Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

66 NİSA BOZBIYIK


Memleket: 
Yeniçubuk /GEMEREK/SİVAS
Cep Tel: 
0546 223 08 28
Ev Tel: 
0346 654 79 90
Adres
Yenidoğan mah. Karagöl Sok. Duman Apt. No: 28 Daire1




 

           

 

 

Seninle bu okulda tanıştık, 1.5 yıldır aynı odayı paylaşıyoruz. Odayla birlikte sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, dertlerimizi, her şeyimizi…

Ne çok şey yaşadık değil mi beraber? Ama hiç ciddi bir tartışma yaşamadık. Hani derler ya: birbirlerine en çok kızanlar birbirlerini en çok sevenlerdir diye. Kesinlikle yalan. Eğer öyle bir şey olsaydı bizim birbirimize kızmamız gerekirdi hem de çok oysa ki sana yazdığım alıntı kompozisyona bile kızmadın. Ya benim için yaptığın fedakarlıklar. Beni ne zaman boş görsen hadi Meltem, kalk ders çalış derdin. Benim çalışmamın sana hiçbir yararı olmamasına rağmen beni masanın başına oturtana kadar uğraşırdın. Yalan söylediğimde bir daha partallamamam için çok iyi bir ceza yöntemi bulmuştun. Diş izlerin hala yanağımda. İkimiz de yola çıkacak olmamıza rağmen benim yolum kısa, sen acıkırsın diye bana verdiğim hanımellerin bana neler düşündürdüğünü bilemezsin. Ne zaman canım sıkkın olsa beni ilgiyle dinledin ve rahatlatmanın bi yolunu buldun. Nasıl öderim hakkını be Nis?

Daha önce doğun gününü söylemene rağmen doğum gününü kutlamadım diye küsmüştün bana. Ama ben dersimi aldım. Sonraki doğum gününde ilk kutlayanlardan olmuştum hatırlasan.

Bir gönül dolusu sözüm var sana yazacak ama maalesef imkanımız sınırlı. Ama sen biliyorsun ya, boş ver gerisini.

Tatlı Gülazerim o sevimli gülüşünü bir ömür görmek dileğiyle…

                                                                                                                                             


Meltem


Sınıfımızın yaramaz kızı Nisa, Nisa kıpır kıpır hayat dolu. Nisa’nın sıcak kanlılığı girişkenliği ve yardım severliği sınıfımızın diğer kızlarını kıskandıracak derecededir. Çok çalıştığın, başaracağına inandığım ÖSS denen melun sınavda muaffak olman dileğiyle.

Hep gül, mutlu olan Sivas’taki gardaşını unutma, muhabbetle…

                                                                      

                                                                                  

                                                                                                                                             
Kaan Önem



Dear Nisa sana neden böyle söylediğimi açıklamayacağım, çünkü zaten biliyorsun. Seninle ilk olarak lise 1’in sonunda Merve’yle birlikte beni çaldırman sonucu tanıştık. Doğruyu söyleyeyim, o zamanlar seni pek sevmemiştim. Sonra lise 2’de seni çat pat tanıdım, ve geldik lise 3’e işte seni asıl tanıdığım zaman bu yıl oldu.

Sen çok çocuksu bir insansın. İçindeki yaşam enerjin hiç eksilmemiş sonra saflık derecesinde temiz bir kalbin var. İyi bir sırdaşsın. Ee bunların yanında olumsuz özelliklerin de yok değil hani, geveze mi desem, patavatsız mı desem, ne desem bilmem ki J ama şunu bil ki, seni tanıdığım kadarıyla çok sevdim, hep arkadaş, hatta dost kalacağımıza inanıyorum. Fazla kilolarınla sana mutluluklar…

                                                                              

                                                                                                                                 



Benim canım arkadaşım Nisa, hiç cadılığını görmedim ama böyle seçtiler. Bence nedeni çocuksuluğun ve şımarıklığından kaynaklanıyor. Daha öncelerde çok fazla bir muhabbetimiz olmazdı ama bu sene bizim sınıfa gelmenle arkadaşlığımız çok iyi bir durumda. Nisacığım biraz saf ve geveze olmanın dışında çok iyi bir arkadaşsın. Öyle her söylenene inanma kızım kendine her zaman için çok dikkat et. Tüm hayatında mutlu ol.

                                                                                                

                                                                                                                                   
Alperen Türkay


Camışım Nisa

(canım) J

Hatırlar mısın lise 1’deki halimizi? Bir küser, bir barışırdık, küstüğümüzde bakma, aslında çok severdik birbirimizi seviyoruz da. Lise 2-3’de aynı sınıfta olmayışımız koparmadı bağlarımız. Biz hala aynı Büşra-Nisa ikilisiydik. Geçen zamanın aksine biraz daha yakınlaşıyorduk.

