Onbir B sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

24 EMRE FARIMAZ


Memleket: Sivas
Cep Tel: 
0536 516 49 55
E-mail: 
geyikemre@mynet.com






Çok pişmanım, çok kötü hissediyorum kendimi, onunla niye daha önce dostluk kurmadım diye.

            İlk iki yıl sadece merhabalığımız vardı. Ben sanmıyordum, böyle iyi ve temiz kalpli, çok iyi bir insan olduğunu. Büyük hataymış. Ama acısını çıkardım bu sene, çok samimi oldum onunla. Açığı kapatmaya çalıştım. Gerçekten ona ne bakmaya, ne de onunla sohbet etmeye doyum olur yakışıklılığıyla da değil kızları erkekleri bile deli etmiştir.

           

 

İşte kısa sürede olsa bari Fari seninle çok iyi vakit geçirdim. Son yılıma darbeni vurdun. Umarım hayata da vurursun darbeni ve başarı ve mutluluk içinde yaşarsın, beni de unutmazsın…

                                                                      

Nurdoğan Çıkı


Emre denince dehoyloyloy neler akla gelmiyor ki; kamyondan tut, mala, maldan tut, dellenmeye kadar Emre’de yok yok ama en sonunda kesin olarak iyi bir dost olduğu akla gelmezse bunu düşünen adam Emre’nin gerçek dostu değildir.

            Karşılıksız ilişkileri, samimiyeti, cana yakınlığı ve dostlarını koruman beni duygulandırıyor. (pek inanmasam bile)

            Seninle neler yaşadık neler, Tokat’tan Malatya’ya şehir şehir dolandık. Sen olmasaydın bu SFL’ye tükürürdüm.

            “Ben her gece o saatlerde seni düşünür, seni yaşarım”

            “Unutma beni unutamam seni!”

            Sevgilerle

                                                                                             

                                                                                 
Mustafa Eren


Emre Farımaz’a (cingen’e)

            Malatya sırdaşı arkadaşım. Seninle nasıl tanıştığımız hatırlamıyorum ama iyi ki tanımışım seni. Beraber geçen üç yılımız anlatılamayacak kadar güzeldi. Seninle paylaştığımız çok şey oldu. Bu okul bize çok şey öğretti. Nasıl arkadaş olunursa en iyisini, nasıl dost olunursa en iyisini, nasıl kardeş olunursa en iyisini yaşadık seninle ve pansiyondaki üç beş kardeşimle.

            Geçirdiğimiz bu güzel günleri unutmak ve hatta unutmayı düşünmek bile hiç işime gelmiyor. Hele seni unutur muyum olum. Çoğu zaman sakin ve mantıklı hareketlerin olmasına rağmen sinirlendiğin zaman yanına kırılacak bir şey koymayacaksın yoksa hiç kurtuluşu olmaz.

            Unutmayacağım anılarımdan biri de bizim piknik ve orada oynadığımız uzun eşek. O gün o kadar çok güldüm ki! Belki bir daha öyle gülmem. Daha neler neler…

            Gideceğimiz üniversitede beraber olmayı çok isterdim.bundan sonraki hayatında hap mutlu ve başarılı olman dileğiyle…

            Unutmayacağım seni koçum. Sende beni unutma! De hade eyvellah.

                                                                                  

Cihan


Usta seni ilk gördüğümde biraz kanım kaynamıştı. Herhalde o sempatik gülüş ve nazik tavırlarından dolayı zaman geçtikçe birbirimize ısınıyorduk. Senin lise 2’de çıldırmanı hiç unutmuyorum. Bizim bir sürü özelliğimiz varmış da biz bilmiyormuşuz. Ustacım seninle iyi kötü birçok anımız oldu hayatımızın en güzel dönemini aynı çerçevede geçirdik. Seni üzdüysem ben affet. Hiçbir zaman çıldırma, her zaman mutlu o. İleride görüşürüz.

