Onbir C sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

14 ONUR DEMİR


Memleket: 
Soma / MANİSA
Cep Tel: 
0535 528 57 01
Ev Tel: 
0236 612 12 29
Ev Adresi: 
Hamidiye mah. Münevver sok. No:27/2
E-mail: 
onurdemir87@hotmail.com

 


Seni ilk etüt sınıfının başkanı olarak tanımıştım. Gözlüklü, ufak tefek bir şey, içimden dedim “nasıl başkan yapmışlar bunu” diye. Geç de olsa anladım sebebini. İşte ilk sene bundan ibaret.

Lise 2’de aynı sınıfa düşmüştük. Ortalıkta cıvıl cıvıl dolaşıyordun. Senden hiç hoşlanmamıştım. İlk zamanlar nerdeyse dövecektim seni, o derece yani sonraları sıkı arkadaş olduk.

Sınavdan çıkıp banyoya giriyorduk beraber. Bir keresinde hasta olmuştum su yüzünden. Vay be ne günlerdi ya. Sende artık bize katılmıştın. Senin yerin biraz farklı bende. Bu senede senle ortak olmuştuk. Aramızdaki bağları kuvvetlendirmek için ama hayat işte bozdu bizim ortaklığı. Bilmiyorum iyi mi oldu kötü mü. Neyse sağlık olsun gerisi boş. Hatırlıyor musun bir kere Tokat’a beraber gitmiştik. Gelirken yine beraber gelmiştik. Herhalde en zor ve en çok güldüğümüz olay. HAMA macerasıydı, la oğlum ilk seferde verdiğimde niye almadın şap diye kaldım ortada. Hele onları kuşanıp dışarı çıkmamız anam, biri fark etseydi, şimdi birçok değişiklik olurdu. Hem fiziksel, hem de psikolojik olarak, neyse Allah’tan ucuz yırttık. İkinci sınıfta bir ara yarışa girmiştik seninle. Ben yarıştan çekildim bari sen bir şeyler yap diye nafile, yine başaramadım. Bu sene de o kadar uğraştık senin için ama ne yapalım sende var bir şey.

Onurcuğum şu iğrençliklerine bir an için son ver. Şu balgamları nasıl çıkartıyorsun, herhalde normal bir insanda olması gerekenden kat kat fazla goblet hücren var. Hele o gece horlamaların yok mu?

Yanımda yatarken ağzını bana doğru açıp var gücünle horluyordur. Git bir doktora da düzeltir şu boğazını.

İnşallah ilerde bütün hayallerin gerçekleşir, mutlu, huzurlu bir aile babası olursun. Bu iğrenç ve horlamayla zor aile kurarsın. Yani kursan da yıkılır en kısa zamanda J

Sevdim gözlerini. sevgilerle

                                                                                             
Kamyoncu Emoş


Canı edem sana bunu yazmak bana ölüm gibi geliyor. Çünkü senden ayrılırken sanki kardeşimden ayrılıyor gibi olacağım. Lise 1’den bu yana aramızdan su sızmazdı. Eee bazen birbirimize kızsak bile samimiyetimiz hiçbir zaman zarar görmedi. Seninle aynı odayı, aynı sınıfı paylaşamadığım için bu okuldan biraz kırgın ayrılacağım.

Her zaman neşeli olman beni çok mutlu ediyor. Çünkü seni kendimden bir parçan gibi hissediyorum. Okulda yaptığın hareketler bazılarına şebeklik gibi gelse de geri kalanlar için mutluluğun sembolüdür. Neşeni gösterdiğin gibi samanı geldiğinde de duygularını ön palana çıkartmana imreniyorum. Öyle birisin ki hayret ediyorum bir aşık oldun mu Allah’ına kadar seviyorsun.

Bazen kızıyorum sana her zaman dedim dedik olsun diyorsun. Bu kadar inat iyi değil edem.

Senle geçirdiğimiz lise 3 her zaman hayatımın neşesi olacak.

Seni sevdiğimi hiçbir zaman unutma.

Sensiz batan güneşi SEVEYİM.


