Onbir C sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

78 NURAY KIVANÇ


Memleket: Elbistan / K.Maraş
Cep Tel: 
0536 360 89 58
Ev Tel: 
0344 413 98 69
Ev Adresi: 
Ceyhan mah. Emek sitesi A blok no: 1


 


Hani Hatice teyzenin bir sözü var ya seninle kader birliği yaptık biz. Kaprislerimizle, kavgalarımızla, tartışmalarımızla kabullendik birbirimizi. Mutluluklarımızı, hayallerimizi, hastalıklarımızı paylaştık. Bazen birlikte ağladık, bazen birbirimizi ağlattık. 3 yıllığına birbirimizin ailesi olduk, hayatımızı paylaştık.

Her şe için, en önemlisi dostum olduğun için teşekkürler.

“Dostluk iki vücutta yaşayan bir ruh, iki ruhta yaşayan bir vücuttur”

Bu söz bizim için. Dostum, kal, beyaz önlüğün olsun, mutlu ol!

                                                                                 
Sarı


2 yıl boyunca bana ablalık ettin, kahrımı çektin. Evle aram kötü olduğunda telefon açıp da konuştuğun zamanları ya da bana atmak istediğin bir mesajı yanlışlıkla anneme gönderip başımı derde sokmalarını hatırlıyorsundur umarım.

18 doğum günümde o buz gibi havada yanında olabildiğim için çok mutluyu. Her ne kadar hediyeni hala almamış olsam da J kimi zaman sana ne kadar değer verdiğimi soruyordun ya hani. Eğer değer vermiyor olsam triplerine kaprislerine ve kıskançlığına katlanmazdım.

O güzel sesine en çok katlananlardan biride bendim. Yanında otururken sınıfta espri yapılmaması için içimden nasıl dua ettiğimi bir bilsen. Ama nafile 11-C’de esprisiz geçen ders olmuyor ki. En sevdiğin şarkıda Nev diyo ya hani çıkar gelir pişmanlıkları.

Bende seni üzdüğüm zamanlar için çok pişmanım nedense bana hiç dayanamıyordun. Her seferinde gönlünü alıyordum yani!.. Birde hep söylediğin şarkı var ya. Sonunda oldu işte. Yani vakti geldi ayrılığın ne yapsak boş!!!

Beni unutacağını sanmıyorum o kadar yaşanandan sonra kendine çook dikkat et.

Görüşürüz!

                                                                                 
Ahmet Güler


Yıl 2003 (Barış Manço’da 2023’ü seçmiş bunda bir hayır vardı)

Nuray Kıvanç ile lise yıllığını okuyor ve o şen kahkahası yine her yeri inletiyor. Birden kapı açılıyor içeriye hemşire bayanlardan biri girip yavaş olun doktor hanım hastaneyi inlettiniz diyor.

Nuray hanımdan bir kahkaha daha “Burada da aynen öyle yazıyordu” deyip Esin Örsçelik’i hatırlatıyor.





Lise 1’de başlayan dostluğumuzu bu zamana kadar fazla yaralamadan getirdik. Bile 2’de her ne kadar ömrümü yesen de olsun. Arkadaşlık hatırına katlanacağız. Bunun yanında o hiç kapanmayan iştahını unutmayacağım. Anılarımda şiirin bir canavar olara kalacaksın. Bağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ömür geçirmen dileğiyle.

                                                                      
Emre Farımaz


Okulun en çok tanınan kişiliklerinden biriydi Nuray. Onu lise 1’de tanıma şansına sahip oldum. Kısa bir birliktelik ve yollar ayrıldı. O kadar da acıklı değil merak etmeyin. Sınıflarımız yan yana çoğu zaman kendisi olmasa da sesi bizimle. Olsun sesi güzel en azından. Şaka bir yana ben çok şeyler borçluyum Nuray’a. Sıcak, samimi dostluğu eski okulumdan ayrılmanın burukluğunu dindirmeye yetmişti. Çoğu zaman gülücükleri belki kahkahaları ile tanımışınızdır. Ama dostlarını dinleyen, yol gösteren tavsiyeler veren ayrı bir tarafı da var. Ben genelde onun bu haliyle muhatap oldum. Canımı sıkan bir şey oldu mu hemen yanımda biterdi. Bu okula bağlanmamı sağlayan iki isimden biriydi. Nuray o olmasaydı bu kadar sevemezdim bu okulu.

