Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

25 MEHMET ARSLAN


Memleket: Sivas
Ev Tel: 
0346 222 33 58
Adres: 
Ece mahallesi Halil Rıfat Paşa Caddesi İmren Evler E Blok no: 9





Onu ilk sene hiç görmedim. Yani cidden…ikinci sene aynı sınıfa düşmemize rağmen yine de arkadaşlığımız ilk dönem bilgisayar oyunları, futbol maçları hakkındaki muhabbetlerden ileriye gitmedi…

           

 

            İkinci sınıfın son zamanlarına doğru bir çok ortak yönümüz olduğunu fark ettim. Onu tek cümlede ifade etmek gerekirse “az ve öz konuşan, ama tam konuşan” derdim. Şimdi bir bakıyorum ki benim hakkımda kimseye açamadığım sırları bir tek ona açabiliyorum. Lise 1’den bu güne birçok şey değişti. Bunlardan biri Mehmet’le olan dostluğumuz.

            Bu dostluk şimdi çok sıkı ve gün geçtikse daha da sağlamlaşacak.

            Ne zaman canım sıkılsa, moralim bozulsa yanımda olan kardeşim, yolun açık olsun…

                                                                                             

                                                                      
İlker Özel


İki senelik mazisi olan sağlam bir dostluğumuz var. Konuşmaktan ve okumaktan hoşlanan sakin efendice bir arkadaş.

            Okumak iki ruh arasında aşikane bir mülakattır.

            Kendimize bir dost seçeceğiz ama nerede seçeceğiz? Kaç kişiyi tanıyoruz? Bir şairin sesini yakından duysak, bir bakanın odasında on dakika otursak. Böyle hoş tesadüfler peşindeyiz. Bize her zaman kollarını açmış duran dostlar topluluğundan habersiz yaşarız. İçinde hükümdarlar devlet adamları da vardır. Ağız açmalarına zaten izin yoktur günlerce çaresiz bir iltifatımızı beklerler. Seçiş hürriyetimizin sonsuz olduğu bir dünya: kitaplar Mehmet bu dünyayı keşfetmiş bir arkadaşım. Kitaplar sayesinde samimi olduğumuz ve bu konuda kendime en yakın hissettiğim arkadaşım.

            Kitap dışında Mehmet’te gördüğüm en büyük ilgi ise muhalefet etmeye. Hatta aramızda şöyle bir diyalog geçmişti:

            -Senin hayatın muhalefet oğlum

            -Hayır değil

            Kitapları ölümsüz diğerlerini ise diri dostlar olarak nitelendiriyorum. Diriler naziktir, ölümsüzler titiz.

            Ölümsüz dostlarınla mutlu bir hayat ve geride insanlara titiz dostlar bırakman dileğiyle.

                                                                                 

                                                                                             

                                                                                 
Hasan Arı


Düşünceli, çok düşüncelisin. O kadar düşünüyorsun ki her şeyi bazen sana çok şaşırıyorum. Biliyorum bu yazıyı okuduğunda da bunları neden yazdığımı düşüneceksin. Seni bazen çok düşündürdüğüm ve sana “uyuz” dediğim için özür dilerim. Beni affedersin umarım J seni tanıdığım için çok memnunum. Gerçi biraz zaman aldı ama olsun J ayrıca İlker’e dayanabilme konusundaki sabrını ise kutlamazsam olmaz. Güvenilir bir imaja sahipsin ve gerçekten de öylesin. Umarım beni unutmazsın dilediğin her şey olur inşallah. Kendine çok iyi bak ilerde bir gün karşılaşmak dileğiyle…

                                                                                 

                                                                                  
Nisa


Sevgili Mehmet Arslan;

            Seninle dört seneden beri tanışıyoruz. Belki ilk sene çok iyi anlaşamıyor, sık sık tartışıyorduk ama zaman ilerledi seninle daha samimi oluyor, daha çok kaynaşıyorduk. Neyse şu anında senin gibi çok iyi bir arkadaşım olduğu için çok bahtiyarım.