                                                                                 

                                                                                 
Emrah Gülyaşar


Seninle tanışmam her ne kadar geç gibi görünse de paylaştıklarımız, yılları eskitecek kadar değerli şeylerdi benim için. Okulun en sevilenlerinden biri olduğunu sende biliyordum. Seninle çok verimli ve anlayış çerçevesi içinde süren bir dostluk yaşadığımıza inanıyorum. Eğer sana karşı bir hata yaptıysam affetmeni dilerim. Senin için, geleceğin için neler istediğimi, nelere ihtiyacın olduğunu biliyorsun. Eğer hak etmeseydim birlikte çabaladığımız meseleler senin vazifen olmazdı. Şu her sabah tam zamanında görevini yapan saatin var ya işte onun hakkını vermen gerekiyor. O seni hiç aksatmıyor. Hatırlıyor musun bir keresinde seninle konuşurken son sözümüz şu olmuştu. “Uçurtmayı yükselten rüzgar değil, rüzgara karşı direncidir”

            Bilinen bütün güzelliklere layıksın, mutluluklar senin olsun.

                                                                                  

                                                                                             
Halil İbrahim



Hiç korkma Emre! Herkes sana Cingen dese de ben öyle olmadığını biliyorum. Seninle hiç döğüşmedim ve tartışmadım. Ama böyle bir yel olsa bile bu benim hatamla olurdu çünkü sen o kadar sağduyulusun ki! Doğru sözlü ve eli açık olmanın yanında birde sporcu olman yok mu? Beni bitiriyor. Bu güne kadar bana seninle ilgili hiçbir kötü şey hatırlattırmayacak kadar dikkatli olduğun içir sağol! Emre seni kısaca kardeşim kadar seviyorum. Umarım bende seni üzmemişimdir. Her şey gönlünce olsun kendine iyi bak. Senin yerin başka asla unutmayacağım.

                                                                                             

                                                                             
Anıl


3 yıldır sevdiğim bir arkadaşım ve umarım gelecekte de bu arkadaşlığımız devam eder.

            Seninle ilgili en çok hatırlayacağım şey sabahları kalkıp ders çalışma teşebbüslerimiz olacak herhalde. Sabahları 6’da kalkıp 6:15’de yeniden yattığımız günleri, seni Ramazanda uyandırıp uykulu uykulu ortalıkta dolaştırdığım zamanı asla unutamam herhalde.

            İlerde sende beni unutma ve bağlantımızı hiç koparma

                                                                                                                                                                                           
Meriç


En samimi, içten arkadaşlarımdan birisin pis Malatya’lı…işte sende en beğendiğim şey bu: Malatyalı olman ve daha doğrusu aslını inkar etmen J ama neyse oda senden kaynaklanan bir şey olmadığı için affedildiniz Emre Bey!

            Sen bana yakın düşünceleri olan birisin Emre bu nedenle seninle iyi anlaşıyoruz. Birde 3 yıldır aynı sınıfta son senede arkamda oturduğunu düşündüğümde sanki buna mecburmuşum gibi hissettim ama tabii ki bunda senin de yakın samimi biri olmanın payı yok değil!

            Her huyun güzelde Emre be birde şu gülüşün biraz daha karizmatik olsa emin ol her şey çok iyi olur ama ne yaparsın her güzelin bir kusuru olur, misali diğer tüm hareketlerinle bunu kamufle etmeyi başarıyorsun.

            Uzun yıllar sağlıklı ve başarılı olman dileğiyle…

                                                                                 

                                                                                 
Fatma Yekeler



Malatya Serdarı Emre

            Feramuz seninle dokuzuncu sınıfta pek fazla bir muhabbetimiz olmadı ama şu iki yıl içinde manyak bir dostluğumuz oldu. Seninle birçok güzel günlerimiz geçti, beraber harika kopyalar çektik ama en güzel günümüz tabii ki piknikti. Piknikte ne bulduysak oynamıştık ve kapanışı da uzun eşekle yapmıştık uzun eşek güzeldi de asıl güzel olan senin pantolonunu yırtılmasıydı. Ne kadar fazla gülmüştük. Emre sen çok iyi bir arkadaşsın. Arkadaşlarına karşı hiçbir zaman kötülük yapmadın. Hep iyiliklerini gördüm seni kaybetmeyi asla istemem inşallah ileride de görüşürüz. Tüm hayatında mutlu olmanı dilerim.

                                                                                            

                                                                                  
Alperen Türkay


Ulan Cingen;

            Valla seninle nasıl tanıştığımızı hatırlamıyorum. Ama lise 2’de bizim sınıfa gelip de seni iyice tanıdığımda harika bir arkadaşlık başlattık seninle. Çoğu zaman eğlendik, sana kırıldığımı hiç hatırlamıyorum. Sen bu sıcakkanlılığınla daha çok arkadaşlar bulursun. Ama ben seni zor bulurum be. Arada sana takıldık biraz lakabanı söylemeyeyim şimdi. Canım hayatın boyunca hep mutlu ol!!!

