|
Neyse benim asıl
anlatmak istediğim bu dış görünüşün yani herkesin yazacağı şeyler değil. Senin
benim yerimde özel olduğun kadar bu yazıda özel olmalı. Yani seni içinle bir
anlatacağım. Dışarıdan bakıldığında hep gülen, güldüren bir özelliğin var belki.
Ama senin içinde çok karışık ve çözülmez duygular yoğun. Bu karmaşada ne
yapacağın çok önemli. Ama bu kadar zaman beni seni tanıdıysam yanlış karar
vermeyeceksin. Senin içindeki o müthiş iyi niyet samimiyeti gördüm ben, kimsenin
ulaşamadığı o derin hüzünlü yerine ulaştım ben, kimsenin ulaşamadığı o derin
hüzünlü yerine ulaştım ben.
Şöyle bir
düşünüyorum da belki bu hayatımda paylaştığım en çok yeri sana ayırdım. Yani
geceler boyu uyuyamadığımız zaman oldu. Onun için seninle yaşadığımız zamanları
buraya sığdırmak zor geldi bana.
Ama her
şeye rağmen sen benim kardeşim oldun. O iyi niyetin, gösterdiğin samimiyet ve
gösterdiğin insanlığı hayatım boyunca unutmayacağım. Düşünüyorum da iyi ki
gelmişim iyi ki tanımışım seni ve iyi ki sen varsın.
Burak Yılmaz
Her şeyden önce
Tokatlı olduğu için severim keratıyı. Şiddetli geçen memleket tartışmalarında
ister istemez yardıma ihtiyacım oluyordu. Ve Hakan ile birlikte Tokat’ı göklere
çıkarıyorduk.
Tek ortak
noktamız Tokat değil tabii ki. SFL’de bir çok kurnazlığı beraber yaptık. Bunu
yaparken odadaki diğer canciğer arkadaşlarımızı(!) satmak zorunda kalsak ta,
yaptığımız eylemler hep lehimize sonuçlandı diyebilirim.
3 senedir
(kısa kesintileri saymazsak) aynı odada kaldım Hakan’la lise 1’de okula alışma
evresinde birbirimize çok yardımlarımız oldu. Ama bu satrançtaki dayanışmamız
kadar kayda değer değildi. Gece 12-1’de çok az ışıkta, rakip şaha karşı saldırı
planları yapmaktan, il çapındaki birçok turnuvaya kadar bir satranç kariyeri
yaptık Hakan’la. Kimi zaman derslerimizi etkilese de, satranç oynadığımızdan
pişman olmadık hiç…
Nedim
İlk sıra, ilk
Tokatlı, ilk uzun, ilk basketbolcu arkadaşım Hakan. Lise 1’iun ilk günü öğleden
sonra arka sırada tek başıma oturuyordum. Birden kapı çaldı, sert bir açış ve
uzun boylu, sinirli birisi hızla yanıma geldi ve oturdu. Kimin aklına gelirdi
çok iyi arkadaşlar olacağımız. O zaman Hakan’a çok yakınlaştım. Sınıflar değişti
ama ben sırf Hakan için sınıfımı değiştirdim ve de tabii ki Hakan’ın odasına
gittim.
İlk
günlerde Hakan ve Nedim hep satranç oynuyorlardı. Benim de içimde büyük merak
doğdu ve bana satrancı öğrettiler. Böyle başladı günler, sonraları önceleri
odalarımız sonrada sınıflarımız ayrıldı. Ama bu son yılımızda da tekrar aynı
odada her zamanki gibi çok güzel günler geçirdik.
Lise 1’in
son hafta sonu beni çok merak ettiğim Tokat’a götürdü. Çok misafirperver, çok
iyi ve neşeli bir ailesi vardı. Özellikle annesi çok cana yakındı. Bir hafta
sonuna neler sığmaz ki acayip gezmiştik. Hakan beni bir türlü Tokat kalesine
çıkaramadı ama yine de çok güzel yerler gördüm. Ona ve ailesine çok minnettarım.
O bizim
uzun” umuz oldu her zaman boyunu da kullanmasını biliyordu. Gerçekten çok iyi
basketbol oynuyordu. Çok iyi de Fener fanatiği idi.
Beraber
gerek stratejik olsun, gerek macera olsun çok oyun oynadık ve de çok film
izledik. Bazı konularda adeta birbirimizi tamamlıyorduk. O bana sporu, ben ona
sinemayı sevdirdim.