            Sana gelecekteki yaşamında mutluluk ve esenlikler diliyorum. Beni unutma.

                                                                                 

                                                                                                                                
İlker Boztepe


Az konuşan ama doğru konuşan lafı evirip çevirmeyen biri, dışı ne tadar sakin gözükse de içinde fırtınalar kopar Mehmet’in. Her gençte bulunmayan bir çok özelliğe sahip Mehmet bence. Hep doğruyu arar Mehmet. Bu çok güzel bir şey. En azından birçok gencin yaptığı birilerine özenip taklitçi olmaktan çok üstün bir şey bu. Azim var bir kere Mehmet’te. Zeki de üstelik. Ben inanıyorum ki Mehmet geleceğin kaliteli insanı. Birçok gençte olduğu gibi sınav onun kişiliğinin belirmeye başladığı döneme denk geliyor. Bu ona zarar veriyor gibi görünse de hayır böyle değil. Bence değerli bir kişilik Mehmet inşallah ileride fikir alışverişlerimiz olur yine. Çünkü bana unuttuğum hayatın ayrıntılarını hatırlatman gerçekten güzel bir şey düşünen insan için. Keşke herkes senin kadar dikkatli, düşünceli, nazik olsa.

                                                                                  

                                                                                                                                                                 
Ahmet Şahin


Seninle lise 1’de aynı sınıftaydık. Belki de 3 yıl arkadaşlığımız bu yüzden sürdü. Aramız pek iyi olmasa bile ne de olsa sınıf arkadaşıydık. Sonrasında bunun etkisiyle daha iyi anlaşmaya başladık. Bir tek sorun var, sen çok uzunsun. Yanımda, kafamı kaldırarak görebildiğim biri olmanı hiç sevmiyorum. Yazın buluşup oynadığımız oyunlar çok güzel oluyordu. Seni okul bittikten sonra da her zaman bekliyorum. Sakın arayı uzatma, başarılı bir hayat dileğiyle…

                                                                                  

                                                                                                                                               
Ercan Çınar


Mehmet’i ortaokul sondan beri tanırım. Çok saygılı, çok efendi birisidir. Ayrıca boş işlere ayıracak zamanı yoktur.hayallerle pek işi olmaz. Olaylara hep gerçekçi yaklaşır. Fakat NBA’le ilgilenmekten de geri durmaz. Basketbol onun vazgeçilmezidir. Sakin bir yapıya sahiptir. Genelde onu kızdırmak zordur. Gerçek bir arkadaştır, yardımını hiçbir zaman esirgemez.

            Seninle olan bu arkadaşlığımız hep devam etsin. Her şey gönlünce olsun…

                                                                                 

                                                                                                                                                                                           
Ertuğ Erbıyık


Mehmet seninle asıl manada muhabbetimiz lise 2’de basketbol oynarken başladı, şimdi ise aynı sınıfın elemanıyız. Ayrıca kalbimde de çok özel bir yerdesin.

            Her zaman gizemli bir halin var ama olsun, senin cana yakınlığın bana yeter de artar bile. Senin gibi adam dostlar başına. İnşallah hiçbir zaman üzülmezsin…

            Sevgilerle

                                                                       

                                                                                                                                         
Mustafa Eren



Kapalı kutu;

            Sana böyle hitap ettim, çünkü lise 3’e kadar sırrını çözemedim. Ala lise 3’te çok iyi bir arkadaşlığımızın olduğunu düşünüyorum. Hep beklenmedik ve harika esprilerin ortak basketbol tutkumuz arkadaşlığımızın bu seviyeye gelmesinde önemli bir rol oynuyor. (Vahap hocanın cümlesi gibi oldu) Hayatın boyunca her şey gönlünce olsun.

                                                                                 

                                                                                                                                    
Recep


Sevgili arkadaşım Mehmet, seni çok sakin biri olarak gördüm. Biraz daha yakınlaşınca senin mantıklı biri olduğunu anladım. Basketbolunla da beni büyülediğini söylemem gerek.

