|
 |
· Bu bölüme okulda yaşadığınız bir anınızı eklemek için tıklayın.
[ kapalı ]
· Mezunlar hatıra sayfalarına gitmek için tıklayın.
Eklenme tarihi: 20.12.2003
Gönderen: Alperen Coşkun
Sınıf: 11-C
e-mail: alperenc@sivasfenlisesi.net
Bugün yaşadığımız bi olay var şimdi yazmazsam bidaha yazamam
heralde...
14 Ocak çarsamba milli egitimin okulda sınavı var.Sivil bi şekilde okula
geldim millet allah canımı alsında şu sınava girmiyim der gibi birbirine
bakıyo.Bizde kantinde ben,Anıl,Hakan,İlkan,Öner oturuyoruz gidelim dedik
nolucakki???
Sen misin kaçan??
Ertesi gün okula geldigimde Ahmet Hocanın 11-C sınıfının önünde Hakan\'a
işkence yaptıgını gördügümde içimde bişey cızzz etti:) Kafayı yedim çünkü Hakanı
öyle bi azarlıyoduki sıra banada gelecekti ve ben baya bi tırstım:)
Neyse derse girdim beş dakika sonra nöbetçi hakanla beni ahmet hocanın
cagırdıgını söyledi.Ona da tamam dedik çıktık sınıftan.Sınıftan cıktım karsımda
Anıl:)) Ahmet Hoca onuda cagırmış...aşagı indik tün 10-A bi fırca yiyor ama tüm
sınıflardan yankılanıyo,yani ben ömrümde ne babamdan öle fırca yedim nede baska
birinden.Tabi bu fırcayı ben deil lise 2 ler yiyo.Öyle korktukki asagı
inemedik.20 dk falan yukarıdan o sesleri dinledik.
Sonra Anıl hadi inelim gidicezki gidicez korkmayın dedi bizi gaza getirdi
aşagı indik Anıl en önde Ahmet Hoca o sırada 10 lara bi bagırdı Anıl öle bi
fıstıki tekrar yukarı cıktık.Öle bi komediydiki ordaki hademe bize bakıp bakıp
gülüyodu o içime cok oturdu.Neyse nöbetçi tekrart yanımıza geldi nerde kaldınız
Ahmet Hoca sizi tekrar cagırdı dedi.Seve seve indik ki millet aglıyo falan iice
fıstık.Bize özel muamele yaptı odasına aldı bizi.Digerlerini dısarıda
azarlıyodu.Odada gecen hadiseleri anlatamicam:))
Çömlere sesleniyorum siz siz olun seneye bizim yaptıgımız essekligi
yapmayın bilmiyorum seneye ne olur:)) SAYGILAR
Eklenme tarihi: 20.12.2003
Gönderen: Nurdoğan Çıkı
Sınıf: 11-A
Size bir rüyamı anlatayım...
Bir ses, uyandım.Saat çalıyordu.Halbuki hiç saatle kalkmazdım,kapattım.Yanıma
baktım, birisi yatmıştı ama o an boştu. Kalktım ve etrafıma baktım.Bu yeri hiç
hatırlamıyordum, daha önce hiç gelmemiştim ama bana yabancı gelmiyordu.Banyoya
girdim duş aldım.dolabı açtım, bir sürü takım elbise, birini aldım ve giydim.
Dışarı çıktım, merdivenlerden iniyordum.Bu evi bir yerden hatırlıyordum ama bu
ev çok devasa ve güzel bir evdi,benim olamazdı.
Bir koku.Basamaklardan indikçe hoş bir koku geliyordu. Kokuyu izledim, o da
ne.Bir kadın vardı mutfakta , çok güzeldi, girdim.yanıma geldi ve "Günaydın
sevgilim" diyerek beni öptü. "Heralde karım" dedim içimden. Masaya
baktım,onlarda kim?Biri kız biri erkek birbirinden şeker iki çocuk koşarak
geldiler ve bana sarıldılar. "Günaydın babacım" diyerek öptüler. Masaya
geçtik, karım muhteşem bir kahvaltı hazırlamıştı.Hoş bir sohbetle yaptık
kahvaltıyı.Ama düşündüm, ben ne zaman evlenmiştim, neden bir şey
hatırlamıyordum. Ortam o kadar güzeldiki bunları düşünmek istemedim.
