Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

11 RECEP SELÇUK EYCEYURT


Memleket: Sivas
Cep Tel: 
0533 613 95 00
Ev Tel: 
0346 226 10 17






 

           

 

 

Okula ilk geldiğimde ilk tanıştığım kişi sendin. Daha ilk günden samimi olduğumda sendin. Arkadaşlığı, dostluğu bana tattıran da sendin. Sevgimi en çok kazanan da sendin. Beni hiç ikinci plana düşürmeyende sendin. Benim hep iyiliğimi düşünen da senin. Pansiyonda sabahladığımız ilk kişide sendin. Sabahlara kadar beni dinleyen de sendin. Haftanın her günü yanımda olanda sendin. Yaptığımız partilerde ki ortağımda sendin. Sıra arkadaşımda sendin.

            Kardeşim, abim yine sensin.

            SENİ ÖMÜR BOYU SEVECEĞİME YEMİN EDİYORUM…

            Y. PASÖR (KARDEŞİN)

                                                                      


Akif


6 yıllık sınıf arkadaşım Recep, seni ilk defa ilkokulda beni geçen çocuk olarak tanıdım. S6onra basketbol maçları sırasında senin girişken tavırların sayesinde tanıştık, iyi ki de tanıştık. Ortaokuldaki nalf-life, counter, basketbol ve malum konu hakkındaki anılarımızı anlatmaya başlasam tüm CD’yi doldururum. Herhalde. Sonra Fen lisesini beraber kazandık ve okula ilk seninle geldik. 9-D’nin listesine baktığımda seni görünce “oh” dedim içimden sonra 9-B’ye geldik ve müthiş grubumuzu kurduk. Su gibi geçen üç sene boyunca birlikteydik.

            Bu üç sene hakkında neyi anlatsam bilmem ki, revirde hocaya az kılsan basıldığımızı mı? Yediğimiz, vurduğumuz partileri mi? Sizin evde sabahladıklarımızı mı? Okuldan kaçıp yaptığımız konak keyiflerini mi? Migros önlerinde dertleştiklerimizi mi? Neyi anlatayım bilmem ki?

            Recep, sen gerçekten arkadaşlarına çok değer veren, çok vefalı bir insansın. Zekasını beğendiğim, hafızasına hayran kaldığım sayılı kişilerdensin. İyi bir dinleyici, iyi bir sırdaşsın. Başka insanların sorumluluklarını almayı da biliyorsun. Kendinle barışıksın. Hayat enerjini ve çocuk yönünü hiç kaybetmemişsin. Tüm bu özelliklerinle gerçekten iyi bir dostsun.

            Sana ufak bir tavsiyem olacak, iki kere düşün bir kere konuş ki değerin anlaşılsın. Birde insanlarla dalga geçme huyunu terk edersen mükemmel olma yolunda ilerlersin. Hep görüşeceğiz ÖZGARDAŞ kendine dikkat et…

                                                                                  

                                                                                                                                             
Uğur



Canım gardaşım Recep seni mahallede okulun bahçesinde basket oynarken tanımıştım. O zaman yaşımız küçüktü, büyükler oynarken ben izlerdim seni, ise oynatırlardı. Senin o baskete olan yeteneğini fark etmemek mümkün mü? Baskete olan dedim de bence sadece basket olmasının sebebi baskete olan fazla ilginden kaynaklanıyor, hangi spora birazcık eğilsen bence sen o sporu çok rahat yapabilirsin, yani sen çok yeteneklisin Recep. Seninle o kadar çok şey yaşadık ki o kadar çok güzel günlerimiz oldu ki konaktaki nargile sefamız, counter partilerimiz, bilardolar, piknik bunu daha çok çoğaltabilirim. Sen arkadaşlarına bağlı, cana yakın, içten ve şüphesiz ki benim en iyi arkadaşlarımdan birisin. Senin o sütün pratik zekanla o harika hazır cevaplarını unutamamak mümkün değil hele o esprilerin yani sen manyak bir arkadaşsın Recep seninle ayrılmayacağımıza ve birbirimizden asla kopyacığımıza eminim,bu nedenle sözümü sadece hayatın boyunca mutlu olmanı söyleyerek bitireceğim, kendine iyi bak canım, ha bakamazsan ben her zaman yanında olacağım ben sana bakarım şeytanım benim.