Mustafa Yergen


Lise 1’de Onur’la ilgili herhangi önemli bir şey hatırladığımı söyleyemem. Yani o sadece aynı okulda olduğum bir kişiydi. Ama lise 2’ye gelince nasıl olduğunu hala anlayabilmiş değiliz ama Onur’la çok güzel muhabbetlerimiz olmaya başladı. Tabii burada Onur’un Emrah’la aynı sınıfta olması ve bizim odaya BOLCA uğramasının payı büyüktü J

Aslında dışarıdan çok entel ve metro gözüken aslında hiç de öyle biri değildir. Yani onun deyimiyle femientem değildir. Ve her bir şeyden çaktığını zanneden bu arkadaşı herkes çok kültürlü vs sanırdı. Tabi okulumuzdaki tarih+genel kültür yarışmasına katılıncaya kadar. O zamanlar çok ısrar ettim gel girme bu yarışmaya bir şey yapamazsın diye ama dinlemedi. Ve benim dediğim gibi oldu. Onur isimli yarışmacı 10 sorudan 3 tanesini doğru yanıtlayarak yarışmayı sonuncu olarak bitirdi.

Şaka bir yana Onur’un beni en çok yarışmada şaşırttı. Gerçekten bir şeyler bildiğine inandığım, hatta bazen internetteki yarışında da beni dahi zorlayan arkadaşım yarışmada sonuncu oldu. Ama bu olay onun hevesini kesinlikle kırmadı. O hala çok bilmiş geçiniyor J

Aslında bizim Onur’la olan esas muhabbetimiz lise 1’deki sömestr tatilinde internette yaptığımız geyiklere dayanır. İçinde güveninde bulunduğu geyiklerde konuşmadığımız bir şey kalmadı herhalde.

Tabii bu geyik lise 2’nin ikinci döneminde devam etti ve hızla ilerledi. Artık onunla sadece geyik arkadaşı değil gerçek iki arkadaş olmuştuk. Sıkıntılı anlarımızda birbirimizi tuvaletlerde az teselli etmedik. Zaten ihtiyaç duyduğumuz malum konularda kaderimiz aynı diyebiliriz. Ha Eskişehir ha Ankara ne fark eder ki?:)

Lise 3’e geldiğimizde ise aynı odada kalmaya başlamıştık. Tabii bunda Onur’un bana saatlerce yalvarmasının (!) etkisi büyük oldu J

Aynı zamanda Onur’un dünya siyasetini yakından takip etmesi; etrafta ülkede meydana gelen siyasi olaylara kayıtsız kalmaması, yani kısacası birazda politik bakımdan sosyal olması da onunla iyi anlaşmamıza sebep olmuştur. Çünkü SFL gibi çok değişik bir ortamda böyle insanları bulmak gerçekten çok zor ve çok hoş bir şey.

Onur’dan birçok şey öğrendiğimi de kesinlikle inkar edemem. Gerçekten o bana o kadar çok konuda yardım etmiştir. Ama NBA All Star maçını izlemek için uyandığın zaman ışık olaylarıyla seni korkuttuğum içinde az sövmedin J

Neyse Onurcuğum Eskişehir’de görüşmek üzere…

                                                                                             
Gazihan


Onurcuğum sen hayatımda tanıdığım en hareketli ve bir o kadar da en duygusal kişilerden birisin. 3 senedir okuduğumuz bu okulda aynı sınıfta olamasak da aynı kafadan olduğumuz için adeta birbirimizi bulduk ve kenetlendik. İki senedir de çok sevdiğim oda arkadaşımsın (lise 2’de aynı odada değildik ama sen hep bizim odadaydın, iyi ki de öyle yapmışım dostum) Birimize kötü bir şey olsa sürekli destekçisi olduk birbirimizin TEŞEKKÜRLER!...Seni hiç unutmayacağım, zaten yanındaki insanı unutmak gibi durum olamayacağı gibi durum olmayacağı için unutamayız birbirimizi. Biz hep birlikte devam edeceğiz, her zaman omuz omuza olacağız sayın Hocam J Bu sözü de senden öğrendim. Aslında biz birbirimizden çok şey öğrendik…

