Onbir C sınıfı öğrencileri, sınıfla ilgili fotoğraflar, anılar, ilginç ve komik şeyler..
Öğrencilerden öğretmenlere, okul binasına, pansiyonuna kadar her kesimden multimedya arşivi.

59 HAKAN ERASLAN


Memleket: Tokat
Cep Tel: 
0544 721 54 87
Ev Tel: 
0356 212 18 91
Ev Adresi: 
Terminal yanı Köy Hizmetleri Lojmanları A blok no: 4
E-mail: 
hakaneraslansfl@mynet.com




Seni ilk gördüğüm günü hatırlar mısın bilmem ama seni ABO’nun abisi zannetmiştim. Seni bizim sınıfta gördüğümde de ne kadar şaşırdığımızı tahmin edemezsin. Bu yolda sen Tokatlan ben Mersin’e yollarımız burada kesişti. Sen biraz aşırıya kaçan sportif tutkularınla hayatına renk verdin. Basketten futbola voleyboldan masa tenisine ders dışında her şeye el attın. Bizim samimileşmemize de satranç vesile oldu. Yani benim ilk satranç hocamdın.

 

            Neyse benim asıl anlatmak istediğim bu dış görünüşün yani herkesin yazacağı şeyler değil. Senin benim yerimde özel olduğun kadar bu yazıda özel olmalı. Yani seni içinle bir anlatacağım. Dışarıdan bakıldığında hep gülen, güldüren bir özelliğin var belki. Ama senin içinde çok karışık ve çözülmez duygular yoğun. Bu karmaşada ne yapacağın çok önemli. Ama bu kadar zaman beni seni tanıdıysam yanlış karar vermeyeceksin. Senin içindeki o müthiş iyi niyet samimiyeti gördüm ben, kimsenin ulaşamadığı o derin hüzünlü yerine ulaştım ben, kimsenin ulaşamadığı o derin hüzünlü yerine ulaştım ben.

            Şöyle bir düşünüyorum da belki bu hayatımda paylaştığım en çok yeri sana ayırdım. Yani geceler boyu uyuyamadığımız zaman oldu. Onun için seninle yaşadığımız zamanları buraya sığdırmak zor geldi bana.

            Ama her şeye rağmen sen benim kardeşim oldun. O iyi niyetin, gösterdiğin samimiyet ve gösterdiğin insanlığı hayatım boyunca unutmayacağım. Düşünüyorum da iyi ki gelmişim iyi ki tanımışım seni ve iyi ki sen varsın.

                                                                                 



Burak Yılmaz


Her şeyden önce Tokatlı olduğu için severim keratıyı. Şiddetli geçen memleket tartışmalarında ister istemez yardıma ihtiyacım oluyordu. Ve Hakan ile birlikte Tokat’ı göklere çıkarıyorduk.

            Tek ortak noktamız Tokat değil tabii ki. SFL’de bir çok kurnazlığı beraber yaptık. Bunu yaparken odadaki diğer canciğer arkadaşlarımızı(!) satmak zorunda kalsak ta, yaptığımız eylemler hep lehimize sonuçlandı diyebilirim.

            3 senedir (kısa kesintileri saymazsak) aynı odada kaldım Hakan’la lise 1’de okula alışma evresinde birbirimize çok yardımlarımız oldu. Ama bu satrançtaki dayanışmamız kadar kayda değer değildi. Gece 12-1’de çok az ışıkta, rakip şaha karşı saldırı planları yapmaktan, il çapındaki birçok turnuvaya kadar bir satranç kariyeri yaptık Hakan’la. Kimi zaman derslerimizi etkilese de, satranç oynadığımızdan pişman olmadık hiç…

                                                                                 
Nedim


İlk sıra, ilk Tokatlı, ilk uzun, ilk basketbolcu arkadaşım Hakan. Lise 1’iun ilk günü öğleden sonra arka sırada tek başıma oturuyordum. Birden kapı çaldı, sert bir açış ve uzun boylu, sinirli birisi hızla yanıma geldi ve oturdu. Kimin aklına gelirdi çok iyi arkadaşlar olacağımız. O zaman Hakan’a çok yakınlaştım. Sınıflar değişti ama ben sırf Hakan için sınıfımı değiştirdim ve de tabii ki Hakan’ın odasına gittim.