Sanki ayrı iki kutupuz ama bir türlü ayrı hareket edemiyoruz. Eğer geçmişteki sataşmalarımız olmasa (ki sataşma kelimesi bile ağır kaçıyor) belki de seni kendime bu kadar yakın hissetmezdim.

Nisacığım bu arada kampta şunu far ettim. Biz birbirimizi acayip gaza getirebiliyoruz. Var mısın bunu kullanmaya ikimizde müthiş şeyler başarabileceğimizin farkındayız. İnşallah bu tatlı rekabeti üniversiteye de taşırız. Gönlündeki Sabancı’nın gerçekleşmesi dileğiyle.

                                                                       Camışın

                                                                  

                                                                                                                                                                            
Büşra


Canım Nisa’m;

Doyumsuz geçen o çok güzel 3 yıl için sonsuz teşekkürler. Oda arkadaşım, dershane arkadaşım ve nihayet sıra arkadaşım, can yoldaşım. Sayende hiç yalnız kalmadım, yanında hep mutlu ve güvende hissettim kendimi. Başından beri kocaman sevginle çok samimi, güven veren, anlayışlı ve çok hoşgörülü herkese nasip olmayacak özel bir dost oldun bana, her şeyi beraber yaptık, hiç ayrılmadık. Beni hep aradın hiçbir özel günde unutmadın, o kadar vefalı oldun ki, hakkını ödeyemem. Onca uğraşına rağmen, ne yazık ki evine gelmesemde bu samimi tavrın beni gerçekten çok etkiledi. 3 yıl boyunca neşem, mutluluğum, huzurum olduğun için, tam manasıyla sürpriz olan süprizlerin için, eksik etmediğin hediyelerin katlandığın fedakarlıkların için, benimle dost olduğun, dost nasıl olur? Bana gösterdiğin için, hiçbir zaman sana darılmayacağım kadar iyi olduğun için çok ama çok sağol, çok YAŞA! Senden ayrılırsam eksik kalacağım, biliyorum ki yerini kimseyle dolduramayacağım, kıpır kıpır yerinde duramayan halini, beni gülmekten kırıp geçiren taklitlerini hiç unutmayacağım. Deneme kötü geçtiğinde bozulan sinirlerimizle saçma sapan her şeye gülmek, çarşıda hep bir yere yetişecekmiş gibi alel acele gezmek, yanımda sen olduğun için çok keyifliydi. Umarım aynı keyfi sana da yaşatabilmişimdir.

Azminle, kararlılığınla yüksek hedeflerine ulaşacağından eminim. Layık olduğun en iyi okullarda okuman, çok mutlu bir hayat sürmen, başarıdan başarıya koşman en büyük dileğim. Her şey için çok sağol ve seni çok seven bu kardeşini unutma. Her şey gönlünce olsun canım.

                                                          

                                                                                                                                                              
B. Merve Görücü


Okulumuzun hiperaktif kızlarından olan Nisa’yla iyi bir arkadaşlığımız oldu. Her ne kadar onun o güzel sesiyle uğraşsam da kızmaz. Bir keresinde de beddua edip sesimin bir hafta kısılmasına yol açtı. Okulumuzun balbazar kılıklı bu kızının sinirli anında attığı çığlıklarıysa hiçbir zaman duymadık. Fakat dikkatimi çeken bir olay oldu. Nisa çığlık attığında sadece kedi ve köpekler kaçıyordu. Araştırdım ve buldum. Meğer Nisa çığlık attığında kulaklarımızın duyabileceği desibelden daha yüksek bir düzeyde bağırdığını ve bu olayın kulakları daha hassas olan kedi ve köpekleri çılgına çevirdiğini buldum. Tabii ki bu olayın şaka kısmı. Alınmayacağını bildiğim için yazdım ha. Sağlıklı ve mutlu bir ömür geçirmen dileğiyle…

                                                                      

                                                                                                                                                                                
Emre Farımaz


Sevgili Nisa,

Seninle koca bir üç senenin sadece bir senesini aynı sınıfta geçirdik. Bu bir sene seni tanımama hiçbir etkisi olmadı. Sen daha benim pansiyonda kaldığımı bilmezken ben senin hakkında birçok bilgiye sahiptin. İlk tanıştığımızda sen adımı sorarken seni tanımam çok enteresan bir durumdu bence.