                                                                                  
Furkan Savaş


Selam ün Aleyküm gardaş J

Hani derler ya hep ilk izlenim hafızadan kolay kolay silinmez falan diye ben bunu nasıl başardım bilmiyorum ama seni ilk gördüğümde çok ciddi biri olmalı diye düşünmüştüm. Ama yaklaşık bir-iki ay sonra bu düşüncemden eser kalmamıştı. Üç senelik sınıf arkadaşımsın ve daha bu sene muhabbeti ilerletebildik seninle. Geç de olsa tanıdığım için seni çok mutluyum. Ayrıca ÖSS de iyi yapacağımı düşünen tek kişidir sanırım. Valla benden aydığın dualarla cennete gidebilirsin yani o kadar sevindirik oldum bunu birinde duyduğuma. Genel kültürün ve geometrin J o kadar iyi olmasa da laf aramızda lise 1’in başındaki yani Ahmet yanına oturana kadar ki birikimin ÖSS’de seni kurtaracak bence J

Daha uzun seneler görüşmek üzere şimdilik. HOŞCAKAL

            
Dilşad


Seninle samimi olmamız biraz uzun sürdü. Ama buna çok üzgünüm. Senle ilk günden tanışmak isterdim. Çünkü espri anlayışın, hareketlerin, sevgin beni cidden sana bağladı. Muhabbetimiz lise 2’de başladı ama iyi ki geç kalmadık. Sen bizim Onur Yergenizisin. Sence bu ismi unutabilir miyim. Voleybol camiamıza biraz geç katıldın ama olsun. Okul maçlarında gösterdiğimiz o güzel oyunu nasıl unutabilirim ki Mustafa ve Onur yergen ikilisi tribünler bu isimlerle yankılandı hep. Senle aynı yatakta uyuduğumuz geceleri , horlayarak beni uyandırdığını hatırlamamak imkansız herhalde. Yaptığımız partileri, voleybol maçlarını, senin çocuksu hareketlerin nasıl unutabilirim ki…Biz artık bunda bir aile gibi olduk. Buna eminim sende bu ailenin en çok sevilenlerindensin. Seni sevmeyen olsün gülüm..:) geceleri yaptığımız muhabbetleri Ramazan’daki çorba meselesini sence unutabilir miyim?

Öyle günler oldu  beraber ağladık, öyle günler oldu beraber güldük. Acısıyla tatlısıyla dertlerimize ortak olduk.

İnşallah üniversitede ayrılmayız. Bine unutma gülüm.

SENİ SEVMEYEN ÖLSÜN GÜLÜM…

                                                                                 
Y. Pasör Akif


Kendi adınızı unutun, her şeyi unutun ama sakın Onur’un doğum gününü unutayım demeyin. Unutursanız ne mi olur? Vallahi bana, unutmadığım halde, birkaç saat geç kutladım diye bir sürü trip yaptı, artık gerisini de siz düşünün…

Her şey bir yana kimisiyle üç senede kuramadığım dostluğu onunla bir senede kurdum. Artık Soma’ya gittiğimde de kalacak bir yerim var ve oturup konuşabileceğim bir arkadaşım olacak…

Çok iyi bir ikili oluşturan Emrah ile Onur’u hiç sakin bulamazsınız. Sürekli bir şeylerin peşindedir. Entellik konusunda millete takılan Onur’un aslında onlardan kalır yanı yoktur!!

Umarım iş hayatında bu kadar aceleci olmaz, durmadan koşuşturmazsın, daha emin adımlar atarak doğru kararlar verirsin…

Hep böyle, olduğun gibi davran ve yüzündeki tebessümü hiçbir zaman kaybetme!!

                                                                                 
Sercen


Hızlı yaşamayı seven arkadaşım Onur.

Adımızın çıktığı bu okuldan sende benimle aynı kaderi paylaşan bir arkadaşsın. Bu senin içinde benim içinde üzücü bir şey. Hele hele şu çorba meselesi, ne vardı o gün şanslı olsaydık da yakalanmasaydık. Her şey planladığımız gibi olsaydı. Ama maalesef yakalandık. Bir şey olmadan geçen 1 hafta bizi ümitlendirmişti ama bir pazartesi günü iki gün uzaklaştırma aldık. Kütüphanede geçen iki günümüz tatil gibiydi. Unutulmayacak olan böyle kötü anıların yanı sına mutlu ve güzel günlerimizde geçmedi değil. Asıl unutulmayacak olan dostluğumuz, dostum hayatta başarılı olman dileğiyle…