            İlk günlerde Hakan ve Nedim hep satranç oynuyorlardı. Benim de içimde büyük merak doğdu ve bana satrancı öğrettiler. Böyle başladı günler, sonraları önceleri odalarımız sonrada sınıflarımız ayrıldı. Ama bu son yılımızda da tekrar aynı odada her zamanki gibi çok güzel günler geçirdik.

            Lise 1’in son hafta sonu beni çok merak ettiğim Tokat’a götürdü. Çok misafirperver, çok iyi ve neşeli bir ailesi vardı. Özellikle annesi çok cana yakındı. Bir hafta sonuna neler sığmaz ki acayip gezmiştik. Hakan beni bir türlü Tokat kalesine çıkaramadı ama yine de çok güzel yerler gördüm. Ona ve ailesine çok minnettarım.

            O bizim uzun” umuz oldu her zaman boyunu da kullanmasını biliyordu. Gerçekten çok iyi basketbol oynuyordu. Çok iyi de Fener fanatiği idi.

            Beraber gerek stratejik olsun, gerek macera olsun çok oyun oynadık ve de çok film izledik. Bazı konularda adeta birbirimizi tamamlıyorduk. O bana sporu, ben ona sinemayı sevdirdim.

            Birlikte odamızda da Çağrı, Nedim, ben ve o çok güzel günler geçirdik. Özellikle gece yemeklerimizde. Ben o yemeklerin tadını hayatımda bir daha alabileceğini hiç sanmıyorum. Biz çok ilginç bir odaydık ama çok da uyumluyduk. Ben onların hepsini sevdim.

            Aslanım, hayatın boyunca aslan gibi olman, tuttuğunu koparman, mutlu olman gönlünce yaşaman dileğiyle…

            Seni ve aileni hiç unutmayacağım!

            Not: bu aslanlığı Galatasaraylı olarak sürdürmeni isterim, beni kırmazsın di mi?

                                                                                 
Nurdoğan Çıkı


Hakancığım seninle de arkadaşlığımızın 3.yılında bulunmaktan, çok sevinçliyim.

            Beraber çok güzel anılarımız oldu. Okula ilk geldiğimde hiçbir şeyden anlamayan boyumu da kullanamayan birisiydim, seni tanıyana kadar tabi! Sendeki o azmi görünce bende senin gibi çok güzel basketbol oynamak istedim ama olmadı. Bana basketbol’u sen öğrettin. Lise 1’de aynı sınıftaydık, basketbol turnuvası düzenlendi ve sen beni takıma aldın TEŞEKKÜRLER! Belki senin gibi olamayacağım ama basketbolu öğreneceğim. Bir keresinde de seninle sabaha kadar uyumamış NBA maçı izlemiştik bunu da hiç unutmayacağım.

            Hakkını helal et

                                                                                 

Furkan Savaş


Okulda geçirdiğimiz 3 yılda da yapılan değişikliğe rağmen hep aynı sınıfta yer aldık. Özellikle son yılda artan samimiyetimizin en önemli nede de bu sanırım. Bir çok spor dalında başarı göstermenin yanı sıra tam bir satranç ustası olman da taktir şayandır. 3 yılda seninle iyi kötü birçok şeyi paylaştık. Bunların içinde en önemlisi de yazılı sorularıydı şüphesiz. Böylesine çok yönlü biri olmana karşın uykusuzlukla başa çıkamaman senin için büyük kayıp. Umarım dostluğumuz sonsuza dek sürer. Yaptığın her işte başarılı olman dileğiyle…

                                                                      


