Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

74 MEHMET SELMAN ÇOLAK


Memleket: İstanbul
Cep Tel: 
0542 476 09 63
E-mail: 
mehselcol@süperposta.com






 

SFL’nin babası. Yaşça küçük olsa da zekası, bilgisi ve eğitimiyle “Akıl yaşta değil baştadır” der gibi, okulun en önde geleni....sınıfın sıcaklığını düşüren esprileriyle herkesin neşe kaynağı. Yüzü her zaman gülüyor. Bir esprinin ardından “öff Selman” lafını duyması ikinci espriyi patlatmasına neden oluyor. Tabi Selman’ın esprilerine orta sıranın önünde oturan Fatih’ten, Selman’ın yanında üç yıldır oturan benden her zaman destek gelmiştir. “Körle yatan şaşı kalkar” ya benimki de öyle...Her ne kadar Selman kadar soğuk espri yapamasam da dilimde tüy bitene kadar ona esprilerinde yardım ve yataklık ediyorum. Her yönden iyilik dolu bu arkadaşımız herkesin sevgilisi... Henüz 16 yaşında olan minik kalbinin içinde size karşı beslediği sevgide manevi duyguların hakimiyetini görürsünüz. Onun için bu tür sevgilerin önüne madde ve dünya sevgisi hiçbir zaman girmemiştir. Hiç kimseye kin gütmeyen yapısıyla tam bir dost. Giydiği sarı ceketiyle mini bir civcivi andırıyor. Son yıllarda saçına getirdiği yeni imajıyla kızların sevgilisi...Derslerde lastikli (kapak düşmesin diye lastik takar) valkmaniyle beraber FD dinliyoruz. Her yönden mükemmel ilerideki hayatında bu zekasıyla en güzel yerlere gideceğinden eminim.

Esprilerinin kralı SFL’nin bebesi, şey pardon babası Fizik ustası, 88’li Selman’a mutluluklar dilerim. Yüzün hep gülsün...

Üç yıllık sıra arkadaşın

 

 

 Mesut Karlık


 


5 yıl ilkokul arkadaşlığımızın ardından Lise 1. Sınıfta seni gördüğümde çok şaşırmıştım. Ama İstanbul’un sana kattıklarını da unutmamak gerekir. Belki de soğuk esprileriyle bizi sen tanıştırdın. Lise 1’deki SUS! (Asurların başkenti) emrine karşı “hayır Hattuşaş” (Hititlerin başkenti) cevabını vermeni “Bir adam....mış karısı da....mış “diyerek noktalı yerlere sınırsız kelimeleri, aklımızdan hatta hayalimizden geçmeyen sözleri sığdırman gerçekten etkileyiciydi.

Lise 2’de sınıfların ayrılacağını duyduğumda gerçekten üzülmüştüm,. Ama aynı sınıfta olduğumuzu duyunca bir o kadar da sevinmiştim. Asıl dostluğumuz yeni başlıyordu. O kadar kaynaşmıştık ki yarım ekmeği paylaşıyorduk. Maçları beraber izleyip maç yorumları (şimdi o gidiyor ve gülüyorum) yapışımız ve üstüne onlarca yorumlar... Galatasaraylı olman da ayrıca bir bağ oluşturuyor aramızda. Ayrıca meydan okuduğun espri yarışmalarında yaptığın espriler de çok hoşuma giderdi. Ama sınıftayken de yerimin şanssızlığındandır iki ateş arasında kalmam beni mahvediyordu. Fatih bir taraftan, sen bir taraftan lüzumsuzluk ve abuk subuk şeyler konusunda yarışıyordunuz.

Ekonomi, siyaset, genel kültür, okuma sevgisi, Ü.S.S ...sevgisi vs. alanları uzman olduğun için dallardan sadece birkaçı. Bunları yerli yerinde çok iyi kullanırdır. Mesela Fatih’i ateşleyip dur durak bilmeden konuşmalarını başlatıp bizi kahrederdin. Her şey ösese deyişin, ama hiçbir şeyden mahrum kalmayışın da ayrı bir araştırma konusu. Hayatındaki en özel olayları bile anlatıp açık yüreklilik göstermen gerçekten çok etkileyiciydi.

