|
Bu güne kadar
birçok konuda hakkın geçti bana. Kardeşimden yakın oldun bana paylaşmadığımız
duygu, mal, mülk hiçbir şey kalmadı. Gerektiğinde ablam, gerektiğinde sırdaş,
bazense yaramazlıklarınla benim minicik kardeşim oldun. Beni en zor anlarımda
hiç yalnız bırakmadı. Hatta hiç yalnız bırakmadın. Artık hepimiz bir bütün
olmuşuz farkında olmadan. Birbirimizi düşünmeden hareket edemiyoruz. Seni
tanıdığım için o kadar mutluyum ki. Ayrıca anneni ve babanı seni bu kadar
mükemmel yetiştirdikleri için çok kumluyorum. Hiçbir yalanını görmedim. Üç yıl
boyunca dürüstlüğünden hiçbir şey kaybetmedin. İnşallah bundan sonra da devam
eder. Sen bu dünyada her şeye layık olan insanlardansın. Zannetme ki bunları
seni övmek için yazıyorum. Bunlar benim içimden geçen duygular. Umarım ileride
bir gün seninle tekrar karşılaşırım zaten düğününe gelecem inşallah. Sana olan
sevgim kalbimden hiç eksilmeyecek umarım sende beni benim sevdiğim kadar
sevmişsindir. İnşallah bütün duaların kabul edilir ve hayatta daima mutlu
olursun.
Seni sevmeKden bıkmayan ve her zaman sevilmek isteyen kardeşin.
Nisa
Geldik
üç yılın sonuna. Başkasıyla geçireceğim 3 asra bedeldi seninle geçirdiğim şu
dolu dolu 3 yıl.
Her
konuda bana daha iyisini göstermek için çırpındın durdun. Seninle samimi olmam
yaptığım en iyi şeydi bu okulda. Sen hatalarımda beni uyardığında daha da
büyüdüm sanki.
Neler yapmadık ki bu okulda! 3.kata spor salonunun minderlerini mi taşımadık,
duvar üstlerinde katmer mi yemedik. Bizi çarşıda bir yerlere yetişmek için
koşarken görenlerin, şaşkın bakışları haya gözümün önünde. Hele de Sultan
Murat’ın bilim fuarı, yakalamaçlar, pansiyondaki çılgın kız rollerin,
birbirimize uyguladığımız diyet programları, korku filmlerinde yaşadığım panik,
dahası her saniyesi dopdolu hiçbir saniyesi boşa geçmemiş 3 yıl.
Sana karşı yaptığım hatalar ne denli büyük olursa olsun her elimi uzattığımda
tutuverdin. Ortak sorunlarımızda ağladık telefon odasında, ortak olmayanlara
karar vermeme yardımcı. Başım sıkıştığında Kangal’da bile olsam bir şekilde
ulaştın bana, destek oldun. Tangel’i öğrettin bana, BİR DE DOSTUN NE DEMEK
OLDUĞUNU …
Bir
de annenler bana teşekkür ediyorlar sana birkaç kelime öğrettiğim için. Nereden
bilecekler ki senin bana yaptıklarının yanında bunun derya içinde damla
olduğunu.
Üzerimdeki hakkını ne yapsam ödeyemem, ama inşallah bir ömür görüşürüz ve bana
yaptıklarına bir nebze olsun karşılık verebilirim…
Dostum olduğun için ve bir ömür dost kalacağımız için çok şanslıyım.
Meltem
Canım
Mervem,
Şu
üç yıl boyunca öyle güzel şeyler paylaşıldı ki bu okulda, şu an geriye
döndüğümde kimse hakkında kötü düşünemem. Ama öyle bir şey ki aramı öyle
herkesle de çok iyi tutamam. Bazı kişiler özel olmalı, çünkü insanlar zaten
yaradılışı gereği ayrı. İşte bu özel birkaç kişi içinde olan sen, her zaman
benim yandaşım, anlaşılması güç dünyanın bir küçük anahtarı oldun. Seninle
paylaşmak çok güzeldi. Seninle sohbet etmek, çözüm üretmek, üzülmek, hayal
kurmak, yemek yemek, çay içmek her şey çok güzeldi.