Birlikte
odamızda da Çağrı, Nedim, ben ve o çok güzel günler geçirdik. Özellikle gece
yemeklerimizde. Ben o yemeklerin tadını hayatımda bir daha alabileceğini hiç
sanmıyorum. Biz çok ilginç bir odaydık ama çok da uyumluyduk. Ben onların
hepsini sevdim.
Aslanım,
hayatın boyunca aslan gibi olman, tuttuğunu koparman, mutlu olman gönlünce
yaşaman dileğiyle…
Seni ve
aileni hiç unutmayacağım!
Not: bu
aslanlığı Galatasaraylı olarak sürdürmeni isterim, beni kırmazsın di mi?
Nurdoğan Çıkı
Hakancığım
seninle de arkadaşlığımızın 3.yılında bulunmaktan, çok sevinçliyim.
Beraber
çok güzel anılarımız oldu. Okula ilk geldiğimde hiçbir şeyden anlamayan boyumu
da kullanamayan birisiydim, seni tanıyana kadar tabi! Sendeki o azmi görünce
bende senin gibi çok güzel basketbol oynamak istedim ama olmadı. Bana
basketbol’u sen öğrettin. Lise 1’de aynı sınıftaydık, basketbol turnuvası
düzenlendi ve sen beni takıma aldın TEŞEKKÜRLER! Belki senin gibi olamayacağım
ama basketbolu öğreneceğim. Bir keresinde de seninle sabaha kadar uyumamış NBA
maçı izlemiştik bunu da hiç unutmayacağım.
Hakkını
helal et
Furkan Savaş
Okulda
geçirdiğimiz 3 yılda da yapılan değişikliğe rağmen hep aynı sınıfta yer aldık.
Özellikle son yılda artan samimiyetimizin en önemli nede de bu sanırım. Bir çok
spor dalında başarı göstermenin yanı sıra tam bir satranç ustası olman da taktir
şayandır. 3 yılda seninle iyi kötü birçok şeyi paylaştık. Bunların içinde en
önemlisi de yazılı sorularıydı şüphesiz. Böylesine çok yönlü biri olmana karşın
uykusuzlukla başa çıkamaman senin için büyük kayıp. Umarım dostluğumuz sonsuza
dek sürer. Yaptığın her işte başarılı olman dileğiyle…
Ertuğrul Ekinci
Hakan deyince
aklıma uzunluk geliyor. Ama çok farklı açılardan da dikkat çekiyor. Uzun
öncelikle basketbolcu olduğunu gösterdi. Lise 1’de. Lise 2’de iyi bir satranç
oyuncusu olduğunu öğrendim. Bir gün bir de baktım bizim ki akşam voleybolcularla
antrenmana gitmiyor mu? Voleybol da oynadığını söylüyor. Ne kadar iyi oynuyor
bir yorum yapamayacağım iç izlemedim. Anlayacağınız on parmağında on marifet bir
delikanlı. Ha fanatikliğini söylemeden geçersem ayıp etmiş olurum. Okul
maçlarının gözde amigolarındandır kendisi, bir keresinde maçta 2-1 yeniliyoruz.
Dördüncü sette gitti gidecek. Baktım Hakan yok ortada. Tezahüratlarımızla maçın
lehine bittiğini duyunca ne hisseti acaba bilemiyorum. Tam gidecek maçı buldun
ha. Tokat’lı bayraktarım o ne sakal! Burada belki de en çok destek gördüğüm
arkadaşlarımdan biriydin. Bu hayat gelip geçicidir. Bak üç yıl nasıl geçti. Bir
ömür boyu bahtiyar olmanı temenni ediyorum. Bir gıdım hakkım varsa helal olsun.
Sen de helal et bari onbeşlim!
Ömer Salih Akar
Okula ilk
geldiğimizde aynı sınıftaydık. Sınıftakilere nazara iri yapılı ve uzun
boyluydun. Sınıfa girdiğimde hemen dikkatimi çekmiştin. Bir külhanbeyi gibi
oturup dedim içimden. Çok da ciddi ve düşünceliydin. Tam bir kabadayı gibi
oturuyordun köşede. Evet ilk izlenimlerim böyleydi. Ama zamanla seni daha iyi
tanıma fırsatım oldu. Kısa bir süre aynı odayı paylaştığımızda ne kadar uykucu
bir insan olduğunu öğrendim. İlk önce, sonraysa sevecen, sıcakkanlı, sempatik
tavırların ve dürüst, samimi, yardımsever kişiliğinle seni tanıdım. (iyi ki
tanımışım) sıkı bir dostluk başladı aramızda unutulmayacak bir dostluk. Sınıfta
arkalı önlü oturmamız ve yazılılarda bol muhabbet etmemiz dostluğumuzu
güçlendirdi.