Bu yazıyı yazdığımda Fatih’e “borç para ver” isteğine karşı Fatih’in bana “Bana ne kardeşim git Merkez Bankasından veya IMF’den al” şeklindeki cevabı yine beni orada kahretmiştir. Bu espritüel arkadaşımız “Baba” lakabıyla ayrıca dünya literatürüne geçmiştir. “Babaaaa....” deyince akan sular dururdu. Onunla aramızdaki dostluktan, onunla tanışma fırsatı verildiğinden dolayı teşekkür eder, hayatında kendisine hak ettiği güzellikleri ve mutluluğu vermesi dileğiyle...

                    
A.  Gökhan Arslan


Babaların babası Selman baba, bu sene dostluğumuzun 3. Yılı benim için çok büyük bir öneme sahipsin. Sadece ben değil sen tüm SFL için önemlisin tabi. SFL’nin espri anlayışını had safhaya ulaştırdı. 2 yıl aynı odayı paylaşma sürecinde bana her türlü koruda yardımcı oldu. Baba şöyle oldu ne yapsam, baba böyle oldu ne yapam diye başının etini yedim. Cins cins ÖSS soruları getirdim. Gönül meselelerimle senin başını ağrıttım. Seninle Malatya’yı fethettik. İnşallah yazında İstanbul’u alırız. İlk doğum günü hediyemi senden aldım. İlk doğum günü hediyesi de sana aldım. Kısacası be dostum adam gibi adamsın. Çalışkansın, sevecensin, espritüelsin, muhafazakarsın, alçak gönüllüsün, bir tanesin sen...Sevgiyi her daim hayatının pusulası yap. O zaman göreceksin ki yönünü hiç şaşırmayacak yolunu hiç kaybetmeyeceksin. Tüm güzellikler seninle olsun.


A. Vahap Günbattı


Arkadaşımız için SFL’nin en çok gelişme gösteren isimi diyebiliriz. Okula ilk geldiğinde yaşından dolayı eleştirilen ve çocuk muamelesi gören arkadaşımız üç senede olgunlaşarak babalık mertebesine ulaşmayı başarmış ve sonsuz sevgi ve saygı görmüştür. Böylelikle eleştirilere en güzel cevabı vermiş ve baba olduktan sonra tüm eleştirenlere racon kesmiştir.

Özel hayatında aradığı mutluluğu bir türlü yakalayamayan “baba” bu alemden elini eteğini çekmiş ve karizmayı çizdirmiştir. Bu alem babanın başarı sağlayamadığı tek alem olmuştur.

Akıl yaşta değil baştadır atasözünü doğrulayıcı, yönde gelişme gösteren arkadaşımız dönemimizin en genci olmasına rağmen okul birinciliğini zorlamaktadır.

En başarılı olduğu alan ise dünya çapında nü sahibi olduğu ve İtalyan mafyasını bile geride bıraktığı iğrenç espri üretimi olmuştur. Dünya kamuoyunu meşgul eden bu olay son bulmuş yapılan anlaşma sonucu iğrenç esprilerini sadece felsefe dersinde yapılması konusunda anlaşma sağlanmıştır.

                                                                                             
 Kazım Yüce


O biiiir neşe kaynağı (ama esprileriyle değil)

O biiiir sevgi adamı (ama sözcükleriyle değil)

O biiiir baba (ama yaşıyla değil)

Kısacası O bir ekol o bir Selman. Ona boşuna baba dememişler. Müziğin de en babasını o dinliyor, Hele saçları, Şu an gözümüzün önünde. O ne karizmadır, o ne tarzdır be baba! Hiç de belli etmiyordu hani. Ee tabi o iğrenç esprilerin sahibinin böyle bir karizma potansiyeline sahip olması şaşırtıcı Sanırız kafasına döktüğümüz kolonya biraz olsun akılın başına getirmiş. Zaten son zamanlarda sınıfa asılan termometrenin de Selman’la alakalı bir deney aracı olduğunu düşünüyoruz. Çok daha kahretme be Baba! Biz seni böyle de seviyoruz. Kendine iyi bak. Hörmetle ellerinden öperiz.

