
Kazım öyle ha deyince
yazılmıyor ki. Kazım sanada. Neyse başladık bir kere devam edeceğiz artık.
Etütlerde söylediğin şarkıları çok duydum fakat dinlemek hiç nasip olmadı.
Neyse ki sunuculuğunu yaptığın iftar programlarını kaçırmadım. Hayran olduğum
başka bir yönün ise olaylara çok tarafsız objektif bakman! Senin yaptığın
yorumları dinlemek bize zevk veriyor. O çok güvendiğin G.S’lı Mülayimide
ileride Beşiktaş’a alıp senin yorumlarını dinlemek isterim. Bana CM aşılamana
ise ne diyeceğimi bilmiyorum. Teşekkür mü yoksa sitem mi etsem kararsızım.
Günün birinde eski arkadaşlarını topla beraber eğlenin deseler sen kesin
yanımda olurdun. Tarih derslerinde yaptığın vezirlik, aklımda kalan diğer bir
yönün. Sana doyum olmaz kuzum “biz racon kesmiyoruz” (ne alaka bende
bilmiyorum) dilerim mutlu olursun, dilerim hep hayata güzel bakarsın...
Alper
Kazım okulun imparatoru.
İnşallah ileride de Lucescu ve Fatih Terim’le kim imparator? Olacak. Kazım’dan
dinlediğim İstanbul hikayelerini hiç unutmam. Kazım, aynı zamanda çok yetenekli
biri, Elinden her iş gelir. Şimdiye kadar birçok organizasyonda Kazım’ı görmek
mümkün oldu. Kazım’ın bu sene bana en faydalı yanlarından biri de dershaneden
kaçarken beni hiç yalnız bırakmamıştır. Aynı zamanda bu aralar birlikte
alternatif para kazanma yollarıyla uğraşıyoruz. İnşallah hep birlikte başarılı
oluruz. Senin ileride çok başarılı biri olacağına inanıyorum, hangi alanda
olacağını kestiremiyorum. Her alanda da başarılı olabilirsin
Her şey gönlünce olsun...
Furkan Boztaş
Orijinal düzeyli, zeki,
pratik, sosyal, karizmatik ve her şeyden önce tam manasıyla bir dosttur. Kim mi
bu? Memleketi hakkında net bir yorum yapılamayan Erzurum’lu, Tokat’lı Samsun’lu
veya İstanbul’lu olduğu düşünülen SFL’li Kazım oynadığı futbolla SFL spor
tarihine altın harflerle yazılan Kazım yaptığı esprilerle hedefi on ikiden
vurdu. Hareket ve tavırlarıyla sınıfın neşesi olan Kazım Rıza Bey’in Vahap’tan
sonraki tek gözdesiydi. Bilgisayar oyunlarında (bilhassa CM) kulun rehberiydi.
Çok çalışmaz ama hep başarırdı. (Ona da başarmak yakışır) Lise 2’de Halil Kul’un
imajmakerliğine, lise 3’te de kendine yaptığı saç imajıyla gündeme oturdu.
Kısacası gündemden hiç düşmedi. Üç yıllık sınıf ve iki yıllık oda
arkadaşlığımızla hafızamda derin izler bıraktı.
Geri kalan hayatında daha
güzel dostluklar bulması ve mutlu olması dileğiyle.
Mesut Karlık
Onunla Turhal’da tanışmak
isterdim. Çünkü Yenişehri’i gezmenin çok güzel olacağına inanıyorum. Kazım
futbola olan ilgisiyle dikkat çekmiş ve futbol bilgisiyle de saygın yorumcu ve
antrenör unvanını kazanmıştır. Tele-spor spor-magazin ve televole’de yorumcu
olarak istek almış ancak kendisi ÖSS hazırlığı içinde olduğundan bütün
teklifleri geri çevirmiştir. Erman Toroğlu zor pozisyonları bizzat kendi
arayarak arkadaşımız Kazım’a sormuştur. CM’de onun eline kimse su dökemez. Hal
ve hareketleriyle de kendisini sevdiren arkadaşımız gönlümüzde hiç unutulmayacak
bir yer edinmiştir. İnşallah istediği bölüm ve üniversiteye kazanır. Sağlıklı,
mutlu ve uzun ömürler diliyorum.
Önder
Sevgili arkadaşım Kazım,
Seninle lise 2’nin sonlarına doğru
arkadaşlığımız Mesut’un öğle aralarında geldiğimde beni güldürmeye çalışmanla
başladı. Bu yaz ise samimiyetimiz iyice arttı. Bu senede sizin odaya geldiğimde
yine aynı şeyi yapıyorsun ama artık yüz kaslarıma hakim olabiliyorum. Bana olan
dostça davranışların ve yakın ilgin sayesinde çok iyi bir arkadaşım daha oldu
fakat gel gör ki bu sene sonunda ayrılıyoruz. Umarım ileride yine karşılaşırız.