Yatkılı okumak bizleri nerelere getirdi bilmiyorum ama böylesine bir paylaşımı,
insaniyeti, yardımı ve dostluğu nerde bulabilirim bilmiyorum. Hep bana
zevklerime, fikirlerime yakın, zengin gönüllü, altın beyinli, iyi düşünen, kolay
sevebilen, mükemmel bir dost oldun. Bu mantığı ve gizemini kaybetme. Değerli
olan aranılıp bulunandır.
Her
şeyinle doğal, soğuk kanlı ve sevecen karakterin hep ışıklarla donansın. Sev,
sevil, düşün, düşünül…
Boğaz’da 3 Şubat’ta oldu mu? Senelerce görüşmek dileğiyle…
Ece Ceren Önder
İlk başta şunu
söylemek istiyorum. Beraber geçirdiğimiz son iki sene için çok sağol. 1.sınıfı
saymıyorum çünkü ben seni o zaman tanıyamamışım. Bu denli şen şakrak ve keyifli
biri olduğunu fark edememişim, ama yine de çok şanslıyım geçte olsa seni
tanıdım. Seninle daha uzun seneler beraber olmayı çok isterim (sakın unutma
seneye Sivas’a beraber gelcez!!)
Sivas’ın bir ucundan öteki ucuna salep içmeye gitmelerimizi (ve bana zorla
içirmeni) yolda bizi gıcık eden hareketlerini, pansiyondaki oyunlarımız(!) asla
unutmayacağım. Aslında seninle sadece okulda görüşenlerin, konuşanların seni
fazla tanımadıklarına inanıyorum. Ama olsun sen onlar gözünde de hep çok iyi,
taktir edilecek birisin. Onların ve benim dert ortağımsın (bu arada lise 2’deki
sıkıntılı zamanımda yanındaydın. Bu iyiliği hiç aklımdan çıkmıyor. Çünkü tek
yanımda sen verdin ve teselli edende sendin beni!!!) Üniversitede ayrı
şehirlerde olsak bile bağlarımızı hiç koparmayalım. Ben senin dostluğunu
kaybetmek istemem!!! Hak ettiklerinle birlikte istediğin yerde olman dileğiyle.
Ceren
Merveciğim, güzelim, etüt masası arkadaşım, masum yüzlü meleğim bu uzadıkça
uzar, sen benim daha neler neler demek istediğimi biliyorsun, başkaları bilmesin
ne olacak?
Sana bir şeyler yazmam için şu kadarcık kağıt vermişler bana. Ama onlar da
haklılar, nereden bilsinler ki şu üç yılda seninle yaşadıklarımızın,
paylaştıklarımızın bu kağıda sığmayacağını…
Bazı şeyleri anlamak ve kabullenmek çok zordur bebeğim. Aynı benim gelecek sene
yemek yerken, su içerken, ders çalışırken seni yanımda bulamayacağımı
kabullenmekte zorlanacağım gibi…
Beni sabahları kaldırmada zorlanmayan tek kişisin. Çünkü senin sesini duyunca ve
gözlerimi açıp da seni görünce sana “hayır” diyemiyordum.
Babamın sana gönderdiği asker selamlarını, anneme senin için yaptırdığım
peynirli böreklerin(!), koridorda ettiğimiz dansların, kim daha çok soru çözecek
diye yaptığımız yarışların (bu belki bitebilir) burada biteceğini sanıyorsan
yanılıyorsun canım.