Sen sınıfta sürekli gündemdeydin. Gerek o gür ve sık kaşlarınla gerekse hocalarla diyaloglarınla hep gündemin ilk sırasındaydın. Ara sıra da milletin gözüne ettiğin laflar seni gündemde kalmanı sağladı.

Lise 3’de geldik ve sınıfların yeniden değişti ve başka bir sınıfa geçtin ne zaman dersi dinlemekten canım sıkılsa sen aklıma gelirdin. Aynı hocanın ard arda iki dersini kaynatan kişinin üstesinden gelemeyeceği hoca yoktur.

Senin arkadaş canlısı tutumların ve çok samimi tavırların benim seninle iyi bir arkadaş olmamı sağladı. Senin hakkında yazacak daha çok şeyim var ama arkadaşlarım ışığı kapat yat diyorlar.

İnşallah aynı üniversiteye gideriz. Ailenle ve sevdiklerinle mutlu bir hayat geçirmeni dilerim. Bizi sakın ama sakın unutma. Çünkü sen her zaman bizim kalbimizde olacaksın. Şimdilik Hoşcakal.

                                                                      

                                                                                                                                                            
Ahmet Yıldız


İlk sene aynı sınıfta bulunmamız arkadaşlığımızın başlamasına en büyük etkendir herhalde lise 1 sınıfta sınıfımızın kayda değer inekleri arasındaydın tabi şimdi de öyle de…korkarım seninde en gıcık olduğum yönün sesindir. Çünkü üç yıldır sana yapılmadık eziyet kalmamıştır. İlk sene bayağı iyi bir arkadaşlığımız olmuştu. Fakat diğer seneler için aynısını söyleyemeyeceğim. Bu da elimizden gelmediği için böyle olmuştur umarım yine de sen benim için iyi bir dost olarak kalacaksın. Yaptığım gıcıklıklar için kusura bakma.

MUTLU OLMAN DİLEĞİYLE

                                                                      

                                                                                 

                                                                                                                          
Akif


Nisa,

Gördüğüm en neşeli insan sen olsan gerek. O kadar enerjiyi nereden bulduğunu, ortalığa saçtığın gülücükleri nereden topladığını aklım almıyor. Gerçekten çocuksu bir havan var ama bu sana aynı zamanda güvenilirlik de katıyor, çok samimisin. Hiç kimse bir çocuğun kötülük yapabileceğini sanmaz herhalde o yüzden çatlakça düşüncelerimi sana anlatırken hiç zorlanmadım.

Biraz abartılı gözükse de bana yaşama sevinci verdin. Sağol.

                                                          

                                                                                                                                                                
Mehmet Arslan


Lise 1’deyken onunla hem oda hem de sınıf arkadaşıydık. Bana fön çekmesini Nisa öğretti. Ama öğrenirken nereden bilebilirdim ki kendi saçlarına fön çekmem için öğrettiğini J Nisa’nın saçlarını çok seviyorum. Hem canlı hem de çok zor. Ama fön çekmesi çok zor. Birde sandalyeye oturunca başlıyor çabuk ol demeye ve o ünlü çığlıklarını atmaya. Her seferinde yapmayacağına söz veriyor ama yine yapıyor.

Nisa burada en iyi tanıdığım ve en çok sırrımı paylaştığım kişilerden biri…

Bana öğrettiğin her için çoook teşekkürler. Kendine iyi bak.

                                                                      

                                                                          
Hatice


Altı kişilik (yoksa daha mı fazla idi) listeni yazarak veya daha farklı kızdırma yöntemlerini kullanarak seni yine kızdıracağımı sanıyorsan aldanıyorsun canım. Ben dersimi aldım, elinin ne kadar ağır olduğunun farkındayım. Dolayısıyla seni öveceğim sevgili arkadaşım.

Bir dönem sıra arkadaşlığımız boyunca bir tek şey anladım ve çok şaşırdım. Karakter olarak tam zıttım olmana rağmen. Seninle pek çok şey paylaşabilmiştim. Seninle arkadaşlığımı ilerletebildiğim için çok mutluyum. Her zamanda her mekanda hep kalbimde olacaksın.

Umarım zamanla tüm hayallerin gerçek olur, hedeflerine birer birer ulaşırsın.

Daha kaç altışar kişilik listeler hazırlarsın.

Mutlu ol arkadaşım.