Her şey gönlünce olsun.
M. Öner Yeleğen
9-A’nın en zeki çocuğu,
10-B’nin en komik tiplemesi ve 11-B’nin keli. Kısacası çok yönlü, her ortamın
adamı. Bazen bir Bayhan olur, bazen futbolunu Hagi’si. Futbolda çalımlarıyla,
golleriyle yıldız olur. Etütde türküleriyle ve geniş repertuarıyla bir star.
Birde ÖSS’ye çalışsa.
Selman
Hayatımda gördüğüm en
komik, en baba, en güzel gülüşlü insanlardan birisiydi o. Çok sempatik olan
Kazım ile 3 yıldır arkadaşız. Ama hiçbir yıl aynı sınıfta olamadık. Çok isterdim
aynı sınıfta olmayı ama biz de yinede pansiyonda olsun, çarşıda olsun açığı
kapattık.
Çok hoşuma giderdi onun o tavırları, gülüşü ve
esprileri özellikle de sohbetleri. Hangi konuda olursa olsun güldürdü beni. Meg
Ryan’ı çok seven Kazım ile çok istedik Vanilla Sky’a gitmeyi o olmadı ama
Bridget Jones’un günlüğü ve Mumya Firarda’ya gittik onunla.
Çok müthiş futbol bilgisine sahip Kazım, çok
iyi de bir menajerdi. Seviyordu futbolu, çok da komik futbol sohbetleri vardı.
Sadece bunlarla değil çok da iyi oynardı bu oyunu.
Kendisiyle olduğu kadar ses tonu ve
konuşmasıyla da beni çok etkileyen Kazım çok güzel yemek yerdi. O yerken adeta
iştahı açılırdı insanın. Ona bakarak yarışa bile girdim onunla. Onunla yediğim
yemeklerin ayrı bir tadı vardı.
İşte baba bitirdik okulu ama bitmeyecek bizim
dostluğumuz. Ben seni çok özlerim yoksa. Umarım gönlünce yaşarsın kalan ömrünü
(sanki çok az kalmış gibi oldu) Allah bol ömür versin sana versin ki nice
kişileri de eğlendiresin. Dostluğunu gösteresin onlara. Kendine iyi bak, mutlu
ol, başarıyı sen gelmek zorunda bırak, beni de unutma yani!...
Nurdoğan Çıkı
O bir efsane, o bir taktik
deha, Kazım Yüce. Muhteşem futbolu ve CM’deki parlak kariyeriyle her zaman göz
önünde oldu. Takım ruhunu arkadaşlarıyla paylaşıp çok sıkı dostluklar kurmasını
da bildi. Yeşil sahalardaki kıvrak hareketlerini beyaz kağıtta da tekrarlayarak
yazılıların hakkından gelmeyi bildi. Yaptığı ince esprilerle de kıvrak zekasını
kanıtladı.
Umarım hayatta da zorluklara karşı vücut çalımı
atacak kadar klas, düştüğünde kalkacak kadar güçlü ofsayta düşmeyecek kadar
sabırlı. Hep doksana atacak kadar şanslı olur. Formunun hep zirvesinde olması
dileğiyle..
Çağrı Duru
Kazım’ı herkes bilir,
herkes tanır. Sakin, ağır, oturaklı, sohbet edene zevk veren bir delikanlıdır
(Kafiye iyi uydu ama)
Kıvrak futbol zekası, hem de icraata dökmesi
futbol alanında onu okulun başta gelenlerinden yapmıştır.
Daldan dala atlıyoruz ama inanın kalbinde
hiçbir leke olmayan bir arkadaşımız, ciddiyim bu konuda yani şüpheniz olmasın.
Ayrıca çok neşeli ve çevresindekileri neşelendiren biri.
Üniversitede İstanbul’a gitmek istediğini
duydum. Herhalde İstanbul sefiri olmak istiyormuş (biraz zor ama Kazım bu,
belli olmaz)
İstanbul sefiri olamasa bile, kalbinin
temizliğini her zaman korusun, kafidir.
Huzur ve mutlulukla her zaman beraber olman
temennilerimle...
Hüseyin Silay
Yatılı okulda gurbete yeni
yeni alışmaya çalışırken henüz ilk günlerde kaçma planları yapan ve bizi de bu
planın failleri olarak tasarlayan biri vardı. Başında şapkası ve fıldır fıldır
gözleriyle Kazım.