Bir ses. Araba durmuştu evin önünde.Karım elime bir çanta verdi. Benim iş çantam
olacaktı heralde.Çocuklarımdan öptüm karımla sarıldım ve "hayırlı işler"
dilekleriyle evden çıktım. Bahçeden gidiyordum ve o da ne. Bir köpek tam
istediğim gibiydi.Beni uğurlarcasına havladı."Ben bunlara nasıl sahibim?" diye
düşünerek kapıdan çıktım ve siyah güzel bir araba. Bir adam kapısını açmış beni
bekliyordu.Şoförümdü heralde."Günaydın efendim" diyerek beni arabaya
aldı.İşimi merak etmiştim,bir şoförüm olduğuna göre iyi bir işim vardı.Bir
müddet gittik ve devasa bir binanın önünde güvenlik kapısından geçtik. Binanın
önünde durduk,indim ve bana hiç yabancı gelmeyen bir adam "günaydın efendim"
diyerek beni karşıladı.Sesi ve konuşması da çok tanıdıktı.Yardımcımdı heralde.
Asansöre bindik, en üst kata çıktık ve devasa bir odaya girdik.Benim odammış,çok
güzel bir odaydı.Büyük pencerelerinden şehrin her yeri görünüyordu.Demekki ben
çok önemli biriydim yinede bunu düşünmeden edemedim. "Ben buralara nasıl
geldim, bu seviyeye nasıl ulaştım?",hiç bir şey hatırlamıyordum.Yardımcıma
sordum, o da bir şeyler söylüyordu:
-Ya güzelim bayram değil seyran değil kalksana yaa,Allah Allah! diyordu."Olamaz
bu o! " dedim, burda ne arıyordu?
Bir ses,çok kuvvetli bir sesle etraf sallanmaya başladı, deprem oluyordu ama ben
ölmek istemiyordum, bu güzel hayattan kopmak istemiyordum. Ama daha da kötüsü
oldu. Gözlerimi açtım, yine o ses ve karşımda Hakan hoca ve yine bu sıkıcı
daraltıcı yaşam. "olamaz hepsi rüyaymış!" dedim.Çünkü her şey tam
hayallerimdeki gibiydi. ama yinede düşündüm ki böyle bir yaşam gerçekten
kavuşursam Hakan Hoca'yı da yardımcım yapmaktan çekinmeyecektim.
Sevgili Hakan Hocama burdan selamlar...
Eklenme tarihi: 09.12.2003
Gönderen: Meriç Değirmenci
Sınıf: 11-C
Gecen yine bi voleybol macindayiz....
beni tanianlar bilir bazen cikar oynarim bazen de kenarda(ray sigortada)
otururum..
macin son setine baslicaz ben 2 set oynadiktan sonra kenardayim. yedekte de ben
varim, Hakan ERARSLAN bi de Cihan ŞAHAN var... Cihan biraz duygu sömürüsü yapti
ve oyuna girmek icin bizim hocayi ikna etti.... Neyse set basladi ben sagima bi
döndüm yedekte 2 kisi kalmisiz bayaa sasirdim nasioluyo bu is diye ,sonra
sahaya bi dondum macdakiler Emre FARİMAZ i tekmeleye tekmeleye sahadan
cikariyolar... :)) Bi macda o kadar güldügümü hic hatirlamiyorum... hatta Emre
bu sempatik tavirlariyla hakemleri ve Cihan hocayi bile guldurmeyi
basarmisti.......
NOT: Bazi arkadaslarimizi bu animizi komik bulmayabilir. Ama ben bu yaziyi
gelecekte voleybol oynayacak olan arkadaslarimizin bu hatayı tekrarlamamalarini
umarak yaziorum. Herkes kendi payina duseni cikarsin.....
Eklenme tarihi: 04.12.2003
Gönderen: Ahmet Güler
Sınıf: 11-C
Yaw 11-C hepinize bozuldum şerefsizim o kadar anı anlatıpta başkandan
bahsedilmezmi ya? Ahmet deyipte Vahap hoca demeden olmaz. Neyse ben anıma
geçeyim; Bir gün okulda GENEL KÜLTÜR YARIŞMASI var. ben de sahne arkasındayım.