Ertuğrul Ekinci


Hakan deyince aklıma uzunluk geliyor. Ama çok farklı açılardan da dikkat çekiyor. Uzun öncelikle basketbolcu olduğunu gösterdi. Lise 1’de. Lise 2’de iyi bir satranç oyuncusu olduğunu öğrendim. Bir gün bir de baktım bizim ki akşam voleybolcularla antrenmana gitmiyor mu? Voleybol da oynadığını söylüyor. Ne kadar iyi oynuyor bir yorum yapamayacağım iç izlemedim. Anlayacağınız on parmağında on marifet bir delikanlı. Ha fanatikliğini söylemeden geçersem ayıp etmiş olurum. Okul maçlarının gözde amigolarındandır kendisi, bir keresinde maçta 2-1 yeniliyoruz. Dördüncü sette gitti gidecek. Baktım Hakan yok ortada. Tezahüratlarımızla maçın lehine bittiğini duyunca ne hisseti acaba bilemiyorum. Tam gidecek maçı buldun ha. Tokat’lı bayraktarım o ne sakal! Burada belki de en çok destek gördüğüm arkadaşlarımdan biriydin. Bu hayat gelip geçicidir. Bak üç yıl nasıl geçti. Bir ömür boyu bahtiyar olmanı temenni ediyorum. Bir gıdım hakkım varsa helal olsun. Sen de helal et bari onbeşlim!

                                                                      


Ömer Salih Akar


Okula ilk geldiğimizde aynı sınıftaydık. Sınıftakilere nazara iri yapılı ve uzun boyluydun. Sınıfa girdiğimde hemen dikkatimi çekmiştin. Bir külhanbeyi gibi oturup dedim içimden. Çok da ciddi ve düşünceliydin. Tam bir kabadayı gibi oturuyordun köşede. Evet ilk izlenimlerim böyleydi. Ama zamanla seni daha iyi tanıma fırsatım oldu. Kısa bir süre aynı odayı paylaştığımızda ne kadar uykucu bir insan olduğunu öğrendim. İlk önce, sonraysa sevecen, sıcakkanlı, sempatik tavırların ve dürüst, samimi, yardımsever kişiliğinle seni tanıdım. (iyi ki tanımışım) sıkı bir dostluk başladı aramızda unutulmayacak bir dostluk. Sınıfta arkalı önlü oturmamız ve yazılılarda bol muhabbet etmemiz dostluğumuzu güçlendirdi.

            Sportif faaliyetlerimden bahsetmeden geçip de ona haksızlık etmek istemiyorum. Basketbol, voleybol ve satranç dallarında elde ettiğin başarılarla okulun prestijine prestij kattın.

            Spor dallarında gösterdiğin başarıyı hayatının her döneminde göstermen dileğiyle. En mutlu günler senin ve sevdiklerinin olsun…Keşte Fenerli olmasaydın…

                                                                                 


Osman Yıldırım


Hakan bu okulda basketbolun hakkını vererek oynayan benimle birlikte ender kişilerden biridirJ Kendisi asla bu sporu diğerleri gibi artistlik amaçlı oynamaz.

            Lise 2’de olan arkadaşlığımız lise 3’de had safhaya ulaştı. Kendisi sınıfın EN UYKUCUSU seçildi. Helal olsun valla uykuyu bile hakkını vererek uyuyor.

            Dersin birinde yanına oturdum ben uyuyacağım, şu tarafa geç dedi. Diğer tarafa geçtikten en fazla 5 dk sonra Hakan uyumuştu. Nasıl oldu anlayamadım o gürültüdeJ

            Arkadaşım sınıfta hiç ders çalışmaz. Ben de kendisiyle gardaş senin üniversite garanti diye dalga geçerim.

            Hakan kadar sakin olmak çok zor. Hiçbir şeye sinirlenmez, sürekli alttan alır. Bu benim en sevdiğim özelliği Hakan’ın.