                                                                              

                                                                                                                                 
Alperen Türkay


Başlangıcı ta ilkokul 4.sınıflara dayanan arkadaşlık serüvenimizin sonuna birkaç ay kaldı Recep. Tabi biten arkadaşlıklar değil birliktelikler olacak. 8 yıl ömrümün yarısı eder. Bir günümün de yarısının okulda geçtiğini düşünürsek ömrümün ¼’ü ben bu adamla geçirdim. Maceralarımız, anılarımız, gülmelerimiz, gülüşlerimiz acısıyla tatlısıyla her şeyiyle çeyrek ömrümü paylaştım seninle.

            Recep senin azmin, pratik zekan, esprili yönün ve yaptığın her türlü şeytanlıklarla fen lisesindeki en gerçek ve hiçbir zaman unutmayacağım arkadaşlarımdan oldun.

            Mutlu ve sağlıklı huzurlu ve başarılarla dolu bir ömür dileklerimle…

                                                                                 

                                                                                                                                   
Oğuz Kaan Önem



Recep 3 yıldır aynı sınıfı paylaştığım olması gerekenden çok çok samimi olduğum nadir arkadaşlardan birisin.

            Geçirdiğimiz güzel günler hep gönlümde kalacak, hiç unutulmayacak.

            Lise 1ve lise 2’de aynı sırayı paylaştık. Lise 3’de sıralarımız ayrılsa da biz her zaman beraberdik.

            Sen ve Sivaslı birkaç kişi bana Sivas’ı çok sevdirdiniz. Sizden ayrılmak biraz zor olacak. Sizin evde kaldığımız zamanlardan unutulmayacak güzellikte, beni terminalden alışların, hep yanımda oluşun, beraber gezmelerimiz, pikniğimiz…vb böyle güzel günler bir daha gelir mi acaba?

            Liseden sonra da beraber olmayı çok isterim. Senden başka şeytanla arkadaş olursam beni yoldan çıkarır kesin yani galiba…her zaman mutlu olman dileğiyle…

            Beni unutma!

                                                                                                                                                                            
Cihan


Ya Recep baba seni hiç unutmayacağım herhalde. Her konuda birileriyle dalga geçmeye çalışsan da ben senin kalbinde kötülük olmadığını biliyorum. Canım arkadaşım benim la. Valla hacı her şeyi zaten birlikte yaşayıp birlikte gördük. Seninle yavan ekmek alıp kırıştığımız o günleri hiç unutabilir miyim? Gerçi sen Recep payı yapıp hep beni küçük parçayla muhatap etsen de yinede seviyorum seni. Baba büyüksün la. Valla hep kalbimin müstesna bir yerinde hayatiyetini devam ettireceksin. Arabalara kar topu yapıp ta attığımız günler ne de güzel günlerimiz meğer. İnsan ayrılınca her şeyi daha iyi idrak ediyor. Sniperena partilerimizi bile çok özleyeceğim. Beni havada vurmana hasret kalacağım kesin. Beni hiç unutma hemi gardaş. Vizonteleyi her izlediğinde beni anımsa hemi gardaş. Yılmazın ayağı kırılmış biliyonmu J şu arabesk parçada sana koptu gönlümden.

            Kopardılar bizi birbirimizden

            Bir veda edipte sarılamadık

            Ayrılık seni hem beni yıktı

            Recebim seninle kavuşamadık

            Beni unutma hemi hacı

                                                                                                                                                              


Recep



Recep, Recep oh Recep senin kıymetini ancak lise 3’de öğrendim. Bu yüzden kusura bakma.

            Belki sen olmasaydın ben de SFL’den kovulurdum herhalde. Çünkü düşünerek hareket etmen beni çok etkiliyor. Her zaman arkadaş canlısı olmanı bonkörlüğünü taktir etmiştir.

