|

Seninle
bu okulda tanıştık, 1.5 yıldır aynı odayı paylaşıyoruz. Odayla birlikte
sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, dertlerimizi, her şeyimizi…
Ne çok şey
yaşadık değil mi beraber? Ama hiç ciddi bir tartışma yaşamadık. Hani derler ya:
birbirlerine en çok kızanlar birbirlerini en çok sevenlerdir diye. Kesinlikle
yalan. Eğer öyle bir şey olsaydı bizim birbirimize kızmamız gerekirdi hem de çok
oysa ki sana yazdığım alıntı kompozisyona bile kızmadın. Ya benim için yaptığın
fedakarlıklar. Beni ne zaman boş görsen hadi Meltem, kalk ders çalış derdin.
Benim çalışmamın sana hiçbir yararı olmamasına rağmen beni masanın başına
oturtana kadar uğraşırdın. Yalan söylediğimde bir daha partallamamam için çok
iyi bir ceza yöntemi bulmuştun. Diş izlerin hala yanağımda. İkimiz de yola
çıkacak olmamıza rağmen benim yolum kısa, sen acıkırsın diye bana verdiğim
hanımellerin bana neler düşündürdüğünü bilemezsin. Ne zaman canım sıkkın olsa
beni ilgiyle dinledin ve rahatlatmanın bi yolunu buldun. Nasıl öderim hakkını be
Nis?
Daha önce doğun
gününü söylemene rağmen doğum gününü kutlamadım diye küsmüştün bana. Ama ben
dersimi aldım. Sonraki doğum gününde ilk kutlayanlardan olmuştum hatırlasan.
Bir gönül
dolusu sözüm var sana yazacak ama maalesef imkanımız sınırlı. Ama sen biliyorsun
ya, boş ver gerisini.
Tatlı Gülazerim
o sevimli gülüşünü bir ömür görmek dileğiyle…
Meltem
Sınıfımızın yaramaz kızı
Nisa, Nisa kıpır kıpır hayat dolu. Nisa’nın sıcak kanlılığı girişkenliği ve
yardım severliği sınıfımızın diğer kızlarını kıskandıracak derecededir. Çok
çalıştığın, başaracağına inandığım ÖSS denen melun sınavda muaffak olman
dileğiyle.
Hep gül, mutlu
olan Sivas’taki gardaşını unutma, muhabbetle…
Kaan Önem
Dear Nisa sana neden böyle söylediğimi
açıklamayacağım, çünkü zaten biliyorsun. Seninle ilk olarak lise 1’in sonunda
Merve’yle birlikte beni çaldırman sonucu tanıştık. Doğruyu söyleyeyim, o
zamanlar seni pek sevmemiştim. Sonra lise 2’de seni çat pat tanıdım, ve geldik
lise 3’e işte seni asıl tanıdığım zaman bu yıl oldu.
Sen çok çocuksu
bir insansın. İçindeki yaşam enerjin hiç eksilmemiş sonra saflık derecesinde
temiz bir kalbin var. İyi bir sırdaşsın. Ee bunların yanında olumsuz
özelliklerin de yok değil hani, geveze mi desem, patavatsız mı desem, ne desem
bilmem ki
J
ama şunu bil ki, seni tanıdığım kadarıyla çok sevdim, hep arkadaş, hatta dost
kalacağımıza inanıyorum. Fazla kilolarınla sana mutluluklar…
Benim canım arkadaşım Nisa, hiç
cadılığını görmedim ama böyle seçtiler. Bence nedeni çocuksuluğun ve
şımarıklığından kaynaklanıyor. Daha öncelerde çok fazla bir muhabbetimiz olmazdı
ama bu sene bizim sınıfa gelmenle arkadaşlığımız çok iyi bir durumda. Nisacığım
biraz saf ve geveze olmanın dışında çok iyi bir arkadaşsın. Öyle her söylenene
inanma kızım kendine her zaman için çok dikkat et. Tüm hayatında mutlu ol.
Alperen Türkay
Camışım Nisa
(canım)
J
Hatırlar mısın
lise 1’deki halimizi? Bir küser, bir barışırdık, küstüğümüzde bakma, aslında çok
severdik birbirimizi seviyoruz da. Lise 2-3’de aynı sınıfta olmayışımız
koparmadı bağlarımız. Biz hala aynı Büşra-Nisa ikilisiydik. Geçen zamanın aksine
biraz daha yakınlaşıyorduk.