            SFL sonrası görüşmek ve tüm ideallerine ulaşması dileğiyle!,,,

                                                                                             

Onur


Evet uzun dostum Hakan, her ne kadar nokta iye virgül gibi olsak da iyi anlaşırız. Nasıl anlaşmayalım, ikimizde basketbol meraklısıyız, ikimizde Karadenizle İç anadolunun havasının karıştığı bir iklimden geliyoruz. Bu kadar ortak nokta doğal olarak bazı ortaklıklar kurmamıza vesile oldu. Hakan bazen bu ortaklıkları pazarlığa açık hale getirse de sempatikliğiyle kendini affettirmesini bilmiştir. Bazen birbirimizin rahibi olsak da bu karşılaşmalardan kazanan hep dostluğumuz oldu. Hakan’ın hoş sohbetini için için gülen gözlerini ve sıcacık dostluğunu hiçbir zaman unutamayacağım. Senin de beni hatırlamanı ve ilerde görüşmeyi çok isterim. Yüzünün gülümsemeyle, cebinin parayla, kalbinin sevgiyle dolmasını dilerim…

                                                                                 


Çağrı Duru


Önceleri okurla uzun diye tanınan arkadaş bu ünvanını birçok kişiye kaptırdı. Yaklaşık 7 senedir arkadaşım olan Hakan’la burada Tokat’ın yüzünü ağartmaya çalışıyoruz. Üç senedir basketbol takımında çırpınıp duran Hakan’ın çabaları pek sonuç getirmemiştir. Çünkü bu okulda popüler spor dalı voleyboldur. Basket takımının kanını emen bu spor dalına sonunda Hakanda boyun eğmiş ve o da Voleybol takımına girmiştir. Cihan hocanın sövüşlerini tatmayan bir o vardı diyorum. Gerçekten davranışları ve kişiliğiyle çok iyi bir dostum olan Hakan’ın tek sevmediğim yönü Fenerbahçeli olmasıdır. Zaten kusursuz dost arayan dostsuz kalır canım…

            Önündeki yaşamın boyunca hep kendin gibi dostların olsun. Hayatının gönlünce olması dileğiyle…

 


A.     Burak Oktay


Lise yaşantımda hep seninle birlikteydim. Yani 3 sene boyunca o radar gibi kulakların misafirliğine maruz kaldım. Bazen isteyerek bazen istemeden ama çoğu zaman hür iradenle kakar verip bizim konuşmalarımızı dinlemeye karar verirdin. Hoş bu huy artık sende bir alışkanlık haline geldi. Ama olsun sen bu davranıştan biz de senden hiç te rahatsız değiliz. Her zaman cana yakın ve samimi kalman dileğiyle!...

            İngilizce yazılılarında yaptığın yardımlar için saol. Hakkını nasıl öderiz bilmiyorum J

                                                                                             


Ceren


Okulumuza gelip de basketbolu sadece sevdiği için oynayan, millete artistlik yapmak gibi bir niyeti olmayan ender insanlardan birisidir Hakan.

            Daha sonradan da olsa voleybola da el atmış ve takıma girmeyi başarmış hatta kritik smaçlarıyla bize maç kazandırdığı bile olmuştur.

            İşte bu sportmen yönünün yanı sıra Hakan içtenliğiyle de bir çok kişinin sevgisini kazanmayı başarmıştır.

            Hakan hayatın boyunca mutlu olman dileğiyle…

                                                                                             
Gazihan


Bir varmış, bir yokmuş. Sivas fen lisesinin bir uzunu varmış adı Hakanmış. Arkadaş çok sosyalmiş hatta öyle ki lise 1’de futbol, lise 2’de basketbol, lise 3’de ise voleybolda boy göstermeyle yetinmeyip peşine satranç başarılarını da eklemiş. Biz eminiz ki hala bıkmamıştır. Çünkü biraz doyumsuzdur. Biraz da şans küpüdür. Gökhan Arslan arkadaşımızla yapmış olduğu nöbetçiliği Cem Uzan’ın düzenlediği konserlerin gününe denk gelmiş ve kaçmıştır. Onun hayatında lise 2 çok önemlidir. Çünkü Celaleddin Eğri öğretmenimizle bu yıl tanışmış ve yazılılarına girmiş, ter dökmüştür. (not: çalışınca yapabiliyordu) Paşamızla yaptığı satranç maçları tarihe altın harflerle yazılmıştır. Bu arkadaş hala yaşıyor ölmedi ve eminiz ki daha pek çok başarıya imza atacaktır.