Seninle geçirilen ve yaşanılan anlar o kadar güzeldi ki, ömrün boyunca unutamam
melek yüzlü bebeğim.umarım seneye İstanbul’daki küçük bir yerde çaylarımızı
yudumlarken (tabi yanında annemin yaptığı o sıcacık börekler de olacak) buluruz
kendimizi.
Otobüs yavaş yavaş son durağa yaklaşıyor canım, inme zamanına çok az kaldı…
Bir
insanın başına gelebilecek en kötü şey nedir, biliyor musun? Unutulmak. Her
zaman hatırlanmak umuduyla, umut, bir ışıktır; ben bu ışığı hep içimde
yaşatacağım, bebeğim!!
Sercen
Biricik
çirkin arkadaşım benim. Sözlerime nasıl başlasam, duygularımı satırlara nasıl
döksem bilmiyorum ama bir yerden başlamam gerekiyor herhalde. Senin ne kadar
yardımsever, ne kadar iyi kalpli, ne kadar mantıklı ve ne kadar da güzel bir kız
olduğunu anlatmaya kelimeler yetmez. İnsanlar hayatları boyunca
güvenebilecekleri bir dost isterler. Bazıları bu konuda çok talihsizdir bulamaz,
bazıları da çok şanslıdır, birden karşılarına çıkar. Bende kendimi bu şanslı
kişiler arasında görüyorum. Niye mi? Aradığım özelliklerde bir dost buldum kim
mi? Sen…ne zaman bir sıkıntım olsa, ne zaman kendimi mutsuz hissetsem, ne zaman
yardıma ihtiyacım olsa kendimi senin yanında buluyorum. Beni sabırla, bıkmadan
usanmadan dinliyorsun. Gerektiği yerde öğütler veriyorsun. Hem de
küçümsenmeyecek derecede mantıklı öğütler. Beni sana karşı biraz daha
yaklaştıran yönünde oturuşunla, kalkışınla, bütün hareketlerinle tam bir
hanımefendi oluşun. Düşünüyorum da senin gibi özelliklere sahip bir dost bir
daha karşıma bir daha zor çıkar. Eğer samimiyetime inanırsan sana bir şey
söylemek istiyorum. Eğer bu okulda tanıdığım ve ölünceye kadar da unutmayacağım.
2 kız varsa biri sensin. Ötekini de söylemeye gerek yok herhalde!. Umarım bundan
sonraki hayatında her şey dilediğin gibi olur. Çünkü sen bu dünyadaki bütün
güzelliklere layık birisin. Dostluğumuzun hiç bitmemesi dileğiyle!....Beni
unutma!!
Serkan
Selam
asker kızı,
Yaptığın her şey
bana bunu hatırlatıyordu. Diyordum içimden “tam asker çocuğu” bazı sert
hareketlerin, bazı şeylerden ödün vermeyişin, KARİZMAN, güçlü olman daha bir çok
özelliğin…Belki bir kısmı Çerkez olmandan geliyordur
J
Birde ikinci bir Merve var. Neşeli, bilgisayar meraklısı, bazen çocuk gibi…Tabii
fıkra ve animasyon anlatmadaki başarından söz etmeden olmaz.
Umarım hayatında her şey istediğin gibi olur. Tekrar karşılaşmak dileğiyle…
Dilşad
Betül
Ming. Lise 2’de aynı sınıfta olmamız dolayısıyla kanışmış oldum. Bu sene (Nisa
ile beraber) tek komşularımız ve yazılıdaki tek dostumuz olması hasebiyle biraz
daha tanıyabildiğimi sanıyorum.
Bence Betül’ün karakterinde en fazla öne çıkan şey kibir, gurur, asalet. E bu da
Ming hanedanından gelişinden kaynaklanıyor sanırım. Genel olarak neşeli ve
hayatını nasıl daha neşeli yaşayabileceğini bilen biri ama sinirlenmiyor değil.
