlerini açamıyor, kaşlar donmuş, yüzüne düşen birkaç saç teli aynı şekilde donmuş. Hayır bu durumu gören ben, soğuktan dudaklarım donmuş gülemedim yaJ Bu gördüğüm kişi İlkay’dan başkası değildi. İşte hep bu aklıma geliyor, hiç unutamıyorum.

Kendine çok iyi bak ve bir ömür boyu mutlu ol İlkay...


Alperen Coşkun


İlkay, Merve’den sonra sende gidiyorsun en sonunda alınma yani üniversiteye demek istiyorum J Bazen damarıma basıp beni sinir etsen de açık sözlü olman hoşuma gidiyor. Bu arada “Edebiyat parçalamışsın, iğrenç” dediğin felsefe yazılısından 90 aldım...

Bence sen zaten üniversiteyi bir yıl sonra kazanırsın. En iyisi bu yıl gel popstara katıl. Eğer birinci olursan (ki o kesin) okumana da gerek kalmaz. Birazda iyi huylarından bahsedeyim. Yazılıda kopya vermek için çırpınışlarını unutmayacağım. Açık sözlü olup, yüzüme konuştuğun için sağol. Umarım da bu özelliklerinden ödün vermeden mutlu olursun. Okul bitebilir ama dostluğumuz asla...


 Anıl


Celalettin hocanın gözbebeğinden biri olan İlkay (diğeri Müge’dir) kısa sürede okulun da gözbebeği olmuştur. Lise 1’de cam kenarındayken (Mustafa, ben, Müge, İlkay, Kaan, Pep, Eren olarak) İlkay’a muhtaçtık. Bir kere Baha hoca size kızmıştı. “Lan zırtolar kızı rahat bırakın da kendine de çözsün, sömürdünüz kızı” demişti. Daha sonra da İlkay’ı öğretmen masasına almıştı. Sadece kopya değil. Diğer konularda da paylaşımcıdır. O hep karşımıza okulumuzun yardımsever, temiz yürekli, narin ve biricik kızı olarak çıkar. Hep böyle kalman dileğiyle hoşcakal...


İhsan Kıral


Hayatımda gördüğüm ve tanıdığım en ince insanlardan biriydi İlkay. Çalışkandı, başarılıydı, üzülünce başını yaslayabileceği, mutlu olunca onu paylaşabileceği candan arkadaşları vardı. Onlar kadar asabi, onlar kadar uysaldı. Derler ya yediği, içtiği beraber, aynen öyleydi. Dörtlü ki Merve, Müge, Fatma, İlkay kendi kurdukları dünyalarında yaşıyorlardı. Biri ağlayınca bilin ki üçünün gözyaşları da yuvarlanmaya başlar ard arda gözlerinden. Dostluk bu olsa gerek. İlkay benden bir tavsiye sana. Sakın bu dörtlünün bozulmasına izin vermeyin. Gönlünde o çocuksu tarafın kaybolmasın. Bir ömür boyu sağlık, mutluluk, başarı dilerim.

Hayatın güzellikler getirsin sana...                  

 Ö. Salih Akar


Sen tamamen bana zıt bir karaktersin. Ben büyük desem sen küçük, ben geniş desem sen dar, ben uzun desen sen kısa dersin (bu ölçüler kesinlikle dış görünüşle ilgili değil) Şaka bir yana grubunla tanıştığım için çok mutluyum. İsteğiniz okulu kazanmanız dileğiyle...

Nuray


Sınıfta eğer bir kısık seste önce akıllıca laflar edip sonrada “Selman susmayı düşünmüyor musun??” gibi nazik bir şekilde “sus” lafını açıklıyorsa benim gözüm bir noktadan başka yere gitmez. İlkay

Çok akıllıca laflar etmen ve muhatabını bozmakta fazla zorlanmaman seni özgün kılan özelliğin. Duygusal, çalışkan, akıllı, yerinde konuşmayı bilen bir kişisin. Benim gibi birinin kafasına bir litre kolonyayı dökebilmen cesaretinin göstergesi. Anti Selmanizm’de Müge’ye yataklık etmektesin. Çılgın bir FD hayranısın vs...Yalnız hakkında söylentiler var. Cem Yılmaz’ın bir şovunda iğrenç esprilere dayanamayarak topuklu ayakkabını çıkarıp Cem Yılmaz’ın kafasına fırlatmışsın.

Bunlar doğru olabilir ama unutma ki seni yıpratmak isteyenler var. Onları da hesaba katmalısın. Hoşcakal...                                                                 


Selman