                                                                                             
Cihan


Şebek bu isme kızıyorsun biliyorum, ama bence şebeksin (sürekli komiklikler yapıyorsun). Okula ilk geldiğimde ilk tanıştığım insanlardan birisin. O zamandan beri bana hep yakın oldun kötü günlerimde beni teselli ettin iyi günlerimde varlığınla günüme mutluluk kattın. Ne kadar sınıflarımı ayrıldıktan sonra daha az görüşmeye başladıysak da bildiğim bir şey vardı: “sen hep benim yanımdaydın”. Ben bunu hissediyorum umarım bende sana aynı duyguyu hissettirebilmişimdir. İyi/kötü biz kocaman bir lise hayatını harcadık. Elimizde kaybetmeyeceğimiz bir şey kaldı oda güzel DOSTLUĞUMUZ

                                                                                  
Merve Güler


Onur

En sevdiğim arkadaşlarım arasında en sevdiğim arkadaşım. Gerçi seni geç tanıdım ama çok sevdim. Senin için az uğraşmadım ama ateş; sandığını sandığından daha ağırdı. Bu yüzden muvaffak olamadım ve olamadın. Ama sen beni suçlu buldun, biliyordun ya da bildiğini sanıyordum, bilmiyorsan da anla.

Çok nankör birisin çok. Bir keresinde hamburger ısmarlamamı isteyip yanında ayran olmayınca küstüğünü bilirim ki bunu duyunca zaten kalp atış sayım dakikada ikiye kadar düştü.

Sen beni her zaman güvenilmeyecek birisi olarak nitelendirdin, ama ben sana güvenmekle beraber bana güvenmen için elimden geleni yaptım ala bunu da anlamadın.

Genel kültür ve zeka dalında benimle yarışman her ne kadar akıntıya kürek çekmek olsa da kendi kulvarında iyi işler başarabilecek kabiliyettesin. Yazımı bitirmeden sama birkaç telkinde bulunmak istiyorum.

Öncelikle bir eşyayı başkası alacağı zaman elinden alıp inceleme. Güveneceğin insanı iyi seç, herkese güvenme, tarihten ders al aynı hatalara tekrar düşme.

Umarım kalan hayatında mutlu olursun ve istediğin başarıyı elde edersin. Kendine iyi bak. Beni unutma. Hoşcakal

                                                                                  
Hakan


İlk gözüme çarpan özelliğin hiperaktifliğindi. Yerinde durmak senin için zor gibiydi. İkincisi ise aşırı doğallığın. Yani yaban hayatından toplum içine salıverilmiş gibiydin. Bazı ölçütler senin için önemsizken bazıları kanun hükmündeydi. Saygı gibi.

Sana hiçbir şeye üzülmediğin için (en azından dışarıya öyle görünmediği için) kızmışımdır hep. Çünkü bence hüznünde insanı olgunlaştıran bir yönü vardır.

Kendine gerçekten güveniyorsun,. Bu her halinden belli tarihçiyle tarih yarışmasına girmen bunun en bariz örneği.b

Şu entellik olayı da senin yüzünden başıma bela oldu. Umarım ilerde elinde bir pipoyla entel bir camianın içine karışırsın da ödeşmiş oluruz.

Geometrideki üstün(!) başarılarını, yaptığınız deneyleri, attığın partalları unutmaya çalışacağım bir ömür.

Benim garip hareketlerime bile tahammül ettin, sana bu güvendiğim hiçbir konuda beni hayal kırıklığına uğratmadın, genel katlar yarışması dışında J benim için gerçekten değerlisin, emin ol!...

Sadece sevdiklerinde (sinir olduklarınla değil) mutlu bir ömür geçirmen dileğiyle…

                                                                                  
Meltem


Seni 1.sınıfta tanımıyordum. Doğrusunu söylemek gerekirse sinir bile oluyorum, ama lise 2’de aynı sınıfa düşmemiz sana karşı olan sinirimi ortadan kaldırdı.