                                                                       


Ayça


Pansiyona girdim. Aaa bir baktım herkes kahkaha atıyor. Biraz yaklaştığımda şişko bir kadının komik parodiler canlandırdığını gördüm ve hemen aklıma bu şişko kadın Nisa’dır dedim. Çünkü Nisa nerede bir geyik ortamı hemen elbisesinin altına ne bulursa içine yerleştirir ve şişko kadın ya da kakılmış taklidi yapar.

Hele ki bağırmasını duymayın. Daha doğrusu bağıramamasını kendini zorlar zorlar ama ses hafif tizli, kısık sinyal ya da balbazarımsı ortaya çıkar.

Bu yüzden ona biz arkadaşları olarak ya Turgay Atacan ya da Balbazar diyorum. Hangimiz televizyonda pokemon çıksa hemen aklımıza Nisa ve kulaklarımıza onun eşsiz sesi gelir.

Canım biz seni bu halinle çok seviyoruz. Hep mutlu ol inşallah.

                                                                                                                                            

                                                                                                      
 Sümeyye



Öncelikle kendisinden hakkını helal etmesini istiyorum. Kendisine karşı fazla samimi olmasak ta kırıcı davrandığımı fark etmeye yeni yeni başlıyorum. Hatta çok ileri gidip Nisa gibi muhterem bir şahsiyete cadı demek gibi bir vukuat işlediğim için kendimi hiç affetmeyeceğim. Ayrıca üstün Biyoloji bilgisi ve derslerde sözlü olma konusundaki tecrübeleri küçümsenmeyecek kadar fazladır. Her şey bir yana iyi bir dost ve sırdaştır. Hayatta önünün açık olması dileğiyle iyi yolculuklar.

                                                                                 

                                                                                                                                                           
Halil Kul



Sevgili Nisacık,

Ya bir insan ancak bu kadar doğal, dobra ve açıksözlü olabilir. O samimi, içten kahkahaların, buğulu sesin ve yürüyüşünle öyle doğal duruyorsun ki, Nisa seni görüp de hayattan zevk almamak mümkün değil. Öyle saf ve temiz bir kalbin var ki bu şeffaflığın beni şaşırtıyor doğrusu.

Üç yıllık bu yurt hayatımızda, müthiş anıların arasında sende hep baş rollerdesin. İyi niyetin hiç kaybolmasın. Hep böyle kendin ol. Merakın sana yeni kapılar açsın. Sorduğun sorular hep fenerin olsun. Sınıfımızın ve pansiyonumuzun geveze cadısı…Gözlerini kapattığında ilk aklına gelenler hep sevdiklerin ve severek yaptıkların olsun. Bunların arasında SFL’de olsun. Unutulmamak dileğiyle.

                                                                      

                                                                                 

                                                                                 
E. C. Ö


Sınıfımızın cadısı. Ama bu cadı tatlı cadı. Çocuksu tavırların insanları kendine daha yakın hissetmeni sağlıyor. Her ne kadar seni tam olarak tanımasam da arkadaş olarak çok sevdiğimi aslında doğru söylemek gerekirse birçok arkadaşımdan daha çok sevdiğimi bilmeni isterim. Bazen yaptığın muzurluklar tarih dersinde uydurdukların ve önemlisi de utandığın zaman yüzünün al al olması hiç ten utulacak gibi değil. Aslında bazı zamanlar seni kızdırmamın sebebi bu. Senin hoşuma giden bir başka özelliğinde bir hata yaptığın ya da birini kırdığın zaman bunu kabullenebilmen ve hemen hatanı telafi etmeye çalışman. Senden son dileğim şudur ki, yüreğinden sevgi, gözlerinden ışık hiç eksik olmasın! Tamam mı!

                                                                                                                                                        

                                                                                                             
Serkan



Nisa ile tanışmamız lise 2’de oldu. Ama asıl tanışmamız sıra arkadaşlığımızın başlamasıyla oldu. Sıra arkadaşlığımız aynen şöyle başladı. Benim okuldan kaçtığım bir günde (tesadüfe bakınız ki) Nisa’da gelmemişti. İşte o gün Sevim hoca sınıfın en mülayim erkeği olarak beni görmüş ve Nisa’yı ancak benim susturabileceğimi düşünerek beni Nisa’nın yanına oturtmuştu. J Nisa yer değişikliğini öğrendiği zamansa bir gün boyunca ağlamış ve dayanamayıp telefon açıp annesine bile ağlamıştır. (tahminimce benim o zamanlar ne kadar kibar ve ince bir insan olduğumu bilmiyordur). Nisa’dan kazandığım çok şey oldu. Çünkü işi gücü beni eleştirmekti ve bana kızmaktı. Belki de annemden çok karışmıştır. Sen niye önünü iliklemiyorsun, bereni niye takmadın. Fazla jöle sürünce yakışıklı mı olduğunu zannediyorsun gibi. Kısaca Nisa’dan kazandığım çok şey oldu. Nisa umarım sende beni hep gülerek hatırlarsın.