Dertlerini sıkıntılarını rahatça açabildiğim bir rehber, bir psikolojik danışmandı Nuray.

Nuray, hakkını helal eyle yüzünün nuru dolunaydan daha parlak olsun. Bana kardeşten daha yakınsın. Sana ve dostluğuna çok şey borçluyum.

Bir ömür boyu mesut ol! Yüzündeki gülücükler kaybolmasın.

                                                                                 
Ömer Salih Akar


Nuray! Bu isim artık aklımda birçok anlama geliyor. Mesela iyi günde de yanımda kötü günde de! Bizim de Nuray’la arkadaşlığımız 8.yılına girecek. Bur türlü kurtulamadım bu başıma gelen en tatlı beladan… Allah yazdıysa bozsun Nuray’la farklı bir okula gitmeyi. Biz birbirimize o kadar alıştık ki artık abi, kardeş gibiyiz sanki. Onun yokluğunu hangi koşul olursa olsun. Hemen fark ederim. Ortaokuldan beri aynı sınıfta arkalı önlü oturuyorduk ki ben geçen sene bir talihsizlik eseri sınıfımı değiştirdim ve Nuray’la benim sınıf içi saltanatımız sona erdi. Kendisi çok özleyeceğim…Umarım o da aynı şeyleri benim için düşünüyordur.

SENİ UNUTMAYACAĞIM!

                                                                                 
Furkan Savaş


3 yıldan beri benden daha zayıf olabilmek için elinden geleni yapan, elinden geldiği kadar az yemek yemeye çalışan Nuray’ın bu konuda başarılı olamadığı tüm SFL otoriteleri tarafında benimsenmiştir. Buna sebep olarak babasının KUYUMCU, annesinin DÖVİZCİ olması gösterilebilir. Ee Nuray ne yana söyleyeyim berim de bu kadar param olsaydı bende en az senin kadar şişman olurdumJ

3 yıl boyunca genel anlamda analaşabildik mi, anlaşamadık mı, aramız iyimiydi, kötümüydü tam olarak kestiremiyorum ama inşallah hakkımda pek fazla kötü düşüncen yoktur.

Hayatın boyunca her zaman yanında yiyecek bir şeylerin bulunmaması dileğiyle…

                                                                                             
Gazihan


Birkaç gram fazlanla ve hep yüksek çıkan sesinle kendinden söz ettirmeyi başaran birisin.

Okulumuzdaki Elbistan’lı yoğunlunu en çok artıran sensin herhalde.

3 sene içinde seninle birçok anımız oldu. Lise 1’de beni inek ve seme olarak değerlendirdiğin için seni pek sevmiyordum. Ancak aynı sınıfa düşünce buzlar eridi. 2. ve 3.sınıfta seninle çok dalga geçtik. Bunun için bütün kıvanç ailesinden af diliyoruz J

inşallah ÖSS de denemelerindeki başarını biraz daha artırır ve istediğin yere gidersin.

İleride Kıvanç hastanesinde tedavi olduğumda beni sarı jipinle bırakman dileklerimle…

Not: iddialarımızı ve anlaşmamızı unutma.

                                                                                 
Meriç


Sevgili arkadaşım Nuray;

Seninle acı tatlı günlerimiz oldu. Gerçi sen seni hep kaba, ayı birisi olarak düşündüğün için, herhalde ufak şakalarım sana ağır geliyordu. Yani bence suç sende, içimdeki kibar nazik(!) Emrah’ı çıkartmayı başaramadın. Ya da beni yanlış tanıdın. Neyse sana bir şey olmasın gerisini boş ver. Umarım ilerde aynı hastanede olunca beni daha iyi tanırsın. Patronum olursun ama sadece kağıt üzerinde başarılarımla herkesi etkileyeceğim ve senden daha kariyerli olacağım.