            Hakan, seni çok seviyoruz

                                                                            


A.     Gökhan Arslan


Seninle ilk tanışmamız basketbol sahalarında oldu herhalde, gerçek tanışmadan bahsediyorum. Uzun boyunla  ve baskete olan yeteneğinle hep okulumuzun önde giden basketçilerinden oldun.

            Tokatlı olduğun için bayramlarda ve tatillerde gittiğim Tokat’ta can sıkıntım yok olmasına çok yardımcı oldun, bunun için sana ne kadar teşekkür etsem azdır. Hiç unutulmayacak yönlerinden birisi de satranç alanındaki yeteneğindir. Sivas’ın tartışılmaz 1 numarasıdır. Türkiye genelindeki turnuvalara gidebilseydin eminim oda da çok başarılı olurdun.

            Umarım gelecekte beni hiç unutmazsın.

                                                                                 
Meriç



Heyt be Kaptanım;

            Abi ne çabuk geçti 3 yıl lise 1’de Asitle beraber basket oynadığımız günler dün gibi valla. Seninle tanışmamı sağladığından dolayı basketi daha çok seviyorum be. Uff be abi az yenilmedik seninle aynı takımda. O kadar yalvardık da bir antrenman yapamadık hatırlıyorsun değil mi? Öğle aralarında ne zaman basket maçı yapacak olsam ilk iş sana bakınırdım. Çünkü seninle oynamak hep zevkli gelmiştir bana. Beraber okul takımında bir yerlerimizi yırtmamıza rağmen aldığımız hezimetler (fazla hoş olmasa da) hala aklımdı. Olm var ya seni unutamam be. Ne zaman basket oynasam aklıma gelecek ilk kişi sensin.

            Hayat boyu hep basket oyna. Kendine de dikkat et kaptanım benim.

                                                                                 
Recep


Uzun boyuyla karşıdan biri geliyor. Bu olsa olsa Hakandır, çünkü onun yürüyüşünü başka kimselere benzemez. O, basketçileri andıran salınan adımları, onun bu sevdasını zaten açığa vuruyor.

            Boş zamanlarında gelip, Ece eve ne zaman gidiyorsun? Diye soran ve her 15 günde bir eve giden lise 3’te bile arkadaşım Tokat yollarının taşlarını bizzat saymıştır. Türkü söylemeye de bayılan Hakan’ın umarım hayatı da Tokat türküleri gibi neşeli ve hayat yüklü sürer. Lise 1+lise 2+lise 3+∞ hep arkadaşımsın.



Ece Ceren Önder


“Ey onbeşli, onbeşli

            Tokat yolları taşlı

            Onbeşliler geliyor

            Hepsinin gözü yaşlı…

            Lise 1’de bu şarkıyı senden öğrenmiştim. Bulunduğun her ortamda Tokatlı olduğunu bağırmayı bir borç bilirsin. Okulumuzun öz Tokatlısı sensin.

            Lise 1’de her yazılıdan önce söylediğimiz şarkılarla ve sohbetlerimizle çok eğlenmiştik lise 2 ve 3’te de genelde canımız sıkıldığında birbirimize çarptık. Seneye yolda yürürken çarpışmak dileğiyle…

                                                                                             


Meltem D.


Sevgili arkadaşım Hakan. Pansiyonda kaldığım sürece seninle hep aynı odada kaldık. Bu bir tesadüf olmasa gerek. Özellikle de lise 2’deyken seninle birlikte olup Ümit’e attığımız dayakları hiç unutmuyorum. Arada sırada fıstığın oluyordu ama neyse. İnan ki seninle oda arkadaşlığı yapmak çok güzeldi. Ayrıca basketbolun sıfırJ Umarım hayatın boyunca sağlıklı, başarılı ve mutlu olursun.