            Lise 1’de ne günlerimiz geçti, o zamanlar en keyiflere katılmıyordum ama neyse,ama  lise 3 dolu dolu geçirdiğim sayılı dostlarımdansın her Cuma akşamı keyiflerimizi, okuldan kaçışlarımız seninle bambaşkaydı.

            Yüreğinin temizliğini bizimle paylaştığın için çok teşekkür ederim. Mumla aranacak bir dostsun üniversitede ayrılmama dileğiyle…

            Saygılar

                                                                                              

                                                                                                           
Mustafa Yergen


Canım arkadaşım Recep (ya da başka bir deyişle şeytan) sakın sana şeytan deyişimizi senin kötü niyetli yada başkalarına zarar vermeyi planlayan biri olduğunu düşündüğümüzü sanma. Sana şeytan dememizin sebebi kurnazlığın ve bunun yanında da zekanı müthiş bir şekilde kullanmandır. Düşünüyorum da seninle olan arkadaşlığımız 6-7 senedir devam ediyor. Kimine göre kısa kimine göre uzun sürede acı, tatlı birçok anımız oldu. Bunları düşündükçe insan daha çok duygulanıyor. Bazı durumlarda aniden söylediğin sözler gerçekten senin zeki olduğun konusundaki düşüncelerini biraz daha pekiştiriyor. Aslında bu sözlerin bazıları biraz küçük düşürücü, kırıcı nitelikte de olsa içinden geldiği gibi davranman çok hoşuma gidiyor. Hoşuma giden başka bir yönünde basket oynama sitilin. O topu öyle bir yerden çıkarıyon ki hayretim şaşıyo!!!inşallah bundan sonraki hayatında hep mutlu ve başarılı olursun. Arkadaşlığımızın bitmesi dileğimle…

                                                                                 

                                                                                       
Serkan


Ağabeycim (sana duyduğum saygıdan ötürü sıpa diyemiyorumJ);

            İlkokulda seninle ezeli iki rakipten, şaşırtıcı bir şekilde burada çok iyi iki dost olduk. Aslında bu dostluktan da öte bir şeydi. Ben senin küçük kardeşindim, sen benim ağabeyimdin. Seninle bazen kıskanç abi sendromları da yaşamadık değil hani J Şşşşşt bacı…nereye gidiyon? Deyip her fırsatta bak sen bana emanetsin sözlerini dile getirirdin. Bense sana hep sanki bu durumdan memnun değilmişim gibi sana ne derdim. (bak buu da şimdi açıklıyorum). Ağabeycim aslında ben halimden çok memnundum. Senin deyiminle bana sahip çıkman her zaman hoşuma gitmişti. İnan; senin benimle dalga geçtiğin günleri bile özleyeceğim buradan ayrılınca. Bu arada sen bana Jean Claude demişsin ya bende senin kırmızı ranger olduğun günleri unutmadım. Ama sen benim sarı kramponlarımı unutmuşsun J hayatım boyunca senin gibi dostlara çok az rastlayacağımdan eminim. Beni hiç unutma olur mu anlayışlı (!) abim?

                                                                                 

                                                                                                                          
Müge


Selam Recep

            Seni ilk tanıdığım günü hatırlıyorum. Okulun ilk gününün sonunda ben arabanızın arka koltuğunda Müge’yle otururken, ön koltukta oturduğu için ensesiyle bayağı bir muhatap olduğum, ortaokul havasından kurtulmamış sesiyle konuşan bu çocuğu nasıl unuturum ki? O zaman seninle bu kadar samimi olacağımız hiç aklıma gelmezdi. Ama geçen 3 yılı şöyle bir düşündüğümde tüm kirli çamaşırlarımdan haberdar olan sayılı kişilerdensin (çok utanıyorumJ) hep sana bir sın verir, sonra da yaptığın blöfler sonucu “keşke söylemeseydim” dendim. Ama sen benim güvenimi hiç boşa çıkarmadın, çok sağol…