Sportif
faaliyetlerimden bahsetmeden geçip de ona haksızlık etmek istemiyorum.
Basketbol, voleybol ve satranç dallarında elde ettiğin başarılarla okulun
prestijine prestij kattın.
Spor
dallarında gösterdiğin başarıyı hayatının her döneminde göstermen dileğiyle. En
mutlu günler senin ve sevdiklerinin olsun…Keşte Fenerli olmasaydın…
Osman Yıldırım
Hakan bu okulda basketbolun hakkını vererek oynayan benimle
birlikte ender kişilerden biridirJ Kendisi asla bu sporu diğerleri gibi
artistlik amaçlı oynamaz.
Lise 2’de
olan arkadaşlığımız lise 3’de had safhaya ulaştı. Kendisi sınıfın EN UYKUCUSU
seçildi. Helal olsun valla uykuyu bile hakkını vererek uyuyor.
Dersin birinde yanına oturdum ben uyuyacağım, şu tarafa geç dedi. Diğer tarafa
geçtikten en fazla 5 dk sonra Hakan uyumuştu. Nasıl oldu anlayamadım o
gürültüdeJ
Arkadaşım
sınıfta hiç ders çalışmaz. Ben de kendisiyle gardaş senin üniversite garanti
diye dalga geçerim.
Hakan
kadar sakin olmak çok zor. Hiçbir şeye sinirlenmez, sürekli alttan alır. Bu
benim en sevdiğim özelliği Hakan’ın.
SFL
sonrası görüşmek ve tüm ideallerine ulaşması dileğiyle!,,,
Onur
Evet uzun dostum Hakan, her ne kadar nokta iye virgül gibi olsak da iyi
anlaşırız. Nasıl anlaşmayalım, ikimizde basketbol meraklısıyız, ikimizde
Karadenizle İç anadolunun havasının karıştığı bir iklimden geliyoruz. Bu kadar
ortak nokta doğal olarak bazı ortaklıklar kurmamıza vesile oldu. Hakan bazen bu
ortaklıkları pazarlığa açık hale getirse de sempatikliğiyle kendini
affettirmesini bilmiştir. Bazen birbirimizin rahibi olsak da bu karşılaşmalardan
kazanan hep dostluğumuz oldu. Hakan’ın hoş sohbetini için için gülen gözlerini
ve sıcacık dostluğunu hiçbir zaman unutamayacağım. Senin de beni hatırlamanı ve
ilerde görüşmeyi çok isterim. Yüzünün gülümsemeyle, cebinin parayla, kalbinin
sevgiyle dolmasını dilerim…
Çağrı Duru
Önceleri okurla
uzun diye tanınan arkadaş bu ünvanını birçok kişiye kaptırdı. Yaklaşık 7 senedir
arkadaşım olan Hakan’la burada Tokat’ın yüzünü ağartmaya çalışıyoruz. Üç senedir
basketbol takımında çırpınıp duran Hakan’ın çabaları pek sonuç getirmemiştir.
Çünkü bu okulda popüler spor dalı voleyboldur. Basket takımının kanını emen bu
spor dalına sonunda Hakanda boyun eğmiş ve o da Voleybol takımına girmiştir.
Cihan hocanın sövüşlerini tatmayan bir o vardı diyorum. Gerçekten davranışları
ve kişiliğiyle çok iyi bir dostum olan Hakan’ın tek sevmediğim yönü Fenerbahçeli
olmasıdır. Zaten kusursuz dost arayan dostsuz kalır canım…
Önündeki
yaşamın boyunca hep kendin gibi dostların olsun. Hayatının gönlünce olması
dileğiyle…
A.
Burak Oktay
Lise yaşantımda
hep seninle birlikteydim. Yani 3 sene boyunca o radar gibi kulakların
misafirliğine maruz kaldım. Bazen isteyerek bazen istemeden ama çoğu zaman hür
iradenle kakar verip bizim konuşmalarımızı dinlemeye karar verirdin. Hoş bu huy
artık sende bir alışkanlık haline geldi. Ama olsun sen bu davranıştan biz de
senden hiç te rahatsız değiliz. Her zaman cana yakın ve samimi kalman
dileğiyle!...
