Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

90 ÖNDER DİNÇEL


Memleket: Turhal / Tokat
Cep Tel: 
0535 596 57 27
Ev Tel: 
0356 275 12 55
Ev Adresi: 
Müftü mah. Menekşe sok. No: 45
E-mail: 
onderdıncel2002@yahoo.com
 






 

Nasıl tanıştık tam hatırlamıyorum ama onu görür görmez içindeki sıcaklığı hissettiğimi hatırlıyorum. Lise 1’in ilk günleriydi, sınıflar değişmişti. Ben yeni sınıfıma girdim, bir yer (Furkan’ın yanı) boştu, oraya oturdum. İşte tam önümde oturuyordu o sevimli şeytan. Daha ilk gün başlamıştı şakalarına. Ama kısa sürede kaynaştık. Bize aynı sınıfta olmakta yetmedi. Aynı odayı paylaştık sonra iki yıl boyunca Nedim, Çağrı, O ve ben. Çok güzel günler geçirdik birlikte. Acayip sevimli olan Önder, adeta odamızın neşesi idi. Çok güldürdü bizi, bazen isteyerek, bazen de istemeden. Bir karar verdik Çağrı ve Nedim ile yazacaktık. Tüm komikliklerini ve bunu da kitap yapacaktık. Gerçekleştirebilseydik bunu çok para kazanacaktık. Bu olmadı ama onun neşesi hepimize yetiyordu.

Önder ile unutamayacağım iki şey daha vardı. Alışveriş yapmak ve kitapçıya girmek. Bıraksanız Önder’i ikisinden birine hiç sıkılmadan geçirir günlerini orada. Girerdik beraber bir kitapçıya, benim ısrarlarıma rağmen 3 saat kesinlikle geçerdi orada. Artık gezemiyoruz Önderle, çünkü o kadar vaktim yok. Bir anlamda da ÖSS nedendi buna.

Kitapçıda gezmek kadar kitap okumayı da çok severdi Önder. Geceleri ne zaman uyansam ışık açık. Önder’in elinde kitap hiç uykusuz harıl harıl okurdu kitabı. O zaman belki sinirlendik ama ben şimdi özlüyorum onu. Gerçekten çok sevdim onu, onu ve Turhal’ı Bir gidemedim Turhal’a ama halen kararsızım. New York’a mı gitsem, Turhal’a mı? Herhalde pek farkları yokmuş.

Birde hala anlayamadın Önder nereli yada nerede oturuyor? Tatilde giderdi Turhal’a ailesi Bitlis’deydi şimdi gidiyor Bilecik’e haydi ne diyelim.

Her şey bir yana senin gibi sevimli ve neşeli dostları bulurmuyum bir daha bilmiyorum ama arkadaşım olduğun için çok mutluyum. Gönlünce yaşamanı istiyorum, mutlu ol ve git şu Amerika’ya sonunda...

Umarım seni bir yazar olarak da görürüm, hoşcakalll...

Not: Şapka meselesini unutmadım haaa...!

 

 

 Nurdoğan Çıkı


 


Eğer bir gün biri size bir şey, atarsa hiç tereddüt etmeden gözleriniz Önder’i arasın. Onu görünce koşun, boğazına yapışın ve tüm insanlığın intikamını alın. Sınıfımıza bu son yılda gelip boş olan “Fato Önder” kadrosunu doldurmuş, her zaman en ilginç, pozları titizlikle yakalamayı başarmıştır. İnanmıyorsanız gidin Müge’ye sorun. Eminiz size çok hoş şeyler anlatacaktır. Önderden bahsedip de kızların ona olan yoğun ilgisini atlamak olmaz...O her gün sınıfa gelip “Yine biri bana aşık olmuş” demekten yorulmuş, fakat kızlar onun peşinden koşmaktan yorulmamıştır.

Son olarak ona bu yazıyı yazmaktan onur ve gurur duyduğumuzu belirtmeliyiz. Kendine iyi bak ve bize bahama’dan kartpostal yollamayı unutma!