                                                                                 

                                                                                             
Recep


Emre’yi ilk kez gören bir kişi, oldukça ciddi, kaşları çatık ve dümdüz(!) bir kişi olarak tanır…ta ki Emre gülene kadar J koyu Malatyalı olan arkadaşım, yine bizim dörtlünün uzun, ince yol misali uzanan bir başka çeyreğidir. Yazılılardaki üstün başarılarımızda bir çok emeği olan Emre kibar mı kibar, kendi fiziği gibi ince ve çok sevdiğimiz bir arkadaşımızdır. Ben zannetmiyorum ki Emre’nin biriyle arası kötü olsun. Herkese insancıl ve herkesin de hakkında iyi düşündüğü (ki mükemmel bir özellik) bir arkadaşımızdır kendisi. Halil’e de tekme tokatla olan uyumları bizi ayrı bir cezbetmektedir.

            Ondan isteğim içindeki romantiği saklamamasıdır. O da ortaya çıkınca her şeyin tam olacak. Hadi biraz cesaret.

            Hep mutlu kal, hak ediyorsun.

                                                                           

Ece Ceren Önder


Emre,

            Başarılı bir sporcu iyi bir insan Farımazı en iyi bu cümle ifade etse gerek. Her zaman nazik bir beyefendi, hatta maçlar esnasında bile. Çevresine karşı hep ılımlı olan kendinden başkasına kızamayan ama kendini sinirli sanan iyi bir arkadaş.

            Hep neşelisin, birde o milletin ağzına sakız olan gülüşün var, bence hiç değiştirmeye çalışma zaten oldukça iyi ve çok içten.

            İnşallah hiç ayrılmayız.

            Son olarak şampiyonsun, şampiyonsun oha, ho…

                                                                                 

Mehmet Arslan


Emre Farımaz,

            Çok sevdiğim Ustam. Seninle beraber o bitmek bilmeyen 3 kocaman yılı devirdik! Lise 1’de diyorduk bu okul, bu çile nasıl bitecek diye işte bitti…ama sonradan anladım ki bu çile değil dostlukların, arkadaşlıkların en temiz ve en saf haliyle yaşanmasıymış değil mi be dostum! Hatırlar mısın okula ilk geldiğimde odalarımız ayrıydı ve aynı odaya geçmek için ne kadar uğraşmıştık. Ve en sonunda aynı odaya düşmüştük, lise 1’de biraz durgundun. Malum Eskişehir vurgunu yüzünden. Ama sonralardan olayı atlattın ve fişek gibi döndün tekrar o eski ve tatlı haline! Bunlar bir yana o muhteşem voleybolunu da unutmayacağım bazen nasıl coşup takımı kolladığını…

            Yeni hayatında başarılar USTA!

                                                                                                                                                                   
 
Furkan Savaş


Okula ilk geldiğimde ilk sene yanımda oturdun. Bu beraberlik öyle güzel bir dayanışmayla geçiyordu ki anlatamam özellikle (Tarih ve Coğrafya) Tabi ki ilk kurduğumuz arkadaş çevremizde de beraberdik. (wallside) bu grupla yapmadığımız bir şey kalmadı umarım. Gelelim senin sinirlenmelerine ve mal ağlamana. Herhalde bu okulda gülmekten kırıldığımız olayların en başında mal ağlan ve arkadaşları geliyor…tabi cingeninde hakkını yememek lazım. Bu seneki geyiğimizde bu. Seninle geçirdiğimiz o voleybol maçlarını da unutamam herhalde.

            Tabi sende benimkini…

                                                                                             

Akif


İnsan doğanın en büyük bilmecesi ve zıtlıkların sentezidir. Bazı insanların gözlerinin biri güler, diğeri döver. Acaba sende mi öylesin? Sinirliyken yanına yaklaşamamam gerektiğini öğrendim ama o zaman bile gülen bir gözün var ve sen zıtlıkların sentezine bürünmüşken ağlamak kolay değil. Çünkü küçük aptal seni sevmeyen ölsün.