Ya açıkçası sinirli halini ilk gördüğümde bende çok sinirlenmiştim. Çabuk değil
ama insan uzun süre öfkeleniyor. Yükü rabbim herkesi o öfkenin kendisine
yönelmesinden korusun (Amen)
En
çok şaşırdığım şey sadece bir film olan Yeashol (Türkçesi Musa)dan sonra
filmdeki prensesi kıskandığını itiraf etmesi olmuştu.
Birde sürekli duyduğum istemediği her durum için çıkardığı “yaa” sesi uzun süre
hafızamda kalacak sanırım.
İstediğin yerlerde sevdiklerinle mutlu olman dileğiyle.
Hasan Arı
“Arkadaşım nasılsın? Çoluk çocuk nasıl, enişte bey ne yapıyor?” J
Allah’ım ne gırgır. Ya senin
verdiğin cevaplarda beni resmen krize sokuyordu. Hayatım, seninle hiç ama hiç
aynı sınıfta olmadık, lakin ama, fakat J gönlümde TOP 3’ün içindesin. Lise 1’de
Merve Gedikli aracılığıyla, lise 2 ve lise 3’te de zaten kendimiz görüşmeye
başladık. Seninle daha tanışmadığımızda Allah, Allah çok sevimli bir kıza
benziyor ama çok soğuk dediğim zamandan bir hafta geçmişti ki ya dedim Görücü
yeter güldürmekten beni o kadar çok ısıtıyorsun ki erimeye başlayacağım dediğim
zamanları asla unutmayacağım. Canım senden iki şey istiyorum. Birincisi geç
bulduğum (aslında geç de sayılmaz ama neyse) arkadaşlığı çabuk kaybetmek
istemiyorum. İkincisi ise seni en iyi yerlerde görmek istiyorum. Ya üçüncüyü de
ekleyebilir miyim? Asla o saf, temiz kalbin karakterini (gerçi çok bozum ama
formalite icabı iyi demek zorundayımJ ) dost canlılığını asla kaybetme, ya seni
o kadar çok seviyorum ki…
Bir
tanem ömür boyu başarılı olursun inşallah ilerde inşallah görüşeceğiz. Ama
görüşemesek de enişteye selam söyle, çocukları benim yerime öp.
Tuğba
Toprak
4
karbonlu olan bütanın bir izomeri olan Betül bir diğer adıyla Merve bir
diğeriyle Görücü bir çerkezdir. Onu görene kadar Çerkezleri severdim.
Şimdi…maalesef iki senedir aynı sınıfta bulunmaktayım. Tatlı değil ama(!) acı da
olsa birçok anıyı kendisiyle paylaşıyorum ve sırf bu yüzden bu satırları ona
yazıyorum. Bak Merve böyle gitmez bu kibirinden kurtulmadıkça sen daha çok sene
yaşarsın. Ne alaka bende bilmiyorum ama öyle işte. Kendisini çok çalışması için
gaza getirmem getiren benim. Bunu 40 gün ne dersen o olurmuş prensibine
güvenerek gerçekleştirdim. Kendimle gurur duyuyorum ve tembel birinden çok
çalışan bir insan yapmayı başardığım için mutluyum. Bunun faydasını görecek ve
bana inşallah çok dua edecek. Her şeye rağmen iyi bir arkadaş olduğun için sana
teşekkür ediyorum. Yolun açık olsun.
(unutma! Dünya liberal dünya saadet parayla)
Halil Kul
Bebek
yüzlü, sevecen arkadaşım Merve’ye;
Seni daha lise 1’de aynı sınıfta olmamamıza rağmen inan çok sevmiştim. Merve
lise 2’de aynı sınıfta okuyunca gerçekten de sevgimin ne kadar yerli yerinde
olduğunu anladım. Merve gerçekten çok iyi bir dost, kötü gün dostusun canım.