                                                                      
Merve-Müge-İlkay-Fatma


Yoldaşım, sırdaşım, gardaşım

Herşeyimsin sen benim. Dövüşecek, dalaşacak biri araman, sen varsın herşeyi zaten biliyoruz aramızdaki. Söyleyemediğimiz zamanlarda gözlerimiz konuşuyor ne olsa. Başkaları bizi bilse ne bilmese ne

                                                                                 
Salih Akar


Önder kitaplara olan bağımlılık düzeyindeki düşkünlüğünle herkesin taktirini kazanmıştır. Bütün hafta sonunu kitapçılarda kütüphanelerde harcardı. Okulumuzda NLP kitapları serisini (hızlı okuma, daha hızlı okuma, çok daha hızlı okuma....) bitirmiş yegane isimdi. Ayrıca gece ikiye üçe kadar kitap okuyup bizi uykusuz bırakırdı. Bu kadar kitabın etkisiyle gerçek dünyadan kopup bir hayal dünyasında yaşamaya başlamıştı. Bunun etkisiyle bizim anlayamadığımız özlü sözler söylemeye de başlamıştır.

Özellikle masa tenisinde başarılı olan arkadaşıma hayalindeki gibi bir yaşam sürmesi ve bizi unutmaması dileğiyle.

                                                                                 
Çağrı Duru


Bir süre sonra dağılacağız. Bugün seninle aynı sınıfın havasını solurken bir yıl sonra aynı şehrin atmosferine bile uzak kalacağız. (kim bilir?) Yeni hayatlar başlayacak ve eminim başın beladan kurtulmayacak ama biliyorum ki sen zamanı bir armağan gibi düşüneceksin. Şeyh Galip’in dediği gibi ”...alemin özüsün sen; varlıkların gözbebeği olan insansın sen...” kendine bir hoşça bak, kendine hep hoşça bak...

                                                                                 
Esin Örsçelik


İhtiyacınız olmadığı sürece sevebileceğiniz ve yanında olmaktan mutluluk duyabileceğiniz bir “Kıpçak” sadece gıcıklığımı ve satıcılığını ifade eden bir kelime. Önderle çok özel ve güzel şeyler paylaştık. Anlamadığım bir şekilde kendime yakın hissettiklerimden. İlginç konuşmaları, dolma kalemleri, ÖF hocaya derin hayranlığı ve tenisteki başarısıyla aklımda kalacak. Bu arada tenisteki başarısının tesadüf olduğunu da eklemeden yapamayacağım. Kısa sürelide olsa tenis dersleri aldığım değerli hocamın aslında kabiliyetsizin biri olduğunu burdan tüm kamuoyuna duyurmak istiyorum.

Her şey bir yara açıkcası Önder özleyeceklerimden. Mutlaka ve mutlak “canım” diyerek yürekten sarılışını hatırlayacak hayırla yad edeceğim.

Allah bizimle beraberdir. Daha başarılı olup daha hayırlı işler yapman dileğiyle. Selamlar ve Dualar seninle olsun.

                                                                                 
Hasan Arı


Üstadım, seninle lise 2’nin ortalarında tanıştık. Tanışmamızdan sonra seni kendime çok yakın hissetmeye başlamıştım. Bunun nedeni de temiz kalpli ve sevecen biri olman olsa gerek. Annem seni gördüğünde ne kadar beyefendi bir çocuk demişti. Haklıydı, bence sen bu okuldaki en beyefendi kişisin.

Seninle ne aynı odayı ne de aynı sınıfı paylaşabildik. Birbirimizi gördükçe selam verip hal hatır sorduk. Ama bu bile bana yetmişti.