Hadi görüşürüz.

                                                                                 
Emrah Gülyaşar


Seni ilk olarak 98 yılında tanıdım. Belki daha öncesi de vardı ama ben pek hatırlamıyorum. Gerçi o zamanlar bu kadar dikkat çekici değildin. Belki uzak olmamızdan belki de zayıf olmandan!... ama bu okula geldikten sonra seni daha iyi tanıdım ve anladım.

Birlikte geçirdiğimiz 24 saatler ve unutulmaz 210. geçen günler .izi daha da samimileştirdi ne kadar odaları ayırsakta.

Ben seni tanımaktan çok memnunum. İlerde bir tanıdığım meslektaşım garanti. Artık sırtımız yere gelmez!!!

Bu arada sana bir tavsiyede bulunmadan geçemeyeceğim. Telefonda söylediklerini sadece karşı tarafın duyması yeterli. Bütün pansiyon duymasa da olur J

                                                                                             
Ceren


SFL’de sonradan tanıyıp sıkı arkadaş olduğum nadir insanlardan biridin Nuray.

Kendisinin adını lise 1’de çok duyardım. Aman ne havalı,gösteriş meraklısı bir kız diye yorumlardım.

Gelin görün ki lise 2’de aynı sınıfa düştük. İlk izlenimim hiç iyi değildi. O  detone kulaklara, yüksek tahrip veren sesine rağmen dolanıp duruyordu sınıfta.

Kendisiyle derslerde karşılıklı olarak çok atışmışızdır. Ancak hep sonunda barış kazanmıştır.

O abartılı gülüşü, Nuray’ı Nuray yapan en önemli özelliğidir. Okuldan ayrılırken o sesini ve gülüşünü özleyeceğime eminim. Nuray J

Kendileri çok popülerdir bu okulda. Ancak sınıfın enlerinde EN SOSYAL seçilmesi beni üzdü.:)

Benim yaptığım onca kötülüğü katlanıp, benimle hala barışık olduğun için çok çok minnettarım.

SFL’den sonra bağlarımızı koparmamak ümidiyle…

                                                                                 
Onur Demir


Bir çok insan çok tatlı olunca ve çok da sevilince senin gibi birçok arkadaşı oluyor. Herkes senin hakkında çok şey yazmıştır ama benim gözümdeki Nuray belki senin ilgini çeker.

Gerçekten iyi insan denilince aklıma artık sen geliyorsun. Bazen düşünüyorum bir insan bu kadar iyi olabilir mi? Diye. Demek ki olabiliyormuş. Hiçbir insanın senin kara arkadaşlarını sevebileceğini düşünmüyorum açıkçası. Böyle olunca da senle arkadaş olmak çok hoşuma gidiyor.

Tanıdığım en rahat insanlardan birisin. Tabi para bol olunca da insan rahat oluyor. Neyse bugüne kadar senin hakkında en çok şunu merak ettim. Acaba okul takımının pasörü olabilmeyi nasıl başardın. Ben olsaydım seni takıma yaklaştırmazdım.

Burada bitirmek istiyorum. Yani  Nuray anlatmakla biter mi? Sesinin biraz ileride karşılaşırız…..

                                                                                             
Gökhan Y.


Biliyorsun ki seninle lise 2’de tanıştık ve ilk muhabbetimiz pek de iç açıcı değildi doğrusu. Senin beni pek tanımadan başkaları ile olan konuşmalarımdan dolayı, gereksiz bir yerde haksız bir eleştiride bulunman benim sinirlerimi bozmuştu ve ufak bir tartışmayla başladı muhabbet. Zaten o olaydan sonra da uzun bir süre yıldızımız barışmadı.