Ben ne anlaarım genel kültürden! kendi çapımda soruları cevaplıyorum tabi sessiz
bir şekilde! hani rezil olmamak için :) ben sakin sakin otururken aradan uyanık
olduğunu sanan bir fırlama! fırladı. \"Hocam Ahmet Güler midir nedir?! cevapları
söylüyo.\" Ben daha benim kendime faydam yok ne cevabı söyleyecem la diyemeden
yanıma saatte 120 mil hızla Vahap Bey yaklaştı. Zaten görmemle ilk tokatı yemem
bir oldu. Ardından da seri kroşeler! İçimden bi ses tut elini iki de sen at
dedi ama :) Nafile! Adam akıllı dayağımı yedim :) E benim Vahap hoca anılarım
bitmez! de hepsini şimdi anlatamam! çok duygulanıyorum o anıları düşündükçe.
Daha fazla devam edemeyecim. Görüşürüz. Kendinize dikkat edin Vahap hoca taktı
mı bırakmıyo ;)
Eklenme tarihi: 30.11.2003
Gönderen: Hakan Üvenç
Sınıf: 11-C
Arkadaslar bu anımı emınım hepınıze anlatmısımdır ama lakın sanalortamda
da malezyadan falan isteyenler oldugu için yayınlamak durumundayım : Bilirsiniz
Rıza(s.a.v) hocamız insanın gözünü görmeden beynini almaz yani önce bir nefsine
sahip olup onunla göz göze gelmeme mücadelesi vardır derslerde gelirsen vay
haline bilsen bile tahtada aptal tavşan muamelesi görürsün.Efendime söyliyim
bende hani zekiyim ya(!) kendime güveniyorum ilk dersine girdiğim gün kaldırdım
parmağımı söz aldım ve aynen mal oldum kalemi elime alıp bir iki işlem yapmaya
görüyüm hemen beni uyardı DELİKANLIIII ne var la ne var he ne var diyecen
olmuyo tabi dedi bana neapıyon ben; soruyu cozuyom dedim yazıyom dedim. Hoca ben yaparım dedi, sen benden iyi mi biliyon neyyyse daha yazacak çok şey var da burda olmaz :))
Eklenme tarihi: 30.11.2003
Gönderen: isimsiz
Ben onyedi yaslarında sakin bir ogrenciyim diyemeyecem onyedi yasındayım
ama fazla sakın sayılmam ama sanslı olduguma ınanıyorum zamanında pansıyona
gırıs cıkısın bol oldugu zamanlarda ben de cok kacmıstım ama hıc
uzaklastırılmamıstım gece 4 te geldıgımı bılırım ama naparsın sans ıste onurcum...
Eklenme tarihi: 27.11.2003
Gönderen: Onur Demir
Sınıf: 11-C
Arkadaşlar ben QuarQ;
Efendime söyleyeyim ben biraz fırlama biri olarak tanınırım okulumuzda... Ama içim o kadar temiz ve sakindir ki... Onu kimse bilmez ama...
Size başımdan geçen bir olayı anlatayım dedim: Biz bir gece pansiyonda acıktık...Ben de aslında çok yemek yerim ama gelin görün ki çok cılızım. Neyse E.G.(17) ile bir şey düşündük. Biz 3 senedir bu okuldayız millet o kadar kaçıyor bi şey olmuyor bi de biz kaçalım dedik. Ama asla amacımız kötü bir şey yapmak değildi :)
Gidip çorba içecektik gecenin 01.00 sularında... Odamıza çıktık E.G.(17) ile... Aslında sadece E.G.(17) ile ben kaçacaktık. Odaya çıktık bi baktık ki M.Y.(16) odamızda oturuyor. ona da planımızdan bahsettik. O da en başta espri yaptığımızı zannetti. Oysa ki ben ve E.G.(17) hiç bu kadar ciddi olmamıştık :) Neyse M.Y.(16) biraz fıs olduğu için gelmek istemedi... Sonra bu planı C.Ş.(17), A.Ö.(17) ve H.S.(16 )ya duyurduk. Sanki onlar da biri söylese de kaçsak der gibi hemen tamam dediler...
Böylece kaçacak ekip tamamdı. Liderimiz her işte olduğu gibi okuldaki pis işlerin elebaşısı E.G.(17)idi. :) Havanın soğuk olma tehlikesini göz önüne alarak çok sıkı giyindik. Daha sonra aşağı kata doğru yol aldık. En aşağı merdivenlere gelince heyecandan sevindirik olup ses çıkararak yemekhaneye girdik. Ama bu hayatında hiç büyük hata yapmadığını söyleyen E.G.(17)nin ilk büyük hatası oluyordu. Bizim ise çok hatalarımız vardı :)
Bunun ne büyük bi hata olduğunu sonra anladık...