Sanki ayrı iki
kutupuz ama bir türlü ayrı hareket edemiyoruz. Eğer geçmişteki sataşmalarımız
olmasa (ki sataşma kelimesi bile ağır kaçıyor) belki de seni kendime bu kadar
yakın hissetmezdim.
Nisacığım bu
arada kampta şunu far ettim. Biz birbirimizi acayip gaza getirebiliyoruz. Var
mısın bunu kullanmaya ikimizde müthiş şeyler başarabileceğimizin farkındayız.
İnşallah bu tatlı rekabeti üniversiteye de taşırız. Gönlündeki Sabancı’nın
gerçekleşmesi dileğiyle.
Camışın
Büşra
Canım Nisa’m;
Doyumsuz geçen
o çok güzel 3 yıl için sonsuz teşekkürler. Oda arkadaşım, dershane arkadaşım ve
nihayet sıra arkadaşım, can yoldaşım. Sayende hiç yalnız kalmadım, yanında hep
mutlu ve güvende hissettim kendimi. Başından beri kocaman sevginle çok samimi,
güven veren, anlayışlı ve çok hoşgörülü herkese nasip olmayacak özel bir dost
oldun bana, her şeyi beraber yaptık, hiç ayrılmadık. Beni hep aradın hiçbir özel
günde unutmadın, o kadar vefalı oldun ki, hakkını ödeyemem. Onca uğraşına
rağmen, ne yazık ki evine gelmesemde bu samimi tavrın beni gerçekten çok
etkiledi. 3 yıl boyunca neşem, mutluluğum, huzurum olduğun için, tam manasıyla
sürpriz olan süprizlerin için, eksik etmediğin hediyelerin katlandığın
fedakarlıkların için, benimle dost olduğun, dost nasıl olur? Bana gösterdiğin
için, hiçbir zaman sana darılmayacağım kadar iyi olduğun için çok ama çok sağol,
çok YAŞA! Senden ayrılırsam eksik kalacağım, biliyorum ki yerini kimseyle
dolduramayacağım, kıpır kıpır yerinde duramayan halini, beni gülmekten kırıp
geçiren taklitlerini hiç unutmayacağım. Deneme kötü geçtiğinde bozulan
sinirlerimizle saçma sapan her şeye gülmek, çarşıda hep bir yere yetişecekmiş
gibi alel acele gezmek, yanımda sen olduğun için çok keyifliydi. Umarım aynı
keyfi sana da yaşatabilmişimdir.
Azminle,
kararlılığınla yüksek hedeflerine ulaşacağından eminim. Layık olduğun en iyi
okullarda okuman, çok mutlu bir hayat sürmen, başarıdan başarıya koşman en büyük
dileğim. Her şey için çok sağol ve seni çok seven bu kardeşini unutma. Her şey
gönlünce olsun canım.
B. Merve Görücü
Okulumuzun hiperaktif kızlarından olan Nisa’yla iyi bir arkadaşlığımız oldu. Her
ne kadar onun o güzel sesiyle uğraşsam da kızmaz. Bir keresinde de beddua edip
sesimin bir hafta kısılmasına yol açtı. Okulumuzun balbazar kılıklı bu kızının
sinirli anında attığı çığlıklarıysa hiçbir zaman duymadık. Fakat dikkatimi çeken
bir olay oldu. Nisa çığlık attığında sadece kedi ve köpekler kaçıyordu.
Araştırdım ve buldum. Meğer Nisa çığlık attığında kulaklarımızın duyabileceği
desibelden daha yüksek bir düzeyde bağırdığını ve bu olayın kulakları daha
hassas olan kedi ve köpekleri çılgına çevirdiğini buldum. Tabii ki bu olayın
şaka kısmı. Alınmayacağını bildiğim için yazdım ha. Sağlıklı ve mutlu bir ömür
geçirmen dileğiyle…
Emre
Farımaz
Sevgili
Nisa,
Seninle koca
bir üç senenin sadece bir senesini aynı sınıfta geçirdik. Bu bir sene seni
tanımama hiçbir etkisi olmadı. Sen daha benim pansiyonda kaldığımı bilmezken ben
senin hakkında birçok bilgiye sahiptin. İlk tanıştığımızda sen adımı sorarken
seni tanımam çok enteresan bir durumdu bence.
Sen sınıfta
sürekli gündemdeydin. Gerek o gür ve sık kaşlarınla gerekse hocalarla
diyaloglarınla hep gündemin ilk sırasındaydın. Ara sıra da milletin gözüne
ettiğin laflar seni gündemde kalmanı sağladı.