                                                                      

                                                                                                                                                                                                    
İhsan Kıral


Bir camia olmalıydı bu okul. Birbirini candan seven arkadaşlar olmalıydı. Bu ruhu yaşamalıydık. Ama kısıtlı kaldı bunlar, sınıflar birer ayrı dünya oldu. Tüm bunlara rağmen yine de birbirimizi tanıma fırsatları çıkmıyor değil. Ben seninle hiç aynı sınıfta olmadım. Ama seninle en az sınıfımızdakiler kadar iyi aram. Cadı diyebileceğim dediğimde alınmayacak birkaç kızgından biriydin. Rahat rahat konuşabildiğim, şaka yapabildiğim, hafif Çinlileri andıran yüzün, güzel aksanın ara sıra kısılmış sesin senden kalan birkaç hatıra olacak.

Ayrıca adın çok güzel ama manası ilginç biraz. Nisa kadın acaba daha geniş bir manasımı var.

Hayat sana hep güzellikler getirsin demek belki çok iyimser bir dua olacak.. Allah sana güçlükleri aşabilme kudreti versin. Sağlıcakla kal.

                                                                      

                                                                                            
Ö. Salih Akar
 


Hani derler ya benim çok kahrımı çekti. Yani tam anlamıyla öyle…

Öğrenci arkadaşlar bilirler.yani genellikle kızlar ile erkekler arasında ister istemez bir sınır oluşur, hala o okulda kod adı Ahmet Bey olan öğretmen kılığında bir FBI ajanı varsa…Ama bu okulda geçirdiğim hiçbir dönemde o mesafe Nisa konusunda umurumuzda olmadı, çünkü Nisa hepimizin kardeşi gibiydi.

Nisa sakın bana kızma ama seni hep cep telefonundaki mesajlarını okuduğum zaman ki yüz ifadenle hatırlayacağım.

Yürü Nisa! Kim tutar seni!

                                                                      

                                                                                 

                                                              
İlker Özel



Sınıfımızın en cadısına. Nisa çalışkanlığıyla okulumuzda herkes tarafından bilinen ve bunun yanı sıra sportif faaliyetlerden de geri kalmayan voleybolcu. Masa tenisçi…vb bir arkadaşımızdır.

Nisa benim isteklerimi kabul etmeyip senin ağalığın bana sökmez diye tepki verse de çok sevdiğim bir arkadaşımdır.

Nisa’nın her zaman anlattığı, özendiği o dönem birincisi olan tıpçı akrabası gibi olması dileğiyle…

                                                                      

                                                                                                                                           
Cihan


Seni gördüğümde aklıma küçük çocuklar geliyor. Elindeki şekeri kimseye kaptırmamak için büyük bir mücadele veriyorsun sanki, saçını başını dağıtıyorsun ama sonra yine gülerek geliyorsun. Gözlerinde bir çocuk pırıltısı var. Hani parlayan karaların arasından bir ışık, sende de var o. Okulumuzun haşarı kızı gözlerindeki ışık hiç sönmesin.

                                                                      

                                                                                                                                                                   

                                                                                             
Esin Örsçelik


Çok sevimli ve güzel kaşları olan Nisacığıma, kim ne derse desin Nisa senin kaşlarını inan çok güzel buluyorum, sen kimseye aldırma canım gayet estetik duruyor J lise 1’den beri tanıdığım o çocuksu Nisa hiç değişmedin hala çok iyi bir arkadaş, zor gün dostu. Duygusal araç, tıpkı bir yengeç gibi yani.

O güzel sesin(!) ta içten gülen gözlerinle üzülünce o surat asmaların seni unutulmaz yapacak inan bana.

Nisacığım her şey iyi hoş birde senden istediğim son şey ne olursun canım arkadaşım sana bir laf söyleyince ne olur ilk seferde duymayı ve anlamayı deneyip, söylenen bittikten sonra sanki hiçbir şey söylenmemiş gibi suratıma anlamsız anlamsız bakma canım olur mu?:)

Sağlık ve mutluluk ve başarı yakanı hiçbir zaman bırakmasın sen of diyene kadar hiç bırakmasın arkadaşım!...

                                                                      

                                                                                 

                                                                                                                                                   
Fatma Yekeler



Senin hakkında yazacak o kadar çok şey var ki! Hangi birinden başlasam diye düşünüyorum.