Daha sonraları seni daha iyi tanıdığımda aslında o kadar da kötü biri olmadığını fark ettim ilk izlenimlerim biraz cırtlak, toparlakça, can sıkmayı çok iyi bilen bir kızdı. Ancak seninle ilgili düşüncelerim zamanla değişti. Tabii ki ses tellerindeki büyük problem yadsınamaz bir gerçek ama yine de iyi kızsın. En sevdiğim yanın özünün sözünün bir almış. Ne düşünüyorsan onu söylüyorsun. Bazen bu konuda biraz erken davranıyorsun o kadarı da olur herhalde.

İnşallah Allah gönlüne göre verir de doktor olursun. Sonra Allah korusun doktorlar dilinden nasıl kurtulur.

                                                                                             
Buğra


Seninle lise 1’de aynı sınıfta değildik ama senin özelliklerin ki özellikle çenen tüm sınıfı çalkalıyordu. Lise 2’de si en istemediğim şey olmuş. Seninle aynı sınıfa düşmüştüm. İlk başlarda beni yersin diye seninle arkadaşlık kurmaya korkmuştum. Ama zamanla çoğu görüşümde yanılmıştım. Çünkü sen arkadaş canlısı, yardımsever ve birçok ili huyu bünyesinde toplamıştın. Ama çene hususundaki mevzuda yanılmadığımı gördüm. İnşallah vidası biraz gevşek olan çenen koca dayağı ile kapanmaz.

Her zaman hayal ettiğin tipi kazanman  dileğiyle.

                                                                      
Berkan


          
O bir…….şirin

O bir……çatlak

O bir……sosyete

O bir……dobra

İşte karşımızda yüksek desibel sesiyle ve ondan da yüksek kahkahalarıyla Nuray Kıvanç. Nuray şaşıyoruz valla okul ve yurttaki camlar sara nasıl dayanıyor? Zavallıcıklar tir tir titriyor, lakin daha çatlamadılar.

Biz Nuray’ı E.A.L’den tanırız. Orda da böyleydi. Yani hiç beklemeyin, bu kız kanser ilacı bulsa da böyle olur, değişmez. Değişmesin zaten, böyle etrafına neşe saçıyor. Öyle bir ışık var ki Nuray’da yani İstanbul sosyetesine girse, oradaki herkesle de yine tanışır, hatta hepsinin sırlarını öğrenip, paparazzilere satabilir. Bu ışığın sana tüm hayatına çok yarar sağlıyor. Doğanda var, böyle doğalsın hep böyle kal.

Nuray lise 1’deyken haftada bir gözlüğünü kırardı. (üstüne kitap atılması, yere düşmesi, hatta fırlatılması vb nedenlerle) neyse şimdi kullanmıyor gözlüğünü, bizim içimize dert oldu ya…

Seninle yurt yaşamı bir başka güzeldi. Tüm sıcaklığın, içtenliğin için seni çok çok öpüyoruz. Her şey istediğin gibi olsun.

Not: Hastane projesini unutma, ben çizeceğim (ece)

Sağlıcakla kal

                                                                      
Sercen – Ece Eren


Nuray bunun yıllığın için 2. yazım olduğunu söylemem de bir sakınca yoktur umarım. 2 sayfalık ilk yazımı benimle ilgili arşivine aktardın, ama yıllığa koymak istemedin. Çünkü her şeyi, tüm açıkılığıyla yazmıştım. Başka bir deyişle gerçeklerin bilinmesini istemedin J

Kendimi biraz zorlayıp seninle ilgili güzel şeyler yazmaya çalışacağım. Öncelikle şunu söyleyeyim sesin çok güzel. Ama nedense sınıfta fazla şarkı söylemek istemiyorsun. Sebebi neyse bu düşüncenden vazgeçmelisin bence. İlerde iyi bir ses sanatçısı (!) olur senden.

İçinde, devamlı insanlara yardım etme isteği var. Bana olan yardımlarından dolayı çok teşekkür ederim. Sen olmasan lise 3’deki yazılılarda ne yapacaktım kim bilir (!)

Ailenin sahip olduğu mali varlığı söylememek olmaz kantinden ısmarladıkların (!) için tekrar tekrar teşekkür ederim.