                                                                                 


Murat Toprak


Hayatımda tanıdığım Güneş’e en yakın insanlardan birisin. Boyunun yanında çok sportmen kişiliğin, voleyboldaki başarılarımızın büyük mimarı büyük bir insansın.

            Boyunun yanında en dikkat çekici özelliğin cana yakın tavırların. Sınıfta kendime yakın hissettiğim nadir insanlardansın. Yapmacık olmayan ve genellikle benim arkamda, durduğunu hissettiğim hareketlerin, benim nezlimdeki değerini bir kak daha artırıyor.

            Biliyorum ki sen çok iyi şeylere layıksın. Hayatın umarım sana hak ettiğin şeyleri kazandırır.

            Kendine iyi bak.

                                                                                             


Buğra


Okulun olmayan basketbol takımının kaptanı. Yani kendince J 3 yıl boyunca hep bastığın smaçları anlattın ama bana görmek nasip olmadı. O kadar mütevazısın ki kalabalık yerlerde smaç deneyince hep kaçırıyorsun. J beden derslerinde yaptığımız basketbol maçları geldi de aklıma. Onur’la Meriç bin olurdu. Senle de ben. Her maçta ya sen sakat olurdun ya ben, hasta olurdun ya ben. Sadece yendiğimiz maçlarda ikimizde sağlam olurduk. Yaptırdığın o garip ısınma hareketlerinin etkisiyle kendimizden geçip, mükemmel oynardık. Bu saçma hareketleri bize öğrettiğin için de sağol. Dişinin apse yaptığı günü hatırlasana seni Frankestein’a benzetmiştim. Birde okulda benden sonraki en koyu FB taraftarısın Kurduğumuz hayalleri unutma ben FB’de başkan sende Kongre üyesiJ Mutluluklar selvi boyluJ

                                                                                 


Ahmet Güler


Selam duygusal çocukJ

            Seni ilk böyle tanımıştım uzaktan da olsa, biraz düşünürsen tahmin edebilirsin sanırım buna neyin sebep olduğunu. Tamam ya kızma hemen…

            Hiçbir şeyi umursamıyor gibi duran görüntüne en büyük katkıyı saçların sağlıyor. Tabii geriye doğru taradığın zamanlar( o taramak değil başka bir şey ama çıkaramadım) hariç. O zaman kötü adam Eral Taş’ın deli çağlarındaki haline benziyon benim delikanlı gardaşım. Aranızdaki tek fark o göğsünü gere gere yürüyor. Sen içine çeke çeke , boyunun uzun olmasından utanır gibi bir halin var ne diyim Allah akıl versin J

            İnşallah bir ömür boyu sevdiklerinle beraber olursun. Kendine ve saçlarına iyi bak. ..

                                                                                 


Dilşad


Canım arkadaşım, uyku yoldaşım, derslerde herkes çalışırken benle uyuyan ve hiç yalnız bırakmayan pırlanta kalpli arkadaşım. Bildiğin gibi iki senedir aynı sınıftayız ilk başta çok yalaka biri olduğunu düşünmüştüm ama öyle değilmiş,yine de biraz var da, o kadar da olur, o kadarı her Müslümana helal. Senden iki senedir şunu anladım ki Basketbol ve Fenerbahçe dışında bir şeyle ilgilenmek istemiyorsun. Hayatın diğer yanları sana sanki zulümmüş gibi geliyor. Ya hayat seni anlamıyor, ya sen hayatı. Birde senin ÖSS sonucunu çok merak ediyorum. İnşallah kazanırsın ve bu işin çok çalışmadan normal bir çalışmayla da olabileceğini herkese gösterirsin. Hayatla hep barışık kalman dileğiyle, sene kal.