                                                                                                                                                                   


Küçük Kertenkele


O bir voleybolcu, o bir smaçör, o bir farımaz…

            O benim iki senelik sıradaşım. Kendisinde ne kadar nefret etsem de(!) menfaatlerim gereği aynı sırayı paylaşıyorum. Bana iki sene sabrettiği için kendisine teşekkür ediyorum. Gerçi bende ona sabrederek bir anlamda teşekkür etmiş oluyorum. Her şeyi unutsam hocaların çok uğraştığı ama bir türlü çökertmeyi başaramadığı kopya sisteminin en değerli elemanı olan Emre’yi unutacağımı sanmıyorum. Emre yolun açık olsun!

                                                                                 





Canım Malatyalım. Bir insan bu kadar mı cana yakın olur. Emin olun hep beraber olmak isterseniz tanısanız. Gülen yüzü, samimi tavırları ve Malatyalılığıyla sevilmeye değer, beraber geçen tren maceralarımız, dershane hatıralarımız, pansiyon anılarımız yaşanmaya değer. Kaliteli esprileri doğruluğu, samimiyeti beni ona bağladı. SFL’den ayrılsak ta Malatya’da birbirimizi hatırlayıp görüşecek olmamız beni sevindiriyor. Tek kötü özelliği biraz zayıf olması.. tabi buralarda Kayısıdan, kirazdan karpuzdan, üzümden analı kızlı köfteden ayrı şişmanlamasını düşünmek mantıksız olur. Hiç aynı sınıfta olmadık ama çok samimi olduk. Artık kan mı çekiyor desem. Hemşomu sevmemem çok zor olurdu. Neyse dostum kendine iyi bak Malatya’da her hangi bir Cuma namazında sizin mahalle camiinde buluşmak dileğiyle. KİB

                                                                                             

                                                                                  
Mesut Karlık


Tarih yazsılarımın kurtarıcısı Emre arkadaşım. Vallaha sen olmasın tarih yazılılarında ne yapardım bilmiyorum. Her şey için çok sağol. Seninle olan arkadaşlığımız sadece yazılılara dayanmıyor tabii ki. Birbirimizin zor günlerinde destek olmamız, voleybol maçlarımız arkadaşlığımızı kuvvetlendirmiştir. Piknikte neler olduğunu hatırlıyorsundur inşallah ve dün senin başına iki dikiş atılmıştı. Seni öyle görünce gerçekten çok üzülmüştüm, ayrıca çok da korkmuştum. İnşallah bundan sonra böyle talihsizliklerle karşılaşmazsın. Hep mutlu olman dileğiyle…

                                                                                             


Serkan
 


Çeşit çeşit arkadaşları olun insanın

            Köyün kentin tozlu yollarında oyun oynadıklarımız

            Çeşit çeşit arkadaşı olur insanın

            Okulda üniversite tanıştıklarımız

            Bizimle aynı zevkleri paylaşan

            Sırlarımıza dostça ortak olanlar

            Ayağımız kaydığında ilk onlar ellerini uzatırlar

            Ve bilsinler ki hiçbir zaman

            UNUTULMAYACAKLAR

            5 Yıllık arkadaşlığımız için teşekkürler. Mutlu ol ve hep öyle kal!

                                                                              

                                                                                 
Meltem


Emre, senin hakkında bir şeyler yazmam gerektiğinde, en ilgi çekici özelliğin (şaka, espri vb dışında) bizlere çok kibar davranman ve davranışların çok dengeli olduğudur. Eminim ki bu davranışların sana çok şey kazandırdı. Hatta bu kazandıkları ben bile görebiliyorum. Mesela bu okulda en çok arkadaşı olan sensin. Bu güzel davranışın hayatın boyunca sende bulunacağından eminim!...

            Ara sıra (dersler konusunda) ümitsizliğe düşüyorsun. Çünkü senin böyle bir şey hakkın yok sen çalışıyorsun elinden geleni yapıyorsun bunların hepsi ÖSS’de başarılı olmanı sağlayacağından eminim.

            Birde benim sıra arkadaşım olan Fatma’yla arasında şaka tadında bir geyik dönüyor. Kavga mı desem (!) pis Malatyalı pis Sivaslı kısır döngüsü, neyse ki bunların hepsi bir espriden ibaret.

            Yarınlarda hep mutlu hep sağlıcakla kal.