                                                          
Müge-Fatma-İlkay-Merve


Babamızdı o bizim, hepimizi. Adını unuttuk ona baba diyerek kardeş yaşındaydı ama babamız olgunluğundaydı. İlk oda arkadaşımdı o, ilk 88’li ve ilk İstanbullu arkadaşım. Yaş hiç önemli olmadı aramızda. O gerçekten çok şanslıydı aslında küçük yaşta olmasıyla yani bizim iki yıl kaybımız vardı.

Her şeye rağmen çok iyi bir dosttu. Her ortamı neşelendirebilirdi. Manyak bir yeteneği vardı iğrenç espriler konusunda. Hiç aynı sınıfta olmadım onunla ama olsaydım bu kadar iyi bir dostluk kurarmıydık bilmem. Güzel bir sinema sevgisi vardı onda da. Beraber gittim “Son Durak 2”ye onunla. Tam bizlik filmdi. Devamı gelirse bu filmin onu hatırlayacağım izleyince.

Bize babalık eden Selman her şeyi yönetirdi. Adaleti sağlandı. Kötülüğü yok ederdi ortalıktan. Alem adamdı Selman,. Familyaydım. Ben de...(ha,ha,ha!)

Harikalar ötesinde bir insansın Selman, umarım tüm yeraltının babası olursun. Filmini çekerim ben de “Goodfather4-The real godfather” diye. Çok sevindim seni, sen her zaman lazımsın bana, ilaç gibi adamsın. Neyse gönlünce olsun her şey, başarılarının devam eder umarım, en iyilere ulaşırsın, senin yerin orası...

Hoşkurt, Hoşcakal...

                                                                                 
Nurdoğan Çıkı


Bu aram benim babam. Her insanın çok sevdiği, yıldızı barıştığı birileri olur. Ben seni çok sevdim. Aramızdaki yaş farkına rağmen iyi bir arkadaş oldun bize. Yaptığın gıcık espriler unutulacak gibi değil. Senin gibi dostları olması, insan hayata nasıl bağlanır? Nasıl tat alır insan hayattan? Sen farklı açılardan baktırdın bana hayata. İstanbullu olman değişik kültürleri tanımanı sağlamış. Bunların terkibi seni kültürlü bir insan yapmış. Belki küçük olmanın dezavantajlarını yaşadın ama zekiydin, çalışınca da muhteşem bir öğrenci oluyordun. Ama seni anlamak zor. Nasıl oluyor da bir yazılıdan 30 alırken diğerinden 100 alabiliyorsun. Diken diken saçlarını görünce yine elektrik mi çarpıt diye düşünmeden geçemiyordum. Sana daha çok şeyler söylemek, yazmak mümkün ama gerisi gönlümde kalsın, Hayat boyu afiyet, başarı, mutluluklar dilerim.

Baba! Hakkını Helal Et

                                                                                             
Ö. Salih


Selman deyip geçmemek lazım. Hem çöm, hem de baba olmayı başarmış tek kişidir herhalde. O küçük cüssesine bakmayıp Erdoğan hocaya kafa tutması ile babalığını ilan etmiştir. Bu başarısının temelinde ise duyguların apışıp kaldığı iğrenç ve soğuk esprileri yatmaktadır.

Selman o güler yüzü, neşesi ve her şakayı kaldıran kişiliğiyle herkesin sevgisini kazanmıştır. Herhalde onun genel kültürüne yakışıklılığına ve özellikle sivri zekasına hayran olmayan yoktur. Bunlara bir de derslerdeki başarısı eklenince okulun göz bebeği olmuştur.

Ben onun hayatında okuldaki gibi başarılı olacağına inanıyorum.

Tüm güzellikler seninle olsun.

                                                                                 
Çağrı


Sınıfımızın neşe kaynağı, kardeşim kadar sevdiğim ve sırlarımı paylaştığım dostum!

Yaptığı esprilerle ortamın ısısını düşürse de sıcak kanlı tavırlarıyla normale yeniden çıkarmaktadır.

Sınıfımızın yaşça küçük ancak, bir o kadar oturaklı ve ağırbaşlı olan arkadaşımız derslerindeki başarısıyla da isminden çok bahsettirmiştir.