Benim için o kadar iyi bir arkadaşsın ki…Şimdi aklıma yazacak hiçbir şey
gelmiyor ya da yazabileceğim çok fazla şey olduğu için nereden başlayacağımı
bilemiyorum. Galiba 2.gerekse dana doğru ama işte yavaş yavaş yazacaklarımı
toparlayabiliyorum.
Mervecim beğendiğim taktir ettiğim birçok güzel huyun var ama şu an sanırım
hepsinden güzel olduğunu düşündüğüm yanından bahsedeceğim. En beğendiğim huyun
hal ve hareketlerinde çok terbiyeli ve edepli olman, nerede, ne zaman ve
karşındakinin kim olduğunu bilerek davranman, konuşman. İnan ki seni çok
beğeniyorum. İleriki yaşamında da aynı şekilde güzel, anlamlı yaşaman ve
dilediğin yerde ve insanlarla olman dileğiyle….Seninle daima görüşmeyi ister ve
dilerim canım arkadaşım.
Fatma Yekeler
Değerli arkadaşım
Betül;
Merve Görücü seninle ilk
tanıştığım gün hala dün gibi. Ali abi’nin yeğeni gelecekti o gün dükkana. Sonra
geldin ve ilk intibanı yerin dibine geçirdin J babamın tabiriyle bana “Uğur Can”
dediğin an hayatının hatasını yaptın! J Derken lise hayatı başladı. İkimiz de
(özelliklede sen) soğuk bir yapıya sahip olduğumuzdan kaynaşmamız biraz zaman
aldı. Üç senelik arkadaşlığımız boyunca kimi zaman samimi, kimi zaman soğuk da
olsa sana verdiğim değeri hiç kaybetmedin. İhtiyacım olduğunda hep yanımda
oldun. Öyle yardımseversin ki, ben sana koşarak geliyordun. Sağol, gerçekten her
şey için çok çok sağol. Görüşmek dileğiyle…
Lise
1…Fen lisesinde bir eylül günü..Akşam oldu olacak ama kimse pansiyona uğramıyor.
Benim oda aramanın telaşıyla, canım sıkılıyor. Biri gelse de tanışsak!..
Tam
o sırada Samsun’un güzel kızı yola çıkmış. Herhalde hissetmiş birinin yalnızlık
duyduğumu..
İlk
tanışmam böyle oldu. Ama o arada yaşadığım pişmanlık hala içimde acı olarak
kaldı. Keşke bu Çerkez kızını bırakıp da ondan ayrılmasaydım.
Ben
onu bırakmama rağmen, o bana aynı ihaneti yapmadı. O bağları koparmak
istemiyordu. Belki de şu anda onu tanımanın zevkini ona borçluyum. Onun
fedakarlığına, içindeki arkadaş sevdasına belki de karşılıksız sevişine…
Ben
Merve’yi tarif edemem ki. Eğer onu tanımlamaya çalışsam tüm Fen lisesi sayfasını
gasp etmem lazım.
(Merve’nin meraklı bakışlarını görür gibi oluyorum)
Tamam, Merve meraklanma,
Söylüyorum işte seni sana
Bir
tutam sevgi, bir tutam gülücük, içinde Merve;
Veriyor öpücük J
Tüm
duaların kabul edilmesi dileğiyle.
Büşra
Merve;
Dertlilerin ilk uğrak yeri. Merve’yi birçok defa gözleri hüzünlü kişilerin
yanında o ciddi, dinlediğini hissettiren bakışlarla gördüm. Karşındakine güven
veren bir tarzı var. Çok klasik ama birkaç defa sana Güzin abla yakıştırmasında
bulunmuştum. Umarım kızmazsın.
Neşeli tarafını da unutmayalım genelde neşelisin ya da öyle gözüküyorsun.
Kimseye kızdığını görmedim. Küçük sürtüşmelerinde ise ses tonunda asla kötülük
hissetmedim. Çok iyisin.