Hayatımda bu kadar hiperaktif, vurdum duymaz, birini tanımadım. Senin sayende az gülmedik Tarih dersinde. Az iğrenmedik 1.ve 6.saatlerde (dikkatini çekerim kahvaltı ve öğle yemeği sonrasından bahsediyorum. Arada yediklerini gazını atladım). Hele bu senenin başında yaptığınız çekirge olayı neydi ya!!! Sınıf çekirge tarlasına dönmüştü. Her yer zıplayan yaratıklarla doluydu. Birde şey var. Bütün sınıf sessizken bize felsefe kitabından kesitler okuman.

Herkes çok kızsa da bir şey diyemiyordu. Ya anlat anlat bitmez. Sınıfın temel taşlarından olduğun için bütün olaylar senin üzerine ya da her olay senden kaynaklanıyor.

Şaka bir yana bizi bugüne kadar güldürdüğün için çok sağol!!! Bu arada sen dersine iyi çalış. Kaportacıyı başkaları olur.

*Yaptığın bulmacaları atlamışım kusura bakma.

 
Ceren


Sınıfımızın en eni Onur Demir. İster on yıl geçsin bu isim bana öyle şeyler hatırlatacak ki…

Yeri gelecek amilaz deneyini, yeri gelecek cam kırma sahnelerini, yeri gelecek rüzgar olup sınıfta dolaşmanı hatırlatacak. Bazen ise dersin ortasında ALLAH ŞÜKÜR YARABBİ deyişin gelecek aklıma ve seni düşünüp güleceğim o her zaman ki yüksek kahkahalarla.

SFL nin en özleyeceklerim listesinde baş sıralardasın, her ne kadar derslerde beni sini etsen de…

Yüreğinle birlikte sonsuza kadar mutlu olman dileğiyle…

                                                                                             
 Nurayyy


Seni ilk kez annenle dolabını düzeltirken gördüm. İçimden nerden düştük bu semenin odasına diye geçirdim. Geceleri horladığını da duydukça bu önyargım güçlendi. Ancak geçen zaman senin hiç de tahmin ettiğim birisi olmadığını gösterdi. Lise 1’de olmasa da lise 2’de çok iyi arkadaş olduk. Birçok anımız oldu bir kere Emre, sen, ben üniversiteye gitmiştik ve seni ayakta zor durur vaziyette yollamıştık hatırlasana.

Ağzının yanındaki yara iziyle birkaç kez dalga geçmiştim ve bu yaranın sebebini kendime göre yorumlamıştım. Bunlardan dolayı bana kızmamışsındır inşallah.

Umarım liseden sonrada görüşürüz ve öncekiler gibi birçok anımız olur.

                                                                                  
Meriç


Onur okuldaki kaçık tiplerden biridir. 3 senedir aynı sınıfta olmamız dolayısıyla onu çok iyi tanıdım. Lise 1’de efendi sayılabilecek bir çocuktu. Ama lise 2’de ve 3’de o kadar hızlı bir evrim geçirdi ki. Onu yeniden tanımak zorunda kaldım.

Birçok ilgi alanı bulanan bu arkadaşımız, adaptasyon konusunda sıkıntı çekmektedir. Yani herhangi bir şeye odaklanamaz, istekleri merakları devamlı değişir. Buna bağlı olarak arkadaş grubuda değişiklilere uğramıştır. Yandaki odada kaldığı için odaca bayağı gidip geliyoruz. En yakın arkadaşlarından Emrah ile birlikte potansiyel birer açtırlar. Ne kadar kötü ki her akşam yemek yeme istekleri vardır.

Spora ilgisinden bahsetmemek olmaz. 3 senede bayağı geliştir kendisini. Özellikle de basketi okulda en iyi oynayanlardan biridir diyebilirim.

Sınıf içerisinde de hiperaktif biridir. Ne yapacağı önceden kestirilemez. Dolayısıyla da her an her şey bekleyebilirsiniz. Onur’dan öğretmenlere arası maalesef kötüdür. Ama derslere olan sevgisini kaybetmemiştir. Dersi takip ettiğinde yazılılarda çok iyi notlar alabilir.