Ve yemekhanenin arka penceresinden atlayarak kaçacaktık... İlk ben çıktım pencereye. Aşağıda kömürler vardı ben de kömüre atlarsam ses çıkar diye ilerlemeye başladım. Sonra ileriye gelip aşağıy atladım. Ama bu hareketleri yaparken hiç mi hiç korku duymuyordum nedense. :) Herkes eğitilmiş birer militan gibi atladı...
Sıra Hakan Doğan(31) Beyin odasının bulunduğu ön tarafa görünmeden futbol sahasının arkasındaki çimlerin orda bulunan duvardan yukarı çıkmaya gelmişti... Nitekim biz başarılı olduk ama atlarken ki performansını gösteremeyen arkadaşlarımız vardı. Onlar ağır toplardı. H.S.(16) ve A.Ö.(17) epey zorlandılar duvara tırmanırken...
Sonuçta hepimiz okulu başarıyla terketmenin haklı gururunu yaşıyorduk. Bizi kaçarken gören arkadaşlarımız Amerikan filmlerindeki militanlardan hiç farkımız olmadığını söyüyorlardı. Tabi haklılardı çünkü planı E.G.(17) hazırlamıştı ne de olsa. E.G.(17) organizatör olarak doğmuş canım :)
Biz Karayollarının aradan bayır aşağı vurduk kendimizi...Neyse 20 dakika civarı bişey oldu ne arıyan var ne soran biz dedik bundan sonra bişey olmaz...
Ta ki DDY Lojmanlarının önünde elebaşı E.G.(17)nin telsizi çaldı... "Anlaşıldı!Tamam!'" diye biten telsiz görüşmesinden sonra o tarihi açıklama geldi E.G.(17)den. Hakan Doğan(31) pansiyonda olmadığımızı anlamış ve bizi çağırıyordu. Ve de Savcılık'ı araması gerektiği için orayı artı Ahmet Yılmaz Bey'i aramıştı.
Arkadaşlar nerden bilebilirdim ki organizasyonlarıyla ün yapmaya çalışan E.G.(17)nin bu planı yürütemeyeceğini...
Pansiyona geldik ve hocanın odasına çıktık... Hoca disipline vereceğim dedi. Biz yalvardıysak da hoca benim elimden bi şey gelmez deyip bizi kapı dışarı etti.
Yaklaşık bi hafta sonra disiplin kurulundan yazılı savunmamızı isteyen kağıtlar geldi. Hatta kağıt yanımda aynen kağıdı yazıyorum...
T.C.
SİVAS VALİLİĞİ
FEN LİSESİ MÜDÜRLÜĞÜ
|
SAYI:520/1153 | 12.11.2003 | |
KONU: Savunma |
QuarQ YERGEN
Sivas Fen Lisesi 11/* ** No'lu Öğrencisi
07.11.2003 Cuma günü gece 23.30 sularında yemekhane
penceresinden atlamak suretiyle pansiyonu terk ettiğiniz,
nöbetçi belletmen Hakan Doğan'ın 07.11.2003 tarih ve
520/1050 sayılı dilekçesiyle tespit edilmiştir.
Konu ile ilgili savunmanızı bugün saat 15.00a kadar
Okul Disiplin Kurulu Başkanlığına vermenizi rica ederim.
Ahmet YILMAZ
Disiplin Kurulu Başkanı
Sonra biz de savunmamızı güzelcene yazdık ve Ahmet Beye braktık. Nitekim bunun sonucunda adı yönetmelikte UZAKLAŞTIRMA diye geçen, bizim okulda, bize KÜTÜPHANEYE KAPAMA cezası olarak uygulanan cezaya iki(2) gün tabi tutulduk...
Yani arkadaşlar olayın aslı bu...
Saygı Bizden
QUARQ
Eklenme tarihi: 26.11.2003
Gönderen: Nedim şahiN
Sınıf: 11-C
11-C den laf açılmışken Ahmet Hoca'nın bize çektiği nutuktan bahsetmemek olmaz...