Lise 3’de
geldik ve sınıfların yeniden değişti ve başka bir sınıfa geçtin ne zaman dersi
dinlemekten canım sıkılsa sen aklıma gelirdin. Aynı hocanın ard arda iki dersini
kaynatan kişinin üstesinden gelemeyeceği hoca yoktur.
Senin arkadaş
canlısı tutumların ve çok samimi tavırların benim seninle iyi bir arkadaş olmamı
sağladı. Senin hakkında yazacak daha çok şeyim var ama arkadaşlarım ışığı kapat
yat diyorlar.
İnşallah aynı
üniversiteye gideriz. Ailenle ve sevdiklerinle mutlu bir hayat geçirmeni
dilerim. Bizi sakın ama sakın unutma. Çünkü sen her zaman bizim kalbimizde
olacaksın. Şimdilik Hoşcakal.
Ahmet Yıldız
İlk sene
aynı sınıfta bulunmamız arkadaşlığımızın başlamasına en büyük etkendir herhalde
lise 1 sınıfta sınıfımızın kayda değer inekleri arasındaydın tabi şimdi de öyle
de…korkarım seninde en gıcık olduğum yönün sesindir. Çünkü üç yıldır sana
yapılmadık eziyet kalmamıştır. İlk sene bayağı iyi bir arkadaşlığımız olmuştu.
Fakat diğer seneler için aynısını söyleyemeyeceğim. Bu da elimizden gelmediği
için böyle olmuştur umarım yine de sen benim için iyi bir dost olarak
kalacaksın. Yaptığım gıcıklıklar için kusura bakma.
MUTLU OLMAN
DİLEĞİYLE
Akif
Nisa,
Gördüğüm en
neşeli insan sen olsan gerek. O kadar enerjiyi nereden bulduğunu, ortalığa
saçtığın gülücükleri nereden topladığını aklım almıyor. Gerçekten çocuksu bir
havan var ama bu sana aynı zamanda güvenilirlik de katıyor, çok samimisin. Hiç
kimse bir çocuğun kötülük yapabileceğini sanmaz herhalde o yüzden çatlakça
düşüncelerimi sana anlatırken hiç zorlanmadım.
Biraz abartılı
gözükse de bana yaşama sevinci verdin. Sağol.
Mehmet Arslan
Lise
1’deyken onunla hem oda hem de sınıf arkadaşıydık. Bana fön çekmesini Nisa
öğretti. Ama öğrenirken nereden bilebilirdim ki kendi saçlarına fön çekmem için
öğrettiğini
J
Nisa’nın saçlarını çok seviyorum. Hem canlı hem de çok zor. Ama fön çekmesi çok
zor. Birde sandalyeye oturunca başlıyor çabuk ol demeye ve o ünlü çığlıklarını
atmaya. Her seferinde yapmayacağına söz veriyor ama yine yapıyor.
Nisa burada en
iyi tanıdığım ve en çok sırrımı paylaştığım kişilerden biri…
Bana öğrettiğin
her için çoook teşekkürler. Kendine iyi bak.
Hatice
Altı kişilik (yoksa daha mı
fazla idi) listeni yazarak veya daha farklı kızdırma yöntemlerini kullanarak
seni yine kızdıracağımı sanıyorsan aldanıyorsun canım. Ben dersimi aldım, elinin
ne kadar ağır olduğunun farkındayım. Dolayısıyla seni öveceğim sevgili
arkadaşım.
Bir dönem sıra
arkadaşlığımız boyunca bir tek şey anladım ve çok şaşırdım. Karakter olarak tam
zıttım olmana rağmen. Seninle pek çok şey paylaşabilmiştim. Seninle
arkadaşlığımı ilerletebildiğim için çok mutluyum. Her zamanda her mekanda hep
kalbimde olacaksın.
Umarım zamanla
tüm hayallerin gerçek olur, hedeflerine birer birer ulaşırsın.
Daha kaç
altışar kişilik listeler hazırlarsın.
Mutlu ol
arkadaşım.
Ayça
Pansiyona girdim. Aaa bir
baktım herkes kahkaha atıyor. Biraz yaklaştığımda şişko bir kadının komik
parodiler canlandırdığını gördüm ve hemen aklıma bu şişko kadın Nisa’dır dedim.
Çünkü Nisa nerede bir geyik ortamı hemen elbisesinin altına ne bulursa içine
yerleştirir ve şişko kadın ya da kakılmış taklidi yapar.