Lise 3 boyunca sıra arkadaşın olarak benim, seni sıradan kaldırma biçimimi eleştirdin, çok kabaymışım. Ama herkes senin sorunlarını kaba kuvvetle çözmeye çalıştığını biliyor. Üzgünüm söylemeden geçemedim J

O kadar çabalamama rağmen ancak bu kadar iyi yazabildim J

SFL’den sonraki hayatında başarılar dilerim…

                                                                      
Nedim


Doktor Nuray’a

İtiraf, itiraf, itiraf… Seni ilk gördüğüm zaman (okula yeni geldiğimizde) konuşman, hareketlerin, duruşun bunlar bana itici gelmiş ve içimden şöyle geçirmiştim. Ben bu okulda anlaşamazsam bu kızla anlaşamam. Ama yanılmışım aslında hiç de dışarıdan göründüğün gibi değilsin. Neyse ki önyargıyla yaklaşıp seni gerçekten tanımama engel olmadım. Eğer böyle olsaydı eminim pişman olurdum. Bana gösterdiğin yakınlık, samimiyet, hissettiğin duygular, düşüncelerin benim bu pişmanlığı tatmama yardımcı oldu. Teşekkür ederim bana bunları verdiğin ve bazı olaylara olumlu yönden bakmayı gösterdiğin için.

                                                                      
Merve Güler


Nuray, bu okulda hemen herkesle muhabbet kuran sayılı insanlardandır. Sanırız bunu sıcakkanlı ve neşeli oluşuna borçludur. Öyle ki hiçbir şeyi kafasına takmaz ve kendisiyle bile dalga geçmeyi becerir. Gerçekten mutlu olduğu günlerde bütün okul bundan haberdardır. Engel tanımayan sesi duvarları aşarak kulaklarımızda çınlarJ biz katlanmaya razıyız; umarız bu neşesi daimi olur. Çünkü bu ona çok yakışıyor. HOŞCAKAL!

                                                          
İlkay- Merve-Müge- Fatma


SFL maceramızın yeni başladığı o günlerden, bitmek üzere olduğu şu günlere kadar magazin bültenlerinin gündeminden hiç düşmedi Nuray. (iyi ki düşmemiş Sivas’a yazık olurdu) İlk kez başkanlığımız sırasında tanıştım kendisini. O olmasaydı idareyi yemekler konusunda bu kadar sıkıştırabilecek başka birini bulmak çok zor olurdu. Sakın Nuray’ın marifetlerini bunlardan ibaret zannetmeyin. Bunlar buz dağının su üzerindeki kısmı. Asıl cevher içeride tertemiz ve saf yüreğinde yani. Bunu ancak son sınıfta onu biraz daha tanıdıktan sonra anladım. Korktuğum şu, böyle temiz ve saf bir yüreğin kötülüğe uğraması ama dilediğim ve inandığım şey hayatına hakim olsun. Kaderin adında saklıdır inşallah. NUR’lu ve AY ışığı gibi berrak bir ömür temennisiyle.

                                                                      
Halil İbo


Nuray her ne kadar senin sesli konuşmandan yakınsalar da ben çok seviyorum. Bence o seni Nuray yapan en önemli özelliklerden bir tanesi. Her ne kadar beni çok iyi tanıdığını söylesen de ben senin beni nasıl tanıdığını biliyorum. Ve inan öyle değilim. Çünkü düşüncelerimi çok fazla somutluyorsun ayrıca damdan düşenin halinden ancak damdan düşen anlarmış ve ben benim düştüğüm damlardan düşmedin. Belki daha yüksek belki daha alçaktı ama kesinlikle aynıları değildi. Bana her zaman iyi niyetle yaklaştın. İnan bana seni seviyorum. Belki bunu gösterecek pek zaman bulamadım ama bu konuda kuşkunun olmasını istemiyorum.