                                                                                             

                                                                                                                                             
Sümeyye


Okulumuzun en kültürlü insanı seçilmesine hala hayretler içerisinde kalıyorum. Bu işin içinde bin bit eniği var ama olsun J Emre kalbin o kadar temiz ki ve o kadar güvenilirsin ki insanların seni tanıyıp da seni sevmemesi mümkün değil. Sen hep bir kardeş gibiydin ama lütfen sinirlerine biraz hakim ol korkuyorum kendine bir şey yapacaksın diye…umarım çalışmalarının karşılığını alırsın.

            Hayatta daima mutlu olman dileğiyle kendine çok iyi bak.

            Dualarım seninle arkadaş

                                                                                 

                                                                                                
Nisa



Sen benim için değerliydin hem de çok değerliydin ki kimse okutmadığım şiirlerimi bile yalnız sana okutuyordum. Seni hep dostum olarak görmüştüm ya da öyle olduğumuza inandırmaya çalışmıştım kendimi. Artık hangisini düşünürsen.

            Bu senenin başlarına kadar her şey farklıydı, her şey güzeldi…senden hep pozitif elektrik alıyordum. Didişmelerimizde bile ayrı bir tat vardı. (hep ben yendiğim için olacak (!)) ama şimdi bize ne oldu gerçekten bilmiyorum. Bu sorunun cevabını çok düşündüm ama bir türlü bulamadım sanırım artık düşünme sıra sı sende!!

            İkimizin de hataları oldu ve birlikte yıprattık o güzel dostluğumuzu. Herkes lise sonda geliştirirken, biz ayırdık yollarımızı…ya ben seni anlamaya başladın.

            O gün sen haklıydın eğer dediğin gibi yaparsak, bir daha eskisi gibi olamayız, demiştin, evet olamıyoruz maalesef.

            Her ne olursa olsun ben dostum olan Emre’yi hatırlayacağım, sen de beni unutmamak istiyorsan ay ve yıldızları sakın ihmal etme!!

            Bana ayrılan süre bu kadar ve vakit doldu, gitmem gerek…Ama hala seninle bir yerlerde yolumuzun kesişeceğini düşünüyorum nedense…işte o gün geldiğinde, umarım soruların cevabını bulmuş olursun ve belki bana da anlatmak istersen…

                                                                                              

                                                                                 

                                                                             
Sercen


Sevgili kardeşim öncelikle şunu söylemeliyim ki tatlı sert ve aynı zamanda karizma yüz ifadeleri hayatım boyunca unutmayacağım. Birbirimizden ayrılmak zorunda kalacağımız ve gittikçe yaklaşan o günlerde en çok arayacağım dostlarımdan biri kuşkusuz sen olacaksın.

            Paylaştığımız 3 seneye 20 yıllık dostluğu sığdırdığımız arkadaşım, iki şeyi hiç unutma…

            Birincisi sen çok sıkı bir dostsun.

            İkincisiyse “Bir gün her yerde hiphop çalacak”J

                                                                                 

                                                                                                                                                      
İlker Özel


Lise 1’de sadece arkadaşımın kankası benimde arkadaşımdır. Lise 2’de ne oldu nasıl oldu bilmiyorum ama birden en yakın arkadaşım, kankan, sırdaşım oldun.

            Zaman seninle çok daha farklı çok daha güzeldi sanki, ve o aylar SFL tarihimin en güzel zamanlarındandı. Her ne kadar sonu pek hoş gitmese de benim için çok güzeldi. Özellikle çimende yenen yaş pastalar tabi kiJ

            Umarım hayatın boyunca çok çok çok mutlu olursun ve umarım hayat karşına hep senin kader iyi insanlar çıkartır.

            Bu arada şunu da unutma. Lise 2’de benim için çok özel ve çok önemliydin, şimdi ise daha da öte bir şeysin…

                                                                                 

                                                                                                                                           
Nurayyyy


Henüz lise 1’de tanıştım onunla. Hepsiyle olduğu gibi onunla da çabuk kaynaştık, arkadaş olduk. O zamanlar sakalı yoktu (gerçi hala yok) bizim müstesna kimyagerlerimizdendi. Eminim bizim yerimize normal öğrencilerle arkadaşlık yapsa çok daha çalışkan olurdu. Ona karşı bu yüzden mahcubum, çalışmasını biraz engelliyor sayılabilirdik. Bize rağmen küçümsenemeyecek bir ortalama yaptı. Lise 2’de aynı odada kaldığım Emre’yle aynı anda uyuyor olmamız enteresandı. Sabah hatırladığımız son parça hep arap saçı olurdu. Çoğu kez gece sınava çalışmak için uyumazdık. İlk göz göze geldiğimiz an kitapları atıp yatardık. Dilerim hayatın başarılar ve mutluluklar dolu olur.