Spor konusunda da çok başarılısın. Bu tescilli bir gerçek fakat asıl üstünlüğün
karakterinde bence. Nasıl başardığını anlayamadığım, çok sağlam bir karakterin
var. Şans dileklerine ihtiyacın olacağını sanmama rağmen başarılar.
Mehmet Arslan
Siz onun
dışardan o sakin görünüşüne aldanmayın, SFL’nin en sportif kızı olsa gerek.
Hatta enerjisini voleybol toplarından çıkaramaz. Pansiyonda öğle aralarında
balonla oynamaya devam ederdi. Arkadaşlarıyla kudurması da yanına ekti tabi. 3
yıllık lise hayatında 1 sene aynı sınıfı paylaşabildik ama çok güzel anılarım
oldu. O sevimli gülmesine bakıp da gülmeden duramazdım. Ne kadar da güzel bir
doğum günü olmuştu öyle. O simsiyah ve dümdüz olan parlak saçlarını iki yandan
bağlamıştı. Onun çok tatlı biri olduğunu biliyorduk ama bu kadarını tahmin
edemiyorduk. Bütün okul görsün istedik ama olmadı.
Ne dersin Mervecim, okuldan
mezun olmadan bir gün öyle gelir misin? O gün o güzel sohbetlerden sonra sabaha
doğru uyumuştuk herhalde…Bir de çikolata yemelerimiz vardı. Hep birlikte alır,
kime bakarak yesek diye düşünürdük J (bunu çoğu kimse anlamayacak ama neyse…)
Pansiyonda camın
arkasından milleti izlemenin de tadı başkadı hani
J
Her
şey gönlünce olsun güzel arkadaşım!
Fatma Kayacı
Merve,
her zaman mantıklı tavırlarıyla hepimize çaresiz anlarımızda yardım etmiştir.
Mervecim;
Şu
3 sene boyunca dostluğun o kadar temiz o kadar tatlıydı ki nasıl bu kadar çabuk
geçti gitti koca seneler anlayamadım. Tabii ki derdim olduğunda ilk yanına
geldiğim insanlardansın. Ama sende biliyorsun ki sadece bir konuda kendime söz
geçiremiyordum. Yoksa senin söylediklerinin hepsi bir mıh gibi aklıma
kazınmıştır. Emin ol hayatın ilerleyen safhalarında bunları mutlaka
değerlendireceğim. Nasıl olsa insanoğluyuz başımızdan dert hiç eksik olmayacak
Allah kimseye kaldıramayacağı yük vermesin.
Antrenmanlar boyunca bana verdiğin desteklere çok teşekkür ederim. Voleybol
konusunda da sen benim hocamdın. Bu konuda da olduğu gibi senden hayata dair çok
şey öğrendim.
Çerkez güzelim;
İnşallah hayatın boyunca en kalıcı mutluluklar seninle olur. Mutlulukların
peşinde başarı ve sağlık da hiç seni yalnız bırakmasın.
3
senelik canım dostum;
Tek
dileğim bu dostluğumuzun SFL’den sonra da devam etmesi yine senden bir çok şey
öğrenebilmektir. Allah ebedi mutluluğa eriştirsin.
Not: ilk gün maceralı basket atışımı hiç unutma!...
Seni çok seviyorum.
Sümeyye
Örnek
Eğer bir
insan hakkında çok iyi şeyler düşünüyorsan bunu yazıyı bırakın gerçek hayatta
bile ifade edemem. Ama Merve hakkında hiç süslemeden ve tüm kalbimle
söyleyebileceğim şeyler şunlar:
O
gerçekten sıkı bir dost, bunu onu ilk gördüğüm gün anlamıştım. Hislerimde beni
yanıltmadı. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki dönemimizde kendini yalnız
hissetmeye kimsenin hakkı yok, çünkü okulu Merve gibi bir arkadaşla
paylaşıyoruz.
Kalbinin götürdüğü yere git. Sevgili arkadaşım, çünkü onun seni
yanıltmayacağından eminim.