Meslektaşıma sonsuz başarılar (hayali bile güzel)

                                                                                 
Hatice Yıldırım


Elbistan’ın sosyal yaşantısına ayak uyduramayan Nuray daha az sosyal bir yer olan SFL’ye gelmiştir. Burada da aşırı sosyal kaçmıştır. Umarım ileride kendine göre bir şehir bulursun kendine Nuray. Gelir gelmez Nuray voleybolun kalbinin attığı isim olmuştur. Kısa sürede voleybolun dişi O’neal’ı lakabıyla anılmaya başlanmıştır. Ne yazık ki çıtkırıldım kızımız Nuray maçlardan önce Burcu ile çarpışması sonucu sakatlanmıştır. Doktor ise en az 6 ay sahalardan uzak kalması gerektiğini söylemiştir. Bu olmadan Nuray’dan çok antrenör Cihan hoca etkilenmiştir. Sırma saç lakabıyla anılan Cihan hocanın bir hafta içinde saçları dökülmüştür. Bunun üzerine Cihan hoca şiir yazmaya başlamıştır. Kapanmaz yarayım, gece gündüz kanarım, göz göre göre yandı yıllarım. SFL’de açan gonca gül olmadan kırıldı. Senin eserin bu yorun yıllarım….Böylece Nuray’ın voleybol defteri kapanmış oldu. Bunun üzerine Nuray, Erdoğan hocanın sağ kolu olmaya karar verdi. İşte herkes zorla tiyatroya götürmeye başladı. Bu hareketleriyle. Erdoğan hocanın beğenisini kazandı. Bu arada fark etti ki SFL iflasın eşiğindeydi ve ona yardım etmek gerekiyordu. Okula bağış üstüne bağış yapmaya başladı. Okulda bağışta bulunanlar listesinin ilk beşinde Nuray ve ailesi bulunmuştu. Fakat lise üçe gelmenin rahatlığı Nuray’ı biraz da olsun etkilemiştir. Sınıfı Agora meyhanesine çevirmiştir. Nuray hep gülmen dileğiyle Hoşcakal.

                                                                                 
İhsan Kıral


Bir çocuk yok yok uymadı, olgun bir hanımefendi yok bu da olmadı cadının biri ya bu da fazla cıvık oldu. Ben vazgeçtim. Nuray’ı tarif edecek bir kelime yok. Aslında onun için bir şeyler yazmakta ayıp. Zaten kısa kesicem. Nuraycım valla sen olmasan şu koca okulda sohbet ederken bir konu bulmak çok zor olacaktı. Seninle hiç aynı sınıfta bulunmadık. Ama kader ağlarını nasıl ördü hala çözemedim. Ya Nuray biz seninle nasıl samimi olduk? Ama kadere yine de teşekkür ediyorum. Senin gibi bir sırdaş ölsem bulamam sanırım. Ya Nuray senle aynı yerde tıp okuyalım yoksa seni özlicem herhalde. Anı yazmadım. Bir başlarsam bitiremem diye korktum. Beni affet (eğer kırdıysam) sesin iyi onun için yolun açık olsun diyorum.

Hadi eyvellah!...

                                                                                 
Halil Kul


SFL’ye geldiğim ilk gün kim ya bu kız şeklinde olmuştu ilk tepkim. Lise 1’de bana olabildiğince itici gelmiştin. Ya ilk sene sadece matematik yazılısında koridorda karşılaşıp kopya çektiğimizi hatırlıyorum J

Seni lise 2’de çok daha iyi tanıdım. Yani seni lise 2’de keşfettim. Tahmin ettiğim Nuray değildin. Çok cana yakın, o kadar iyiydin ki bana ilk izlenimlerimin sadece saçmalık olduğunu gösterdin. Öyle bir gülüşün var ki bazen çok hoşuma gidiyor bazen de sinir bozuyor ortası yok yani J

SFL’de tanıdığım en ilginç kızsın. Herkesin samimi olmak, oturup konuşmak gibi isteyeceği birisin. İkinci sınıfta az gezmedik, senenin ortasında ortak bir yanımız vardı. Hani platonik cinsinden J ama lise 2’de bitti hepsi yok oldu…

Lise 3’de sana acayip sinir olduğumu söylemek isterim. Senenin başında o kadar itici geldin ki bana. Benim hakkımda konuştuğunu, yaptığın her şeyi öğrenmek dahi istemedim! Hatta yedi kat yerin dibine girsem hakkım Nuray’a helal değil dediğim günleri hatırlıyorum. Ama hepsi geride kaldı. Bizler iyi günlerin hatırına kötü günleri unutmasını biliriz di mi Nuray?