İngilizce
yazılılarında yaptığın yardımlar için saol. Hakkını nasıl öderiz bilmiyorum J
Ceren
Okulumuza gelip
de basketbolu sadece sevdiği için oynayan, millete artistlik yapmak gibi bir
niyeti olmayan ender insanlardan birisidir Hakan.
Daha
sonradan da olsa voleybola da el atmış ve takıma girmeyi başarmış hatta kritik
smaçlarıyla bize maç kazandırdığı bile olmuştur.
İşte bu
sportmen yönünün yanı sıra Hakan içtenliğiyle de bir çok kişinin sevgisini
kazanmayı başarmıştır.
Hakan
hayatın boyunca mutlu olman dileğiyle…
Gazihan
Bir varmış, bir
yokmuş. Sivas fen lisesinin bir uzunu varmış adı Hakanmış. Arkadaş çok sosyalmiş
hatta öyle ki lise 1’de futbol, lise 2’de basketbol, lise 3’de ise voleybolda
boy göstermeyle yetinmeyip peşine satranç başarılarını da eklemiş. Biz eminiz ki
hala bıkmamıştır. Çünkü biraz doyumsuzdur. Biraz da şans küpüdür. Gökhan Arslan
arkadaşımızla yapmış olduğu nöbetçiliği Cem Uzan’ın düzenlediği konserlerin
gününe denk gelmiş ve kaçmıştır. Onun hayatında lise 2 çok önemlidir. Çünkü
Celaleddin Eğri öğretmenimizle bu yıl tanışmış ve yazılılarına girmiş, ter
dökmüştür. (not: çalışınca yapabiliyordu) Paşamızla yaptığı satranç maçları
tarihe altın harflerle yazılmıştır. Bu arkadaş hala yaşıyor ölmedi ve eminiz ki
daha pek çok başarıya imza atacaktır.
Hakan,
seni çok seviyoruz
A.
Gökhan Arslan
Seninle ilk
tanışmamız basketbol sahalarında oldu herhalde, gerçek tanışmadan bahsediyorum.
Uzun boyunla ve baskete olan yeteneğinle hep okulumuzun önde giden
basketçilerinden oldun.
Tokatlı
olduğun için bayramlarda ve tatillerde gittiğim Tokat’ta can sıkıntım yok
olmasına çok yardımcı oldun, bunun için sana ne kadar teşekkür etsem azdır. Hiç
unutulmayacak yönlerinden birisi de satranç alanındaki yeteneğindir. Sivas’ın
tartışılmaz 1 numarasıdır. Türkiye genelindeki turnuvalara gidebilseydin eminim
oda da çok başarılı olurdun.
Umarım
gelecekte beni hiç unutmazsın.
Meriç
Heyt be Kaptanım;
Abi ne
çabuk geçti 3 yıl lise 1’de Asitle beraber basket oynadığımız günler dün gibi
valla. Seninle tanışmamı sağladığından dolayı basketi daha çok seviyorum be. Uff
be abi az yenilmedik seninle aynı takımda. O kadar yalvardık da bir antrenman
yapamadık hatırlıyorsun değil mi? Öğle aralarında ne zaman basket maçı yapacak
olsam ilk iş sana bakınırdım. Çünkü seninle oynamak hep zevkli gelmiştir bana.
Beraber okul takımında bir yerlerimizi yırtmamıza rağmen aldığımız hezimetler
(fazla hoş olmasa da) hala aklımdı. Olm var ya seni unutamam be. Ne zaman basket
oynasam aklıma gelecek ilk kişi sensin.
Hayat
boyu hep basket oyna. Kendine de dikkat et kaptanım benim.
Recep
Uzun boyuyla
karşıdan biri geliyor. Bu olsa olsa Hakandır, çünkü onun yürüyüşünü başka
kimselere benzemez. O, basketçileri andıran salınan adımları, onun bu sevdasını
zaten açığa vuruyor.
Boş
zamanlarında gelip, Ece eve ne zaman gidiyorsun? Diye soran ve her 15 günde bir
eve giden lise 3’te bile arkadaşım Tokat yollarının taşlarını bizzat saymıştır.