Üniversitede istediğin bölümü kazanman dileğiyle, görüşme ümidiyle hoşcakal

                                                                                 
Ahmet Yıldız


Çok sevdiğim arkadaşım Önder, seninle ilk olarak bu okulda tanıştım, ben etüt sınıfında yalnız başıma canım sıkılarak oturuyordum ki kapıdan bir ışık parladı. Önder gelmişti. Sonra yanıma geldin küçük bir tanışma merasiminden sonra Önder’in hala çok sevdiği konu olan bilgisayar ve oyunlar hakkında konuşmaya başladık. Daha sonra yapılan İngilizce sınavının ardından Önder’le aynı sınıfa düştük. Lise 1’de de maceramız olmuştu fakat asıl maceraları Lise 2’de yaşadık Önder’le çünkü bu sefer sıra arkadaşımdı. Önderciğim kusura bakma bana hiçbir zaman yukarıdan bakmak istemedim ama ne yapayım boyum uzun J şaka maka sende iyi boy attın son zamanlarda (!) Hadi yine iyisin.

Her ne kadar son sınıfta ayrı sınıfa düştüysek de arkadaşlığımız son ulaşabileceği güzellikle devam ediyor...Ve inşallah da sonsuza kadar böyle devam eder.

Seni unutmayacağım.

                                                                                             
Furkan Savaş


      
Dağ tepesinde bir çam olamazsan

            Vadide bir çalı ol

            Fakat orada ki en yi küçük çalı

            Sen olmalısın.

            Çalı olamazsan bir ot parçası ol

            Bir yola neşe ver

            Bir misk çiçeği olamazsan bir saz ol

            Fakat gölün içindeki en canlı saz

            Sen olmalısın       

            Kazanmak yada kaybetmek ölçü

            İle değil

            Sen her neysen

            EN İYİSİ OL!

                                               Douglas Malloch

            VE HEP MUTLU OL!

                                              
Meltem


SFL’de en yakından tanıdığım arkadaşlarımdan biride Önderdir. Onu 7 yıldır tanıyorum. Artık her türlü hareketini önceden kestirmek mümkün.

Önder benim için her zaman iyi bir maddi kaynak olmuştur. Kulaklık, pil, kitap vb. araç gereçlerini çok kullandım. Borç verdiğimin 2-3 mislini aldım. Bu birazda onun kafasının dağınık olmasından kaynaklanıyor.

Onun düşüncelerini çözümlemek hiç kolay olmadı. Kişisel gelişime olan ilgisi onun gelişimine gerçektende katkıda bulundu. Onun sayesinde (daha doğrusu aldığı kitaplar sayesinde) bende bayağı bir şey öğrendim. Eskiden bilgisayarla çok haşır neşir biri sanıyordum ama bu okula geldiğimizde onun edebiyata daha meraklı olduğunu gördüm. Bu konuda Sivas’ta çevre yaptığını da söyleyebilirim.

Önder ile yazacak çok anı var. Bir gün odaya girdiğimizde onu yerde hareketsiz yatarken bulduk. Bir 20 dk konuşmadan başını tuttu. Biz ne olduğuyla ilgili senaryolar uydurmaya başladık. Sonradan anladık ki bu büyük bir hızla odaya girmiş hemen kapının önünde bulunan sandalyeye takılarak 2 metre uçmuş ve en sonunda ranzanın köşesine kafasını vurarak durmuştu. O anki hali görülmeye değerdi gerçekten.

Ailesini de çok yakından tanıdığım bu 2 senelik oda arkadaşıma SFL’den sonraki hayatında başarılar diliyorum.

                                                                                  
Nedim


Önder, şeker erkek Candy’ye olan benzerliği yüzünden medyanın peşinde çok koşturduğu ancak SFL’nin sıcak ortamından vazgeçemediği için tüm teklifleri reddeden vefalı bir arkadaşımızdır. 11-B’nin büyülü atmosferine sonradan giren ve espri yapmaya çalışmak suretiyle ilk zamanlarda tepki çeken Önder, masa tenisinde sınıfın temsili adına başarı gösterdiği için affedilmiştir. Kısa sürede uyum sağladığı görülen Önder bu başarısını cana yakın tavırlarıyla güleç yüzüne borçludur.

Önderin ilgi alanına giren şeyler içerisinde, bir çok ortak noktamız olduğu için anlaşmakta güçlük çekmeyiz.

Huzura giden yolda dilediğin her şey senin olsun.