Birkaç ay sonra bu okuldan mezun olup giderken aklımda ne olacak biliyor musun? Her şeye rağmen benim için çok değerlisin, benim için çok önemlisin diye düşünmeyle yetinmeyip sana çok daha detaylı bir mektup vereceğim…

Ömür boyu mutlu olmak için ne gerekiyorsa yap, doktor olduğun, lisansını eline aldığın gün beni aramayı unutma, ikinci sınıftaki o harika Nuray’la ömür boyu görüşmek isterim. Kendine iyi bak deli kız…

                                                                                 
Alperen Coşkun


Nuray’ıma

Pansiyonda yüksek sesle bir kahkaha mı koptu ya da yüksek sesle konuşan mı var? Ardında pansiyondaki herhangi birinden (uyarı mahiyetinde) hayatından  bezmiş bir şekilde şu ses duyulur.

- Nuraaaaayyy

Tabi Nuray susar mı susmaz mı bu uyarılardan sonra o, onun insifiyatine kalmış bir şey.

Nuray bağırmadan konuşacağına Ahmet söz vermiştir ama tutamamıştır. Bu olay ikisinde de derin yaralar bırakmıştır. Nuray 20 kilo Ahmet hoca ise 3 kilo vermiştir üzüntülerinden. Ahmet hoca bu yüzden Nuray’a artık Ustura Kemal diye hitap etmektedir.!

Nuray’ım zor günlerimde yanımda olan nadir sırdaşlarımdan birisin, senin mutlu olman, benim için çok önemli, dostluğun, sırdaşlığın ve (öğretmen Aycell’in) için çok TEŞEKKÜRLER





Nuraycım,

Bu okula ilk geldim geleli seni hep kendime çok yakın hissettim. Ama farkındayım ki, sana duyduğum sevgiyi sana çok fazla hissettiremedim.

“Doktor Nuray hamın, ne zaman aklınıza eserse, Sivas’taki evinize uğrayıp, ailenizi ziyaret ediniz. Belki hastalardır, ya da sizi özlemişlerdir”

Bütün ideallerine ulaşman dileğiyle.

                                                                                 
Ayça


Sevgili Nuray, ilk tanışmamızı hatırlıyorum da beni sevmeye çalışmıştın. Hatırladıkça gülmekten kırılıyorum. Şimdi biraz büyüdüm, herhalde sevilecek yaşı geçmişim ama neyse…senin cana yakınlığın, hemşehri sevgin ve açık sözün beni her zaman duygulandırmıştır. Seni her zaman saygıyla hatırlayacağım.

Umutlarını yakalaman dileğiyle….

                             
Mustafa Eren


Direkt olaya giriyorum. Lise 2.ayda bir gündü. Otobüste karşılaşmış konuşmaya başlamıştık. Epey bir konuştuktan sonra uzun süredir tasarladığın şeyi yapmaya karar verdim. Artık söylemeliydim üç senedir ona karşı hissettiğim duyguları.

            -biraz konuşalım Nuray ? dedim.

            -Tabii ne konuda

            -şey ıhm şey ben sana bir şey söylemeyi istiyorum ama kızar mısın bilmiyorum

            -yo niye kızayım söyle ya

Ben korkudan mı, yaptığımın doğru olup olmadığını bilmediğimden mi söylemekten vazgeçmeyi bile düşünüyordum o ise sanki çok güzel şeyler söylemekmişim gibi gözlerinde mutluluk kıvılcımları ısrar ediyordu.

            -Ya ben üç senidir “Kızmıycan di mi??