Hele ki
bağırmasını duymayın. Daha doğrusu bağıramamasını kendini zorlar zorlar ama ses
hafif tizli, kısık sinyal ya da balbazarımsı ortaya çıkar.
Bu yüzden ona
biz arkadaşları olarak ya Turgay Atacan ya da Balbazar diyorum. Hangimiz
televizyonda pokemon çıksa hemen aklımıza Nisa ve kulaklarımıza onun eşsiz sesi
gelir.
Canım biz seni
bu halinle çok seviyoruz. Hep mutlu ol inşallah.
Sümeyye
Öncelikle kendisinden hakkını helal etmesini istiyorum. Kendisine karşı fazla
samimi olmasak ta kırıcı davrandığımı fark etmeye yeni yeni başlıyorum. Hatta
çok ileri gidip Nisa gibi muhterem bir şahsiyete cadı demek gibi bir vukuat
işlediğim için kendimi hiç affetmeyeceğim. Ayrıca üstün Biyoloji bilgisi ve
derslerde sözlü olma konusundaki tecrübeleri küçümsenmeyecek kadar fazladır. Her
şey bir yana iyi bir dost ve sırdaştır. Hayatta önünün açık olması dileğiyle iyi
yolculuklar.
Halil Kul
Sevgili
Nisacık,
Ya bir insan
ancak bu kadar doğal, dobra ve açıksözlü olabilir. O samimi, içten kahkahaların,
buğulu sesin ve yürüyüşünle öyle doğal duruyorsun ki, Nisa seni görüp de
hayattan zevk almamak mümkün değil. Öyle saf ve temiz bir kalbin var ki bu
şeffaflığın beni şaşırtıyor doğrusu.
Üç yıllık bu
yurt hayatımızda, müthiş anıların arasında sende hep baş rollerdesin. İyi
niyetin hiç kaybolmasın. Hep böyle kendin ol. Merakın sana yeni kapılar açsın.
Sorduğun sorular hep fenerin olsun. Sınıfımızın ve pansiyonumuzun geveze
cadısı…Gözlerini kapattığında ilk aklına gelenler hep sevdiklerin ve severek
yaptıkların olsun. Bunların arasında SFL’de olsun. Unutulmamak dileğiyle.
E. C. Ö
Sınıfımızın cadısı. Ama bu cadı tatlı cadı. Çocuksu tavırların insanları kendine
daha yakın hissetmeni sağlıyor. Her ne kadar seni tam olarak tanımasam da
arkadaş olarak çok sevdiğimi aslında doğru söylemek gerekirse birçok
arkadaşımdan daha çok sevdiğimi bilmeni isterim. Bazen yaptığın muzurluklar
tarih dersinde uydurdukların ve önemlisi de utandığın zaman yüzünün al al olması
hiç ten utulacak gibi değil. Aslında bazı zamanlar seni kızdırmamın sebebi bu.
Senin hoşuma giden bir başka özelliğinde bir hata yaptığın ya da birini kırdığın
zaman bunu kabullenebilmen ve hemen hatanı telafi etmeye çalışman. Senden son
dileğim şudur ki, yüreğinden sevgi, gözlerinden ışık hiç eksik olmasın! Tamam
mı!
Serkan
Nisa ile
tanışmamız lise 2’de oldu. Ama asıl tanışmamız sıra arkadaşlığımızın
başlamasıyla oldu. Sıra arkadaşlığımız aynen şöyle başladı. Benim okuldan
kaçtığım bir günde (tesadüfe bakınız ki) Nisa’da gelmemişti. İşte o gün Sevim
hoca sınıfın en mülayim erkeği olarak beni görmüş ve Nisa’yı ancak benim
susturabileceğimi düşünerek beni Nisa’nın yanına oturtmuştu.
J
Nisa yer değişikliğini öğrendiği zamansa bir gün boyunca ağlamış ve dayanamayıp
telefon açıp annesine bile ağlamıştır. (tahminimce benim o zamanlar ne kadar
kibar ve ince bir insan olduğumu bilmiyordur). Nisa’dan kazandığım çok şey oldu.
Çünkü işi gücü beni eleştirmekti ve bana kızmaktı. Belki de annemden çok
karışmıştır. Sen niye önünü iliklemiyorsun, bereni niye takmadın. Fazla jöle
sürünce yakışıklı mı olduğunu zannediyorsun gibi. Kısaca Nisa’dan kazandığım çok
şey oldu. Nisa umarım sende beni hep gülerek hatırlarsın.