Türkü söylemeye de bayılan Hakan’ın umarım hayatı da Tokat türküleri gibi neşeli
ve hayat yüklü sürer. Lise 1+lise 2+lise 3+∞ hep arkadaşımsın.
Ece Ceren Önder
“Ey onbeşli, onbeşli
Tokat
yolları taşlı
Onbeşliler geliyor
Hepsinin
gözü yaşlı…
Lise 1’de
bu şarkıyı senden öğrenmiştim. Bulunduğun her ortamda Tokatlı olduğunu bağırmayı
bir borç bilirsin. Okulumuzun öz Tokatlısı sensin.
Lise 1’de
her yazılıdan önce söylediğimiz şarkılarla ve sohbetlerimizle çok eğlenmiştik
lise 2 ve 3’te de genelde canımız sıkıldığında birbirimize çarptık. Seneye yolda
yürürken çarpışmak dileğiyle…
Meltem D.
Sevgili arkadaşım Hakan. Pansiyonda kaldığım sürece seninle
hep aynı odada kaldık. Bu bir tesadüf olmasa gerek. Özellikle de lise 2’deyken
seninle birlikte olup Ümit’e attığımız dayakları hiç unutmuyorum. Arada sırada
fıstığın oluyordu ama neyse. İnan ki seninle oda arkadaşlığı yapmak çok güzeldi.
Ayrıca basketbolun sıfırJ Umarım hayatın boyunca sağlıklı, başarılı ve mutlu
olursun.
Murat Toprak
Hayatımda
tanıdığım Güneş’e en yakın insanlardan birisin. Boyunun yanında çok sportmen
kişiliğin, voleyboldaki başarılarımızın büyük mimarı büyük bir insansın.
Boyunun
yanında en dikkat çekici özelliğin cana yakın tavırların. Sınıfta kendime yakın
hissettiğim nadir insanlardansın. Yapmacık olmayan ve genellikle benim arkamda,
durduğunu hissettiğim hareketlerin, benim nezlimdeki değerini bir kak daha
artırıyor.
Biliyorum
ki sen çok iyi şeylere layıksın. Hayatın umarım sana hak ettiğin şeyleri
kazandırır.
Kendine
iyi bak.
Buğra
Okulun olmayan basketbol takımının kaptanı. Yani kendince J
3 yıl boyunca hep bastığın smaçları anlattın ama bana görmek nasip olmadı. O
kadar mütevazısın ki kalabalık yerlerde smaç deneyince hep kaçırıyorsun. J beden
derslerinde yaptığımız basketbol maçları geldi de aklıma. Onur’la Meriç bin
olurdu. Senle de ben. Her maçta ya sen sakat olurdun ya ben, hasta olurdun ya
ben. Sadece yendiğimiz maçlarda ikimizde sağlam olurduk. Yaptırdığın o garip
ısınma hareketlerinin etkisiyle kendimizden geçip, mükemmel oynardık. Bu saçma
hareketleri bize öğrettiğin için de sağol. Dişinin apse yaptığı günü hatırlasana
seni Frankestein’a benzetmiştim. Birde okulda benden sonraki en koyu FB
taraftarısın Kurduğumuz hayalleri unutma ben FB’de başkan sende Kongre üyesiJ
Mutluluklar selvi boyluJ
Ahmet Güler
Selam duygusal çocukJ
Seni ilk
böyle tanımıştım uzaktan da olsa, biraz düşünürsen tahmin edebilirsin sanırım
buna neyin sebep olduğunu. Tamam ya kızma hemen…
Hiçbir
şeyi umursamıyor gibi duran görüntüne en büyük katkıyı saçların sağlıyor. Tabii
geriye doğru taradığın zamanlar( o taramak değil başka bir şey ama çıkaramadım)
hariç. O zaman kötü adam Eral Taş’ın deli çağlarındaki haline benziyon benim
delikanlı gardaşım. Aranızdaki tek fark o göğsünü gere gere yürüyor. Sen içine
çeke çeke , boyunun uzun olmasından utanır gibi bir halin var ne diyim Allah
akıl versin J
İnşallah
bir ömür boyu sevdiklerinle beraber olursun. Kendine ve saçlarına iyi bak. ..