            Sağlıklı ve mutlu olman dileğiyle.

                                                                                 

                                                                                                                                                          
Emre Farımaz  


Çok değerli arkadaşım Mehmet,

            Seninle ilk olarak lise 2’de tanıştık. Burak’la beraber önümüzde oturuyordun. Yavaş yavaş tanıdım seni. Tanıdıkça da sevdim. Aynı zamanda da sevindim. Çünkü kafa yapıma uygun, zeki birini tanıyordum. Sonra lise 3…ilk başlar gırgır, şamata sonra koyu sohbetlere yine devam…

            Mehmet, yazımın bu kısmında genellikle insanların özelliklerini yazıyordum. Ama sen tanıması, tanımlanması öyle zor bir insansın, empati yapabiliyorsun. Senin için kutuplar var. Bir şeyin ya en iyisi olsun, ya hiç olmasın; bir insana ya çok değer verirsin, ya da senin için bir şey ifade etmez. Kendini hep ağırdan satar, bilmediğin konulara karışmazsın. Her ne kadar insanların hareketleri sana batsa da, efendiliğini hep korursun, sinirlerine hakim olursun. Bir şeye yalnız bakmaz, görürsün senin görüşlerini sohbetlerini öyle özleyeceğim ki…inşallah imkan olur da bu sohbetlerimiz hep sürer. Yazımın sonunda sana iki tavsiyede bulunacağım. Birincisi düşüncelerini artık fikirler üzerine kaydır, ikincisi içinden geldiği gibi yaşa. Umarım seni anlayan insanlarla karşılaşırsın…

                                                                           




Mehmet bence, bu güne kadar ona benzeyen birine rastlama olasılığımız düşük bir arkadaş. Şahsen ona benzeyen birine bugüne kadar rastlamadım.

            Kimsenin düşünmeyeceği kadar çok düşünür. Bir olayın her yönünü irdeler, farklı bakış açıları yakalar, çok rahat özeleştiri yapar. Bu sene ara vermiş olsa da iyi bir NBA izleyicisidir. Çok okur ve iyi bir genel kültüre sahiptir. TV programları için çok güzel yorumları vardır. Faydasız hareketlere hiç tahammül edemez ve şiddetle kınar. Çok ince düşüncelidir. Sizin fark edemeyeceğiniz ayrıntılara değer verir ve bu şekilde çok şaşırtır.

            Bu sene daha iyi tanıdığım ve değer verdiğim arkadaşım Mehmet’e hayat boyu başarı ve mutluluklar dilerim. Her şey gönlünce olsun…

                                                                                             

                                                                                 
B. Merve Görücü


Sınıfımızın basketbola karşı en çok ilgi duyan öğrencisi diyebilirim herhalde. Bir konuya karşı böyle bir ilginin olması taktir edilebilecek bir özelliktir seni basket oynarken izlediğim anlarda oynama amacının sadece zaman geçirme ya da hobi özelliği taşımadığını düşünüyorum. Sen kendini de geliştirmeyi amaç ediniyorsun. Senin ilginç gördüğüm bir diğer özelliğinde sürekli düşünceli olman. Ne zaman görsem bir şeyler düşündüğünü hissediyorum. Bazen öyle oluyor ki benimle konuştuğun zamanlarda bile kafanda konuştuğumuz konunun dışında başka şeylerinde yer aldığını düşünüyorum. Umarım hayatının kalan kısmında sağlık, sıhhat ve huzur içinde yaşarsın. Senin gibi bir arkadaşım olduğu için mutluyum.

                                                                                                                                                                                                                                                                 
 
Serkan


Sınıfta en çok taktir ettiğim kişi sensin. Yanında İlker gibi biri oturuyor ve sen onun seviyesiz esprilerinden etkilenmeyecek kadar sağlam bir kişiliğe sahipsin. Bazen aşırı seçici oluyorsun sanki bize tepeden bakıyor muşsun gibi geliyor bana o zamanlar işte…

            Çok sessizsin ama bu sessizlik öyle kötü anlamda değil, seni gizemli yapan bir sessizlik. İnsan seni çözmeye, çözerken de anlamaya çalışıyor.