İhsan Kıral
Bir
camia olmalıydı bu okul. Birbirini candan seven arkadaşlar olmalıydı. Bu ruhu
yaşamalıydık. Ama kısıtlı kaldı bunlar, sınıflar birer ayrı dünya oldu. Tüm
bunlara rağmen yine de birbirimizi tanıma fırsatları çıkmıyor değil. Ben seninle
hiç aynı sınıfta olmadım. Ama seninle en az sınıfımızdakiler kadar iyi aram.
Cadı diyebileceğim dediğimde alınmayacak birkaç kızgından biriydin. Rahat rahat
konuşabildiğim, şaka yapabildiğim, hafif Çinlileri andıran yüzün, güzel aksanın
ara sıra kısılmış sesin senden kalan birkaç hatıra olacak.
Ayrıca adın çok
güzel ama manası ilginç biraz. Nisa kadın acaba daha geniş bir manasımı var.
Hayat sana hep
güzellikler getirsin demek belki çok iyimser bir dua olacak.. Allah sana
güçlükleri aşabilme kudreti versin. Sağlıcakla kal.
Ö. Salih Akar
Hani
derler ya benim çok kahrımı çekti. Yani tam anlamıyla öyle…
Öğrenci
arkadaşlar bilirler.yani genellikle kızlar ile erkekler arasında ister istemez
bir sınır oluşur, hala o okulda kod adı Ahmet Bey olan öğretmen kılığında bir
FBI ajanı varsa…Ama bu okulda geçirdiğim hiçbir dönemde o mesafe Nisa konusunda
umurumuzda olmadı, çünkü Nisa hepimizin kardeşi gibiydi.
Nisa sakın bana
kızma ama seni hep cep telefonundaki mesajlarını okuduğum zaman ki yüz ifadenle
hatırlayacağım.
Yürü Nisa! Kim
tutar seni!
İlker Özel
Sınıfımızın en cadısına. Nisa çalışkanlığıyla okulumuzda herkes tarafından
bilinen ve bunun yanı sıra sportif faaliyetlerden de geri kalmayan voleybolcu.
Masa tenisçi…vb bir arkadaşımızdır.
Nisa benim
isteklerimi kabul etmeyip senin ağalığın bana sökmez diye tepki verse de çok
sevdiğim bir arkadaşımdır.
Nisa’nın her
zaman anlattığı, özendiği o dönem birincisi olan tıpçı akrabası gibi olması
dileğiyle…
Cihan
Seni
gördüğümde aklıma küçük çocuklar geliyor. Elindeki şekeri kimseye kaptırmamak
için büyük bir mücadele veriyorsun sanki, saçını başını dağıtıyorsun ama sonra
yine gülerek geliyorsun. Gözlerinde bir çocuk pırıltısı var. Hani parlayan
karaların arasından bir ışık, sende de var o. Okulumuzun haşarı kızı
gözlerindeki ışık hiç sönmesin.
Esin Örsçelik
Çok
sevimli ve güzel kaşları olan Nisacığıma, kim ne derse desin Nisa senin
kaşlarını inan çok güzel buluyorum, sen kimseye aldırma canım gayet estetik
duruyor
J
lise 1’den beri tanıdığım o çocuksu Nisa hiç değişmedin hala çok iyi bir
arkadaş, zor gün dostu. Duygusal araç, tıpkı bir yengeç gibi yani.
O güzel
sesin(!) ta içten gülen gözlerinle üzülünce o surat asmaların seni unutulmaz
yapacak inan bana.
Nisacığım her
şey iyi hoş birde senden istediğim son şey ne olursun canım arkadaşım sana bir
laf söyleyince ne olur ilk seferde duymayı ve anlamayı deneyip, söylenen
bittikten sonra sanki hiçbir şey söylenmemiş gibi suratıma anlamsız anlamsız
bakma canım olur mu?:)
Sağlık ve
mutluluk ve başarı yakanı hiçbir zaman bırakmasın sen of diyene kadar hiç
bırakmasın arkadaşım!...
Fatma Yekeler
Senin
hakkında yazacak o kadar çok şey var ki! Hangi birinden başlasam diye
düşünüyorum.
Birincisi
kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu sene aynı dershanede olmasaydık sanırım bu
kadar samimi olamazdık. Seni bu kadar yakın tanıyamazdım. Bu kadar iyi niyetli,
kalbi temiz biri olduğunu anlayamazdım.