                                                                                             

                                                                                                                                                            
Alper


Değerli hemşehrim Farımaz, 3 yıllık SFL’de hayatımız nasılda  geldi geçti. Allah’tan aynı memleketliyik. Bu beni çok sevindiriyor. Orta 3’te geyik diye birisini tanıdım ona içim hemen ısındı çok iyi birine benziyorum. Ama tez ayrıldık. Olsun lisede de cingen diye bir dostum oldu onu daha da çok sevdim. Sende bu dostlarımı tanırsın. Ama hiç biri senin yerini tutamaz. Senin gibi kültürü çok yüksek bir arkadaşın olmamıştı. Okulun en kültürlü insanı benim arkadaşım desem bana kimse inanmaz. Ama öyle, bizleri hiç unutma tamam mı? Malatyasporun başkanı olduğun zamanda maçları yan yana izleriz olur mu? Hoşcakal gözüm, kimseler incitmesin seni. Tüm güzellikler seninle olsun.

                                                                                  

                                                                                                                                                                 
Vahap
 


Sevgili Emreciğim;

            Seninle ilk olarak Fen Lisesinde, lise 1’de belki 9-C sınıfında tanıştık. Her ne kadar 9-C sınıfı için belalı desem de o sınıfta ki anılarımız unutulmaz. Keşke o sınıfı dağıtmasalardı da 3 yıl beraber okusaydık, herhalde bu okula öyle bir sınıf daha gelmez.

            Seni her zaman için iyi biri olarak bildim. Sadece iyi diyorum, çünkü bu kelime bütün yönlerini tarif ediyor, sana kızacak hiçbir şey bulamadım, çünkü sadece bana değil herkese davranışlarınla sana kızılmasını hak etmiyorsun. Gelelim birbirimize taktığımız lakaplara. Sen bana nina diyordun, benim sana Elena lakabını takmamda tam bir tesadüf. Bir anda aklıma geldi bu isim. Her ne kadar POPSTAR yarışmasını kazanamasan da Elenacağım sen benim gönlümün popstarısın.

            Unutulmayacak arkadaşlarımdan birisin, sende beni hiç unutma, kendine iyi bak!

                                                                                 

                                                                                                                                                                   
İlkan


Doğal, samimi, neşeli, her ortama uyan, Malatyalı, Battalım;

            Nadiren tartışan bu durumda da aşırı siniriyle kendime benzettiğim her yönüyle kendimden sayabileceğim Anadolu denince akla gelen insan tipi. Mert, hoşgörülü, yiğit, sinir katsayısı yüksek.

            Emre’yi hep kendimmiş gibi gördüm ve sevdim ve ben olsam ne yapar, isterdim deyip ona göre davrandım. İşte böyle samimiyetimizin sürekli arttığı ve kendime birçok yönden en çok benzettiğim arkadaş. Hem morfolojik, hem fizyolojik hem psikolojik. Çoğu bana Temür der hayranlığımdan ben de Emre’ye Battal. Malatya’nın sevdası büyük cengaver. Yaptığımız Battal-Temür veya köy sohbetlerinin tadını bu okulda çok az yerde alabildim.

            Malatyalı ve Cingen gibi sıfatlarda çoğu yerde takılırız. Hüseyin Özmez (bizzat kendisi Malatyalıdır). Şu sözünü hatırlatmak istedim. Biz Malatyalıların zekisi tam zeki, aptal tam aptal! Adamı tam adam olur, sanırım bunun sebebi de dedelerimizin hep ninelerimizle evlenmiş olması. İşte adamın damı Malatyalı dostum Emre her ne kadar cingen olsa da eminim o asil bir cingen

            Yine beraber olmak dileğiyle Malatya’nın Civanmert delikanlısı. Allah muvaffak etsin.

                                                                                 

                                                                                                                                                           
Hasan Arı