Benim ilk sıra ve oda arkadaşım. Daha yeni
olmamıza rağmen duvar kenarı ön dörtlü teşkilatımız çok iyiydi. Neyse daha
sonra yavaş yavaş Kazım’ın marifetleri bir bir dökülmeye başladı. Defansın bel
kemiği iken kafa golleri spor otoriteleri tarafından taktir ediliyordu.
Etrafında Lord of the CM’yim dile gezinenler varken bile usta kaptan dalgalı
denizde belli olur deyip CM’de de ipi göğüslemiştir. Bu başarısının altında
yatan bir sır var bildiğim bu oyunu oynarken galibiyet için Bartın’ın Güzelleri
şarttı. Lise 3’de arkadaşlarımın moral ve motivasyon ihtiyacını görünce hemen
kendine Cihan, Onur ve Mustafa’dan oluşan bir saz ekibi kurmuş, başına kendi
geçerek geniş repertuarından bizlere müzik ziyafeti çektirmiştir.
Çok yakın arkadaşım olmasına rağmen duygularını
çok iyi gizlediğini söyleyebilirim. Ama iyi kalpli olduğunu anlamak zor
değildir. Kendisine yolunaçık olsun diyor, gönlünde büyüttüğü hayallerine
kavuşmasını temenni ediyorum.
ODTÜ seni bekliyor, Kazım acele et.
Halil İbrahim
Adam gibi adamdır. Şahs-ı
Alileri 11-B’nin sadrazamıdır. Mehmet Bal’ın sınıftaki tek muhatabı. Zati
alileri her ortama uyum sağlayabilen bir arkadaştır. Güzel futbol oynaması
sadrazamların spora olan alakasında göstermiyor mu? Genelde sakin olmakla
beraber kızdırmanız pek hayrınıza olmayacaktır. Ne de olsa veziri azam. Ayrıca
Onur Akın dinlediğini bildiğim tek sanatçı. Ekmeği tuza banıp, yemek ne
güzeldir.
İnsan sevenleriyle beraberse
Geçtik beraber hünkarım bu meydanlardan
Senin olmadığın yer soğuk
Senin olmadığın yer zindan
Bir ömür boyu mesut ol, Kalbinde sevgiler hiç
bitmesin Helal et hakkını.
Ö. Salih Akar
Tam olarak lise 2’de
tanıyıp, samimi olduğum Kazım dürüst bir kişiliğe sahip. Aslında onun hakkında
yazacak çok şey var ama onları bu satırlara sıkıştırmak mümkün değil.
Lise 3’de Kazım’la aynı etüt sınıfına düştük.
İkimizin de etütlerde fazla çalıştığı söylenemez. Canımız sıkıldığında beraber
verdiğimiz konserleri hiç unutmayacağım. Hele o gömleğim beyaz şarkısını...
Daha sonraları ortağım olan Kazım’la büyük
işler peşindeyiz. Ortaklığımızın devamı ve gönlünden geçenlerin gerçekleşmesi
dileğiyle...
Cihan
Kel bir adam nasıl espri
yapar? Diyelim ki yaptı sence ne kadar komik olur? Hele ki bu adam Kazım gibi
sert mizaçlı, katı görünüşlü bir adamsı. Belki espri komiktir ama gülebilmek
için çekinirsin uzun bir süre mesela ben Kazım’ın lise 2’de hiçbir esprisine
gülemedim. Lise 3’teyse ondan fazla korkmamam gerektiğini öğrendim.
Kır saçlarında ya da kel halinle her zaman hak
ettiğin yerlerde bulunman dileğiyle!
Meltem
16.02.2004 Pazartesi.
Sivas’tayız. Kar yağıyor. (Tatil olsun dile dua ediyoruz) Tarih dersinde Mehmet
Bal ders anlatıyor, dinleyen var mı bilmiyorum?! Kazım baba önümde oturmuş
yıllık için yazı yazıyor. İçimden “şakaklarına kar mı yağdı” demek geliyor.
Kardeşşş, seninle muhabbet ne güzel hep böyle
susma emi...Sen konuşunca ben hep güldüm çünkü, ve unutma güldürdüklerini,
hatırladıkça gül, bizi hatırla.
Esin Örsçelik
Kazım cana yakın, arkadaş
canlısı bir kişiliğe sahipsin futbol konusunda otoriter bir kişiliğin var.
Futbolun güncelliğini hiçbir zaman yitirmemiş gelecek maçlarla ilgili
tutturduğun tahminlerle güncelin ötesine geçtin. Arkadaşımız futbol
dergilerinde yılın yorumcusu seçilmiştir. Ayrıca genç yaşına rağmen Mehmet
Paşanın veziri olması kazandığı en büyük başarılar arasındadır.
Çok tutarlı davranışları ve inanılmaz bir
vicdan duyusu vardır. 3 senedir aynı sınıftayız ama birbirimizi sınıf arkadaşı
demek yanlış olur biz artık sınıf dostuyuz. Söylediği tempo müzikleri hiçbir
zaman unutamadım.