Sen bir kere
çok dürüstsün. Sende hiç yalan yok. Daima içten ve arkadaş canlısı birisin.
Biraz dağınık olman bunlar tarafından kamufle ediliyor. Ama olsun her insanın
bir kusuru vardır.
Ayrıca on beş
tatilde birlikte kalmamız senin ne kadar azimli ve kararlı olduğunu da gösterdi.
Allah sana bir azim vermiş yani maşallah!!!
Lise 1’de sana
dair tek hatırladığım şey. Saçma sapan bir konu yüzünden (.bende bir 210 ferdi
olarak) sizinle tartıştığımızda beni çok güzel bozmuştun. Belki sen pek
hatırlamazsın ama benim dün gibi aklımda. Bu bozma davası kötü manada değil sen
anlamışsındır.
Neyse geçen yaz
gibi bu yazda inşallah Ankara’da birlikte gezeriz. Ne de olsa artık üniversiteli
olacağız.
Her zaman
görüşmek ümidiyle…
Ceren
Değerli
arkadaşım Nisa. İlk kez lise 2’de tanıştık. Ama seni daha öncesinden de
tanıdığım söylenebilir. Liseye kaydolmaya geldiğimde annen diplomama çay
dökmüştü! Seni ilk kez orada tanıdım. O günden beri gördüğüm kadarıyla hafiften
çılgın ama özünde temiz kalpli bir kızsın.
Ve seninle
genelde kötü bir anımız olmadı. Ama galiba geldik yolun sonuna. Umarım tüm
hayatın boyunca başarılı ve en önemlisi mutlu olursun.
Murat Toprak
Ben
senin kadar iştahla yemek yiyen birini daha görmedim. 3 senedir aynı masada
yemek yeriz ama hala çözemedim sırrını… İnsan onu izlerken zaten doyuyor. Senin
hakkında çözemediğim bir şey var kızım sen yemekleri nereye yiyorsun? Hayır hiç
doyduğunu görmedim de…Yemek yedikten sonra yukarı çıkarız ders çalışmaya, Nisa
hanım ben acıktım demeye başlar (aradan henüz 2 bilemediniz 3 saat geçmiştir
(!)) ve koridorda onun meşhur komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir lafı
duyulur. Ne diyeyim umarım bir gün doyarsın ama lütfen yemek yeme stilini hiç
değiştirme (!)
Sendeki bu azim
ve istek olduktan sonra sen o kazanmam çok zor dediğin genetik mühendisliğini
kazanırsın. İyi yerlere gelmeyi gerçekten hak ediyorsun.
Tüm güzellikler
seninle olsun, hep gül, istediğin gibi yaşa ama fazla konuşma (!) canım…
Sercen
Nisayı
bu yıl tanımama rağmen çok samimi bir arkadaşımdır. İçinde sanki nükleer enerji
santrali var. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisini bu santralden alıyor sanırım.
İçi içine sığmıyor. Herhalde tıpta buna hiperaktif diyorlar. Sahip olduğu
neşeyle bütün sınıfı neşelendiren, çok iyi bir arkadaştır. Dürüst ve
güvenilirdir. Bazen sese beynimi çınlaksa da çoğu zaman sessizce oturup ders
çalışıyor.
Her şey
gönlünce olsun. İçindeki çocuk ruhu hiç kaybolmasın.
Ertuğ Erbıyık
Önce
hain bir uykunun sevimsiz sabahı gibi sıradan mahmur, aynı sabahın ilk sıcak
çayı gibi ferah ve aniden gelişen bir karşılaşma. Merhaba! Hangi merhaba ne
zaman, nasıl? Bilmiyorum belki, seni ne zaman, nasıl ve niye tanıdığımı. Ama bir
şey biliyorum ki tanıdığımı.
Küçücük bir
konuklukta veya evrende aydınlığı karanlığa çevirip, o karanlığı dizine koyup
derslerin için canını canına kattığın günlerin hakkında bir şeyler aksettirmeye
burada hiç gerek yok. Şu bir gerçek ki bunlar hiç önemli değil, önemli olanlar,
olacaklardır.
Mutlu günleri
düşünen bir yusufcuk edalığında tanımış olabilirim seni. Güneşli bir kış dönemi
sevincinde yaşadın hayatı. Sevgi duvarının yıkılmaz gücünü belki yine sevgi
pınarı ile yıktın.