Birincisi kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu sene aynı dershanede olmasaydık sanırım bu kadar samimi olamazdık. Seni bu kadar yakın tanıyamazdım. Bu kadar iyi niyetli, kalbi temiz biri olduğunu anlayamazdım.

Sen bir kere çok dürüstsün. Sende hiç yalan yok. Daima içten ve arkadaş canlısı birisin. Biraz dağınık olman bunlar tarafından kamufle ediliyor. Ama olsun her insanın bir kusuru vardır.

Ayrıca on beş tatilde birlikte kalmamız senin ne kadar azimli ve kararlı olduğunu da gösterdi. Allah sana bir azim vermiş yani maşallah!!!

Lise 1’de sana dair tek hatırladığım şey. Saçma sapan bir konu yüzünden (.bende bir 210 ferdi olarak) sizinle tartıştığımızda beni çok güzel bozmuştun. Belki sen pek hatırlamazsın ama benim dün gibi aklımda. Bu bozma davası kötü manada değil sen anlamışsındır.

Neyse geçen yaz gibi bu yazda inşallah Ankara’da birlikte gezeriz. Ne de olsa artık üniversiteli olacağız.

Her zaman görüşmek ümidiyle…

                                                                                 

                                                                 

                                                                                                                                         
Ceren



Değerli arkadaşım Nisa. İlk kez lise 2’de tanıştık. Ama seni daha öncesinden de tanıdığım söylenebilir. Liseye kaydolmaya geldiğimde annen diplomama çay dökmüştü! Seni ilk kez orada tanıdım. O günden beri gördüğüm kadarıyla hafiften çılgın ama özünde temiz kalpli bir kızsın.

Ve seninle genelde kötü bir anımız olmadı. Ama galiba geldik yolun sonuna. Umarım tüm hayatın boyunca başarılı ve en önemlisi mutlu olursun.

                                                                      

                                                                                    
Murat Toprak



Ben senin kadar iştahla yemek yiyen birini daha görmedim. 3 senedir aynı masada yemek yeriz ama hala çözemedim sırrını… İnsan onu izlerken zaten doyuyor. Senin hakkında çözemediğim bir şey var kızım sen yemekleri nereye yiyorsun? Hayır hiç doyduğunu görmedim de…Yemek yedikten sonra yukarı çıkarız ders çalışmaya, Nisa hanım ben acıktım demeye başlar (aradan henüz 2 bilemediniz 3 saat geçmiştir (!)) ve koridorda onun meşhur komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir lafı duyulur. Ne diyeyim umarım bir gün doyarsın ama lütfen yemek yeme stilini hiç değiştirme (!)

Sendeki bu azim ve istek olduktan sonra sen o kazanmam çok zor dediğin genetik mühendisliğini kazanırsın. İyi yerlere gelmeyi gerçekten hak ediyorsun.

Tüm güzellikler seninle olsun, hep gül, istediğin gibi yaşa ama fazla konuşma (!) canım…

                                                                      

                                                                  
 Sercen



Nisayı bu yıl tanımama rağmen çok samimi bir arkadaşımdır. İçinde sanki nükleer enerji santrali var. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisini bu santralden alıyor sanırım. İçi içine sığmıyor. Herhalde tıpta buna hiperaktif diyorlar. Sahip olduğu neşeyle bütün sınıfı neşelendiren, çok iyi bir arkadaştır. Dürüst ve güvenilirdir. Bazen sese beynimi çınlaksa da çoğu zaman sessizce oturup ders çalışıyor.

Her şey gönlünce olsun. İçindeki çocuk ruhu hiç kaybolmasın.

                                                                                       

                                                                      
Ertuğ Erbıyık
 


Önce hain bir uykunun sevimsiz sabahı gibi sıradan mahmur, aynı sabahın ilk sıcak çayı gibi ferah ve aniden gelişen bir karşılaşma. Merhaba! Hangi merhaba ne zaman, nasıl? Bilmiyorum belki, seni ne zaman, nasıl ve niye tanıdığımı. Ama bir şey biliyorum ki tanıdığımı.

Küçücük bir konuklukta veya evrende aydınlığı karanlığa çevirip, o karanlığı dizine koyup derslerin için canını canına kattığın günlerin hakkında bir şeyler aksettirmeye burada hiç gerek yok. Şu bir gerçek ki bunlar hiç önemli değil, önemli olanlar, olacaklardır.

Mutlu günleri düşünen bir yusufcuk edalığında tanımış olabilirim seni. Güneşli bir kış dönemi sevincinde yaşadın hayatı. Sevgi duvarının yıkılmaz gücünü belki yine sevgi pınarı ile yıktın.