Hayatında mutluluklar ve başarılarının devamını
dilerim.
Eyüp
Kazım mı desem El Kezo mu
desem bilemiyorum. Ama iyi bir dost olduğun kesin. Seninle geçirdiğim lise 2
dillere destan ne anlatmaya ne de yazmaya güç yeter. Gecelere kadar CM
muhabbetleri, okuldan kaçıp internet cafe maceralarımız, Mikail Hoca afeti ve
daha neler neler...Samimiyetin, yüzünde gülerken oluşan garip ifade, futbol
zekan, arkadaş sevgin beni her zaman kendine hayran etmeye yetti de arttı bile.
Her zaman yüreğim seninle olacak ve seni saygıyla anacağım.
Mustafa Eren
Okuldaki en iyi arkadaşım
dilebileceğim Kazım, tipik insan modelinin dışında kendine özgü bir cinstir.
Önceleri onun Okan Bayülgeni nasıl sevebildiğini sorardım, fakat sonra anladım
ki o da Okan Bayülgenin akustik versiyonuydu. Hele birde kararsızlığı vardır ki
insanı çileden çıkarır. Ama sonuç olarak en iyi arkadaşımdır. Beni futbolla
tanıştırdığı için mutluyum. Hayatının da arkadaşlığı gibi güzel olmasını diler
akabinde ve detayında yapmış olduğu yahut yapmaya karar verme yolunda emin
adımlar attığı olaylardan alnın akı ile çıkmasını temenni ederken, unutulmaması
gereken şu sözler de eklemeyi bir borç biliyor ve ekliyorum bunu da gündeme
getirirken kendisine mutlu bir hayat diliyorum.
A.Burak
Oktay
İstanbul’dan SFL’ye
geliyordu. Kazım kardeş. O zamanlar İstanbul’u ziyarete niyetimiz vardı ama
Tokat’a taşındınız. Ben Gümeneği resimlerden tanıdım. Hele bir Tokat’a yolum
düşsün hemen sen, ben, Abo Gümeneğe gideriz. Yüzmeyi çok sevdiğimi biliyorsun.
3 yıldır aynı sınıftayız ve bu senede aynı
odada sadece ikimiz kalıyoruz. Ama akşamları çok kalabalık oluyor odamız. Kışın
üşüyenler geliyor, hava sıcaksa da CM konuşmaya geliyorlar. Gerçi son
zamanlarda giriştiğin ticaretle ilgilenenlerde çok geliyorlar. Belki bu işten
iyi köşeyi dönersin sınava bile gerek kalmaz. Ya da sonuna kadar kaybedersin.
Ne diyeyim Allah yardımcın olsun. Bu sene senden çektiğim kopyaların hakkını
nasıl ödeyeceğim bilemiyorum. Gerçi bizim gibi dostların arasında kopyanın
lafımı olur. Bu kurtlar vadisinde birbirimize yardımcı olmazsak. Birbirimize
kopya vermezsek yaşayamayız. En azından ben yaşayamam. Hayat boyu sağlık ve
mutluluk dilerim. Tüm güzellikler seni bulsun. Eyvallah. Gözlerinden öperim.
Vahap
İmparatore El Kezo. Bu
isim takımları şampiyonluktan şampiyonluğa koşturan almazdık kupa bırakmayan
zat-ı muhterem Kazım Yüce’nin unvanıdır. Sivas Fen Lisesi’nin gelmiş geçmiş en
teknik oyuncularından biridir. Lise 1’de birlikte olduğumuz sürede gerek
antrenman (beden dersleri) gerekse resmi maçlarda (okul turnuvaları) gösterdiği
üstün performanstan dolayı MVP’ye layık bir oyuncudur. Lise 3’de ise Ramazanda
iftar programlarında (sınıfta) göstermiş olduğu üstün yemek tarifi yapma
özelliğinden kendisine ayrıca bir hayranlık duymaktayız. Kazım’ın bu üstün
yeteneğini Rıza Özkars öğretmenimiz ta lise 1’de keşfetmiş yemek tarifi yaparken
“Kazım ne lazım” çıkışları yaparak Kazım’ı teşvik etmiştir. (Bu nedenle Rıza
Hocaya minnettarız) Bunların yanında üstün partal kabiliyetiyle Halil Kul
arkadaşımıza bulmuş olduğu ve sayılamayacak kadar çok lakapları okulda büyük bir
sansasyon yaratmıştır.
Her şeye rağmen bizim bir tane Kazım’ımız var
ve onu seviyoruz. Saygı bizden efendim.
Onçun yolun açık olsun diyoruz.
Halil Kul-A Gökhan Arslan
|