            Kaybettiğin o güzel atkınla, asmalı konağın ilk bölümüyle (kızma ne olur) serviste kolumu büküp beni kıvrandırdığın o günle, kek, kek, kek, kek, üzümlü kek diye besteler yapıp bu melodi eşliğinde oynamanla hep aklımda kalacaksın. Umarım hep mutlu olursun kendine çok iyi bak…

                                                                                                                                                                                           
İlkay


Merhaba S. Recep (bu S’nin anlamını çok merak edeceksin ama hiç boşuna öğrenmeye çalışma. Her şeyi paylaştır bu da bende kalsın J)

            Ortaokulda fazla bir samimiyet kuramasak da lisede paylaştıklarımız 6 yıla bedeldi. Çok güzel anılarımız oldu. Özellikle de servis maceraları unutulmayacaklarından. Tabi bunların içinde dayanılmaz kızların çığlıklarıyla birbirimize sığındığımız günlerde oldu.

            Bazen koltuklarda Ayşe-Fatma Hayri’yi görmeye çalıştığımız zamanları da unutmamalı. O kızların taklidini yaparak “Anadolva” deyişini hiç unutmayacağım.

            Ah ah neler paylaşmadık ki seninle Recep! Birbirimize çoğu zaman dert ortağı olduk. Bu okulda güvendiğim erkeklerin başında gelmen senin benim için iyi bir dost olduğunun en iyi kanıtı bence…

            Bana hep güven verdiğin ve bizimle hep beraber olduğun için en önemlisi de gerçek DOST’um olduğun için çok teşekkür ederim. Okuldan sonra da görüşeceğimizi biliyorum.

                                                                                                                                                                   

                                                                           
B. Fatma


Recep Kardeşim…

            Ortaokulda iyi olmayan aramız, lisede gittikçe düzeldi ve aralarından su sızmayan iki kardeş gibi olduk. Üzüntülü anlarımı hemen fark edebilen ve neşelendirmek için elinden geleni ardına koymayan abim..

            Kimi zaman sosyetikliğimi kendine ve en önemlisi BANA dalga konusu dalga yapmayı başarabilen kişi… hepsini kıskançlığından yaptığını bilmediğimi de sanma J sayende kendimle dalga geçmeyi ve ufak tefek şeyleri kafana takmamayı öğrendim.

            6 yılın noktalanmasına çok az bir süre kala senden ve (bunu söylediğime kendim bile inanamıyorum ama) SFL’den ayrılacağıma çok üzülüyorum.

            Her şey için çok teşekkür ederim. Yüzünden gülücükler hiçbir zaman eksik olmasın. Unutulmamak dileğiyle…

            Kardeşin



M.G


“Çok iyi bir basketbolcusun aynı zamanda sosyal bir ineksin” herkesin bildiği şeyleri uzatmak istemiyorum.

            Ben birçok kişiden farklı olarak Recep’in içindeki o tertemiz duyguları gördüm. Kusursuz kişiliğinde o temiz duygularınla haylazlıkları harmanlamayı çok iyi becermiş. İleride çok sıkı bir herif olacağından hiç şüphem yok.

            Ben seni hiç unutmayacağım, sende bu kardeşini unutma…

                                                                                 

                                                                                                      
 İlker Özel



Bir insan hem saf hemde şeytan olabilir mi? Bu soruya cevap vermeden önce Recep’i tanımamız gerekiyor. Sonra da zaten verilecek cevap açık “Evet”

            Kolay kandırırsınız ama dikkat aynı şeyi o da aynı anda size yapıyor olabilir. Gözleri cin gibi bakarken ona kesin yaklaşmayın. J

            Bunlardan öte eğer onunla dostsanız (ben bu şerefe nail olduğuma inanıyorum) yaşadınız. Size karşı o temiz ve heyecanlı yapısıyla her türlü iyiliği yapabilir. Her an hazır olun. Birde üstün basketbolculuğundan da bahsetmeden geçemem. Günlük hayatta ki gibi maçlarda da ne yapacağını önceden kestiremezsiniz. Neyse ya bu yazı uzayacak gibi. Seninle ilgili tüm anılar kalbime kazında canım. Yolun açık olsun. Bir gün bir yerde yeniden buluşma ümidiyle eyvallah koçum.