Güneşli bir gündü.Diğerlerinden biraz farklıydı çünkü sene başı olduğu için bizim sınıf derslere ilgisizdi.Bunun
sonucunda da disiplinlik işlerimiz oluyordu.Son olarak Ertuğrul'un Meliha Hocaya resti sonucu sınıfça kötü günler geçiriyorduk..
Günlerce süren ifade alma, kurulda tartışma olayları Ahmet Hoca'ya yetmemiş olacakki bir de sınıfa gelip herkese dilekçe yazdırmaya
başladı.biz sakin sakin yazıyoruz.dersi dinleyen azınlık olayı kelimesi kelimesine kağıda dökerken, diğerleri yani uyuyan kesim
etraftan bakıp birşeyler yazmaya çalışıyordu kağıdına.bende sınıf başkanı olduğum için biraz ayrıntılı yazma gereği duymuştum..Herkes kağıdı verip tahtanın
önündeki yerini aldı.Ahmet Hoca inceden inceye herkesi süzdü ve önce normal ses tonuyla her zaman duymaya alıştığımız öğütleri
okumaya başladı.ben sırada oturduğum için herkesin yüzündeki ifadeyi rahatlıkla görüyodum.kimisi gözlerini hiç ayırmadan yerdeki bir noktaya bakıyordu,
kimisi de bütün cesaretini toplayarak Ahmet Hocaya bakmaya çalışıyordu..
...
- Çocuklar buraya okumaya geldiniz
- Hocalarınıza karşı saygılı olun
- Derslerinize çalışın
...
- SİZKİMSİNİZ OĞLUM NE SANIYORSUNUZ KENDİNİZİ?
- YA KENDİNİZE ÇEKİ DÜZEN VERİRSİNİZ YADA BEN SİZİ ADAM ETMESİNİ BİLİRİM!
...
Sınıfta Ahmet Hocanın yaydığı ses dalgaları tüm hızıyla yüzümüze çarpıyor kimse hocaya bakmaya cesaret edemiyordu.
Neyseki biraz sonra zil çaldı ve hoca kağıtları alıp sert adımlarla çıktı sınıftan..
O gün duydukki bizimle beraber 10-B ve 10-D de dinlemiş Ahmet Hocayı.Tabi alay eden mi ararsınız, uzak durmaya çalışan mı...
Eklenme tarihi: 28.09.2003
Gönderen: Meriç Değirmenci
Sınıf: 11-C
ya alperen celalettin hoca dedin benim de aklıma bişey geldi....
1. dönemdeyiz benim cellalettin hocayla aram acayip kötü.normal bi gündü benim
kafam dersden başka şeylerde.sınıfda millete silgi atıyodum millet de benden
gördü silgiler havada uçuşuyo...
ben bi silgi attım biyerlerden sekip cellalettin hocanın ayağının dibine gitti,
neyse hoca biraz söylenip geçti. sonra furkan savaş, gökhan a silgi attı gökhan
da hocaya şikayet etti ve silginin bizim tarafdan geldiğini söyledi. o sırada
benim elimde de silgi vardı hocayla 3-4 sn. bakıştık ...
-olm ayağa kalk
(kalkdım)
-dışarı çık
=niye hocam?
-o elindeki ne?
=silgi hocam
-silgi atıyosun dimi
=gökhana ben atmadım
-OLSUN ATMAMIŞ OLMAN ATMAYACAĞIN ANLAMINA GELMEZ, dışarı çık
(ben kafayı yedim tabi... hocamız olasılık hesaplarına göre karar verdi,
enteresan walla)
aramızda bu dostca dialog geçtikden sonra ben dışarı çıktım... bu arada kapıyı
acık bıırakcaktım ama pencereler acıkmıs, benim çıkmamla birlikte kapı çarptı.
ben tam dersin kalanını geçirmek icin tuvalete gidiyodum hoca dısarı çıktı ve bi
annenin çocuguna duydugu şevkatle "olm hayvanmısın dağdan mı indin sen,
yontulmadın mı hiç mi saygın yok" dedi.
bu olaydan sonra celalettin hocayla buna benzer bikaç anım daha oldu(onları da
sonra yazarım ).arkadaşların bana yaklasık 3 ay yontulmamış demesi de cabası.
ama sonra celalettin hocayla aram duzeldi... hakkını yemeyelim 2. dönem
matematiğimi 5 bile düşürdü... ömrü uzun olsun
:-)
|
|
|