Sonuç olarak gördüğüm en sağlam evrim kanıtıdır. SFL’den sonraki hayatında başarılar dilerim…

                                                                                 
Nedim


Lise 1’in ilk günlerinde sessiz sakin yani klasik SFL öğrencisiydin. Herkese göre sana ne olduysa benim yanıma oturunca oldu. Yanıma oturan 7. ya da 8.kişiydin ve okul açılalı 6-7 hafta olmuştu. Tek oturmak istiyordum aslında ama sana iyi davrandıkça yüz buldun. Hatta nasıl olduysa köşeye oturmana bile izin vermiştim J Lise 2’nin başında saçma birkaç şey yüzünden aramız bozuldu ama fazla uzun sürmedi. Kendini matematiğe adadın ve 70’den üç düşmesine rağmen yılmadan çalıştın J Her sene Akçay’a çağırdın, beni ama hep bir aksilik oldu. Bu yaz inşallah,

Sivas lisesi maçındaki anından da bahsetmek isterdim ama yeri değil. 3 sene boyunca ayrılmadan, alnı sınıfta olduğum 3-5 kişiden birisin. O kadar çok olay yaşadık ki seninle! Üniversitede de birlikte olmak dileğiyle HeRuT.

                                                                                 
Ahmet Güler


Onur’u geç buldum, erken kaybediyorum. Onun çevresindekileri bu kara eğlendiren biri olduğunu lise 2’de öğrendim. Onur’i tarif edebilecek birçok kelime var fakat tek başlarına yeterli değiller. Bunlardan bazıları eğlendirici, entelektüel, hiperaktif. İğrenç…vs. Onun o gardaaaaş demesi her şeyi anlatıyor zaten. Parası verildiği taktirde böcek bile yiyeceğine inanıyorum. Bir gün elinde şeffaf bir plastik bir bardak gördüğü herkesi içine tükürtüyor. Bende tükürdüm. Bardak dolunca Onur bir süre bakışlarıyla inceledi. (neyi olduğunu bende bilmiyorum) ve sonra çöpe attı. Onur’un eksikliğini kapatacak bir arkadaşımın olacağını sanmıyorum. Kendine iyi davran, uzun ve mutlu bir yaşam sürmeni dilerim.

                                                                                             
Alper


SFL’nin en komik, en iğrenç, en agresif, en pervasız, en gururlu, en kolektif, en çete, en militon, en küçük kafalı, en midesi bozuk….en en adamı;

Lise 2’de aynı sınıfa düştüğümüzde ultra bir hata yapıp senle aynı sıraya oturdum. Sıranın üstüne grafiti yapma alışkanlığı kazandırdın bana ama sonra hepsini üstüne yıkıp idareden tek başıma azar işitmeme sebep oldun J Ama her şeye rağmen kedini çok sevdirdin, öyle ki bu sevginin mükafatı seni de bizim çeteye dahil ettikJ

3 yıy boyunca yapılabilecek tüm esprileri yaptın, esprini stoklarını tükettin. Benim için her zaman iyi bir arkadaş oldun. Öyle ki sitede yeni dönemlerin favori ağbisi bizim dönemin Kız avcısı Alperen diye bir bölüm açmışsın ki tam infazlık adamsın ama ben sana kıyabilir miyim hiç J

Bir insan seni tanıdıktan sonra eminim ki her saniyesini seninle geçirmek isteyecektir. Bu yüzden ömür boyu hiçbir zaman yalnızlık çekmeyeceğine eminim. Yine umarım ömür boyu arkadaşlığımız devam eder de bende senden birkaç tane iğrençlik kaparım J

Hayat boyu mutluluklar…

                                                                                  
Alperen Coşkun


Onunla lise 2’de aynı sınıflara düşmüştük. Lise 1’de pansiyonda kendisini gayet iyi tanıyordum. Pansiyonda birçok ortak işimiz olmuştu. Tam bir damacı olduğunu ta o zamanlar anlamıştım. Lise 2’de Rıza hoca bizi yan yana oturttuğunda çok sevinmiştim. Onun gibi kendini bilime adamış bir deha ile oturacak olmam bana büyük mutluluk veriyordu. Bu işten gayet memnunduk ama ne sınıf, ne de hocalar memnun gözüküyordu. Matematiğe olan ilgimiz ve matematikçilerimiz Celaleddin beyin gözüne girmek istememiz, üniversitede kaynaklarını araştırıp, usta bir matematik bilgisine sahip olmuştuk. Arkadaşlarımız soyut cebir, lineer cebir gibi şeylerin adını bile duymamışken biz onları bitirmiştik. Celaleddin bey birbirimizi ölçmek için bir determinant sorusu sormuş, kafadan çözünce hayran kalmıştı. Matematikte ulaşacak nokta kalmadığı için artık sıkılıyorduk derslerden atılmak için her şeyi yapıyor. Bazen de uyuyorduk. Nitekim bu çalışmalarımız meyvesini verdi ve soğuk bir Kasım günü onun, matematik sözlüsünden 100 üzerinden 10 alıyordu.