Gününe gün
ekleyip yılbir yılı beklediğin bir yıldasın. Şimde kendini sorgula nerdesin
neylesin. Arkadaşlarını irdele kimlesin kiminlesin varsa kırdığın dağ gibi
insanları bunları güncele niye neden.
Serinliklere ve
umutlara koşan bir Türkiye’de her zaman çalışan yüreklerin birlik bilinci,
onurlu gücü, sevinçli geleceği, adın değil soyadın olsun. Mutlu günler ve ÖSS
zaferi seninle olsun.
Sinan
Nisa
denince benim aklıma ikide bir bağıran bir çocuk geliyor. Ama nedense üzerindeki
o siyah şeyle yaşlı göründüğünü söyleyince teşekkür ediyor.
Tam dava insanı
Nisa mücadeleci kimi zaman haklı kimi zaman haksız ama mücadeleden vazgeçmez
Nisa. En sonunda karşısındaki (büyük ihtimalle hocadır) susar. Herhalde
mücadeleci kişiliği dayısından ileri geliyordur. Neyse inşallah her mücadeleden
zaferle çıkarsın Nisa. Temiz kalpli biri olduğunu herkes bilir zaten. Unutma ki
mücadelende arkandaki sessiz çoğunlukta yer alacağım. Her şey gönlünce olsun.
Ahmet Şahin
Üç
yıldır kulaklarımızda çınladı o kaşların kadar ince sesin. Kitaplardan kafanı
kaldırdığın o kısacık aralarda bize söylediğin şarkıları ne yazık ki hiçbir
zaman unutmayacağız. Her ne kadar devletten milyonlarca insana iş verecek
projelerine destek göremesen de en azından sahte cips üretebilme konusunda
başarılı olma işlemini gerçekleştirme bazında kariyer yapacağına inanma
eyleminde bulunuyoruz.
Ne olur
popstara katılma. Hep böyle kal, kendini geliştirmeye de çalışma. Sen bizim
Ajdarımızsın. Elveda derken sana;
Nane nane, nane
nane…
Eq-Burcu-Orhan
Sevgili
Nisa Tekkaş,
Seninle ilk olarak Fen
Lisesinde, belalı 9-C sınıfında tanıştım. 2 yıl seninle aynı sınıfta okuduk.
Seni ilk tanımaya başladığımda acayip inek bir tip olduğunu anladım. 9-C
sınıfındaki tek rakibin Büşraydı. Lise 2’de samimiyetimiz daha da arttı.
Birbirimize takılmaya, dalga geçmeye de başlamıştık. En çok hangi konuda dalga
geçtiğimizi sen iyi bilirsin. Bu konudan fazla söz etmeyeceğim. Fakat lütfen bu
işi artık hallet (mezuniyet gecesine kadar). Bu sene yaptığımız ihtilalle bütün
kızları sınıftan göndermeye çalıştık, tam olmadı. Keşke sen gitmeseydin, sınıfta
canımız çok sıkılıyor. Çok çalıştığın için iyi bir üniversiteyi kazanacağını
umuyorum. Kendine iyi bak.
İlkan
Lise
1’de sınıflar oluşturulduğunda 9-C’ye düşmüştüm. 9-C’nin daha ilk dersiydi,
herkes birbirine alışmaya çalışıyor. Derken bir anda sınıfın huzuru bozuldu ve
sınıfa giren bir kız (Nisa) konuşmaya başladı. Yok mu bizimle sınıf değiştirecek
delikanlı Anlaşılan damarından girmek istiyordu ve nitekim birilerinin damarına
girdi ve iki gönüllü ile sınıfları değiştirdiler. Ben ta o zaman bu kız ne kadar
geveze ki la, biz bununla aynı sınıfta mı okuyacağız. Bu okul bitmez demiştim
ama yanılmışım. Günler geçtikçe daha iyi biri olduğunu anladım ve ayrıca ilk
başta niye öyle düşündüğümü de anladım, biraz çok konuşuyordu. Tabi hayat
tecrübemiz fazla değildi insanları ilk bakışta tanıyamıyorduk ama artık
biliyorum ki çok konuşan adamdan korkmayacaksın, hiç konuşmayandan korkacaksın.
Nisa’yla da konuştukça ona biraz daha ısındım ve eski düşüncelerim çok kısa
sürede değişiverdi. Şunu da belirteyim ki Nisa, çok hoşgörülü ve sabırlı biri.