Dilşad
Canım
arkadaşım, uyku yoldaşım, derslerde herkes çalışırken benle uyuyan ve hiç yalnız
bırakmayan pırlanta kalpli arkadaşım. Bildiğin gibi iki senedir aynı sınıftayız
ilk başta çok yalaka biri olduğunu düşünmüştüm ama öyle değilmiş,yine de biraz
var da, o kadar da olur, o kadarı her Müslümana helal. Senden iki senedir şunu
anladım ki Basketbol ve Fenerbahçe dışında bir şeyle ilgilenmek istemiyorsun.
Hayatın diğer yanları sana sanki zulümmüş gibi geliyor. Ya hayat seni anlamıyor,
ya sen hayatı. Birde senin ÖSS sonucunu çok merak ediyorum. İnşallah kazanırsın
ve bu işin çok çalışmadan normal bir çalışmayla da olabileceğini herkese
gösterirsin. Hayatla hep barışık kalman dileğiyle, sene kal.
Furkan Boztaş
Üç senelik
arkadaşım, koyu bir Fenerbahçeli, satranç ustası, işte gözümde dıştan görünüşün
ötesinde canlılık uyandıran arkadaşım Hakan.
Bir gün,
ben pansiyonda iken; yattıktan sonra kaldırıp pijamayla Age of Mythologh
oynamaya gittiğim bilirim ki bu çiğ tavuk yemekten de beter, hatır bu denli
suiistimal edilebilir.
Bir
keresinde Emrah’a Kimya dersinde kopya vermeyip sonra artistlik yapmıştın da
Emrah’ın kafanı koparmamasını sağlamıştım. Yani bana bir can borçlusun.
Umarım
ilerde yine görüşürüz. Kendine iyi bak. Hoşcakal.
Hakan
Aynı sınıfta
olmak dolayısıyla 1.sınıfta tanıştım. Uzun boyu, ilginç basket oynayışı (hele
şut atışı) ve leylek sesi benzeri gülüşüyle zaten tanışmak için ilginç bir
kişilikti.
Tokatlıydı. Ve Sivas’ı sevmemişti, başta bu çok sinirlendirmişti beni ama onu
anlayabiliyordum. Çünkü anne tarafımdan Tokatlıyım ve biliyorum neler
hissedebileceğini.
Aynı
sınıfta olmak bizi açıkçası çok samimi yapmadı. 2 sene aynı odada oluş (kısa
sürede olsa) ve 207 ruhuna fikir babalığı sonra bizzat bana dert ortaklığı.
Açıkçası bir insana kalbini, paranı belki her şeyini versen paylaşsan dertleşmek
ve beraber ağlamak kadar kalpleri birbirine bağlayan hiçbir şey yok. Ki bu
teorinin pratiği biziz Hakan ve Hasan. Bir bakıma hemşehri oluş, aynı şeyleri
aynı şekilde ifade edebilmemiz, uzunluk, gıcıklık bakımından ortak yönlerimiz ve
çok fazla.
Ama asla
ortak olmayan ve asla yapmayacağım ve ondanda beklemediğim bir şeyi gördüm.
Yaklaşık bir sene öncesinden tasarladığımız ve sadece iki kişilik geziyi 2 gün
önce beni satarak iptal etmişti. Acaba onu o gün neden öldürmedim? Bilmem birkaç
farklı şekilde telafi etmeye çalıştık ama yerini tutmadı.
Asla
ayrılmayacağımıza inandığım arkadaşlarımdan. İstanbul’da çok daha güzel şeyler
yapabileceğimize inanıyorum. Şu ÖSS’den sonra hele. Bir de çok istememe rağmen
satranç oyununun inceliklerini öğretmedi. Tabii korkuyon kısa zamanda onu
geçebileceğimden.
Tek
kusurunun Fenerbahçe fanatiği olmak olduğunu söyleyebilirim.
Aklım,
kalbim ve bedenimle her zaman yanındayım dostum. Bu iş burada bitmez daha uzun
süre hep beraberiz inşallah.
Hasan Arı
Merhaba Hakan,
2 senedir seninle aynı sınıftayız. Lise, lise 3 seni bu zaman zarfında o kadar
iyi tanıdım ki. O eroinman görünüşünün altında gerçekten çok temiz bir kalbin
var. Çok uykucu olman senin en negatif özelliğin. Ama boş ver. Negatifliğin
sadece uykucu olman olsun.
İnşallah
bundan sonraki yaşamında da bu beyefendiliğini ve başarını korursun.