                                                                                             

                                                                                                                                                          
Halil Kul



Baha hocamızın deyimiyle “şeytan” hakkı var hocamın. Lise 1 kimyası dedin mi Recep gelir aklıma. Bir çoğumuzun aval aval bakarken bu Recep hep şaşırtıyordu hocayı. Hoş bir şey anlamıyordum ama yaptığından, çözüyordu düğümü. Cin gibi bakışlarıyla da zaten hak ediyor şeytan ismini. Neyse ki 2.dönem beraber oturduk anladım kimyayı. Çok güzel günlerimiz oldu. Recep seninle. Seninle basketbol oynamak olmasa bile seni seyretmek çok zevkli bence. Kişilik olarak da çok sevdiğim birisin ayrıca. Sonuçta hepimiz 3 yıl boyunca birbirimizden çok şey öğrendik. Destek olduk zaten? İnşallah beni unutmazsın ben seni zaten unutmam.

                                                                                 

                                                                                 
Ahmet Şahin


Şam şeytanım, can dostum, Memolinin sağ kolu olan Recoliyi iyi bir dost olarak tanıdım. Sakin halin, şaka dolu ama iğneleyici sözlerini unutmak imkansız. Şu basketbolu biraz geliştir de seni NBA’de görelim yahu…Eminim NBA’ye uğrayacaksın. Seni televizyonda gördüğümde “işte bu benim sınıf arkadaşım” dediğimde “zixtir lan” cevabını alacağımı bilsem de, yine de sana güveniyorum. Mutlu ve başarılı olman dileğiyle…

                                                                                 

                                                                                                             
Emre Farımaz


SFL’deki en köklü arkadaşlarımdan birisin. Kesinlikle kendini sevdirmesini bilen birisin. Yani benim açımda hep öyle oldu J

            İlkokul yılları, seninle ben daha tüyü bitmemiş yetim derslerden kaçardık, bizim ilerde ne olacağımız o zaman belliymiş aslında J gezer tozar ateri oynadık. Ortaokulda 3 sene başka okullarda sürünsek de SFL’de tekrar buluştuk. ..

            Hiç unutmuyorum SFL’de ilk kopyamı senden çekmiş ve senden yüksek not almıştım. Hep aynı kağıdı veriyorduk ama ben hep senden yüksek alıyordum sen kafayı yiyordun J ama zekana her zaman hayran kaldım söylemeden edemeyeceğim.

            Geldik lise yıllarının da sonuna işte, artık darısı üniversiteye…yazıyı sana kendi taktığım lakapla bitiriyim. Kendine iyi bak ve bir ömür boyu mutlu ol benim RECOLİ’m (ilerde biraz zengin olursak seni en lüks ateri salonlarına götürücemJ)

                                                                                 

                                                                                                                               
Alperen Çoşkun


Recep ya şu adı C ile başlayan futbolcunun adı neydi, hani İtalya’da oynuyor? Tüh be Recep bu sene SAS’da şampiyon olamayacak galiba? Gibi sohbetlerimizin hiç bitmediği sevgili arkadaşım Recep. Sınıfa telaşla, o paldır küldür girişlerini hiç unutmayacağım. Birde bana sakla diye, parçalayıp verdiğin yaprakları. Saklayamadım gerçi, ama yine de düşünmek yeter J

            Eminim ki biraz daha çabalasan içinde dana bir çok Recep var, bunlardan en iyisini bulup, kullanman dileğiyle…

            Her zaman iyi ve güvenilirdin.Mutlu yaşa, mutlu yaşlan

            You love this game J

                                                                                            

Ece Ceren Önder

 


Tam 6 yıl oldu ve nereden başlasam bilmiyorum. Orta 1’de birlikte basketbol takımındaydık. Orta 2 ve orta 3’te de futbol takımında anlamadığın spor yok zaten…

            Okulda da öğle aralarında ne zaman basket oynansa ordasın. Birde sana açık vermemek lazım. Dalga geçilecek bir konu buldun mu tamam. Daha dilinden kurtulamıyoruz.