Maceraperest arkadaşımız her macerasında enselenmiş ve azarlanmıştır. Yalan söylemeyi beceremeyen arkadaşımız Fen Lisesinden resmen eli boş olarak dönmektedir.

İnşallah geleceği düşlediği gibi olur, sağlıklı olman, mutlu kalman dileğiyle.

                                                                                             
Önder


Küçük kardeşim, küçük kardeşim diye başlarsam alınmazsın biliyorum çünkü ben senin ablanım.

Senden tek dileğim o çok komik esprilerinle Erdoğan Hocanın izinden giderken kilo almaman ve yollardaki taşlara takılıp düşmemen.

Hep mütevazı kal, her zaman zekanı şimdiki kadar iyi kullan ve hep etrafındaki gergin havaları sevgi sözlerinle dağıt

Hiçbir insan kendi başına bir ada değildir. Her insan ana karanın bir parçasıdır. Sohn Donne

                                                                                 
Meltem Düğüncü


Sevgili Selman Çolak,

Seninle 6 senedir tanışıyoruz, belki sen İstanbul’a taşındığın zaman, uzun süre görüşemesek de seninle samimiyetimiz hiç bitmedi. Seninle iyi kötü çok güzel anılarımız oldu. Neyse bunlara fazla girmeyelim. Seni, hep güler yüzlü. Hep sevecen, hep arkadaş canlısı biri olarak tanıdım. Seninle yaptığımız o koyu futbol sohbetlerini hiç unutmayacağım. Senin gibi bir arkadaşım olduğu için çok mutluyum. Seni hiçbir zaman unutmayacağım.

Sana ilerdeki yaşamında başarılar, mutluluklar diliyorum.

Beni sakın unutma...

                                                                                             
İlker Semih Boztepe


Selman benim için ne kadar özel bir yere sahip olduğunu biliyorsun. Senin için sahip olduğum güzel düşünceleri yazmak keşke bakışlarla anlatmak kadar kolay olsaydı. Eminim ki tertemiz yüzün gibi bir kalbe sahipsin. Boşuna dememişler ya büyükler. Akıl yaşta değil baştadır diye. Gerçekten de tekamül yolunda ciddi bir mesafe kat etmiş olman, seni başkalarından ayırıyor. SFL’de tanıdığın bazı güzellikler hayatın boyunca sana yardımcı olacaktır, emil ol. Seninle birbirimizi çok iyi anladığımızı biliyorum. Zaten o yüzden aynı odayı paylaşıyoruz. Tek kötü yönün sakal-bıyık bıkmadın mı kardeşim, köpük-jilet istemekten. Bu kadar sık kesme, anladık uzuyor ama idare et yani. Çapkınlığında hiç yabana atılır seviyede değil hani. Az can yakmadın. Ama şimdi seni bekleyen ÖSS var. Önce orada ortalığı dağıt.

Günler geçtikçe yaklaşıyoruz ayrılığa, en fazla rahatsızlık veren husus bu. Ama unutmamak mümkün değil yaşananları. 3 yıl aynı havayı soluduk, aynı sudan içtik, aynı yemeği yedik. Kolay değil ayrılmak, kardeşten farksız oldu, artık yakınlığımız ve en yakın olduğumuz yerde ayrılıyoruz.

Seni unutmak mümkün değil, emin olabilirsin. Her zaman yaptığın gibi hayatın boyunca ışığın peşinde olacağından eminim. Yürek dolusu mutluluklar.

                                                                                             
H. İ. Ç


Dönemin en küçüğüne,

Selman’la 3 senedir tanışıyoruz. Kendisiyle lise 1’de aynı sınıftaydık. Kendisiyle Fizikte kapışırdık, ne günlerdi ya!J

Lise 2’de sınıflarımız ayrıldı. Ama bizim gönüllerimiz birdi. Kendisiyle çoğu zaman aynı kaderi paylaştık. Okulda yapılan Tarih ve Genel Kültür yarışması bunun en güzel örneğidir...

O soğuk esprilerini bile özleyeceğim. Sen de unutma...

İdeallerine ulaşman dileğiyle.

                                                                                             
Onur