                                                                                  


Furkan Boztaş


Üç senelik arkadaşım, koyu bir Fenerbahçeli, satranç ustası, işte gözümde dıştan görünüşün ötesinde canlılık uyandıran arkadaşım Hakan.

            Bir gün, ben pansiyonda iken; yattıktan sonra kaldırıp pijamayla Age of Mythologh oynamaya gittiğim bilirim ki bu çiğ tavuk yemekten de beter, hatır bu denli suiistimal edilebilir.

            Bir keresinde Emrah’a Kimya dersinde kopya vermeyip sonra artistlik yapmıştın da Emrah’ın kafanı koparmamasını sağlamıştım. Yani bana bir can borçlusun.

            Umarım ilerde yine görüşürüz. Kendine iyi bak. Hoşcakal.

                                                                                 


Hakan


Aynı sınıfta olmak dolayısıyla 1.sınıfta tanıştım. Uzun boyu, ilginç basket oynayışı (hele şut atışı) ve leylek sesi benzeri gülüşüyle zaten tanışmak için ilginç bir kişilikti.

            Tokatlıydı. Ve Sivas’ı sevmemişti, başta bu çok sinirlendirmişti beni ama onu anlayabiliyordum. Çünkü anne tarafımdan Tokatlıyım ve biliyorum neler hissedebileceğini.

            Aynı sınıfta olmak bizi açıkçası çok samimi yapmadı. 2 sene aynı odada oluş (kısa sürede olsa) ve 207 ruhuna fikir babalığı sonra bizzat bana dert ortaklığı. Açıkçası bir insana kalbini, paranı belki her şeyini versen paylaşsan dertleşmek ve beraber ağlamak kadar kalpleri birbirine bağlayan hiçbir şey yok. Ki bu teorinin pratiği biziz Hakan ve Hasan. Bir bakıma hemşehri oluş, aynı şeyleri aynı şekilde ifade edebilmemiz, uzunluk, gıcıklık bakımından ortak yönlerimiz ve çok fazla.

            Ama asla ortak olmayan ve asla yapmayacağım ve ondanda beklemediğim bir şeyi gördüm. Yaklaşık bir sene öncesinden tasarladığımız ve sadece iki kişilik geziyi 2 gün önce beni satarak iptal etmişti. Acaba onu o gün neden öldürmedim? Bilmem birkaç farklı şekilde telafi etmeye çalıştık ama yerini tutmadı.

            Asla ayrılmayacağımıza inandığım arkadaşlarımdan. İstanbul’da çok daha güzel şeyler yapabileceğimize inanıyorum. Şu ÖSS’den sonra hele. Bir de çok istememe rağmen satranç oyununun inceliklerini öğretmedi. Tabii korkuyon kısa zamanda onu geçebileceğimden.

            Tek kusurunun Fenerbahçe fanatiği olmak olduğunu söyleyebilirim.

            Aklım, kalbim ve bedenimle her zaman yanındayım dostum. Bu iş burada bitmez daha uzun süre hep beraberiz inşallah.

                                                                      


Hasan Arı


Merhaba Hakan, 2 senedir seninle aynı sınıftayız. Lise, lise 3 seni bu zaman zarfında o kadar iyi tanıdım ki. O eroinman görünüşünün altında gerçekten çok temiz bir kalbin var. Çok uykucu olman senin en negatif özelliğin. Ama boş ver. Negatifliğin sadece uykucu olman olsun.

            İnşallah bundan sonraki yaşamında da bu beyefendiliğini ve başarını korursun.

                                                                                 


Tuğba Toprak


Ben senden uzunum oğlum gel ölçelim yani…J SFL’ye geldiğim hafta Erhan’la ben basketbolu çok iyi oynuyoz havasındayız millete artistlik yapıyoz. Der boş bir maç ayarladık ve sen karşı takımdasın maçı bıraktım seni izledim yani iyi rezil etmiştiniz biziJ

            İlk hafta aynı sınıftaydık sonra sınıfta değişti ayrıldık ama lise 2’de tekrar aynı sınıfa düştük. Neyse ki grup maçlarındaki diğer okullarda sizi rezil ettiler de öcümüzü aldılar J

            3 yıldır seni tanıyorum ve sadece bana karşı değil herkese aynısın. Kesinlikle tahmin edemeyeceğim kadar çok seviliyorsun. Tabi bende bunların başında gelenlerdenim.