            İstediğin üniversitede, istediğin insanlarla olman dileğiyle. Kendine dikkat et…

                                                                                 

                                                                                                                                                                                                                    
Ahmet Güler



Sanırım esprilerine en çok alındığım, alındığımı aşırı derecede belli ettiğim, tüm kaprislerime büyük bir soğukkanlılıkla katlanan kişi sensindir. Birde espri yaptıktan sonra yüzsüz yüzsüz sen yanlış anladın diyorsun ya, beni daha fazla gıcık ediyorsun. O bir şey değil bir gün senin yüzünden yatağın üzerinde tepinirken bir yerlerimi kıracağım(!) Bu arada bacağının morardığına inanmadım, bilmeni isterim.

            Sınıfça gittiğimiz “Yüzüklerin Efendisi” filmine gelmeyerek yaptığın bölücülüğü, daha sonra başka filme gideriz diye söz verip de bir türlü gidemediğimiz filmi(!) kendini aşırı derecede beğenmişliğini, hiçbir zaman anlayamadığını söylediğin esprilerini ve bütün aldığı darbelere rağmen sağlam kalan dostluğumuzu hep hatırlayacağım.

            Aslında söylemeyecektim ama söylemem gerek, hani şu diz çöküp özür dilemesine iddiaya girmiştik kitap bitirmesine sanırım ben erken gitmeyip de kalsaydım bile bitiremezdim….En basit ispatı da erken gidip de ondan kurtulayım derken, 3 gün yolda kalmam(!) birde şu tetikçilik huyundan vazgeçse, benim kalemimin aynısını alma bir daha tamam mı? (her ne kadar o kalemi ben senden görsem de)

            Beni biliyorsun Recep, bu yazı uzadıkça uzar, yazdıkça yazasım gelir benim.

            Yüzündeki şeytani de olsa o gülümsemeyi hiçbir zaman kaybetme ve ne olursa olsun bana karşı fazla ciddi olma (!) unutma yaşanılan anları, paylaşılan dostlukları ve dostluğumuzu…

                                                                                                                                                                               

                                                                                                                                           
Sercen



Hiç aynı sınıfta olmasak da ilgi alanımızı bizi hep bir noktada karşılaştırdı. Basketbol… bir çok öğle arasında stresten kurtulmak için çok zevkli maçlara imza attık. Hatta beraber okul takımını sırtlamaya çalıştık. Tabi yükümüz çok ağır geldiği ve rakip takımların çok güçlü olduğu içi pek bir başarı elde edemedik ama en azından bu işi yaparken zevk almaya, gücümüzün son haddini kullanmaya çalıştık. Yani elimden geleni yaptık. Ee yıl boyunca hiç antrenman yapmadan maçlara çıkarılırsanız böyle olur. Bu noktada okul idaresini de bize çok yardımcı oldukları için kutluyorum.!! (hiç olmasa bir salon ayarlasa idiler)

            İnşallah bundan sonra tecrübe olur ve basketbol kariyerini çok iyi bir şekilde devam ettirirsin.

            Kendine iyi bak canım dostum.

                                                                                                                                                                   

                                                                                             
Hakan Erarslan


Son iki senedir derslerde hocaların yüzüne bakmak yerine senin yüzüne bakmaktan dersleri dinleyemedim. Çünkü ne zaman hoca seni göremeyecek konuma gelse hemen yüz ifadeni değiştirirdin. Nasıl olur anlamazdım o sırada binlerce ifadeyi yüzünde bulundururdun. Bu başarın hiçbir zaman yadsınamaz. Zaten bu kadar yüz jimnastiğinden sonra eminim evde bir müddet hiçbir yüz ifadesi taşımadan dolanıyorsundur. Herhalde diye düşünüyorum. Yoksa bu enerjiyi nasıl toplayacaksın.