            -Söz valla kızmıycam söyle hadi

            -Hani ilk tanıştığımız gün var ya ondan beri işte

            -Hı tamam

            -yani Nuray ben o günden beri

            -O günden beni ben ben ben

            -ben…ben senden nefret ediyorum ama gerçekten bunu yapmak istemiyorum.

            -Aaaa hayır. Cidden mi ben, ben farklı bir şey söyleyeceğini düşünmüştüm. Ya neyse..

işte bende Nuray. Aslında hiçbir sorun yok. Sadece onun dominantlığı yüzünden ben böyle düşünüyordum. Ama sonra fikrim değişti. Şimdi ayrılacağımız zaman ancak anlayabildim iyi biri olduğunu. Geç oldu ama bunu da başarı sayıyorum. İyi ki arkadaş olarak ayrılıyoruz di mi?

Tavsiyem: o şair ruhunu gizlediğin komando beresini çıkarman, mutluluk ve başarılar seninle olsun.

“En büyük doktora”

                                                                                 
Hasan Arı


Nuray benim hemşerim, her ne kadar önce Elbistanlı olduğunu öğrendimse de Darendeliymiş. Sonra Nuray gayet medeni bir insan olduğunu anladım. Fakat hala aklımda soru işaretleri vardı. Acaba Elbistan Termik Santrali çok mu gürültülü çalışıyor, ya da Elbistanlılarda duyma zorluğumu veya bağırma kolaylığımı var? Bu soruya diğer Elbistanlıları tanıyınca cevap verebildim. Böyle bir şey yoktu. Peki, Nuray’ı böyle olmaya sevk eden neydi? Acaba çocukluğunda bir şeyler olmuştu. Babası içinde okulumuzun finansörü diyorlar ne kadar doğru, bilemiyecem. Zaten orası beni ilgilendirmez, her ne kadar bir okulumuza katkıda bulunanlar arasında Kıvanç Beyin ismi olsa da. Benim aklımdaki en büyük soru ise, acaba bu okuldan ayrıldığımızda Nuray beni affedecek mi?

Die ile birlikte yaptığımız ince hesaplamalara göre, Nuray her sınav netlerini bir net yükseltirse 34.sınavda tıp fakültesini kazanabilir. Bizden bu kadar, Allah yardım etsin Nuray, zaten işin Allah’a kalmış. Umarım Allah yardım edecek ve tıp fakültesini kazanacaksın.

                                                                                 
Furkan Boztaş


Merhabalar Nuray;

Seninle tanışmam SFL’ye geldikten sonra oldu. Bu kadar aktif, bu kadar hareketli, bu kadar konuşkan biriyle ilk defa tanıştım.

Gerek konuşmalarınla, gerekse hareketlerinle, tavır ve davranışlarınla SFL’deki ilginç kişiliklerdensin ve uzun bir süre SFL’nin hafızasından silinmeyeceksin.

Lise 3’ün ikinci dönemi geçince ders çalışmaya olan tavrının değişmesi herkese için sevindirici bir durum oldu. İnşallah emeğinin karşılığını alırsın. İstediğin şeyleri elde edersin. Elbistan’da irtibatı koparmamak dileğiyle.

                                                                                 
İsa Gündoğmuş


Her sene sınıfların değişmesine rağmen bir türlü kurtulamadığım Nuray’la dostluğumuz lise 1’de başladı. (üç senedir aynı sınıfta olmaktan pek de şikayetçi değilim). Lise 1’de Nuray ve Elbistan grubunun sohbetlerine çok kulak misafiri oldum. Onlarda benim kahrımı çekip bir kere bile şikayetçi olmadılar. Nuray’ın bahsetmem gereken bir özelliği bonkörlüğü olsa gerek, arkadaşlarının bir isteğini iki etmezJ

Sevgili dostum inşallah istediğin gibi doktor olursun ve insanlara hayat verirsin. Bahtının da gönlüm kadar zengin olması dileklerimle.

                                                                      
Hakan Erarslan (uzun)