            İnternet cafedeyken oğlum bana tanıdığı bir nicki söyle de çhatleşeyim ortalık Abaza kaynıyor dediğini unutmadım. J utanmasa senim kızın nickii sorucan yaniJ gerçi sormuştun pardon, sende az değilsin

            Koyu Fenerbahçelisin, benim kadar uzunsun, sporu seviyorsun ve çalışmıyorsun yani ortak yanımız çok…J

            Ahbap çok iyi birisin umarım hayatında tanıdığın ve arkadaşlığını devam ettirdiğin kişiler hep seni hak edenlerden olur. Kendine çok çok iyi bak, ömür boyu çok mutlu ol aslan parçası…

                                                                      


Alperen Coşkun


Slm uzun çocukJ

            Seninle tam anlamıyla üç senelik bir birlikteliğimi var. Kavgası, gürültüsü, kahkahası eğlencesiyle üç sene dile kolay.

            Seni kah voleybol kah futbol oynarken gördük. Okulun tüm spor faaliyetlerini denedin sanırım. İlerde harika bir sporcu olacağına eminim. Ama bir dal seçsen hiç fena olmaz.

            Bu arada İngilizce derslerinde hayatımızı kurtardığında sen olmasan asla 5 alamazdım herhalde…

            Qf of hele d zile pekmezi belki her şey unutulabilir ama o pekmez ve hikayesi asla.

            Kendin gibi uzun bir yol bekliyor seni eee ne diyelim Allah yardımcın olsun…

            Görüşmek umuduyla…

                                                                                             


Nurayyyy


Seni birinci sınıfta görmeye başlamama rağmen samimiyeti ikinci sınıfta artırmıştık. Özellikle sende üçüncü sınıfta başlayan aşı yeme merakını tatmin edebildiysem ne mutlu bana. Ara sıra düşen çenen, bazen baş gösteren gıcıklık nöbetlerinde olmasa çok iyi bir arkadaşsın.

            Hayatın hep dilediğin gibi olsun.

                                                                                 


Berkan


İki senedir aynı sınıftayız. İki senedir herkes senin ne kadar iyi basket oynadığından bahsediyor ama ben bu kadar kötü basket oynadığına hayret ediyorum. Ah sendeki boy bende olsa….(her zaman dediğim gibi)

            Her zaman senin nasıl bu kadar rahat olabildiğini ve saçlarının nasıl bu kadar ilginç olduğunu düşündüm. Bayhan gibi bakan gözlerin ve arada sırada yaptığın iğrenç espriler dışında da fazla bir şeyin yok hani. Son sene fazla olmasa da sessiz sayılırsın. Efendisin, iyilikseversin ve vefalısın. Okuldan sonra da inşallah görüşmeye devam ederiz. Senin gibi arkadaşlar zor bulunur çünkü.

            Her şey inşallah gönlünce olsun.

                                                                                 


Gökhan Y.


Lise 1’de hem iki tane Hakan’ın varlığının verdiği isim kargaşası hem de Hakan’ın herkesten uzun olması onu Uzun diye çağırmamıza sebep olmuş ancak bir yaz tatilinden sonra yerinde sayan Hakan’ın yerini başka devler işgal etmiştir. Boyun uzun olmasının pek mühim olmadığına karar veren Hakan lise 3’de kendi içine taşımıştır. Bundan olsa gerek lise 3’de daha ciddi bir yakınlaşma içine girmiş ve gönlümde yer eden dostlarımdan biri olmuştur.

            Hayatının sağlık ve huzur ile dolu dolu geçmesi dileğiyle.

                                                                                             


H. İbrahim Çiçek