Tuğba Toprak
Ben senden uzunum oğlum gel ölçelim yani…J SFL’ye geldiğim
hafta Erhan’la ben basketbolu çok iyi oynuyoz havasındayız millete artistlik
yapıyoz. Der boş bir maç ayarladık ve sen karşı takımdasın maçı bıraktım seni
izledim yani iyi rezil etmiştiniz biziJ
İlk hafta
aynı sınıftaydık sonra sınıfta değişti ayrıldık ama lise 2’de tekrar aynı sınıfa
düştük. Neyse ki grup maçlarındaki diğer okullarda sizi rezil ettiler de öcümüzü
aldılar J
3 yıldır
seni tanıyorum ve sadece bana karşı değil herkese aynısın. Kesinlikle tahmin
edemeyeceğim kadar çok seviliyorsun. Tabi bende bunların başında gelenlerdenim.
İnternet
cafedeyken oğlum bana tanıdığı bir nicki söyle de çhatleşeyim ortalık Abaza
kaynıyor dediğini unutmadım. J utanmasa senim kızın nickii sorucan yaniJ gerçi
sormuştun pardon, sende az değilsin
Koyu
Fenerbahçelisin, benim kadar uzunsun, sporu seviyorsun ve çalışmıyorsun yani
ortak yanımız çok…J
Ahbap çok
iyi birisin umarım hayatında tanıdığın ve arkadaşlığını devam ettirdiğin kişiler
hep seni hak edenlerden olur. Kendine çok çok iyi bak, ömür boyu çok mutlu ol
aslan parçası…
Alperen Coşkun
Slm uzun çocukJ
Seninle
tam anlamıyla üç senelik bir birlikteliğimi var. Kavgası, gürültüsü, kahkahası
eğlencesiyle üç sene dile kolay.
Seni kah
voleybol kah futbol oynarken gördük. Okulun tüm spor faaliyetlerini denedin
sanırım. İlerde harika bir sporcu olacağına eminim. Ama bir dal seçsen hiç fena
olmaz.
Bu arada
İngilizce derslerinde hayatımızı kurtardığında sen olmasan asla 5 alamazdım
herhalde…
Qf of
hele d zile pekmezi belki her şey unutulabilir ama o pekmez ve hikayesi asla.
Kendin
gibi uzun bir yol bekliyor seni eee ne diyelim Allah yardımcın olsun…
Görüşmek
umuduyla…
Nurayyyy
Seni birinci
sınıfta görmeye başlamama rağmen samimiyeti ikinci sınıfta artırmıştık.
Özellikle sende üçüncü sınıfta başlayan aşı yeme merakını tatmin edebildiysem ne
mutlu bana. Ara sıra düşen çenen, bazen baş gösteren gıcıklık nöbetlerinde
olmasa çok iyi bir arkadaşsın.
Hayatın
hep dilediğin gibi olsun.
Berkan
İki senedir
aynı sınıftayız. İki senedir herkes senin ne kadar iyi basket oynadığından
bahsediyor ama ben bu kadar kötü basket oynadığına hayret ediyorum. Ah sendeki
boy bende olsa….(her zaman dediğim gibi)
Her zaman
senin nasıl bu kadar rahat olabildiğini ve saçlarının nasıl bu kadar ilginç
olduğunu düşündüm. Bayhan gibi bakan gözlerin ve arada sırada yaptığın iğrenç
espriler dışında da fazla bir şeyin yok hani. Son sene fazla olmasa da sessiz
sayılırsın. Efendisin, iyilikseversin ve vefalısın. Okuldan sonra da inşallah
görüşmeye devam ederiz. Senin gibi arkadaşlar zor bulunur çünkü.
Her şey
inşallah gönlünce olsun.
Gökhan Y.
Lise 1’de hem
iki tane Hakan’ın varlığının verdiği isim kargaşası hem de Hakan’ın herkesten
uzun olması onu Uzun diye çağırmamıza sebep olmuş ancak bir yaz tatilinden sonra
yerinde sayan Hakan’ın yerini başka devler işgal etmiştir. Boyun uzun olmasının
pek mühim olmadığına karar veren Hakan lise 3’de kendi içine taşımıştır. Bundan
olsa gerek lise 3’de daha ciddi bir yakınlaşma içine girmiş ve gönlümde yer eden
dostlarımdan biri olmuştur.
Hayatının
sağlık ve huzur ile dolu dolu geçmesi dileğiyle.
H. İbrahim Çiçek
|