Bunu nerden anlıyoruz bunu şurdan anlıyoruz, bir yazılıdan sonra bir arkadaşının
hocaya gidip Nisa bu notu beklemiyordu deyip notunu düşürmesine rağmen ona karşı
da hep iyi davrandı. Nisa’nın böyle örnek gösterilecek davranışı çok, bunlar bir
anda aklıma gelenlerdi. Ben şuna da inanıyorum ki Nisa, ileride memleketine ve
vatanına çok faydalı biri olacak. Yolun Malatya’ya düşerse aramayı unutma.
Düşmese de aramayı unutma. İnşallah hep böyle hoşgörülü, çalışkan ve konuşkan
kalırsın. Yalnız fazla da boş konuşma. Umarım her şey gönlünce olur.
Furkan Boztaş
Çocuksu,
cadı, ince sesli, inek gibi birkaç özelliği dışında bu seneye kadar hiç
tanımadığım biri. Şimdi en yakın komşumuz. İki insan ancak bu kadar sık kavga
edebilir. Başka söylenecek ne var ki?
Ortalama günde
iki kavgamız olur. Ama ard arda 2 gün küs durduğumuzu hatırlamıyorum. Bunda
önemsiz şeylerden kavga etmemizin rolü büyük. Genelde trip ve yanlış anlamadan
dolayı kavga ederiz ki yanlış anlayan genelde ben olurum. Tavsiyem imalardan ve
gereksiz triplerden kaçınman. Bunun dışında hiçbir sorunumuz yok ve çok sevdiğim
hatta özleyeceğim bir arkadaşım.
Her şey eninde
sonunda özüne döner. Esasdan özdür. Sen bakma onlara çocuksu kal. Saf, temiz
kalpli, doğru sözlü içi dışı bir. İnsanın özü çocukluğu ve sen bunu bozmamış
nadir sonlardansın.
Yüksek
hedeflerini daha da yüksek tut. Bu azim ve çalışmasıyla başaramayacağın bir şey
göremiyorum.
Hayırda daim ol
sevgili arkadaşım.
Hasan Arı
Bir
temmuz gecesiydi. Ama bu gece çok aydınlık geçecekti. İki tane nur topu gibi
bebek dünyaya gözlerini açtı. Aralarında yüzlerce km vardı ama elbet bir gün bu
ikizler kavuşacaktı. Birbirine işte o gün lise 2’nin ilk günü idi.
Aynı sınıfa
düşmüştük onuinla. İlk tanıştığım kız arkadaşımdı bu okulda hissetmiştim
aramızdaki bağı. Ayrıldı sınıflarımız sonra ve o sene pek tanıyamadık
birbirimizi ikinci sene geldi düştük mü aynı sınıfa öğrendik sonra ikiz
olduğumuzu. Anladım bu bağın nedenini. İkizdik sonuçta, her ne kadar benzemesek
de gerçekten öyleydi. Hiçbir şekilde benzemiyorduk. Ama bu engel olmadı
ikizliğimize.
Gerçekten bir
kardeş gibi sevdim onu, bir ikizim gibi. İkizlik duygusunu da tattırdı bana
sonunda Neyse öğrendiğimizde ikiz olduğumuzu, bir iddiaya girdik hemen. Kim önce
kutlayacaktı doğum gününü işin ucuna da formalite icabı bir yemek koyduk. Kim
kazanacaktı acaba, yemek falan bahaneydi kim daha çok seviyordu diğerini. Kim
olacak tabi ki bendim. Saatler 00.00’ı gösterir göstermez aradım onu. Utandı o,
sevindi biraz da. Eh geldik, son yılımıza ayrıldı sınıflarımız tekrar. Sınıftan
çok ÖSS ayırdı bizi ama biz zaten hep beraber hissettik birbirimizi. Ha şu
formalite yemeği de yedim tabii. Zorda olsa.
Ama gerçekten
her şey bir yana çok iyi vakit geçirdim onunla. İnsanın ikizi olması çok
güzelmiş her ne kadar benzemeseler de.
Neyse İKİZ, sen
çok iyi biriydin. Benden de iyiydin (abarttım mı?) hayatında hep iyi, güzel ve
mutlu geçsin. Gönlünce yaşa (senin gönlünde ne olduğunu bilemedim hiç ama)
başarılarını devam ettir, bir İKİZ’in olduğunu unutma…
Not: dünyada
ayrılan tek ikizler bizmiyiz acaba? Biz de ayrılmayız umarım.
İKİZ’in
|