            Bir gerçek daha var: senin kadar çok kitap okuyan bir erkek daha görmedim şimdiye kadar. Genellikle çabuk bıkarlar da erkekler okudukları kitaptan. Senden alıp da okuduğum “Yalnız Kadınlar Sokağını” unutmayacağım. Nasıl unutabilirim ki Görücü ile beraber büyük bir merakla okumuştuk acaba şimdi ne olacak diye !!:) biz kitabı merak ederken tüm sınıfta bizim ne yaptığımızı merak etmişti tabi.

            Sen gerçek ve sahte olanı ayırabilecek karakterde birisin. Şimdiye kadar belki sohbet edecek fazla zamanımız olmadı ama yaptığımız birkaç sohbette gördüğüm kadarıyla sen böylesin ve gerçek bir dostsun!!

            Gerçekler hep yanında, yalanlar hep senden uzak olsun…böyle çok iyisin, umarım bundan sonra da değişmezsin…

                                                                                 

                                                                                             
Sercen


Üç senedir aynı sınıfı paylaştığım tek şahsiyettir kendileri. Sakinliği ve uyumluluğu ile beni her zaman deli etmiştir. Sınıfın en curcunalı anlarında bile ders çalışma konusundaki üstün performansı, bana cinnet geçirtecek seviyededir. Ama sohbete başladı mı onunla sohbete doyamaz, sohbetin tadına varırsınız. Çok yönlü bir kişiliği olduğundan her konuda sizinle kritik yapabilir. Birazda bu nedenle severim keratayı. Tek kusuru var girişken değil biraz sizin atak olmanız gerekir, onunla samimi olmanız için. Ayrıca iyi basket onlar. Kendisiyle bu noktada gurur duyuyorum. Kendisini sürekli geliştiriyor. Neyse artık üniversitede de inşallah onu rahat bırakmayacağım. Tıpıda beraber bitireceğiz. Onçun yolun açık olsun diyorum.

                                                                                  

                                                                                                                                                                   
Halil Kul


Sessizliği ve yalnızlığı severim, ama ilk defa bunları benden de çok seven birini SFL’de tanıdım. Lise 2’de toplam konuştuğumuz cümleler “Mehmet kalem alacaz bozuğun var mı?” veya “Günaydın-iyi akşamlar” olmuştur. Fakat lise 3’de tanıdığım ve tanıştığım kadarıyla iyi, seçici ve doğru kişiliğiyle Mehmet’le diyaloğun keyifli ve yararlı olduğunu söyleyebilirim. Hatta yerinde oldukça konuşkan ve esprili olduğu da şüphesizdir. Her şey çok güzel ve seni tanımak özeldi.

            Son olarak ortak lafımız: “Tim Duncan’a laf yok!”

                                                                                 


Ece Ceren Önder


Mehmet geç samimiyet kurduğum arkadaşlarımdan. Mehmet ile çok güzel fikir alışverişine dayalı tartışmalar yapılabilir. Ayrıca basket ve NBA dan anlıyorsanız Mehmet bu işin adamı. Mehmet, yani memet arkadaşlığa ve arkadaşlarına önem veren biri bu özelliği ise bence en güzel tarafı.

            Mehmet kendine her konuda güven ve kendinle barışık yaşa. Sen mutlu olmayı hak eden bir insansın sağlıklı ve huzurlu yıllar dilerim. Sevgilerimle memet…

                                                                                 

                                                                                                                                                  
Kaan Önem


Sınıfa girdim birisi kitap okuyor ertesi gün aa, yine kitap okuyor yine yine yine…

            Evet Mehmet bütün harçlığını kitaplara veriyor. Bundan hiç şikayetçi değil çünkü hayatta yapılabilecek en büyük birikimi yaptığını biliyor.