İlker Özel
Betül,
sınıfımızın hanım hanımcık kızlarından birisidir. Hal ve hareketleriyle alt
devrenin model seçmesi gereken biri. Bazen çok ciddi gözükür, bazen de çok
neşeli. Gerçekten çok olgun biri, neyi ne zaman yapacağını çok ili bilir. Çok da
sıcakkanlıdır.
Hayatın boyunca sağlıklı, mutlu ve başarılı olman dileğimle…
Ertuğ
Erbıyık
Okula
ilk geldiğimde gözüme ilk çarpan kişi Merve. İlk oda arkadaşım ve ilk samimi
olduğum kişi de o. Daha sonra yollarımız ayrıldı. Bu birazda benim suçumdu. Evet
suçluyum ve bundan dolayı pişman olmadığımı söylersem yalan olur.
Burada gördüğüm en sağlam kişiliklerden birisi Merve. Ayaklarının üzerine
basmayı çok iyi biliyor onu çok seviyorum. Onunla vakit geçirmesi çok güzel.
Bizi ayıran tek özellikse onun askeriyede yetişmiş olması yani yaşam
tarzlarımızın birbirine çok uzak olması.
Mervecim, emin olabilirsin ki seni hiç unutmayacağım. O güzel gülüşünü hiç
yitirme olur mu?
Hoşcakal…
Hatice
Hanımefendi ve çok cana yakın olan arkadaşımdır. 1 sene benimle aynı sınıfta
kalarak kahrımı çekme başarısı göstermiştir.
Samimi hareketleri ve çalışkan kimliği ile kendini sevdirmiş unutulmayanlar
arasında yerini almıştır. Taktir ettiğim bir ailenin kızı olan Betül’e masa
tenisindeki yeteneğinden de söz etmemek olmaz.
İnşallah istediğin üniversitenin ve istediğin bölümünü kazanman dileğiyle.
İnşallah her şey gönlünce olur.
Önder
Sevgili
Betül daha doğrusu Bıtıl! Çünkü ben seni gıcık etmek için hep bıtıl dedim.
Seninle lise 1’de fazla, hatta hiç samimiyetimiz yoktu. Ama en güzel yıl olan
lise 2’de sınıfların da değişmesi aracılığıyla tanıştık. Çünkü bu sefer aynı
sınıftaydık, hatta önünde oturuyordum L (tabii bu ağlama işareti işin esprisi)
Aynı sınıfta
birçok şey yaşadık, tabi kötü olayları hatırlamıyorum ama çok güzel,
eğlendiğimiz anılarımız sayısızdır. Bir keresinde Feyza’yla bir olup keçeli
kalemlerle kafamdan ayaklarıma kadar boyayıp beni palyaço’ya çevirmiştiniz. Her
ne kadar son sınıfta ayrı sınıfa düştüysek de muhabbetimiz devam etti. İnşallah
da ömür boyu devam eder. Seni unutmayacağım.
Furkan Savaş
Sınıfımızın en gizemli kızı. Seninle tanıştıktan sonra arada kopmalar da olsa
iyi bir arkadaşlığımız oldu.
Beraber geçen üç yılımızda birçok anımız oldu. Birde üç yıldan beri seninle
uğraştım durdum. Sende ister istemez benimle uğraştın. Birbirimize kağıt
atmalar, bilgi atmalar, vurmalar… üç yıl boyunca her zaman oldu. Biz bazı
şeylerin farkına vardık büyüdük ama bu çocuksu şakalar nedense hiç değişmedi.
İçimizdeki çocuk hiç büyümüyor herhalde.
Seni tanıdığım için mutluyum.
Tam olarak tanıdım sayılmaz (hani gizemlisin yaJ ) ama tanıdığım kadarıyla.
İleriki hayatında hep mutlu ve istediğin yerlere gelmen dileklerimle…
Cihan
|