            Hiç unutmadığım bir şey var ki o da hepimiz için ders vericiydi. Sen Asmalı Konağın yeni bölümü yüzünden fizik yazılısından lise 2’nin en kötü notunu almıştın. Fatma ve ben bu duruma gülmekten kendimizi alamamıştık. İnşallah bir daha Asmalı Konaklar vb hayat akışını olumsuz yönde etkilemez. Hep mutlu ve sevecen kal

                                                                                 

                                                                                  

                                                                                                                                                  
Sümeyye



Okulumuzun en kısa ve en teknik basketbolcusu Recep, daha çocukken tanışmamıza rağmen kader bizi ayırmış ve yaklaşık 5-6 yıl sonra yeniden aynı yere getirip koymuş. Bu süre içinde değişen tek şey hacmin ve kütlen olmuş biraz da basket oynamayı öğrenmişsin J

            Ama tanıdığım Recep çalışkan (faza olmasa da olsun) zeki ve çeviktir. Ahlaklı olduğunu çok söyleyemeyeceğim. Daha doğrusu bu özellikleri ondan daha çok belirdiği için pek fark edilemiyor. Hoca şeytan derdi ve bunu demekle de çok  haklı. Adam tam bir şeytan. Hatta şeytanın sözcük anlamını da tam olarak karşılıyor. Bu konuda daha fazla bir şey söylemeden bitireceğim. Yoksa kötü olacak galiba… Neyse tüm hayatında başarılı olman bu şeytanlığını biraz daha iyi kullanıp daha da yükseklere çıkmanı diliyorum.

                                                                 

                                                                                 

                                                                                                                                          
Emrah Özyılmaz



İkinci sene tanıştığım Temür romanlarıyla samimiyeti artırdık. Celaleddin Harzem şah gibi yüksek bir şahsiyeti kendine örnek alması kendisinin ne kadar yüksek bir karaktere sahip olduğunun açık göstergesiydi. Sevecen konuşmaları ( her ne kadar dalgacılığı abartsa da), zekasıyla ve bunu kullanış sitili, içten kahkahaları ile kendini sevdirebilmiş biri.

            Çok yüksek bir potansiyele sahipsin, bunu en iyi şekilde kullanarak çok daha iyi şeyler yapabileceksin. İnşallah bundan sonraki hayatında da mutlu, başarılı ve sevilen biri olursun.

                                                                                 

                                                                                 

                                                                                 
Hasan Arı



Recep:

            Nasıl, niye olduğunu anlayamadım ama kendimi sana hep yakın hissettim. Belki açık sözlü olduğundandır. İnsan yüzüne bakınca az çok neler hissettiğini anlayabiliyor. Tanışıp kaynaşmanın en kolay olduğu kişi sensindir herhalde. Sana şeytan diyenlere bu bakımdan hak veriyorum, sende şeytan tüyü var.

            Tekrar görüşmek ümidiyle…

                                                                                 

                                                                                                                                               
 Mehmet Arslan



3 seneden beri tanışıyoruz ama arkadaşlığımız hep bir seviyede kaldı ne geriye gittik ne de ileri seninle. Aynı sınıftaydık, aynı sınıftayız, aynı servisteyiz. Yaptığın ufak tefek esprilerle beni güldürdün. Ben bunun karşılığında ne yaptım? Seni çoğu zaman kızdırdım. İyi kötü 3 seneyi geçirdik. Birde geometrici olmadan bahsetmek istiyorum. O ne soru çözüştür kardeşim, harikasın…ya beni ders konusunda o yapıyor bende yapmalıyım şeklinde gaza getirebilmiş insanlardansın. Sayende geometriyi iyi geliştirdim. Ne diyim Allah senden razı olsun Recep gardaş. Allah yolunu açık etsin )yapamadığın soru olursa yolla her aman çözerim J)

                                                                                 

                                                                                                                                                                                                       
Merve Güler