Gününe gün ekleyip yılbir yılı beklediğin bir yıldasın. Şimde kendini sorgula nerdesin neylesin. Arkadaşlarını irdele kimlesin kiminlesin varsa kırdığın dağ gibi insanları bunları güncele niye neden.

Serinliklere ve umutlara koşan bir Türkiye’de her zaman çalışan yüreklerin birlik bilinci, onurlu gücü, sevinçli geleceği, adın değil soyadın olsun. Mutlu günler ve ÖSS zaferi seninle olsun.

                                                                                                                                                        

                                                                                                                                               
 Sinan



Nisa denince benim aklıma ikide bir bağıran bir çocuk geliyor. Ama nedense üzerindeki o siyah şeyle yaşlı göründüğünü söyleyince teşekkür ediyor.

Tam dava insanı Nisa mücadeleci kimi zaman haklı kimi zaman haksız ama mücadeleden vazgeçmez Nisa. En sonunda karşısındaki (büyük ihtimalle hocadır) susar. Herhalde mücadeleci kişiliği dayısından ileri geliyordur. Neyse inşallah her mücadeleden zaferle çıkarsın Nisa. Temiz kalpli biri olduğunu herkes bilir zaten. Unutma ki mücadelende arkandaki sessiz çoğunlukta yer alacağım. Her şey gönlünce olsun.

                                                          

                                                                                                                                      
Ahmet Şahin
 


Üç yıldır kulaklarımızda çınladı o kaşların kadar ince sesin. Kitaplardan kafanı kaldırdığın o kısacık aralarda bize söylediğin şarkıları ne yazık ki hiçbir zaman unutmayacağız. Her ne kadar devletten milyonlarca insana iş verecek projelerine destek göremesen de en azından sahte cips üretebilme konusunda başarılı olma işlemini gerçekleştirme bazında kariyer yapacağına inanma eyleminde bulunuyoruz.

Ne olur popstara katılma. Hep böyle kal, kendini geliştirmeye de çalışma. Sen bizim Ajdarımızsın. Elveda derken sana;

Nane nane, nane nane…

                                                                                 

                                                              
 Eq-Burcu-Orhan



Sevgili Nisa Tekkaş,

            Seninle ilk olarak Fen Lisesinde, belalı 9-C sınıfında tanıştım. 2 yıl seninle aynı sınıfta okuduk. Seni ilk tanımaya başladığımda acayip inek bir tip olduğunu anladım. 9-C sınıfındaki tek rakibin Büşraydı. Lise 2’de samimiyetimiz daha da arttı. Birbirimize takılmaya, dalga geçmeye de başlamıştık. En çok hangi konuda dalga geçtiğimizi sen iyi bilirsin. Bu konudan fazla söz etmeyeceğim. Fakat lütfen bu işi artık hallet (mezuniyet gecesine kadar). Bu sene yaptığımız ihtilalle bütün kızları sınıftan göndermeye çalıştık, tam olmadı. Keşke sen gitmeseydin, sınıfta canımız çok sıkılıyor. Çok çalıştığın için iyi bir üniversiteyi kazanacağını umuyorum. Kendine iyi bak.

                                                                                              

                                                                                                                                                              
İlkan
 


Lise 1’de sınıflar oluşturulduğunda 9-C’ye düşmüştüm. 9-C’nin daha ilk dersiydi, herkes birbirine alışmaya çalışıyor. Derken bir anda sınıfın huzuru bozuldu ve sınıfa giren bir kız (Nisa) konuşmaya başladı. Yok mu bizimle sınıf değiştirecek delikanlı Anlaşılan damarından girmek istiyordu ve nitekim birilerinin damarına girdi ve iki gönüllü ile sınıfları değiştirdiler. Ben ta o zaman bu kız ne kadar geveze ki la, biz bununla aynı sınıfta mı okuyacağız. Bu okul bitmez demiştim ama yanılmışım. Günler geçtikçe daha iyi biri olduğunu anladım ve ayrıca ilk başta niye öyle düşündüğümü de anladım, biraz çok konuşuyordu. Tabi hayat tecrübemiz fazla değildi insanları ilk bakışta tanıyamıyorduk ama artık biliyorum ki çok konuşan adamdan korkmayacaksın, hiç konuşmayandan korkacaksın. Nisa’yla da konuştukça ona biraz daha ısındım ve eski düşüncelerim çok kısa sürede değişiverdi. Şunu da belirteyim ki Nisa, çok hoşgörülü ve sabırlı biri. Bunu nerden anlıyoruz bunu şurdan anlıyoruz, bir yazılıdan sonra bir arkadaşının hocaya gidip Nisa bu notu beklemiyordu deyip notunu düşürmesine rağmen ona karşı da hep iyi davrandı. Nisa’nın böyle örnek gösterilecek davranışı çok, bunlar bir anda aklıma gelenlerdi. Ben şuna da inanıyorum ki Nisa, ileride memleketine ve vatanına çok faydalı biri olacak. Yolun Malatya’ya düşerse aramayı unutma. Düşmese de aramayı unutma. İnşallah hep böyle hoşgörülü, çalışkan ve konuşkan kalırsın. Yalnız fazla da boş konuşma. Umarım her şey gönlünce olur.