            Mehmet’in en ilgi çekici noktası çeneyle vakit harcamıyor. Bende bu güzel huyun ona çok güzel şeyler kazandırdığına inanıyorum. Çünkü onu hep düşünürken buluyorum.

            Hep böyle (vakit yönünden) tasarruflu ve bilinçli olman dileğiyle…

                                                                                 

                                                                                             
Sümeyye Örnek
 


Mehmet seninle tanıştığımda çok üzüldüm çünkü seninle çok geç tanıştığım anladım. Sen benim kafa dengi bulduğum az arkadaşlarımdan birisin. Aynı düşüncelere sahip olduğum, aynı hobilerle uğraştığım, aynı hayat görüşünü taşıdığım tek insansın. Seninle konuşmak benim için çok yararlı oluyor. Sen her zaman insana –kötü görünse de- eksik yönlerini gösteriyorsun.

            Belki ilerde beraber oturur TV, basketbol izler yorum yaparız. Hiç belli olmaz. Ama ne olursa olsun yanımda senin gibi –adam gibi adam- biri olsun.

                                                                                 

                                                                                                                                                                
Alparslan


Benim sessiz, sakin ve de düşünceli arkadaşım Mehmet. İlk sene aramız o kadar iyi olmasa da iki senedir tabiri caizse aramızdan su sızmayacak kadar iyi, senin gibi bir insanla niye kötü olsun ki aram keşke tüm insanlar senin kadar iyi olsa. Basketi ne kadar çok sevdiğini biliyorum özellikle de Duncan’ı sende bizim okulun Duncan’ısın kafanı bozma. Mehmet oğlum bu sözümü unutma sen çok büyük adam olacaksın çok başarılı olacaksın sende bu zeka ve azim olduktan sonra senin yapamayacağın iş yok. Seni her zaman sevdim, iler ki yıllarda inşallah görüşemezsek ben unutma! Sana bir söz, ne olursa olsun inşallah her zaman mutlu olursun.

                               
                                                                                  
                                                          
Alperen Türkay


Seni arkadaşlığın filizken bir kavağa bıçakla kazınmış bir yazı benim yüreğime kazındı. Zaman geçtikçe bu yazı daha da büyüyecek. Lise 1’de dersler bana çok yabancı geliyordu. Derslere alışmam gerekiyordu. Bu konuda en büyük yardımı sıra arkadaşım olarak senden gördüm. Farkında olmadığım düşünebilirsin, ama farkındayım. Ciddi bir kişiliğin var, her şeye gülen, dünyaya toz pembe gören cıvık mantarlardan değilsin. Lise 17de beni sana çeken en büyük faktör bu olsa gerek. Mehmet, çok zeki bir olduğuna ve büyük işler yapacağına eminim. Başarı senin ruhuna işlenmiş sen göremesen de bu böyle. Sen tüm güzelliklere layıksın. İnşallah ailenle ve arkadaşlarınla birlikte çok güzel bir hayat yaşarsın.

                                                                                             

                                                                                                                                                                                  
Eyyüp Üçtepe



Sınıfımızın en düşünceli, gizemli, herhalde en uzun elemanına J

            Seninle lise 2’de aynı sınıfta olmamıza rağmen birbirimizi pek iyi tanıdığımız söylenemezdi. Ama lise 3’de biraz daha yakın oturduğumuzdan olsa gerek seni daha iyi tanıdım. Mesela artık bir kitap kurdu olduğunu, TV’de düzeysiz kötü programlar izlemek yerine reklam izlemeyi yaratıcı gücünü geliştirmeye çalıştığını NBA maçlarını biliyorum. Çok yakın zamana kadar bilmediğim bir şey daha öğrendim ki çok açık sözlü ve birinin arkasından konuşmak yerine kırıcı olmamaya çalışarak söylemeni de inan kendime örnek alıyorum.

            Ayrıca bana TV izleme zevkimi geliştirme yolunda çok zorda olsa (benim adıma) yardımcı olduğun için çok sağol dürüst arkadaşım!

            Hayat boyu başarılar!

                                                                                             

                                                                                                                                          
Fatma Yekeler