Onunla birlikte günlerimiz hep böyle geçti. O ve ben bilim adına çok şeyler yaptık. Bilgilerimizi Harvard Üniversitesindeki dostumuz Richard Beyle ve benim irtibatımızın kopmaması ve Onur’un çok sevdiği Soma’ya Somali demeleri ve bize faydalı bir insan olması dileğiyle. İnşallah hayat önüne aşamayacağın engeller çıkarmaz.

                                                                                  
Furkan Boztaş


Okul hayatımız boyunca hiç aynı sınıfa düşemedik. Sadece pansiyonda görüştük, tanıştık, samimileştik. Bu zaman içinde birlikte anılarımız oldu. Hatırladığım kadarıyla hiç kötü anımız yoktu.

Sporcu kimliğine diyecek bir şey yok. Her türlü sporu en iyi şekilde yaptığına inanıyorum. Tabii ki bunda atletik yapının da büyük payı var. Bir de çok zeki olduğunu biliyorum buna birazda ders için kullan sen çok güzel yerlere geleceğine inanıyorum. Geçen sene etütlerde yaptığımız ses kayıtlarını ve araba ilanlarını değerlendirmemizi hiç unutmuyorum. Mutluluk ve başarı hep seninle olsun.

Saygılarımla

             
EQ


Seninle üç senedir aynı sınıftayız. Kesinlikle şunu söyleyebilirim, bu okuldaki en farklı insansın. Seni anlatmak da gerçekten çok zor. Bazen kibarlığın tutuyor, bazen çok kabasın. Bazen çok iyilikseversin, bazen de çok bencil. Ama üstüne fazla gelinmedikçe çok da iyisin. Hatırlıyorum da ilk geldiğimizde bu okula ne kadar sakindin. Hocanın verdiği bir soruyu çözmüştün ve mutluluğun gözlerinden okunuyordu. Ben içinde hala o eski Onur’un olduğunu biliyorum, böyle olunca da dış çok önemli değil.

İnşallah çok mutlu olursun…

Hoşcakal

                                                                                 
Gökhan Y.


Gözlerinde ışıltı, hareketlerindeki hareketlilik okulun hiperaktif yaramaz çocuğu Onur! Aslında asan kızsam da seni çok seviyorum. Yaramaz çocuklar zeki olurmuş. Bence sende çok zekisin ve büyük potansiyele sahipsin. Eğen bunu başka yönlerde kullanırsan daha başarılı olacağına eminim.

11-C’nin tuzu biberisin! Tarihçiyi kızdırmalarınla ve o engin tarih bilginle herkesin gözdesisin.

Senin gibi hayatının da hareketli olması dileğiyle.          

                                                                                  
Tatlı Duffy


Silahsız bir toplumun emsali görülmemiş şükralara neyl olmuş kılıçtan keskin kalemi. Bir hoşgörü ve intizamın eşsiz neferi. O bir yoldaşlık türküsünün ve umuda yolculuğun çağlayan bir pınarı. Benim için, senin için ve ikimiz için. Demokratlaşma yolunda ilerleyen bir milletin, kardeşlik ve barış adına yapılan her bir konserin ve dostları için yanan bir alevin, hiç yanmayan yangını oldu. Pansiyon ahalisine her zaman bir can dost. Sevginin kemiğine ilik. Gökyüzüne bir resim.

Artık ayrılık yolu gözüküyor bu hantal bedenlere. Artık görüşemeyen bu gözlere, bu yüreklere. Olsun artık bir gönül h-muhabbeti bu acez ve naciz ruhlara.

Özlemle,özgürlük ve barış adına yapılan her bir yasak şarkıyı birlikte söyleme ve aynı yolda yürüme umuduyla…

                                                                                 
Sinan