                                                                                 
Halil İbrahim Çiçek


Önder gönül yoldaşım, can dostum, Ayril Lavringe hayranı kardeşim sevilmek bence, sevmekten çok daha güzel bir şeydir. Sende sevilmenin tadına vardım ve bu sayede sevmeyi, seni severek öğrendim.

Gönül konularında bazen aynı noktada buluştuk, bazen Ahmet Hoca’nın lanetine uğradık. Bazen kalorifer macerasını bozuk da olsa yaşadık. Beraber “Baby if you give you te me, Complicated, Tatu” dinledik. Sıcacık odamda uyuduğun günü, gece üçe kadar yaptığımız sevda sohbetleri unutulacak şeyler değil. Artık sen sınırlarımızı aştın ve büyük bir gelişme göstererek

Bitlis®Turhal ®Bilecik®İstanbul ve sonunda Amerika’yı fethettin.

Senin gibi birini unutmak imkansız. Ayrılacağımız gün aklıma gelince çok duygulanıyorum. Ne acı bir şey. Umarım ömür boyu dost kalırız ve bana olan sevgin hiçbir zerre kadar azalmaz

Seni seven biri

                                                                      
Selman Çolak


Ne yazık ki sadece bir sene aynı sınıfta olduk. Kendi isteğinle bizim sınıftan gittiğini unutmasamda, umarım 11-B de mutlu olmuşsundur.

Lise 2’de önümde oturman sayesinde tanıdım seni ve çok sevdim. Çok iyi bir sohbet arkadaşı, güven veren bir dost oldun. Okulumuzun masa tenisindeki üstadı, Orhan Hoca’nın tek rakibiydi. Bana da az pinpon çalıştırmadın. Nasıl olduğunu çözemedim iyi istihbaratınla beni hep şaşırttın.

Neşeli, düşündüğü gibi yaşayan, sağlam karakterli, güvenilir bir dosttun. Elektronik aletlerle yakından ilgilenen, iyi bir genel kültüre sahip değerli arkadaşım, güzel dostluğun için çok teşekkürler. Umarım hakettiğin yerlere ulaşırsın. Her şey gönlünce olsun.

                                                                     
B. Merve Görücü


Değerli arkadaşım ve kendime çok yakın bulduğum dostum...

Bilgisayara, sözel derslere ve kitaplara olan ilgisiyle tanıdığımız arkadaşımız gece geç saatlere kadar kitap okumasıyla da tanınır.

Gagları bile gündemden düşmeyen arkadaşım masa tenisindeki başarısıyla da dikkat çekmiştir. Allah her şeyi gönlüne göre versin.

                                                                                  
Ahmek Burak Oktay


Değerli hocam Önder,

Sen benim masa tenisi hocamdın. Yemedin, içmedin her istediğimde benimle masa tenisi oynadın, bana taktik verdin, ve senin sayende Sivas’ta derece yaptım. 3 yılım senin kitap sohbetlerini dinlemekle geçti. Okulun en karizmatik öğrencileri arasındaydın.

Bilgisayar işlerinde hep senin adını görüyoruz. Bilgisayar tamirinde de başarılı bir arkadaşımıdır. Sen her zaman güler yüzlü “şamıl”’ın biriydin. İnsanlara dünyayı sevdiren sıcak bir kişiliğe sahiptin. İnşallah sevdiklerinle mutlu ol, ailenle mutlu ve huzurlu bir hayat seni bekliyor. Hayatın seni yaşamasına izin verme, sen hayatı yaşa.

                                                                                             
Eyüp


Önder en sevimli arkadaşlarımdan birisi. Onda en çok hoşuma giden güzellikse utangaçlığı.

Önder’in esprilerine bayılıyorum. Dershanenin tek neşe kaynağı o. Her ne kadar esprilerine tek gülen ben olsam da J

Onu ne zaman düşünsem aklıma hep o mahcup hali geliyor. Bilmiyorum ama bu yüzden onu çok seviyorum. Hep yüzümde bir gülümsemeyle aklıma gelecek.

Umarım hayat onu hep böyle mutlu ve sevimli kılar Sevgiyle kal.

                                                                                 
Hatice