                                                                                 

                                                                                 

                                                                             
Furkan Boztaş
 


Çocuksu, cadı, ince sesli, inek gibi birkaç özelliği dışında bu seneye kadar hiç tanımadığım biri. Şimdi en yakın komşumuz. İki insan ancak bu kadar sık kavga edebilir. Başka söylenecek ne var ki?

Ortalama günde iki kavgamız olur. Ama ard arda 2 gün küs durduğumuzu hatırlamıyorum. Bunda önemsiz şeylerden kavga etmemizin rolü büyük. Genelde trip ve yanlış anlamadan dolayı kavga ederiz ki yanlış anlayan genelde ben olurum. Tavsiyem imalardan ve gereksiz triplerden kaçınman. Bunun dışında hiçbir sorunumuz yok ve çok sevdiğim hatta özleyeceğim bir arkadaşım.

Her şey eninde sonunda özüne döner. Esasdan özdür. Sen bakma onlara çocuksu kal. Saf, temiz kalpli, doğru sözlü içi dışı bir. İnsanın özü çocukluğu ve sen bunu bozmamış nadir sonlardansın.

Yüksek hedeflerini daha da yüksek tut. Bu azim ve çalışmasıyla başaramayacağın bir şey göremiyorum.

Hayırda daim ol sevgili arkadaşım.

                                                          

                                                                                 
Hasan Arı
 


Bir temmuz gecesiydi. Ama bu gece çok aydınlık geçecekti. İki tane nur topu gibi bebek dünyaya gözlerini açtı. Aralarında yüzlerce km vardı ama elbet bir gün bu ikizler kavuşacaktı. Birbirine işte o gün lise 2’nin ilk günü idi.

Aynı sınıfa düşmüştük onuinla. İlk tanıştığım kız arkadaşımdı bu okulda hissetmiştim aramızdaki bağı. Ayrıldı sınıflarımız sonra ve o sene pek tanıyamadık birbirimizi ikinci sene geldi düştük mü aynı sınıfa öğrendik sonra ikiz olduğumuzu. Anladım bu bağın nedenini. İkizdik sonuçta, her ne kadar benzemesek de gerçekten öyleydi. Hiçbir şekilde benzemiyorduk. Ama bu engel olmadı ikizliğimize.

Gerçekten bir kardeş gibi sevdim onu, bir ikizim gibi. İkizlik duygusunu da tattırdı bana sonunda Neyse öğrendiğimizde ikiz olduğumuzu, bir iddiaya girdik hemen. Kim önce kutlayacaktı doğum gününü işin ucuna da formalite icabı bir yemek koyduk. Kim kazanacaktı acaba, yemek falan bahaneydi kim daha çok seviyordu diğerini. Kim olacak tabi ki bendim. Saatler 00.00’ı gösterir göstermez aradım onu. Utandı o, sevindi biraz da. Eh geldik, son yılımıza ayrıldı sınıflarımız tekrar. Sınıftan çok ÖSS ayırdı bizi ama biz zaten hep beraber hissettik birbirimizi. Ha şu formalite yemeği de yedim tabii. Zorda olsa.

Ama gerçekten her şey bir yana çok iyi vakit geçirdim onunla. İnsanın ikizi olması çok güzelmiş her ne kadar benzemeseler de.

Neyse İKİZ, sen çok iyi biriydin. Benden de iyiydin (abarttım mı?) hayatında hep iyi, güzel ve mutlu geçsin. Gönlünce yaşa (senin gönlünde ne olduğunu bilemedim hiç ama) başarılarını devam ettir, bir İKİZ’in olduğunu unutma…

Not: dünyada ayrılan tek ikizler bizmiyiz acaba? Biz de ayrılmayız umarım.

                                                          

                                                                                                                                  
İKİZ’in